Siyah üzerine beyaz yazıyla TikTok yazıyor, ancak o harfi yasaklama sembolü gibi ve etrafında TikTok logosuna benzer renkli dalgalar var.

TikTok’un meçhul geleceği

n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!

Bu haftanın odağında kendisini jeopolitik bir krizin ortasında bulan TikTok var. Geçtiğimiz yıl boyunca yaşanan gelişmeler ile TikTok’un içerisine düştüğü durumu ve detaylarını anlattım.

“Ne Okuduk” bölümünde ise podcast endüstrisinin yavaşlama süreci, art arda gelen dijital güvenlik olayları, haber okuma alışkanlıklarındaki son değişimler ve daha fazlası var.

Son olarak bir duyurumuz var. NewsLabTurkey Kuluçka Programımızın 2023 yılı başvuruları açıldı! Haber veya medya start-up’larını desteklemeyi ve gelişmelerine yardımcı olmayı amaçlayan programımıza katılmak için başvurularınızı 6 Şubat’a kadar bu linkten bize ulaştırabilirsiniz.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum. 

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet Alphan Sabancı

Mavi ve mor neon ışıkların altında tripod, mikrofon, kulaklık ve ses mikseri gibi farklı podcast ekipmanları görülüyor.
Unsplash

Bu hafta ne okuduk?

Podcast Endüstrisi Yıla Yavaşlayarak Başladı

Podcast endüstrisi olgunlaşma ve kalabalıklaşma döneminin küresel ekonominin zorlu bir süreçten geçtiği zamanlara denk gelmesi, geçtiğimiz yılın sonlarına doğru bazı küçülme hamlelerini de beraberinde getirmişti. 2023 yılının ilk haftasına da benzer haberlerle girdik.

Bloomberg’in haberine göre SiriusXM, Amazon, Spotify ve birçok şirket bir yandan sayıca küçülürken, diğer yandan 2023 için yapacakları harcamalarda kesintiye gidiyor. Bu hamlelerin arkasında iki ana sebep var. Bunlardan birincisi giderek artan podcast sayısının getirdiği gelir paylaşımı ve öne çıkmanın zorlaşması. İkincisi de 2022’nin ekonomik koşulları yüzünden yaşanan reklam gelirlerindeki azalma.

Ancak bu durumu endüstri için bir kötüye gidiş olarak görmemek lazım. Yaşananlar daha çok sektörün kontrolsüz büyüme sürecinden çıkıp daha olgunlaşmış bir alana dönüşme ve buna göre ekonomisini şekillendirme sürecine benziyor. Dünyanın birçok yerinde de doğal olarak podcast endüstrisi önümüzdeki dönemde benzer süreçler yaşayacak.

Alakalı: Reklam engelleyiciler internetin seveni de nefret edeni de çok olan araçlarından birisi. Adblock Podcast isimli bir girişim, bu aracı podcast reklamları için de yapma amacıyla yola çıkmış ve uygulamasına verilecek ödemeleri podcast üreticileri ile paylaşarak “daha iyi bir gelir modeli” sunmayı öneriyor. Başarılı olma ihtimali çok düşük olsa da ilginç bir deney olacağı kesin.

Partizan Medya Daha Okunabilir Haber Yazıyor

Partizan ve popülist medya, profesyonel bir gözle bakıldığı zaman gerçekten kötü haberler yazıyor. Gazetecilik normları ve etiği genellikle bu yayınlar için önemsiz şeyler olarak görülüyor ve haber yazımında umursanmıyor.

ABD’de 20 farklı partizan yayını inceleyen yeni bir araştırma, bu yayınların daha çok tercih edilmesinin sebebinin tam olarak bu tarzları olduğunu iddia ediyor. Araştırmaya göre partizan yaklaşım ve bunu merkeze alan haber yazımı, üretilen içeriklerin daha okunabilir ve kolay anlaşılabilir olmasını sağlıyor. Bu yüzden de okurlar daha anlaşılabilir buldukları bu yayınları tercih ediyor.

Bu araştırmadan alınması gereken asıl ders haber yazım dilinin ve tarzının nasıl güncellenebileceği olmalı. Bu daha çok okunuyor diye onları taklit etmek değil ama okurların hepsinin habere çok fazla zaman ve zihinsel enerji ayıramayacağını da hesaba katmak ve buna göre farklı haber üretim biçimlerini de denemek faydalı olabilir.

Bir Haftada Üç Güvenlik Olayı

2023 dijital güvenlik konusunda da kötü haberlerle başladı. Üç farklı gelişme, bu yıl da dijital güvenlik konusunda sürekli tetikte kalmamız gerektiğini hatırlattı.

İlk haber Guardian’dan geldi. 2022 bitmeden kısa bir süre önce, 20 Aralık’ta, Guardian’ın global IT sistemleri bir fidye yazılım saldırısına maruz kalmış. Saldırı gazetenin sistemlerini ciddi bir şekilde etkilediği için yönetim BK, ABD ve Avustralya’daki ofislerinde çalışan herkesin 23 Ocak’a kadar evden çalışmasını istemiş. Son haberlere göre gazete hâlâ sorunu tamamen çözmek için çalışıyor.

İkinci haber ise ciddi bir WordPress güvenlik açığı. Yeni keşfedilen ancak uzun süredir mevcut olduğu düşünülen bu güvenlik açığı, güncellenmemiş eklentiler yoluyla sitelere izinsiz erişim imkânı veriyor. WordPress kullanan herkesin site ve eklenti güncellemelerinin hepsini bir an önce yapması öneriliyor.

Son güvenlik haberi de Twitter’dan. Geçtiğimiz haftalarda Twitter art arda yüz milyonlarca kullanıcısına dair kişisel bilgilerin internete sızmasına neden olmuş. Her ne kadar bu veriler içerisinde hesap parolaları olmasa da bu veriler ile daha gelişmiş oltalama saldırıları tasarlamak veya bunları “doxxing” için kullanmak mümkün. Önümüzdeki gün ve haftalarda Twitter hesaplarınıza yönelik bu tür saldırılara karşı tetikte olmanızı tavsiye ederim.

Haber Etkileşimi Normalleşiyor

Geçtiğimiz üç yıl insanların haber okuma alışkanlıklarının tamamen alt üst olduğu bir dönemdi. 2020’de pandemi ile birlikte haber tüketimi tavan yapmıştı, 2021’de ise önceki yıl haberlere aşırı maruz kalan insanlar normalden de daha az haber okumaya başlamıştı.

Elimizdeki verilere göre 2022 dalgaların durulduğu ve insanların eski haber okuma alışkanlıklarına dönmeye başladığı yıl olmuş gibi görünüyor. Her ne kadar 2020’ye kıyasla düşük olsa da 2021’ye kıyasla haber tüketimi artmış görünüyor. Bu durumda hem pandemi sonrası diyebileceğimiz bir moda girmiş olmamızın hem de 2022’de yaşanan büyük olayların etkisi var.

Bu gidişata bakarsak 2023 pandemi öncesi haber okuma normallerine iyice yaklaştığımız bir dönem olabilir gibi görünüyor. Elbette yıl boyunca başka krizler veya büyük gelişmeler yaşama ve haber tüketiminin tavan yapma ihtimalini de unutmamak lazım.

Medyada Kadın ve LGBTİ+

İstanbul Ekonomi Araştırma’nın, EquaLab programımızı desteklemek için 2000 kişiyle gerçekleştirdiği Türkiye’de Kadın ve LGBTİ+ Hakları Algısı araştırması yayınlandı.

  • Araştırmaya göre Türkiye’de medya, kadınlara ve LGBTİ+ bireylere yönelik şiddetin önlenmesi konusunda en yetersiz paydaş olarak görülüyor.
  • Katılımcıların %39,9’u LGBTİ+ bireylerin “toplum ahlakını etkilediği için” ana akım medyada yer almaması gerektiğini söylüyor.
  • Katılanların %43,1’i dizide izledikleri bir oyuncu LGBTİ+ çıkarsa hayal kırıklığına uğramayacaklarını belirtiyor.
  • Bununla beraber %43,6 medyada yer alan kişilerin cinsel kimliklerini saklamaması gerektiğini düşünüyor.
  • Katılanların %48,8’i “Bir gazetecinin cinsel kimliği, onun yaptığı haberlere güvenimi etkilemez” ifadesine katılıyor.
  • Katılımcıların yarıya yakını (%46,5) LGBTİ+’lerin konu olduğu haberler/içerikler gördükten sonra akıllarında en çok kalan konunun “çocukların ve gençlerin gelişimini etkileyecek olumsuz olaylar” olduğunu söylüyor. Bu soruya “başarı hikayeleri ve gurur verici olaylar” cevabını verenlerin oranı ise sadece yüzde 6,1.

Araştırmanın tamamına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Kısa Kısa

🛢️ Vox Media da fosil yakıt şirketlerinden reklam almayı reddedenler listesine katıldı

💬 WhatsApp’ın son güncellemesi ile eğer uygulama engellenirse, ayarlardan proxy eklemek ve engeli atlatmak mümkün.

🇮🇪 İrlanda hükümeti, kullanıcıların kişisel verilerini özelleştirilmiş reklamlar için toplama yöntemi GDPR’ı ihlal ettiği için Facebook ve Instagram’a toplam 390 milyon euro ceza kesti.

🇬🇧 Birleşik Krallık hükümetinin Channel 4’ü özelleştirme planları resmen iptal edildi.

🇺🇸 ABD’nin ilk kadın ana haber sunucusu olarak tarihe geçen gazeteci Barbara Walters 93 yaşında hayatını kaybetti.

🐦 Twitter parayla mavi tik alma sürecinde dolandırıcılığı çözdüğünü iddia etmişti. Ancak bir gazeteci ABD senatörlerinden birisi adına sahte hesap açıp sorunsuzca mavi tik alabildi. Haberi yayınlanana kadar da hesap açık kaldı.

📚 Yeni bir yıl, yeni kitapların, filmlerin ve sanat eserlerinin kamuya açık hâle gelmesi demek.

Siyah üzerine beyaz yazıyla TikTok yazıyor, ancak o harfi yasaklama sembolü gibi ve etrafında TikTok logosuna benzer renkli dalgalar var.
Unsplash

Haftanın odağı: TikTok’un meçhul geleceği

Geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde sosyal medya alanında en büyük etkiyi yaratan platformlardan birisinin TikTok olduğu ortada. Sunduğu formatın popülerliği birçok büyük rakibini onu kopyalamaya zorladı, giderek büyüyerek arama motorlarına bile rakip olmaya başladı ve giderek daha fazla kullanıcıyı da kendisine çekmeye devam ediyor.

Bütün bu popülerliğin yanı sıra birçok skandal ve tartışmayla da gündemde kendisine yer buldu. Kimi zaman platform kullanıcılarının yaptığı tuhaf soslar, kimi zaman da diğer platformlara göre çok daha etkili çalışan algoritması insanların TikTok’u ve arkasındaki şirketi sorgulamasına neden oldu. Birçok ülkede de platform özelinde yasal düzenleme tartışmaları yaşanıyor.

Yine de bu tartışmalar platformun büyümesini ve yaygınlaşmasını pek yavaşlatamadı. TikTok hâlâ her uygulama mağazası listesinde zirvede ya da zirveyi zorluyor, insanlar aktif bir şekilde kullanmaya devam ediyor. Giderek daha fazla gazeteci ve medya kurumu da platformu aktif bir şekilde kullanmanın yollarını arıyor. Ülkemizde de yaygınlığı gözardı edilemeyecek derecede yüksek. 

Ancak 2022 ile birlikte dünya siyasetinde yaşanan gelişmeler TikTok’un ve çatı şirketi ByteDance’in sorunlarını başka bir boyuta taşıdı. Her ne kadar Çin’de kullanılan versiyonu Douyin tamamen bağımsız bir uygulama olarak çalışıyor olsa da ByteDance’in Çin merkezli bir şirket olması, platformun kendisini siyasi gerilimlerin ortasında bulmasına neden oldu. 

Daha önce Hindistan’ın attığı adıma benzer bir şekilde Çin ile arası giderek daha da gerilen ABD hükümeti de TikTok’u engelleme gibi ihtimalleri konuşuyor. Hatta bunun bir ön adımı olarak federal yönetim, ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisindeki cihazlarda uygulamayı yasakladı. Bunun bir sonraki aşaması olarak ABD’de tamamen yasaklama ihtimalini de sürekli gündeme getiren siyasetçiler var.

Böyle bir hamlenin, özellikle de Çin ile ABD arasındaki teknoloji yarışı oldukça gergin bir noktadayken, gelip gelmeyeceğini öngörmek zor. Birçok insan haklı olarak ABD’nin kendi ülkesinden çıkan sosyal medya platformlarına veri güvenliği konusunda bu kadar katı davranmıyorken Çin’den gelen bir uygulamaya böyle bir tavır göstermesini iki yüzlü buluyor.

Fakat TikTok da durumu kendisi için zorlaştırmak için elinden geleni yapıyor. Geçtiğimiz yıl boyunca yapılan araştırmalar ByteDance’in TikTok’u spesifik Amerikan vatandaşlarını takip etmek için kullanmayı planladığını ya da TikTok’un yüzlerce çalışanının eski veya aktif Çin devlet medyası çalışanı olduğunu ortaya çıkardı. 2022’nin sonlarında ise TikTok’un kendisiyle ilgili haberler yazan Forbes ve Financial Times gazetecilerine dair profilleri özel olarak takibe aldığını ortaya çıkardı.

TikTok diğer tüm açılardan güvende ve giderek büyüyen bir platform gibi görünüyor ama içerisinde bulunduğu politik durum çok büyük bir risk. Eğer ABD hükümeti platforma karşı daha katı bir adım atarsa ya da Çin’le Batı ülkeleri arasındaki ekonomik ve teknolojik çekişme daha gergin bir noktaya gelirse TikTok bundan ciddi bir şekilde etkilenebilir. Diğer sosyal medya platformlarının kaderi CEO’larının alacağı kararlara bağlıyken, TikTok’un geleceği iki ülke arasındaki ilişkinin nasıl evrileceğine bağlı olabilir.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir