Londra’da gazetecilikle dolu bir hafta

Getting your Trinity Audio player ready...

The Guardian Foundation ve NewsLabTurkey ortaklığıyla, İsveç Uluslararası Kalkınma İşbirliği Ajansı (SIDA) desteği ile düzenlenen “Bağımsız Medya İçin Kuluçka Programı” The Guardian ziyaret programı bu sene dördüncü kez gerçekleşti.

11-15 Eylül tarihleri arasında düzenlenen programda Kısa Dalga Genel Yayın Yönetmeni Kemal Göktaş, araştırmacı gazeteci ve ortak.org‘un kurucularından Doğu Eroğlu, Gazete Duvar Dış Haberler Editörü Nergis Kalkan, gazeteci ve Seferi Keçi‘nin kurucusu Baha Okar, gazeteci ve Voys Media’nın kurucu ortağı Murat Baykara, Aposto kurucu ortağı Orhun Canca, iletişim danışmanı Emel Göral, Castle Media‘nın kurucu ortağı Kaan Cankut Bolat, NewsLabTurkey ekibinden Metehan Akman ve 10Haber kültür sanat muhabiri Ilgaz Gökırmaklı’dan oluşan 10 kişilik bir ekip, dünya medya merkezlerinden The Guardian’ın Londra’daki ofisini ziyaret etti. 

Hafta boyunca The Guardian’ın farklı servislerinde çalışan gazeteciler ve servis şefleriyle uzmanlık alanları, gazetecilik deneyimleri, medya endüstrisi hakkında eğitimler, birebir görüşmeler gerçekleştirildi. Katılımcılar, The Guardian ofisinde gerçekleşen eğitim ve görüşmelerin yanı sıra Londra merkezli gazete, dergi, internet yayınlarının haber merkezlerini de ziyaret etme imkânı buldular. Deneyim aktarımının karşılıklı olduğu programda Türkiyeli medya profesyonelleri bir panelle meslektaşlarının Türkiye medyası ve gazetecilik üzerine sorularını yanıtladılar. Gazeteci ve Kısa Dalga Genel Yayın Yönetmeni Kemal Göktaş, araştırmacı gazeteci ve ortak.org’un kurucularından Doğu Eroğlu ve Gazete Duvar Dış Haberler Editörü Nergis Kalkan, deneyimlerini ve araştırma yöntemlerini anlattı, The Guardian gazetecilerinden gelen soruları yanıtladı.

“İletişime açık gazetecilerle bir araya gelmek cesaret vericiydi”

Eğitim programının katılımcılarından Gazete Duvar Dış Haberler Editörü Nergis Kalkan, farklı ülkelerde ve koşullarda çalıştığı gazetecilerle ortak dertleri olduğunu görmenin kendisini şaşırttığını söylüyor. Ayrıca The Guardian’da çalışan meslektaşlarının her soruya açık olmasının kendisini cesaretlendirdiğini belirtiyor:

“Türkiye’de mevcut koşullarda yaptığımız gazeteciliğin, The Guardian editörleri ve muhabirleri tarafından takdir edildiğini görmek değerliydi. Atölyelere katılan gazetecilerin her soruya açık olması, sorulara içtenlikle cevap vermesi de cesaretlendiriciydi. Birbirinden çok farklı koşullarda aynı işi yaptığımız gazetecilerle dertlerimizin, etiğimizin benzer olduğunu görmeyi beklemiyordum. Yaptıkları işi her detayıyla konuşmaya açık gazeteciler ile bir araya gelmek güzel bir deneyimdi.”

Guardian’da tık tuzağına yer yok!

Gazeteci ve Seferi Keçi’nin kurucusu Baha Okar da Londra’daki eğitim programının katılımcılarından biriydi. Okar, program sonunda beklediğinden çok daha fazlasını bulduğu bir deneyim yaşadığını söylüyor. 200 yıllık maziye sahip The Guardian’ın yayın politikasını koruması Okar’ın dikkatini çeken şeylerin başında geliyor:

“Benim için dikkat çekici olan, medyanın zorunlu olarak içinden geçtiği dijital dönüşümü nitelikli gazetecilikten vazgeçmeden ve clickbait gibi şeylere tenezzül etmeden gerçekleştirmiş olmalarıydı. Orada öğrendiğimiz kadarıyla The Guardian toplam gelirinin üçte ikisini okuyucularından sağlıyor ve sanırım bu, bugünkü medya ekosistemi içinde büyük bir başarı.”

Katıldığı eğitimlerin ve birebir görüşmelerin yerel bir yayıncı olarak  kendisi için ilham verici ve faydalı olduğunu ekliyor Okar:

“Yerel bir yayıncı olarak hem içerik olarak okuyucu kitlesinden beslenebilmek hem de reklamlara bel bağlamadan, finansal sürdürülebilirliğini okuyucudan aldığı güçle sağlayabilmek noktasında çeşitli deneyimleri görme şansım oldu. Bu gezide The Guardian dışında temas ettiğimiz yerel medya kuruluşları da bu bakımdan bana epeyce ilham verdi.”

“Sınırları zorlayan gazetecilik anlayışı beni zenginleştirdi”

Gazeteci ve Voys Media’nın kurucu ortağı Murat Baykara ise bir haftalık ziyareti ve eğitim programını “zihin açıcı” olarak tanımlıyor. “Türkiye’de bu örneklerden ilham alarak hayata geçirilebilecek birçok fırsat olduğunu düşünüyorum” diyen Baykara deneyimlerini şöyle anlatıyor:

“Her ne kadar bağımsız medya olarak “yeni”nin peşinde koşsak ve bunun için dünyayı takip etsek de, Türkiye’nin içe kapanık ortamından etkilenmemek mümkün değil. Bu anlamda gerek Guardian gerekse Britanya’da bağımsız gazetecilik yapan meslektaşlarımızın sınırları zorlayan yeni habercilik pratiklerinden haberdar olmak beni zenginleştirdi.”


Bu yazı Eylül 2023’te The Guardian Foundation ve NewsLabTurkey’in davetlisi olarak gittiğimiz The Guardian eğitiminin bir çıktısı olarak hazırlanmıştır.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir