“Haber okumayı bıraktım”

“Haberden kaçınma” nedir? Neden haberden kaçınırız?

Reuters Enstitüsü’nün Nic Newman, Dr. Richard Fletcher, Dr. Craig T. Robertson, Dr. Kirsten Eddy ve Prof. Rasmus Kleis Nielsen imzasını taşıyan ve 15 Haziran’da yayınlanan 2022 Dijital Gazetecilik Raporu’nda öne çıkan ve dikkat çeken sonuçlardan biri “haberden kaçınma”ydı.

Rapora göre, genel olarak habere ilgi düşmüş durumda. Haberlere olan ilgi, 2017’de yüzde 63 iken, bu oran bu yıl yüzde 51’e düşmüş durumda. Araştırmacılar, insanların geleneksel medyadan uzaklaşırken, yeni medyayı da bunun yerine koymadıkları görüşünü dile getiriyor.

NewsLabTurkey Direktörü Dr. Sarphan Uzunoğlu’nun raporu özetlediği “Reuters Enstitüsü’nün 2022 Dijital Gazetecilik Raporu’nda neler var?” başlıklı yazısını buradan inceleyebilirsiniz.

Haberler modu olumsuz etkiliyor

Rapora göre insanların yüzde 43’ü Covid-19 ve politika haberlerinden bıktıklarını, yüzde 36’sı haberlerin modlarını olumsuz şekilde etkilediğini, yüzde 29’u fazla haber görmekten bıktıklarını, yine yüzde 29’u haberlerin güvenilmez ya da taraflı olduğunu, yüzde 17’si haberlerin dahil olmak istemedikleri tartışmalarla ilgili olduğunu, yüzde 16’sı ise haberlerdeki bilgilerin işlerine yaramadığını belirtmiş. Sonuç olarak, insanlar haberlerden kaçınıyor.

Haberden kaçınma nedir?

Peki, haberden kaçınma nedir? Sizler için derledim.

ABD merkezli yayın, hükümet ve eğitim kurumları için TV izleme yazılımı oluşturmaya odaklanan özel bir yazılım şirketi olan SnapStream’in pazarlama müdürü Amy Vara, haberden kaçınmayı bir blog yazısında şöyle tanımlamış:

“Haberden kaçınma, kasıtlı olarak haberlere direnmeyi ifade eder. Haberden kaçınan insanlar ya haberlerden tamamen kaçınırlar ya da tükettikleri bilgi miktarını büyük ölçüde azaltırlar.”

Vara, yazısında, haberlerden kaçınmayı, etkilerini ve haberden kaçınan tüketicilerin nasıl geri döndürülebileceğini de tartışıyor.

Haberden kaçınmanın etkileri

Ruth Palmer (Madrid ve Segovia, İspanya’daki IE Üniversitesi’nde İletişim ve Dijital Medya alanında yardımcı doçent) ve Benjamin Toff (Minnesota Üniversitesi Hubbard Gazetecilik ve Kitle İletişim Okulu’nda yardımcı doçent), NiemanLab’teki “From News Fatigue to News Avoidance (Haber Yorgunluğundan Haberden Kaçınmaya)” başlıklı yazısında haberden kaçınmanın ve haber yorgunluğunun, medya sistemlerinin ve demokrasinin sağlığına ilişkin daha büyük sorunların belirtileri olduğunu vurguluyorlar.

Haberden kaçınma ile ilgili bir diğer ayrıntılı yazı ise, Güney Danimarka Üniversitesi’nden Profesör Morten Skovsgaard ve Doçent Kim Andersen’e ait. Constructive Journalism’de yer alan yazıda, Skovsgaard ve Andersen, haberden kaçınmanın, geleneksel haber medyası için bir sorun olduğunu belirtiyor:

“Haber kuruluşlarının reklam geliri elde etmek, abonelik satmak ve toplumsal alaka düzeyini korumak için okuyuculara, dinleyicilere veya izleyicilere ihtiyacı vardır. Ancak haberlerden kaçınma demokrasi için de bir sorundur. Genel olarak, haber tüketimi, insanların toplum ve siyaset hakkındaki bilgilerinin yanı sıra siyasi katılımları üzerinde de olumlu bir etkiye sahiptir.”

“Peki, insanları haber döngüsüne katılmaya nasıl teşvik ederiz?” diye soran yazarlar, bu sorunun basit bir cevabı olsaydı harika olurdu diye de ekliyor. 

Skovsgaard ve Andersen’in aktardıklarına detaylıca bakmak grekirse; 2019 yılında “Conceptualizing News Avoidance: Towards a Shared Understanding of Different Causes and Potential Solutions” başlıklı bir çalışma da hazırlamışlar. Çalışmada, iki tür haberden kaçınmayla ilgili farklı nedenler ve olası çözümler sınıflandırılarak inceleniyor.

Reuters Enstitüsü’nün 2022 Dijital Gazetecilik Raporu’nda ortaya çıkan; araştırmaların insanların haberlerden aktif olarak kaçındıklarını, bunu genellikle haberleri çok olumsuz buldukları, haberlere güvenmedikleri veya mevcut haberlerin büyüklüğü karşısında aşırı yüklenmiş hissettikleri için yaptıklarını gösterdiği bulgusunu, Skovsgaard ve Andersen hazırladıkları çalışmada da tekrarlıyor ve haberden kaçınmayla ilgili akademik çözümlerden bahsediyor.

Neden haberden kaçınırız?

Haberden kaçınmayı anlamak için nedenlerine de bakmak gerekiyor. Skovsgaard ve Andersen’in yazılarında aktardıkları nedenler şöyle:

Bilgi bombardımanı: İnsanların haberlerden kaçınmalarının nedenlerinden biri, haber akışını ezici bulmaları. 24 saat açık televizyon kanalları veya haber siteleri, çeşitli haberlerle ilgili en son gelişmeler hakkında sürekli olarak güncellemeler sunuyor. Bazı insanlar, neredeyse sonsuz haber kaynağının tadını çıkarırken, bazı insanlar da yönetilmesi zor bir haber tsunamisine maruz kalıyor.

Skovsgaard ve Andersen’in bu nedeni ortadan kaldırmak için çözüm önerisi ise şöyle:

“Haber medyasının hızlanan haber döngüsüne bir ara vermesi ve manşetlerin arkasındaki bağlamı açıklayan haberler (derinlemesine habercilik) sunması gerekir. Günün en önemli haberlerini belirlemeyi kolaylaştıran haber incelemeleri de bu haberden kaçınanların ilgisini çekecektir. Bu farklı şekillerde yapılabilir. Geleneksel medyanın bir kısmı artık günün en önemli hikâyelerini özetleyen haber bültenleri veya bir veya birkaç yeni hikâyeyi derinlemesine inceleyen ve daha fazla kavrayış sağlayan günlük haber podcastleri üretiyor.”

  • Yazarlar buna örnek olarak, New York Times tarafından yazılan The Daily’i gösteriyorlar. 
  • Manşetlerin arkasındaki bağlamı açıklayan yani derinlemesine gazetecilik dediğimiz “yavaş gazetecilik” için de, De Correspondent, British Tortoise Media veya Danimarka’daki Zetland yazarların sundukları örnekler arasında. 

Medyaya güvensizlik: Çoğu zaman, haber medyasına olan düşük güven, gazetecilerin tarafsız olmadığı ve gerçeği bildirmediği algısından kaynaklanıyor.

Skovsgaard ve Andersen’e göre, haber medyasının bu algıyı potansiyel olarak değiştirebilmesinin iki yolu var:

  • Tartışılmaz gerçeklere dayanan gazetecilik ve “görüş” arasında net bir ayrım yapmak.
  • İnsanların gazetecilikte yer alan bilgileri kontrol etmesi (fact-checking) ve muhabirlerin haberi nasıl inşa ettiğini öğrenmesi için şeffaflığı artırmak (Bu, haber kullanıcıları arasında güveni artırmanın da bir yolu.)

Olumsuz haberler: Skovsgaard ve Andersen, savaşla, suçla, skandallarla, doğal afetlerle ve ıstıraplarla karşı karşıya kalmadan bir televizyon haber yayınını izlemenin, bir haber sitesine tıklamanın veya bir gazete açmanın neredeyse imkânsız olduğunu hatırlatarak, bu tür haberlerin bazılarının ruh halleri üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğunu söylüyor:

“Dolayısıyla bu his, insanların kanalı değiştirmelerine, televizyonu kapatmalarına, gazeteyi bırakmalarına veya haber uygulamasını silmelerine neden oluyor.”

Reuters Enstitüsü’nün 2022 Dijital Gazetecilik Raporu’nda yer alan “insanların yüzde 36’sı haberlerin modlarını olumsuz şekilde etkilediğini belirtmesi”, Skovsgaard ve Andersen’i doğruluyor. 

Yapıcı gazeteciliğin önemi 

Skovsgaard ve Andersen, bu kaçınma nedenini ortadan kaldırmak için ise yapıcı gazeteciliği çözüm olarak sunuyor:

“Yapıcı haberler, insanların olumsuza odaklanması nedeniyle haberlere sırt çevirmesini önlemenin olası bir yoludur. Yapıcı haberlerin arkasındaki fikir, yalnızca sorunları ve eksiklikleri değil, aynı zamanda zorluklarla nasıl başa çıkılacağı konusunda ilham kaynağı olabilecek çözümleri ve olumlu örnekleri de ele alır. Gazeteciliğe daha dengeli bu yaklaşımın amacı, sıkıntı ve güçsüzlük hissini, bir umut duygusu ve toplumda bir fark yaratabilme duygusuyla değiştirmektir.”

Reuters Enstitüsü’nün 2022 Dijital Gazetecilik Raporu’na göre, insanların yüzde 17’si haberlerin dahil olmak istemedikleri tartışmalarla ilgili olduğunu, yüzde 16’sı ise haberlerdeki bilgilerin işlerine yaramadığını belirtmişti. Skovsgaard ve Andersen, bu kesimin “kasıtsız” şekilde haberden kaçındığını da ekliyor:

“Bu tür bir haberden kaçınma, haberlerin aktif bir şekilde reddedilmesinden ziyade, aslında haber tüketimini dışlayan diğer medya içeriği türlerinin (çoğunlukla eğlence) seçimine dayanır.”

Nasıl çözeceğiz?

Çözüm, yine biz gazeteciler ve haber medyasında yatıyor aslında. Skovsgaard ve Andersen’in dediği gibi haber içeriklerini,

  • Daha olumlu ve daha yapıcı,
  • Daha az görüşlü, daha olgulara dayalı ve şeffaf,
  • Daha az umutsuzluğa düşürücü, daha derinleştirilmiş ve daha yavaş bir hale getirebiliriz. 

Elbette, haber tüketicileri de yapıcı, gerçeklere dayalı ve şeffaf, yavaş ve derinleştirilmiş gazeteciliği destekleyerek haberlerden kaçınmaya karşı koymaya yardımcı olabilirler.

Hangi kaynaklardan yararlanabiliriz?

Konuyla ilgili daha fazla okumak isteyenler için birkaç yazı/makale önerisini de paylaşalım: 

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir