Siyah bir masanın üstünde beyaz Xbox Series S oyun konsolu ve Xbox oyun kontrolcüsü duruyor.

Oyun gazeteciliği ne durumda?

Getting your Trinity Audio player ready...

n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!

Bu haftanın odağında oyunların giderek büyüyen kültürel etkisine rağmen neden oyun medyasının ve gazeteciliğinin hakettiği önemi görmediği sorusunu ele aldım. 

“Ne Okuduk” bölümünde ise GQ’nun küresel yayın politikası, Z Kuşağı önyargıları, çerez duvarları ve daha fazlası var.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet Alphan Sabancı

GQ dergisinin Bahar 2023 sayısının Tim Cook kapağının iki farklı versiyonu yan yana. Solda Türkiye kapağı, sağda ABD kapağı aynı fotoğraf ve benzer başlıklarla görülüyor.
GQ

Bu hafta ne okuduk?

GQ Tüm Dünyada (Neredeyse) Aynı

Condé Nast’ın küresel operasyonlarını tek çatı altına getirmesiyle birlikte yayınladığı birçok büyük derginin de ortak bir şekilde yönetilmesini planladıklarından bültenimizde bahsetmiştik. Bu hamlelerin sonuçlarından birisini GQ dergisinin yeni sayısıyla birlikte görme şansımız oluyor.

GQ dergisinin bir projesi olarak ortaya çıkan Global Creativity Awards, dünyanın farklı yerlerinden yaratıcı insanları kutlamak ve ödüllendirmek için organize edildi. Bunun bir parçası olarak da derginin bahar sayısı tüm dünyada bu konuya ayrıldı. Türkiye dahil 20 ülkede yayınlanan derginin yeni sayısının büyük bir kısmı bu projeye dair ortak içeriklerden oluşuyor. Derginin global lideri Will Welch bu yaklaşımın derginin her yerdeki büyümesine büyük bir katkıda bulunduğunu ve bu proje ile birlikte GQ markasının daha küresel bir yayın olmasını amaçladıklarını söylüyor

Ancak görünen o ki küresel ortak yayın modeli izlense bile ülke bazlı farklılıklar var. Örneğin iki aylık yayına devam eden Güney Afrika gibi ülkelerde bu dosya henüz yok veya bahar sayısı ABD’de dört farklı kapak tasarımıyla çıkarken, Türkiye’de bu kapaklardan sadece ikisi ile yayınlanacak. İçerik kısmında bir fark olur mu onu henüz bilmiyoruz ama Türkiye’de Donald Glover kapağını yayınlamayarak beni üzdüklerini söylemem lazım.

Z Kuşağı Önyargılarından Vazgeçin

2010’larda millennial veya Y kuşağı olarak adlandırılan yaş grubu üzerine birçok kalıplaşmış önyargı medya ve internet sektörünü ele geçirmiş ve birçok sorunlu girişimin ortaya çıkmasına neden olmuştu. Şimdilerde aynı temelsiz önyargıların Z kuşağı için kullanıldığını sıkça görüyoruz.

Bir öncekine benzer şekilde Z kuşağı için de bol miktarda negatif önyargı var ve bu yüzden onları hedef aldığını iddia eden medya girişimleri de bu önyargılar üzerine fikirlerini kuruyor. Örneğin Volv isimli uygulama Z kuşağının odak süresinin 9 saniye olduğunu iddia ediyor ve uygulamasında yapay zekâ ile haberleri bu sürede okunacak özetlere dönüştürüyor.

Bunun ne kadar saçma olduğunu test etmek istiyorsanız bu yaş grubundan herhangi birisine sormanız yeterli ama medyadan bir örnek istiyorsanız Slovakya’daki medya girişimi Refresher’a bakabilirsiniz. Eğer gerçekten o kitlenin ihtiyaçlarına ve isteklerine uygun bir yayın yapıyorsanız yukarıdaki gibi boş önyargıların anlamsız olduğunu görüyorsunuz. Ama bunu yapabilmek için de bu insanları anlamak ve onlarla birlikte çalışmak gerekiyor, onlara rağmen değil.

Yayıncıların Deneysel Yapay Zekâ Ekipleri

Yapay zekâ adıyla pazarlanan teknolojilerin kullanımının kolaylaşması ve yaygınlaşmasıyla birlikte medya sektöründe bu teknolojiye dair neler yapılması gerektiğine dair tartışmalar da artıyor. 

Hâlâ erken dönemlerde olduğumuz için teknolojinin avantajları ve riskleri konusunda net bir tablo çizilmiş değil. Bu durum çoğu kurumun daha temkinli ve olabildiğince az risk alarak bu alanı takip etmesine neden oluyor. Bu heyecanın bir süre sonra sönmesiyle konunun tamamen rafa kalkma riski de hesaba katılan senaryolar arasında.

Bu konuda daha aktif bir şekilde çalışmak isteyen kurumlar ise doğrudan bu teknolojiyi sistemlerine dahil etmek yerine, yapay zekâ üzerine kafa yoracak ve yaptıkları işe entegre etmenin yollarını arayacak özel ekipler kuruyor. Bu sayede riski de en aza indirmiş oluyorlar. Ancak bu konuda ekipler kurulması herkesin yapay zeka ile büyük gelişmeler yaşayacağımıza ikna olduğu anlamına da gelmiyor.

Çerez Duvarı Tartışmasında İlk Yasal Karar

Avrupa’da dijital verileri korumaya yönelik yasal düzenlemeler ile birlikte farklı yollar deneyen medya kurumlarının bir süredir kullandıkları yöntemlerden birisi çerez duvarlarıydı. Bu yöntemde siteyi ziyaret eden okurlara ya ücretli abone olma ya da çerezlere izin verme seçenekleri sunuluyor.

Ancak bu yöntem uygulamaya girdiğinden bu yana ciddi bir tartışma konusu hâline geldi. Medya kuruluşları bunun kendileri için ekonomik anlamda gerekli bir yol olduğunu savunurken, birçok kişi de abonelik ücretleri ile çerezler üzerinden kazanılan reklam gelirleri arasında ciddi bir fark olduğu için bunun makul olmadığını söylüyor.

Bu konuda 2021 yılından bu yana birçok Avrupa ülkesinde açılan davalardan ilki Avusturya’da sonuçlandı. Mahkeme şikayet eden grubu haklı buldu ve sitelerin okura çerez izni konusunda gerçek bir seçenek sunmadığını söyledi. Diğer ülkelerdeki davaların sonuçlarına bağlı olarak bu modelin tamamen ortadan kalkması ya da ciddi bir şekilde değişmesi söz konusu olabilir.

Kısa Kısa

🐦 Twitter’ın son hamleleri yüzünden NPR ve PBS tamamen tweet göndermeyi bıraktı. API değişiklikleri ise hem birçok bot ve aracın kapanmasına hem de Intercom gibi büyük B2B şirketlerinin platformu bırakmasına neden oluyor

✅ LinkedIn kimliğinizi ücretsiz olarak doğrulayabileceğiniz yeni yolları platforma eklemeye başladı.

👽 Podcast dünyasının yeni trendi UFO ve uzaylı serileri olacak gibi görünüyor.

🥸 CitizenLab, gazetecileri ve siyasetçileri hedef alan yeni bir casus yazılım tespit etmiş.

🤨 Axel Springer’in CEO’su Döpfner’in medyaya sızan mesajları yine gündem olmasına neden oldu.

🇺🇸 ProPublica, ABD Supreme Court yargıçlarından birisinin Cumhuriyetçi bir milyarderden rüşvet ve benzer gizli hediyeler aldığını ortaya çıkardı. Wall Street Journal ise bunun üzerine yayınladığı editör yazısı ile ProPublica’ya solculuk ve “mahkemeye saldırmakla” suçlamak gibi garip bir harekete imza attı.

Siyah bir masanın üstünde beyaz Xbox Series S oyun konsolu ve Xbox oyun kontrolcüsü duruyor.
Unsplash

Haftanın odağı: Oyun gazeteciliği ne durumda?

2020 yılında oyun gazeteciliğinin durumunu ele aldığım bültende profesyonelleşme ve büyüme kaynaklı sorunlara değinmiş ve bunların bir gazetecilik alanı olarak oyunların geleceğinde büyük bir etkisi olabileceğini söylemiştim.

2023 yılına geldiğimizde ise bu sorunların bazıları önümüzde durmaya devam etse de oyunlar ve oyun gazeteciliğinin önemi giderek daha da büyüyor. Oyunlar artık Hollywood’dan bile büyük bir sektör ve kültürel anlamda etkisi giderek büyüyor. Oyunların etkisini sadece eğlence ve kültür sektöründe görmekle de kalmıyoruz. Çiftçilerin traktör alma alışkanlıklarında, askeri sızıntılarda ve istihbarat krizlerinde bile oyunlarla karşı karşıya kalabiliyoruz.

Buna rağmen oyun medyasının ve gazeteciliğinin aynı ciddiyetle ele alınmadığı da ortada. Bir yandan Launcher gibi oyun odaklı yayınların kapatıldığı haberlerini okuyoruz. Diğer yandan oyun medyasının en önemli platformlarından birisi olan Twitch, yayıncılar ve izleyiciler için giderek tahammül edilemez bir yer hâline geliyor.

Peki oyun medyası sektörde hakettiği yeri nasıl elde edebilir? Burada değişmesi gereken şeylerin başında medya sektörünün genel olarak bu alana bakışı geliyor. Oyunlara dair kalıplar ve oyun medyasının dinamiklerini anlamakta zorlanıyor olmaları bu sorunun temel sebeplerinden birisi. Oyun medyasının kültürünü ve kendine özgü dinamiklerini anlamak gerekiyor.

Örneğin burada YouTube’un ne kadar önemli ve ciddiye alınması gereken bir yer olduğu örneğini verebiliriz. Eğer oyun medyasına daha geleneksel bir şekilde bakarsak durumun iyi olmadığını zannedebiliriz ama YouTube bu medya için en önemli platform ve burayı görmezden gelerek oyun medyasını anlamak mümkün değil.

Ayrıca oyun medyasının tüketicileri de bilindik medya tüketim alışkanlıklarına sahip değil. O yüzden bu kitleye hitap edecek medya girişimlerinin onları bulmak ve onlarla iletişime girmek için çaba harcaması gerekiyor. Aksi takdirde başarılı olma ihtimalleri de çok düşük.

Girişte de söylediğim gibi oyun sektörünün ve etrafındaki medyanın kültürel pozisyonu artık inkar edilemeyecek kadar büyük. Medyanın da oyunları daha ciddiye alarak ve o büyüklüğe göre yaklaşması gerekiyor. 

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir