Alet Çantası

Gazetecilikte üçüncü göz: Drone’lar

0

“Uçabilmenin güzel tarafı, ‘şeyleri’ yeni bir perspektiften, oldukları gibi görebilmek. Yeryüzüne birkaç yüz metrelik bir yükseklikten baktığımızda, zeminden görmenin mümkün olmadığı sahneler ortaya çıkabiliyor.”

Bu sözler, drone görüntüleriyle ortaya çıkarılan en ilgi çekici işlerden biri olan “Unequal Scenes isimli projenin sahibi Johnny Miller’a ait. Miller, küresel eşitsizliğe dikkat çekmeyi amaçladığı projede, Amerika, Güney Afrika, Nairobi ve Tanzanya gibi dünyanın çeşitli yerlerinden kaydettiği drone fotoğraflarını kullanarak tek bir görüntüde zenginlik ve yoksulluk arasındaki keskin ayrılık hatlarını gösteriyor.

Projeye ait kısa bir video:

“Gökyüzünün gözleri” olarak fotoğraf gazeteciliğini dönüştüren drone’lar sayesinde gazeteciler, farklı perspektiflerden yeni hikâyeler yakalayabiliyorlar. Drone’lar, kasırga, tsunami, sel ve yangın gibi doğal afetlerin yaşandığı bölgelerden, toplumsal olaylardan ya da etkinliklerden görüntü elde edilmesini de daha kolay hâle getiriyor. Haber ajansları, insan güvenliği için tehlike oluşturan alanlardan görüntü almak için uçak ya da helikopter gibi maliyeti yüksek araçlar kullanmak yerine daha ekonomik bir çözüm olan drone’ları kullanmaya başladı. Drone’ların gazetecilikte kullanımı, 2011’de meydana gelen Fukuşima Nükleer Kazası’na uzanıyor. Nükleer patlamanın gerçekleştiği alana girmek can güvenliğini tehdit ettiği için drone’lar ile alandan görüntü alınmış ve haberler bu görüntülerle servis edilmişti.

Haber içeriklerinde gökyüzünün farklı açılarından alınmış fotoğraf ve video görüntüleri sunulması izleyicinin haber alma deneyimini zenginleştiriyor. Drone’lar tarafından toplanan içerikler yeni bir tüketici deneyimi sunuyor. Reuters, CNN, BBC, AP, AFP, Itar-Tass, XinHua, Getty Images, The New York Times, The Washington Post ve USA Today, haberlerinde drone görüntülerinin kullanımını her geçen gün yaygınlaştırıyor. Drone’lar ile canlı yayın yapılabilmesi ise teknolojinin tercih edilmesindeki bir başka odak noktasını oluşturuyor. Ancak drone’ların kullanımı, elbette geleneksel fotoğraf muhabirliğindeki fotoğraf makinasının veya kameranın kullanımı kadar kolay değil. Drone’ların kullanımı için belirli bir seviyede pilotluk bilgisi de gerekiyor.

Son yıllarda drone’ların gazetecilikte kullanılan yardımcı bir teknolojinin ötesine geçtiğine işaret eden gelişmeler yaşanıyor. Nebraska-Lincoln Üniversitesi, Missouri Üniversitesi, Virginia Tech ve Georgia Teknoloji Enstitüsü başta olmak üzere ABD’deki bazı üniversiteler “drone gazeteciliği” programları oluşturuyor. Bu üniversitelerde drone gazeteciliğinin geliştirilmesi için pilot eğitimlerinin verildiği ve araştırmaların yürütüldüğü özel laboratuvarlar mevcut. Amerika’daki Ulusal Basın Fotoğrafçıları Derneği (UBFD) ve The Poynter Enstitüsü drone gazeteciliği alanında eğitimler veriyor. “Drone Gazetecileri” ismi altında yeni mesleki yapılanmalar da ortaya çıkmaya başladı (örneğin, www.dronejournalism.org). Bu yapılanmalar, drone gazeteciliğine emek veren gazetecilerin aralarındaki bilgi alışverişini sağlamanın yanı sıra, gerekli yasal ve etik düzenlemelerin önünü açacak mesleki bir dayanışma oluşturmayı amaçlıyor.

Haberlerde içeriği, hikâyeyi ve anlatımı zenginleştirmenin yenilikçi yollarından biri olan drone gazeteciliği, aynı zamanda önemli güvenlik endişeleri de barındırıyor. Tweet'le

Drone’ların habercilik faaliyetlerinde kullanımına yönelik endişelerin başında gözetime oldukça elverişli bir teknoloji olması geliyor. Bu yöndeki tartışmalar ulusal güvenlik, hava sahası güvenliği, özel yaşamın gizliliğinin korunması, insan ve toplum sağlığı, haklar ve özgürlükler gibi güvenlik temelli endişeleri kapsıyor. Bu endişelerden ötürü her ülkede drone kullanımını kısıtlayıcı yasal düzenlemeler yapılıyor. Drone’ların haber amaçlı kullanımı için izin alınması da bu nedenlerle pek kolay olmuyor.

Drone’ların ticari olarak kullanımına getirilen kısıtlamalar, kimi çevreler tarafından basın özgürlüğünü kısıtlayıcı müdahaleler olarak ele alınıyor. Ancak özel hayatın gizliliğinin korunması ve güvenlik konuları bu düzenlemeleri zorunlu kılıyor. Zira, drone habercilerinin erişimi üzerinde herhangi bir kontrol yok (örneğin, drone gazeteciliği için basın kartı ve benzeri uygulamalar henüz geliştirilmiş değil) ve bu erişim imkânı, gözetim için mükemmel bir araca dönüştürülebilir. Öne çıkan tartışmalardan bir diğeri, gazetecilerin drone’lar ile elde ettikleri görüntüleri habercilik dışında ne tür amaçlar için kullanabileceği ve görüntüleri hangi güçlerle paylaşabileceğiyle ilgili. Bu noktada haber kuruluşlarının drone görüntülerinin kullanımına ve paylaşımına yönelik ilkeler geliştirmesinin önemi ortaya çıkıyor.

Profesyonel Drone Gazetecileri Topluluğu tarafından oluşturulan drone gazeteciliğinde etik hiyerarşisine göre piramidin en altında “haber değeri” yer alıyor. Buna göre, birincil olarak, “drone kullanarak elde edilmek istenen bilgi başka, daha güvenli yollarla toplanabilecek durumdaysa, bir drone kullanılmaması gerektiği” belirtiliyor. Haber değerinin sonrasında sırasıyla, güvenlik şartlarına (drone’un eğitimli bir pilot tarafından uçurulması, cihazın düzgün çalışması, hava şartlarının drone uçuşuna uygun olması, vb.), hukuki düzenlemelere, kamusal alanların korunmasına, özel yaşamın gizliliğine ve geleneksel gazetecilik etiğine uyum geliyor.

Türkiye’de drone gazeteciliği

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de drone kullanımına yönelik hukuki düzenlemeler ve kullanma talimatları mevcut. Bu düzenlemelere göre drone gazetecilerinin drone pilotluğu sertifikasına sahip olmaları, araçlarını kayıt altına aldırmaları ve drone’larını uçurmadan önce yetkili kurumlardan izin almaları gerekiyor. Ayrıca, sivil alanlarda, askeri bölgelerde ve havaalanlarında drone kullanımını kısıtlayan uygulamalar var.

Konuyla ilgili mevzuat, Türkiye’de, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından hazırlanıyor. SHGM-İHA, 2016’da drone kullanımını izne bağlarken teknik şartlara ve drone’ları uçuracak pilotların yeterliliğine ilişkin düzenlemeler getirdi. Buna göre, drone gazetecisinin, havacılık ve drone pilotluğu ile ilgili temel bilgilere sahip olması ve Türkiye’de SHGM tarafından tanınan bir eğitim merkezinden uçuş sertifikası alması gerekiyor. Azami kalkış ağırlığı 500 gram ile 25 kg arasında olan İHA’ların ve kullanan pilotların, SHGM’ye kayıt yaptırması gerekiyor. SHGM’nin geçtiğimiz ay açıkladığı istatistiklere göre, bu yıl drone (İHA) eğitimi için 11 kuruluş SHGM’den İHA Eğitim Kuruluşu yetkisi alırken eğitim veren kurumların sayısı 25’e yükseldi. Türkiye’de kayıtlı İHA sayısı ise 24 bin 866, kullanıcı sayısı ise 31 bin 194 olarak açıklandı.

Drone kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler de kimi kesimler tarafından eleştiriliyor. Mevzuatın ticari amaçlı drone uçuranların eğitim almasını ve sigorta yaptırmasını zorunlu kılmasından ötürü drone gazeteciliğinin gelişimini engellediği yönünde eleştiriler var. Çünkü gazetecilerin drone uçurma sertifikası alabilmek için maliyeti ortalama 1500 TL olan 36 saatlik eğitimlere katılmaları gerekiyor. Bu da serbest çalışan gazetecilerin alanda uzmanlaşmasının önünü kapatan unsurlardan biri.

Drone gazeteciliğine yatırım kararı alırken nelere dikkat edilmeli?

Drone gazeteciliği, hızla gelişen haber ortamında niş bir alan oluştururken haber odaları ve serbest çalışan gazeteciler için çeşitli iş fırsatları sunuyor. Drone gazeteciliğine yatırım yapma kararı farklı ölçeklerde çalışan haber odaları için değişkenlik gösterebilir. Örneğin, büyük medya kuruluşları, uçak veya helikopter kullanarak havadan görüntü almak yerine maliyetinin daha az olması nedeniyle drone haberciliğine yatırım yapmayı tercih edebilir. Ortalama büyüklükteki medya kuruluşları ise yatırım yapma kararı alırken yayın politikasıyla uyumlu stratejiler geliştirebilir. Zira drone’lar gökyüzünden görüntü almayı geleneksel yöntemlere göre daha ucuz ve kolay hâle getirse de haber odalarının drone gazetecilerini eğitmek ve lisanslamak için belirli bir miktarda kaynak ayırması gerekiyor. Bu yüzden orta ve küçük ölçekte faaliyet gösteren haber odaları drone gazeteciliğine yatırım kararı alırken öncelikle yayın politikalarını gözetmeli. Haber merkezinin öncelik verdiği haber temalarının drone gazeteciliğine uygunluğu sorgulanmalı. Serbest çalışan gazeteciler ise drone gazeteciliğinde uzmanlık geliştirerek elde ettikleri görüntülerden gelir elde edebilirler. Türkiye’de drone kullanmak için lisanslı gazeteciler olsa da uzmanlaşma henüz oldukça düşük seviyelerde. Bu durum da serbest çalışan gazetecilerin niş bir alanda uzmanlık edinmesi için yeni bir fırsat olabilir.


Yararlanılan kimi kaynaklar:

İlginizi çekebilir:  Gazeteciler Canva ile nasıl kolayca görsel hazırlayabilirler?

Profesyonel Drone Gazetecileri Topluluğu, http://www.dronejournalism.org

Nurhan Kavaklı, 2018. Drone’ların Gazetecilikte Kullanımı: Drone Haberciliğinin Olanakları, Zorlukları ve Sınırları. Erciyes İletişim Dergisi. 5(3). ss. 160-172

Andrea Hamm, 2017. “Keeping an eagle eye on Drone Journalism”. https://medium.com/journalism-trends-technologies/keeping-an-eagle-eye-on-drone-journalism-cc907afbde30

Al Tompkins, Ulusal Basın Fotoğrafçıları Derneği (UBFD), 2017. “Help Drone Journalism Grow Responsibly”. https://nppa.org/magazine/drone-code-ethics

Mine Bertan Yılmaz
Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışıyor.

Çatışmalı bölgelerde gazetecilik: Dijital güvenliği nasıl sağlayabiliriz?

Önceki içerik

İnfografik yaratmak için kullanılabilecek beş basit araç

Sonraki içerik