İş Modelleri

Kendi dükkânını açan gazeteciler nasıl gelir elde ediyorlar?

0

Yalnızca dijital kontrol politikaları değil, ayrıca Türkiye özelinde derinden hissettiğimiz medya sahipliği yapısının ideal bir gazetecilik pratiğine izin vermemesi de gazetecileri kendi alanlarına çekilme ve bireysel olarak üretimlerine devam etme yoluna itti. Geçmişte merkezi mekanizmalar dahilinde üretim yapan gazeteciler, gayrimerkezi üretim rejimlerine geçtiler. Böylece dağınık bir enformasyon rejimi ve bu dağınık rejimin getirdiği finansal modele ilişkin çok sayıda yeni deneyim ortaya çıktı.

Bugüne dek bu yeni durum çoğu zaman sivil toplum destekli ya da yeni nesil dijital haber odalarının telif ile çalıştırdığı muhabirler üzerinden ele alındı. Oysa öte yanda da, girişimci mantığıyla yaptığı habercilik işine yaklaşan, kendi dükkânını açan gazetecilerden bahsetmek mümkün. Aralarında Cüneyt Özdemir, Ünsal Ünlü, Ruşen Çakır, İrfan Değirmenci gibi isimlerin olduğu bu gazeteciler ve ortaya koydukları üretim modelleri “freelancer” olmayı fazlasıyla aşıyor. Bu isimlerin yaptıkları işler, dünyada da gün geçtikçe daha çok rastladığımız kitlesel fonlama ve reklam gibi farklı gelir modellerine dayanan yeni melez gelir modelli habercilik deneyimleri olarak tanımlanabilir. Peki bu modeller nasıl işliyor? Hangi gazeteci ne tür stratejilerle kişisel programı için gelir elde ediyor? Bu soruyu yanıtlamak için önce dört ismi de birer birer ele alacağım. Ardından da bu isimlerin yaptıkları nasıl geliştirilebilir sorusunu yanıtlamaya çalışacağım.

Cüneyt Özdemir: Çok katmanlı melez bir gelir modeli

Cüneyt Özdemir Gimbal’ıyla tek başına yaptığı yayınlardan birinde daha New York’tan sesleniyor.

Bu isimler arasında en farklı olanı Cüneyt Özdemir. Özdemir, bir yandan 5N1K’nın sunuculuğunu yapmaya devam ederken bir yandan da Youtube’dan kendi kanalında çok daha “olabildiğince özgür” diyebileceğimiz şekilde haber yorum türünde içerikler sunuyor.

Cüneyt Özdemir’in kitlesel fonlama için kullandığı platform Patreon. Özdemir’in Patreon profiline göre 115 destekçisi var. Ancak, Özdemir’in toplamda ne kadar gelir elde ettiği bilgisi kamuya açık değil. Özdemir farklı bağışçıları için farklı bağlar oluşturmuş; ancak her bir bağda aynı metin kopyala yapıştır yapılmış ve “herkes gönlünden ne koparsa o kadar versin” felsefesi benimsenmiş. Bir de Özdemir’in Patreon profilindeki videolar destekçileri için reklamsız, Youtube’daki videolar ise hâlâ adblocker kullanmayanlar için reklamlı. Burada Özdemir, küresel olarak da sık kullanılan bir modeli takipçilerine sunuyor demek mümkün. Klasik reklamların dışında genellikle Youtuber’larda gördüğümüz türde marka işbirlikleri de yapıyor. Bu, diğer dört isim arasında Özdemir’i biraz daha farklı bir yere konumlandırıyor ve gazetecilerin sosyal ağlardaki markalarla yaptıkları işbirlikleri bağlamında etik temelli bir sohbete de kapı aralıyor.

İrfan Değirmenci: Manevi motivasyon ön planda

İrfan Değirmenci’nin Kanal D’nin sabah haberlerinde başlayan yolculuğu Youtube’da devam ediyor.

Tek tabanca yayıncılık yapan isimlerden İrfan Değirmenci’nin Patreon profiline göre Değirmenci 379 kişi tarafından destekleniyor ve ne kadar gelir elde ettiği kamuya açık değil.

Değirmenci destek almaya ve üretimlerine devam etse de Ağustos 2018’den beri Patreon’a içerik yüklememiş. Ama Patreon’un bağ sistemini kullanmış ve kendisine bağış yapanlar için farklı kategoriler belirlemiş. Sırasıyla 1, 8, 15, 50 ve 100 dolarlık farklı bağlar var. Bu bağlar, okura herhangi bir maddi karşılık ya da sosyal aktivite sunmuyor. Her bir bağ farklı türde bir teşekkür metniyle güçlendirilmiş. Değirmenci’nin Youtube‘daki mevcut videoları arasında bir marka işbirliği yok. Değirmenci, Ünsal Ünlü ve Ruşen Çakır gibi Periscope üzerinden de yayın yapanlardan. İzleyicisiyle daha ziyade yorum temelli duygusal bir bağ kuruyor.

İlginizi çekebilir:  Adblocker kullanımı nasıl aboneliğe evrilebilir?

Ruşen Çakır: Geleneksel arka planlı yenilikçi

Ruşen Çakır Medyascope TV stüdyolarında yaptığı programla diğer programcılardan ayrışsa da Patreon’dan gelir elde etmesiyle bu isimlerle ortaklaşıyor.

Bu isimler arasında Patreon profilinde kaç kişiden ve ne kadar destek aldığını belirten tek gazeteci Ruşen Çakır. 220 destekçisi olan Çakır’ın aylık geliri 1366 dolar olarak görülüyor. Çakır, ürettiği tüm videoları hızlı bir şekilde Patreon’a yüklüyor. Özdemir ve Değirmenci’den farklı olarak Çakır, bağ özelliğini kullanmıyor. Youtube’daki yayınlarında reklam olan Çakır’ın Patreon’a koyduğu içerikler de Youtube üzerinden koyulduğu için bu içeriklerde de reklam var. Henüz marka işbirliği gibi işler yapmayan Çakır, Patreon hesabını ihmal etmese de destekçileriyle manevi bir ilişki yürütmeyi tercih ediyor gibi görünüyor. Çakır, hem tek başına yaptığı programları hem de konuklarını ağırladığı programları profilinde paylaşıyor.

Ünsal Ünlü: Huzur istikrarda

Ünsal Ünlü’nün en büyük avantajı istikrarı.

Youtuber gazeteciliğin en eskilerinden diyebileceğimiz Ünsal Ünlü de düzenli üretim yapmasıyla kazandığı güvenilirlik ve bilinirliği Patreon profiline yansıtmış. Ünlü, Soundcloud.com üzerinden podcast hâline getirdiği yayınlarını Patreon üzerinden günü gününe takipçileriyle paylaşıyor. Patreon’da 564 destekçisi olan Ünlü’nün Youtube yayınlarında reklam varken; ürün yerleştirme ya da marka işbirliğine dayalı video üretmemiş gibi görünüyor. Ünlü, diğer isimlerden farklı olarak web sitesinde de bir “Omuz verenler” sayfası hazırlamış ve burada kendisine destek olanlara teşekkür ediyor.

Başka ne yapılmalı?

Dört ismin de birbirlerine benzeyen ya da küçük farklılıklarla ayrılan gelir elde etme modellerini gördük. Peki bunlara ek olarak ne yapılabilir?

Daha önce NewsLabTurkey’de yayınladığımız “İyi bir Patreon kampanyası hazırlamak için 10 öneri” başlıklı yazıya dayanarak öncelikle kitlesel fonlama üzerinden ilerleyelim.

Patreon’a sırtını dayamış dört gazeteci için de daha fazla destekçi ve sadık takipçi elde etmek için ilk yöntem, podcaster’ların da sık sık kullandığı destekçilere özel içerikler ve fiziksele varan hediyelerle güçlendirilmiş destekçi – üretici bağları olabilir. Örneğin kitabı olan gazeteciler, bir kitaplarını imzalı olarak aylık 100$ katkıda bulunan bir okura hediye etseler, hem hoş bir jest olur hem de mesleğin doğası içerisinde kalınmış olur.

Ayrıca süreklilik arz eden üretimde bulunan gazetecilerin profillerini sürekli güncellemeleri, tüm destekçilerine yönelik düzenli olarak mesaj atmaları önemli. Yukarıdaki örneklerde gazetecilerin hiçbiri Patreon için özel bir video üretmemiş. Bu tür bir video üretilebilir. Reklam konusundaysa söylenebilecek çok söz yok. Burada Youtube’un Google’a bağlı doğası gereği genel bir Google Adsense bağımlılığı söz konusu. Ancak Özdemir’in açtığı yoldan etik sınırlar içinde kalındığı sürece ilerlemekte bir sakınca görünmüyor. Ki zaten o da bu tür sınırları çizmenin önemli olduğunu vurguluyor her fırsatta. Gazetecilerin sitelerinde ve bazen de yayınlarında bu tarz işbirlikleri için çağrı yapmaları bu olanakların artmasına yardımcı olacaktır.

Netice olarak ne yapıldığı, gelecekte ne yapılabileceği konusunda da belirleyici oluyor. Bu örneklerin her birine baktığımızda, uygulanabilecek modeller görüyoruz ve her geçen gün bir başka gazetecinin Youtube kanalıyla tek başına sektörü selamladığını görüyoruz. Bir Patreon enflasyonu yaşanır mı bilinmez; ama bu yayıncıların da sıklıkla dile getirdiği süreklilik ve bedavaya alışma problemlerine karşı şu anda ortaya konulan modeller akmasa da damlayan bir görüntü ortaya koyuyor.

Sarphan Uzunoğlu
NewsLabTurkey genel yayın yönetmeni Yrd.Doç.Dr. Sarphan Uzunoğlu, Lebanese American University öğretim üyesidir. Uzunoğlu daha önce UiT Norveç Arktik Üniversitesi Medya ve Dökümantasyon Bölümü'nde ve Kadir Has Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümlerinde öğretim üyesi ve öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Aynı zamanda Journo.com.tr ve Medyapod podcast ağının da kurucularından biri olan Uzunoğlu'nun içerikleri P24, Creative Disturbance ve Global Voices gibi platformlarda yayınlanmaktadır.