dijital bir ekranda 2022 yazıyor

2022 neler getirebilir?

Getting your Trinity Audio player ready...

n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!

2022’nin ilk bülteninin odağında önümüzdeki yıldan beklentilerimizi, daha doğrusu hangi başlıkları bolca konuşacağımızı derledim. Elbette her gelecek öngörüsü gibi eksikleri olduğuna eminim.

“Ne Okuduk” bölümümüz ise sakin bir haftanın içerisinden bulabildiğim önemli başlıklar ve zamansız içeriklerden oluşuyor. Yıla başlarken okuyacak keyifli içerikler gibi düşünebilirsiniz. 

NewsLabTurkey ekibi olarak herkese sağlıklı, keyifli ve mutlu bir yıl diliyoruz! Eğer yeni yılın ilk günlerinde ne dinlesem diye düşünüyorsanız, NewsLabTurkey ekibi olarak hazırladığımız bu playlisti deneyebilirsiniz.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum. 

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet Alphan Sabancı

bir masa üzerinde açık bir laptop, e-kitap okuyucu ve bir fincan kahve.
Curvd/Unsplash

Bu hafta ne okuduk?

Gündemin Yavaşladığı Haftalar

Her ne kadar gazeteciler ve gündemi düzenli takip edenler için haberlerin asla sonu gelmiyor hissi tanıdık olsa da bazen gündemin gerçekten yavaş olduğu dönemler yaşanabiliyor. Örneğin bülten için her hafta başlıklar arasında ciddi bir eleme yapmam gerekirken, her yılın son haftaları genellikle sizlerle paylaşmaya değer bir şeyler bulmak için ek çaba göstermekle geçiyor.

New York Times da bu hafta Times Insider köşelerinde böyle zamanlar için nasıl hazırlandıklarını anlatan bir yazı yayınladı. Her an sakin bir haftaya denk gelme ihtimaline karşı ekiplerinin nasıl uzun soluklu araştırmalar ve zamansız dosyalar ile hazırlandığını anlattıkları yazı haber odaları için oldukça faydalı bir okuma.

Bülten için de benzer bir durum söz konusu. Örneğin bu haftanın sakinliğini geçtiğimiz dönemde yer bulamadığım ama her zaman okumaya değeceğini düşündüğüm için sakladığım yazılar sayesinde kurtardım. Eğer düzenli olarak üretim yapan biriyseniz böyle zamanlar için hazırlıklı olmak her zaman çok önemli.

E-kitapların Potansiyeli

Medya ve gazetecilik için gelir üzerine konuşurken ya daha geleneksel yolları —reklam ve ödeme duvarları— ya da tamamen o anki teknoloji modasını —NFT, blokzincir— konuşuyoruz. Ancak özellikle dijital medya söz konusu olduğunda birçok farklı gelir seçeneği var ve bazılarının potansiyelleri gözden kaçabiliyor.

Bunlar arasında son dönemde giderek potansiyelinin arttığını düşündüğüm alanlardan birisi de kitaplar, özellikle de e-kitaplar. Çok yaygın olmasa da haber kurumlarının kitap yayınlaması ve bunu bir model olarak kullanması gördüğümüz bir şey. Örneğin Washington Post, hem kendi gazetecilerinin kapsamlı dosyalarını kitap olarak yayınlıyor hem de premium abonelerine bu kitaplara erişim imkânı veriyor.

E-kitap vurgusu yapmamın sebebi ise mevcut teknolojik imkânlar ve ekonomik sıkıntılar. Kâğıdın ve baskının hem ülkemizde hem de küresel olarak sıkıntıya girmesi basılı yayınlar için zorlu bir döneme işaret ediyor ama bu sorunlar dijital yayınlar için söz konusu değil. Aynı zamanda hem e-ink cihazların daha erişilebilir hâle gelmesi ve mevcut akıllı telefonların e-kitap dosyalarını otomatik olarak desteklemesi, e-kitap okumayı kolaylaştırdı. Bu alanda yapılacak bir girişim yalnızca gelir alanında değil, bir yayın olarak daha faydalı bir arşive sahip olma konusunda da size fayda sağlayacaktır.

Gazeteler İnterneti Anladı mı?

Dijitale ayak uydurmak, onun mekanizmalarını ve kültürünü anlayarak hareket etmek kolay bir iş değil. Özellikle de bir haber kurumu için bunu yapamamak ciddi sorunların kapısını aralıyor.

Geçtiğimiz yıl içerisinde bunun birçok örneğini gördük, özellikle de kurumların gazetecilerinin internet kullanımına dair tavırlarında. Bu yüzden Ed Zitron’un Haziran ayında yayınladığı bülteni konuya dair yazılan en önemli metinlerden birisiydi. Kurumların sosyal medyayı nasıl yanlış anladığını ve bu yüzden gazetecilerini nasıl savunmasız bıraktığını kapsamlı bir şekilde anlatan yazının her haber odasında okunması ve yönetim tarafından bir rehber gibi kullanılması gerekiyor.

Gazetecilerin Kıskançlık Listeleri

Yıl sonlarında yayınlanan özel içeriklere genel olarak zaafım var. Yıl sonu derlemeleri, gelecek yıl tahminleri gibi işleri okumak hep çok keyifli geliyor. Bu formatlar arasında sevdiklerimden bir diğeri de gazetecilerin ve yayınların hazırladıkları “kıskançlık listeleri”.

Özetle bu listeler o yayında çalışan gazeteciler tarafından “keşke bu haberi ben yapsaydım” dedikleri haberlerin derlenmesiyle oluşturuluyor. Bunu uzun zamandır sürdüren iki örnek Bloomberg ve Motherboard. Bu listeler yalnızca geçtiğimiz yılın önemli işlerini hatırlamamıza yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda gazetecilerin diğer kurumlarda çalışan meslektaşlarına da destek vermesine olanak sunuyor. Sonuçta bir gazetecinin diğerine “işin o kadar güzel ki keşke altında benim imzam olsaydı” demesi kadar büyük bir iltifat yok.

Kısa Kısa

🇵🇱 Polonya Cumhurbaşkanı, meclisin gönderdiği medya yasasını veto etti.

🇭🇰 Hong Kong merkezli medya kurumu Stand News 200 polis ile ofislerine yapılan baskın sonrasında kapanma kararı aldı.

😢 Gazeteci ve yazar Joan Didion, 24 Aralık günü hayatını kaybetti.

🎙 Podcast ile gelir elde etmenin çok çeşitli yolları var.

🇺🇸 New York’ta Project Veritas davasına bakan yargıç, şimdi de New York Times’ın kurumla ilgili tüm notlarını mahkemeye teslim etmesini istedi.

Haftanın odağı: 2022 neler getirebilir?

Dürüst olmak gerekirse 2020 ve 2021 gibi iki yılın ardından öngörüde bulunmak ciddi bir risk. İçerisinde yaşadığımız sistemin hem küresel hem de yerel seviyede çok hızlı değişimler yaşıyor olması ve bu değişimlerin birçoğunun henüz etkilerini bile tam olarak görememiş olmamız önümüzdeki dönemde nelere hazırlıklı olmamız gerektiğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor.

Ancak buna rağmen bazı trendlerin ve önemli gelişmelerin takip edilmesi ve bunlara hazırlıklı olunması gerektiği de kesin. Medya ve gazetecilik alanları için özellikle önemli olan birkaç başlık muhtemelen 2022 içerisinde sık konuştuklarımız arasında olacak.

Bunların başında yasalar ve düzenlemeler geliyor. Avrupa’da, ABD’de ve dünyanın hemen her yerinde internet, sosyal medya platformları ve yeni teknolojiler konusunda ciddi yasal tartışmalar sürüyor ve bunların bazıları 2022 içerisinde tamamlanıp hayata geçirilebilir. Platformlarla ilgili denetim yasaları, yapay zekâ ve blokzincir gibi yeni teknolojilere dair düzenlemeler ve kişisel veri odaklı yasalar medya sektörü açısından önemli düzenlemeler arasında yer alıyor. Özellikle Avrupa Birliği’nden çıkacak olan yasaların küresel etkisi büyük olduğu için orada olanları da takip etmeli.

Yeni teknolojilerden bahsetmişken, özellikle Silikon Vadis’nin ısrarıyla NFT, web3 ve metaverse gibi trendleri konuşmaya devam edeceğimiz de kesin. Şu anda bu alandaki hareketliliğin büyük kısmı elle tutulur çözümler ve uygulamalar yerine hype ve yatırım odaklı olduğu için büyük bir dönüşüm beklememek lazım. Hatta 2022 içerisinde bu hype ile kazanç elde etmek isteyenler ve doğru planlanmamış girişimler yüzünden sonu kötü biten haberler okuma ihtimalimiz de yüksek. Bu yüzden bu alanda bir şeyler denemek istiyorsanız dikkatli olmanız şart.

“Ne Okuyoruz” bölümünde bahsettiğim kâğıt krizi ve hibrit çalışma modelinin giderek mecburi hâle gelmesi ile dijital alanda hem üretimin hem de çalışmanın artık tamamen doğal bir şeye dönüşmesi de kesin görünüyor. Uzaktan çalışma teknolojilerinin gelişimi de bunu destekleyen trendler arasında sayılabilir. Ancak iki yılı geride bırakan pandeminin ardından insanların dijital tüketim konusunda yorgunluğu da artıyor, bunun etkilerine karşı korunmanın yollarını da düşünmek gerek. Bu yorgunluğun sosyal medya kullanımında da etkisi olabileceğini hesaba katmalı. Genel olarak bir yıpranma hâli giderek kendisini daha açık bir şekilde gösteriyor.

Bütün bunların yanında daha dolaylı fakat medya ve gazetecilik alanında etkilerini görebileceğimiz gelişmeleri de anmakta fayda var. Obsidian, Roam, Craft gibi araçların dijitalde bilgiyle ilişkimize yeni bir boyut getirmesi; 5G’nin daha fazla yerde kullanılabilmesi, üretim zincirindeki aksaklıkların durumu, ülke ekonomisinin ve küresel ekonominin gidişatı ve politik gelişmeler bunlardan bazıları. Bunların bazılarına hazırlanmak mümkün ama bazıları da tam anlamıyla belirsizlik kaynağı.

Önümüzde ilginç bir yıl olduğu kesin. Bundan 52 hafta sonra dönüp baktığımızda neler göreceğimizi ve nasıl bir durumda olacağımızı çok merak ediyorum. 

Hepinize iyi seneler!

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir