Ne Okuyoruz

Dijital reklam balonu, gazeteciler için sosyal medya, Politico’nun teknoloji hamlesi

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta “Ne Okuduk” bölümünde dijital reklamların bir balon olup olmadığını, The Atlantic’in kimlik değişimini, Politico’nun teknoloji alanına girişini ve gündemdeki diğer önemli başlıkları konuştuk.

“Haftanın Odağı” ise gazeteciler için sosyal medya tavsiyeleri içeriyor. Bunların arasında Twitter’ı nasıl daha verimli kullanacağınız da var, trollere karşı nasıl güvende kalabileceğiniz de. Umarım işinize yarayacak tavsiyeler bulursunuz.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Bu hafta ne okuduk?

REKLAM BALONU PATLIYOR: Dışarıdan bakıldığında dijital reklam sektöründe her şey çok iyi gidiyormuş gibi görünebilir. Hatta Google ve Facebook gibi neredeyse tüm gelirini reklamlardan kazanan dev şirketler için yaptıkları büyük bir devrim olarak bile adlandırılabilir. Fakat biraz dikkatli baktığımızda durumun hiç de öyle olmadığı anlaşılıyor.

The Correspondent’ın yayınladığı araştırmacı gazetecilik dosyası da aslında dijital reklam sektörünün ne kadar sorunlu bir durumda olduğunu ve giderek patlamaya yaklaşan bir balona dönüştüğünü görmemizi sağlıyor. Bunca ihlalle toplanan verilerin oluşturduğu algoritmaların beklenen karşılığı vermediği ortaya çıkıyor yavaş yavaş. Bu dosya medya alanında çalışanlar için de fazlasıyla önemli. Çünkü uzun yıllar boyunca dijital reklamlar ana gelir modeli olarak görüldü ve herkes kendisini bu eksende tasarladı. Fakat işin gerçeği neyin çalıştığına dair kesin bir bilgi yok. Farklı bir alternatif bulunmadığı sürece reklama dayalı gelir modellerinin sonu yaklaşmakta gibi görünüyor.

ICIJ VERİ ANALİZ PROGRAMINI YAYINLADI: Söz konusu araştırmacı gazetecilik olduğunda, elinizdeki veriyi organize etmek ve incelemek işin en önemli kısımlarından birisi. Hele bu veriler altından kalkılamayacak sayıdaki farklı dosyalar hâlinde geldiği zaman iş zorlaşıyor. “Panama Papers” gibi büyük projeler ile bunu bizzat tecrübe eden International Consortium of Investigative Journalists sorunu çözecek bir araç geliştirmiş.

Özgür bir yazılım olan ve her işletim sistemini destekleyen Datashare aslında kapsamlı bir dosya düzenleme ve organizasyon yazılımı. Yazılımın arayüzü ve onunla yapabilecekleriniz araştırmacı gazetecilerin ihtiyaçları düşünülerek tasarlanmış. Dosyalarda geçen isimleri veya kavramları seçebiliyor, diğer dosyalarla gruplayabiliyor ve birçok farklı düzenleme ve arama yöntemini kullanabiliyorsunuz. Henüz beta sürümünde olmasına rağmen oldukça kullanışlı görünüyor.

THE ATLANTIC YENİ UYGULAMASINI YAYINLADI: ABD’deki köklü dergilerden The Atlantic bir süredir dijitalde nasıl bir dönüşüm gerçekleştireceğini planlıyordu. Bu dönüşümün en büyük aşamalarından birisi tamamen yenilenen tasarım ve sunum şekli ile geçtiğimiz hafta karşımıza çıktı.

Daha basit ve biraz da The New Yorker’ı ve e-bültenleri andıran yeni uygulaması birçok kişinin beğenisini kazansa da, uygulamayla ilgili dikkat çekici özelliklerden birisi herhangi bir yazıyı okumak için abone olmanın gerekmesi. Sitede aşamalı ödeme duvarı kullanan Atlantic’in neden böyle bir tercih yaptığına dair bir açıklama yok.

Elbette bu sade tasarımın bir akıma dönüşüyor olması dikkat çekici bir detay. Her ne kadar dijital yayıncılık bir sayfada daha zengin içerik imkânı verse de insanlar daha sade ve okuması rahat tasarımları tercih etmeye başlıyorlar. İlerleyen süreçte giderek daha fazla yayının benzer tasarım değişikliklerine gitmesi ve “temiz” bir dijital görünümü tercih etmesi muhtemel.

POLITICO TEKNOLOJİ GAZETECİLİĞİNE GİRİYOR: Politico, genellikle kendisini ortalama okurlar yerine doğrudan siyasetçilere veya alanında etki sahibi olanlara hitap edecek bir yayın politikasında konumlandıran bir yayın. Bu da daha farklı bir okur kitlesini ve haber yapma şeklini beraberinde getiriyor. Bu yüzden geçtiğimiz hafta Politico’nun Protocol isimli bir teknoloji yayını kurduğuna dair haberler yayılınca herkes meraklandı.

İlk haberlere göre Protocol, Politico benzeri bir yayın politikası izleyecek. Digiday’in haberine göre asıl hedef kitlesi C-seviyesi yöneticiler, teknoloji alanında üreten ve siyaset yapanlar olacak. Bu da elbette bildiğimiz teknoloji haberciliğine kıyasla daha farklı bir yaklaşım demek. 2020’nin ilk çeyreğinde yayın hayatına başlayacak platformun teknoloji gazeteciliği üzerinde nasıl bir etkisi olacağını kestirmek güç fakat şimdiden dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

İlginizi çekebilir:  Yaşlılar ve medya okuryazarlığı, yerelde dijital gazetecilik, teknoloji eğitimi

KISA KISA:

Roula Khalaf, Financial Times’ın 131 yıllık tarihindeki ilk kadın genel yayın yönetmeni oldu.

GIJN, Instagram’da daha iyi arama yapmanıza yardımcı olacak tavsiyeleri derledi.

Alman DuMont, okur sadakatini artırmak için öncelikli ziyaretçilerine daha fazla önem veriyor.

Adobe MAX 2019’da duyurulan ProjectSoundseek, ses dosyalarını daha “akıllı” düzenlemenizi sağlıyor (Video).

Facebook’a göre politikacı kime deniri geçtiğimiz hafta öğrendik.

New York Times, içerik yönetim sistemine entegre olan planlama aracını ve nasıl kullandıklarını anlattı.

Haftanın odağı: Gazeteciler için sosyal medya

Sosyal medya gazetecilik için bulunmaz bir nimet. Haberi mümkün olan en hızlı şekilde takip edebilmek, dünyanın hemen her yerine ulaşıp oradaki insanların ne konuştuğunu görebilmek ve yaptığınız işleri herkese ulaştırabilme ihtimali; gazeteciler ve sosyal medyayı ayrılmaz bir ikili hâline getiriyor.

Fakat sosyal medya yıllar içinde bir araç olmaktan çıkıp giderek bir yüke dönüşmeye başladı. Troller, bilgi kirliliği ve artan hızın bilgiyi ve haberi takip etmeyi giderek zorlaştırması birçok gazetecinin kendisine “sosyal medya kullanmama gerek var mı” diye sormasına neden oldu.

Eğer bu soruya hayır diyebiliyorsanız şanslısınız. Fakat sosyal medyaya mecbursanız bu hafta size kimi tavsiyeler ve rehberler derledim. Bunlarla biraz olsun sosyal medyanın kaotikliğinden kendinizi kurtarmanız mümkün.

Twitter ile başlayalım. En önemli şeylerden birisi listeleri kullanmanız. Emin olun herkesi takibe almak yerine listeler ile organize etmeye başladığınızda farkı anlayacaksınız. Eğer zaten listeleri kullanıyor ama Twitter’da aradığımı nasıl daha iyi bulup takip edebilirim diyorsanız şöyle güzel bir Tweetdeck rehberi de var. Eğer asıl derdiniz temizlik ise eski tweetlerden kurtulmak için bu rehbere bakabilirsiniz. Son olarak da hem gürültüden kurtulmak hem de kendinizi korumak için insanları engellemekten çekinmeyin.

Instagram ve Facebook, Twitter ile kıyasladığımızda daha kişisel platformlar. Elbette Instagram’da aradığınızı daha iyi bulmak için rehberler mevcut, fakat bunlara daha kişisel olarak bakmanızı ve bu hesaplarda daha savunma odaklı düşünmenizi tavsiye ederim. Eğer birileri size kızarsa ve internette saldırmak isterse ilk bakacağı yerler bu ikisi olacaktır. O yüzden gerçekten genel bir iletişim aracı olarak kullanmıyorsanız hesaplarınızı kilitlemenizde ve dijital ayak izinizi minimumda tutmanızda fayda var.

Diğer sosyal medya platformlarında gazeteci olarak aradığınızı bulmak pek mümkün değil. Snapchat’de arama yapmak zor, TikTok’ta neredeyse imkânsız, Tumblr’da kullanıcı kalmadı, Mastodon bir türlü büyümedi, Ello ve deviantart gibiler de unutuldu gitti. Bu saydıklarımı bir gazeteci olarak kullanmanız mümkün olmasa da muhtemelen ismini duyduğunuzda “Aaa, benim orada bir hesabım vardı” dedikleriniz olmuştur. Tavsiyem, o hesaplarınızın ne durumda olduğuna bir bakın, sonra da artık ihtiyacınız yoksa silin. Ya da hiç değilse bir temizlik yapın. Çünkü bu şekilde unutulan sosyal medya profilleri ilerleyen zamanlarda başkaları tarafından canınızı sıkmak için kullanılabilir.

Sosyal medya her ne kadar kullanışlı olmaya devam etse de, her platform sürekli bakım yapmanızı ve takipte kalmanızı zorunlu kılıyor. Bu yüzden çok fazla görünür olmak için uğraşmamakta ve her yeni platformda hesap açmamakta fayda var. Çünkü gazeteci olmak genellikle birilerinin sizinle uğraşmak istemesi için çoğu zaman yeterli olabiliyor. Bu yüzden hesaplarınızın güvenliği de her zaman öncelik vermeniz gereken konulardan birisi. Yalnızca iki aşamalı doğrulama kullanmak bile sosyal medya saldırılarının büyük kısmından sizi koruyacaktır.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Dijital reklamlara Dennis Rodman etkisi

Önceki içerik

Kemal Göktaş: Podcastin insanı daha özgür hissettiren bir yanı var

Sonraki içerik