Sosyal Ağ ve Kitle

Şarkı dinler gibi podcast dinlemek: Microcast

0

Podcast patlamasının yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Tıpkı diğer çevrim içi mecralarda olduğu gibi podcastte de yer kapma yarışı var. Dünya çapınca 750 bini aşkın podcast yayını, 30 milyonun üzerinde de podcast bölümü var. Giderek büyüyen bu piyasada yer kapma yarışı ile profesyonelleşme kol kola gidiyor.

Podcast yayınlarının daha çok dinlenmesi için de türlü taktikler geliştiriliyor. Abonelik, reklam, kullanıcı dahiliyeti ve türlü sadakat ilişkileri alışık olduğumuz pazarlama taktikleri arasında. Ne var ki kulağa tuhaf gelecek bir durumla da karşı karşıyayız: Podcastlerin süreleri giderek kısalmaya başladı.

Yapılan araştırmalar podcast sürelerinin 2005’ten 2014’e kadar tedricen azaldığını gösteriyor. Bu azalma 2014’ten sonra ivme kaybetmesine karşın 2018’den beri bu ivme yeniden kazanılmış durumda. Ama bu sefer başka bir şekilde. Günümüze gelindiğinde ortalama podcast bölümünün süresi 38 dakika 42 saniyeye gerilemiş durumda. Buna birkaç saniyeden oluşan podcastler de 36 saatten oluşan dünyanın en uzun podcasti de dahil.

Podcast süreleri giderek kısalıyor

Podcast yayınlarının kısalması önceki yıllarda sadece bir kısalmadan ibaretken, artık yeni bir janr yaratmış durumda. Yükselen trend microcastler.

Bir süredir sessiz ve derinden ilerleyen ve profesyonel yayıncıların da keşfiyle birlikte bugünlerde iyiden iyiye popülerleşen microcastler pek çok yayıncı tarafından yoğun biçimde test ediliyor. Şimdiden podcast algoritmasını dönüştürecek gücü elde etti bile.

Microcast dediğimiz şey de aslında bildiğimiz podcast. Tek farkı daha kısa olması. Bunun dışında kurgusundan sesine kadar neredeyse her şey aynı. Yalnızca daha kısa. Bir benzetmeyle, microcastler aslında podcastlerin Twitter’ı.

Ortalama podcast süresinin 38 dakika 42 saniye olduğunu söylemiştik. Microcast 5-7 dakikayla sınırlı. Bu rakamın 5 dakikanın altında olduğunu savunanlar, azami 10 dakika olduğunu kabul edenler de var. Üzerinde bir fikir birliği sağlanmış olmasa da microcastlerin mevcudiyeti kabul gördü.

İçerik tüketiminde hızın, kısalığın ve özlüğün ön planda olduğu bir dönemde podcastin bu eğilimden nasibini alması kaçınılmaz.

5 dakikada podcast

Microcast sayesinde podcastleri şarkı dinler gibi dinlemek mümkün hâle geldi. Tek bir konu üzerine bir veya birkaç kişinin sesini onlarca dakika duymaktansa, farklı konulardaki podcastleri peş peşe dinlemek microcast ile mümkün.

Aslında microcastler az zamanda birden fazla konu hakkında, hap şeklinde bilgiler edinmek veya bir değil çok sayıda eğlence kaydını dinlemekle eşdeğer. Adeta podcastlerin story versiyonu gibi, sadece yok olup gitmiyor.

Podcast dinlemek sabır ve sebat gerektiren bir eylem. Her ne kadar daha çok araba kullanırken, ev işi yaparken, toplu taşımadayken dinleniyor olsa da podcastler odaklanmayı gerekli kılıyor. Microcastler bu odaklanmanın yarattığı ağırlığı ortadan kaldırarak veya etkisini hafifleterek, kullanıcıların daha çok podcast dinlemelerinin önünü açıyor.

Microcastlerin podcast piyasası için en büyük artısı içeriği daha kolay erişilebilir ve tüketilebilir kılması. Bu aynı zamanda pazarı da genişletiyor. Daha kısa olması sebebiyle podcastlerin giderek artan kurgu maliyeti azalıyor ve daha basit cihazlarla bir microcast kaydetmek mümkün olabiliyor. Böylece bireysel yayıncıların podcast dünyasındaki güç kaybı bir yandan telafi edilirken, diğer yandan rekabet ortamı da yaratılıyor.

Microcastlerin uzunluğunun 5 dakika civarında olması ise tesadüf değil. Zira günümüzdeki pop şarkılarının çoğunun uzunluğu 5 dakika civarında. Bunun sebebi ise bu süredeki bir şarkının mecralara dağıtımının daha kolay olması, dinleyici beklentisini karşılaması ve dolayısıyla paraya dönüştürülmesinin daha kolay olması.

Podcastin geleceği microcast mi?

Microcastin muhtemelen şu sıralar en çok konuşulan örneği Science Vs. Bu bilim podcasti serisinde normalde her bir bölüm 40 dakika civarında ama artık her bölümün 5-7 dakika arası, daha kompakt bir versiyonunu eş zamanlı olarak yayınlanıyor. Öyle ki, sanki kısa versiyonların her biri farklı birer bölümmüş gibi hissettiriyor. 

Dünyada FT News Briefing, Reuters TV 5-minute Briefing, Yahoo Finance Market, BBC Minute, Slate Daily Feed, NPR Up First, 7-minute Explainers gibi podcastleri birer microcast örneği olarak sayabiliriz. Bunların neredeyse hepsi haber podcasti, bunun yanında beş dakikada tarih, kültür, sanat anlatan podcastler ve dil öğrenme podcastleri de microcast sınıfında yer alıyor.

Türkiye’de ise Psikoloji Ağı, Evrim Ağacı, Ses Olsun, Neler diyorsun? gibi podcastleri microcast olarak sayabiliriz. Bunların süre tercihinin microcast olsun diye mi yapılıp yapılmadığı tartışmalı tabii ki. Oğuz Bakır ve Rabia Çetin’in haber başlıklarını sunduğu Özet Geç de yurtdışındaki microcastlerin iyi bir örneği. Süreyi biraz esnek tutacak olursak microcast yayınlarının sayısının epey fazla olduğunu görebiliriz. Başka microcast örneklerine microcast.club üzerinden ulaşmak mümkün.

Spotify microcaste makro gözle bakıyor

Bu podcast janrının yükselişine Spotify da kayıtsız kalmadı. Bir süre önce kaldırılan Your Daily Drive bu sefer podcastlerle birlikte geri döndü. Eskiden sadece kullanıcının profiline uygun şarkıların yer aldığı bu çalma listesine şimdi podcastler de dahil oldu. Böylece kullanıcılar birkaç şarkının üzerine birkaç dakika haber podcasti, onun üzerine üç beş şarkı, üzerine bir sohbet podcasti dinleyebiliyor. Bir nevi arabada radyo dinleme deneyiminin yeniden yaratılışı.

Şimdiden BBC, The New York Times ve NPR gibi yayınların microcastleri bu listede yerini almaya başladı. Yukarıda anlattığımız Science Vs. örneğinin yaygınlaşmasını bekleyebiliriz. Profesyonel yayıncılar mutlaka orijinal microcast yayınları çıkaracaktır ama aynı zamanda uzun podcast içeriklerinin daha çok dinleyiciye ulaşması için bunların microcast sürümlerini yapmaları da şaşırtıcı olmaz. Spotify’ın podcastleri çalma listelerine eklemeye olanak tanıyan güncellemesi de bunun göstergesi. Uzmanlar bunun podcasti ve bilhassa microcasti kurumsallaştıracağı görüşünde.

Şu anda hâlâ uzun süren podcastlerin hâkimiyeti var ama bir süre sonra podcastin geleceği microcastlerde olabilir.

Can Semercioğlu
BirGün'de dış haber editörü, Mesele Dergisi'nde yazı işleri müdürü ve Diken'de kıdemli editör olarak çalıştı. Kitap çevirdi, yayına hazırladı. K24, SabitFikir ve Cumhuriyet Kitap'a kitap eleştirileri yazıyor. Ljubljana Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Edebiyat ve Edebiyat Teorisi bölümü doktor adayı. Halihazırda Greenpeace Akdeniz'de iletişim sorumlusu olarak çalışıyor.

Twitter geçmişiniz, veri görselleştirmenin riskleri, Facebook ve ifade özgürlüğü

Önceki içerik

Bu oyun eleştirel düşünmeyi öğretmek için trol taktikleri kullanıyor

Sonraki içerik