Sosyal medya kullanımı ve genç intiharları

Getting your Trinity Audio player ready...

Amerika’da intihar oranları 2000 yılından 2021 yılına yüzde 36 artmış. 2021’de 12.3 milyon Amerikalı intiharı ciddi bir şekilde düşünmüş, 3.5 milyonu planlamış, 1.7 milyonu girişimde bulunmuş, 48.183 kişi de intihar nedeniyle hayatını kaybetmiş. Toplam ölümlerin içinde intihar başlıca nedenlerden biri hâline gelmiş durumda. Bu bağlamda, internet ve sosyal medyanın intiharla ilgili davranışı etkileyebildiğine yönelik birçok akademik araştırma yapılıyor.

İnternet arama sonuçları 

İnternette intihar, intihar yöntemleri, kendimizi nasıl öldürürüz, en iyi intihar yöntemleri gibi aramalar yaptığınızda yüzlerce site bulabiliyorsunuz. 2008 yılında yapılan bir incelemede, intihara dair bir şeylerin yazdığı 373 sitenin 115’i intihara karşı nötr, 109’u olumsuz, 41’i olumlu bir dil kullanmış. Her ne kadar daha az sayıda site intiharı olumlu bir şekilde anlatmışsa bile bu bilgilere internet vesilesiyle erişmek eskisine göre artık çok kolay. Forum ve bloglarda intihar yöntemleri rahatlıkla paylaşılabiliyor.

Medya ve intihar haberlerine maruz kalma

Tıpkı terörün medyada yer alıyor olmasının terör olaylarını tetiklemesi gibi intiharın medyada yer alması da intihara meyli artırıyor. Konvansiyonel medyanın bu konuda daha hassas olduğu, RTÜK tarafından belirlenen kurallara göre intihar haberlerini verdiği doğru ama sosyal medya büyük ölçüde kuralsız ve denetimsiz [adeta bir liberal distopya] olduğu için sosyal medyada haberlerin paylaşım biçimi, altına yazılan (anonim) yorumlar teşvik edici olabiliyor. Mesela TikTok’un algoritmasının intiharı ön plana çıkardığı iddia edilmişti. Özellikle Twitter’da “bıktım artık,” “ölmek istiyorum,” “intihar etmek istiyorum” gibi birçok kişisel paylaşım görebilirsiniz. Vaguebooking, yani birinin dikkatleri çekmek için kendi ruh sağlığıyla ilgili kasıtlı olarak muğlak yorumlar yayınlamak da artan yalnızlık ve intihar eğilimiyle ilişkilendiriliyor.

Siber zorbalık

Yüz yüze zorbalığın intihara sürükleyebildiği zaten biliniyor. Siber zorbalık ile intihar arasındaki ilişki yeni yeni araştırılıyorsa da ilk bulgular arada bir nedensellik olabileceği yönünde. 2022 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre Amerika’daki ergenlerin yüzde 9’u siber zorbalığa maruz kaldıklarını beyan ediyor. Siber zorbalığa maruz kalanlar, kalmayanlara göre dört kat daha fazla intihar girişimi düşünceleri rapor ediyorlar. Siber zorbalığı yüz yüze zorbalıktan daha vahim yapan şey ise siber zorbalığın büyük ölçüde anonim olması. Sosyal medyada birileri hakkında yalan yanlış, ileri geri yorumlar yazan insanların hepsi değilse de çoğu anonim ve yaptıkları zorbalığın sonucunu görmüyorlar. Gerçek hayatta olsa söyleyemeyecekleri bir sürü şeyi bir forumda, bir blog yorumunda veya bir sosyal medya platformunda, çoğu zaman hiçbir bedel ödemeden, kolayca yazabiliyorlar. Zaman zaman birilerinin okulda ya da dışarda yaptığı zorbalığın kameraya alınıp internette paylaşılması da intihar sebebi oluyor. Özetle; siber zorbalık, sosyal medyada linç etme gibi şeyler intihar ya da intihar değilse bile depresyona neden olabiliyor.

Bağımlılık ve aşırı sosyal medya kullanımı

Hollanda’da yapılan bir araştırmada intihar edenlerin yarısının sosyal medya bağımlısı olduğu tespit edilmiş. İntihar eden gençlerin aileleri arkadaş olarak ekleme ve arkadaşlıktan çıkarma gibi şeylerin gençlerin modunu çok etkilediğini belirtiliyorlar. Sosyal medyanın insanları gerçekten ve gerçeklikten uzaklaştırdığı, gerçeğin yerine [eksik ve yetersiz olarak] geçtiği, bu yüzden de yalnızlaşmaya ve yabancılaşmaya sebep olduğu söylenebilir.

Toplumsal kıyaslama ve algı

Misal, Instagram’ı açınca hep güzel hayatları, hep güzel kızları, hep yakışıklı erkekleri, hep mutlu birliktelikleri görüyor olmak da kullanıcıların kötü hissetmesine sebep oluyor. Akışı kaydırırken görülen mükemmel şekilde filtrelenmiş fotoğraflar yağmuru gençlerde özgüven eksikliğine, olumsuz beden algısına ve yeme bozukluklarına da neden olabiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre Amerika’da gençlerdeki intihar düşüncesi takip edildiğinde yüzde 6’sında neden Instagram çıkmış. Bir uygulamanın, tek başına, intiharların yüzde 6’sıyla ilişkilendirilmesi çok korkunç. Aynı şekilde sürekli zenginlik, servet ve konforlu hayatlar gören insanların kolaydan para kazanmak için saçma sapan işlere meyil ettikleri öne sürülebilir.

Sosyal medyadan duyurulan ve sosyal medyada canlı olarak yayını yapılan intiharları da düşünerek sosyal medya ile intihar arasındaki nedensellik ilişkisinin ne kadar kuvvetli olduğunu görebiliriz. Ağır ama mutlaka tartışılması gereken bir konu. Gelişmiş bazı ülkeler konuya eğilip önlem almaya çalışıyorsa da Türkiye’de bu konunun siyasetin bir gündem maddesi hâline gelmesi kısa vadede ne yazık ki pek mümkün görünmüyor. En azından akademik alanda çalışmaların hızlanmasını ve medyanın [sağduyulu bir şekilde] ilgisini artırmasını temenni edebiliriz.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir