KızBaşına: “Bir yandan makyaj temizlerken bir yandan feminizmi konuşuyoruz”

Takvimler 2017’yi gösterirken ODTÜ Öğretim Görevlisi Yeşim Çaplı Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı şiddet türlerini ve nefret söylemini azaltmak amacıyla KızBaşına’yı kurdu. KızBaşına, ODTÜ öğrencileri ile yaptıkları bir projenin dünya birinciliği ödülü alması sonucunda büyüyerek bir sivil toplum kuruluşu hâline geldi.

İsmini “Kız başına yapamazsın” söylemine karşı “Yaparsan kız başına yaparsın” sloganından alan oluşum, ilk günden itibaren toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı her türlü şiddetin önlenmesini, bu konuda toplumun bilinçlendirilmesini ve kadınların güçlendirilmesini amaçlıyor. Kadınların güçlenmesi ve eşitlik için birçok farklı projeye imza atan KızBaşına, sosyal medyanın etkisini de kullanarak daha fazla kadının sesini duyurmaya devam ediyor.

NewsLabTurkey tarafından EquaLab Programı kapsamında desteklenen yapımlardan KızBaşına’nın proje yöneticisi Alara Aksoy ile yayın politikalarını ve Konuşsak Mı? programını konuştuk.

KızBaşına NewsLabTurkey’nin desteklediği projelerden biri. NewsLabTurkey ile yollarınız nasıl kesişti?

KızBaşına ekibi olarak gerçekleştirmek istediğimiz fikirleri daha anlamlı ve güçlü bir hâle getirebilmek için her zaman farklı işbirlikleri arıyoruz. Yine bu amaç kapsamında araştırmalar gerçekleştirirken NewsLabTurkey’nin EquaLab Programı ile tanışmış olduk.

KızBaşına ekibi kaç kişiden oluşuyor? Nasıl bir çalışma rutininiz var?

Biz KızBaşına ailesi olarak, ana ekip 10 kişi olmak üzere, Türkiye’nin ve Dünya’nın pek çok yerinde bulunan gönüllülerimiz ile birlikte yaklaşık 60 kişilik bir ekibiz. KızBaşına bünyesinde hukuk, sosyal medya ve proje alanlarında çalışan pek çok farklı ekip bulunuyor. Her ekibin kendi içinde ayrı bir çalışma düzeni var. Haftalık olarak yaptığımız genel toplantılar ile herkesin her projeden ve gelişmeden haberdar olmasını sağlıyoruz. Yeni proje fikirlerinin üretim aşaması da bu şekilde ilerliyor.

KızBaşına’dan ne beklemeliyiz?

KızBaşına’dan her an her şeyi bekleyebilirsiniz. Çünkü eşitlik için gerçekleştirdiğimiz projeleri olabildiğince farklı yöntemler kullanarak hayata geçirmeye çalışıyoruz. Örneğin; VR ya da simülasyon teknolojisini kullandığımız farklı projelerimiz bulunmakta. YouTube programlarımızdan biri olan Konuşsak Mı?, feminizme ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dönük olumsuz toplumsal algılara karşı mücadele etmeyi, bu kavramları yeniden şekillendirmeyi ve bu konuların konuşulabildiği özgür bir alan yaratmayı hedefleyen bir program. Bu bağlamda, her bölüm başka bir konukla bir araya gelerek bir yandan makyajımızı temizlerken bir diğer yandan toplumsal cinsiyet, feminizm, toplumsal ayıplar ve tabular gibi önemli konular üzerine samimi bir sohbet gerçekleştiriyoruz.

“Kalben ile Konuşsak Mı?” başlıklı bölüm.

Yayın politikasında dikkat ettiğiniz, prensip belirlediğiniz neler var?

Yayın politikamızda, KızBaşına’nın genel prensiplerine de uyacak şekilde, cinsiyetçi ve ayrımcı bir dil yerine kapsayıcı ve saygıya dayalı bir iletişim dili kullanmaya özen gösteriyoruz. Programın konsepti eğlenceli görünse de asıl amacımız olan feminizme yönelik olumsuz algılara karşı mücadele etmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin öneminin vurgulanması amacından sapmamak en temel prensiplerimiz arasında.

Yayıncı olarak sosyal medyada sizi zorlayan veya tam tersi avantaja dönüşen şeyler oldu mu? Sosyal medya stratejilerinizi nasıl belirlediniz?

Sosyal medyanın; farkındalık yaratma, bilinç oluşturma ve eşitlikçi bir dil kullanımını teşvik etme konusunda güçlü bir araç olduğuna inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin doğurduğu şiddet türlerini ve nefret söylemini azaltmak amacıyla farkındalık yaratmak ve pozitif değişimin bir parçası olmak için sosyal medyanın gücünden faydalanıyoruz. Hayata geçirdiğimiz projelerin daha fazla insana ulaşabilmesi için sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanıyoruz. Her proje içeriğimizi elimizden geldiğince dijital olarak da erişilebilir hâle getirerek toplumun her kesimine ulaşmaya çabalıyoruz.

“Tülin Özen ile Konuşsak Mı?” başlıklı bölüm.

Rehberleri ve testleri nasıl hazırlıyorsunuz? Bu kaynaklar nasıl bir çalışma sürecinin ürünü?

Aslında biz de zaten ekip olarak Türkiye’deki zorluklara maruz bırakılan genç kadınlar olduğumuz için rehber ve testleri hazırlarken doğru bilginin ve bilinçlenmenin gerekli olduğu konuları göz önünde bulundurarak içerikleri seçiyor ve üretim aşamasına geçiyoruz. Bizler gibi toplumun geri kalanının da bu konularda doğru kaynaklara ulaşabilmesini ve faydalanabilmesini olanaklı hâle getirmeye çalışıyoruz. Özellikle cinsel sağlık, flört şiddeti, hukuki haklar gibi alanlarda fazlasıyla bilgi kirliliği olduğunun ve doğru bilgiye erişilmesinin ne kadar zor olduğunun farkındayız. O sebeple rehber ve testlerimizi hazırlarken uzmanlarla beraber çalışıyoruz.

Nasıl tepkiler alıyorsunuz, yorumlar nasıl? KızBaşına’nın projelerine katılmak ve/ya size destek vermek isteyen kişiler size nasıl ulaşabilir?

Aldığımız geri bildirimler bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Kadınların, kız çocuklarının doğru bilgiye ulaşabilmesi, kendi hakları üzerine bilinç sahibi olabilmesi bizim için çok önemli. Özellikle sosyal medya yönü güçlü bir sivil toplum kuruluşu olarak, fazlasıyla olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bize ulaşmak isteyen kişiler, KızBaşına internet sitesinde yer alan gönüllülük formumuzu doldurarak veya sosyal medya üzerinden duyurduğumuz açık ilanlarımızı takip ederek bize ulaşabilirler. Aynı zamanda websitemizde yer alan mail adresimiz üzerinden de bizimle iletişime geçebilirler.

Türkiye medyasında kadın haberlerine yeterince yer verilmediğini söyleyebiliriz. Maalesef genelde cinayet, istismar, şiddet haberleri geliyor akla. Kullanılan dilin de cinsiyetçi ifadeler içerdiği onlarca örnek var. Türkiye medyasının kadın haberleri ve kadınları ele alışı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Haberlerde kullanılan dilin zaman zaman cinsiyetçi ifadeler içermesi, özellikle şiddet ve istismar vakalarında mağdurların özel hayatlarının gereksiz yere detaylandırılması ve bu durumun sansasyonel bir şekilde sunulması, başarılı kadınların hikâyelerine ve toplumda pozitif etki yaratan kadınlara yeterince yer verilmemesi maalesef ki cinsiyet eşitliği mücadelesine zarar veriyor.

“Şule Belkıs ile Konuşsak Mı?” başlıklı bölüm.

KızBaşına birçok ödüle değer görüldü. Bu ödüller sizi ve ekibi nasıl motive ediyor?

Gerçekleştirdiğimiz projelerin etkisinin herkes tarafından görülüyor ve ardından ödüllendiriliyor olması bizleri her zaman çok mutlu ediyor. Başarılar herkes gibi bizleri de fazlasıyla motive ediyor. Herhangi bir projemizin, bir kadının bile hayatına dokunabildiğini görmek bizim için çok değerli. Aynı zamanda bu gibi başarılar sayesinde KızBaşına’nın yaptığı çalışmaların tanınırlığını ve prestijini artması da daha fazla insana ulaşmamıza sebep oluyor. 

Elde ettiğiniz niceliksel veriler var mı yakaladığınız ivme ile ilgili olarak paylaşabileceğiniz?

Konuşsak Mı? programı şu ana kadar yayınlanan 17 bölümü ile YouTube’da 350.000’den fazla izlenme elde etti. Instagram, TikTok ve Twitter gibi sosyal medya platformları üzerinden paylaşılan 50’den fazla kısa video ve paylaşımları ile ise dört milyonun üzerinde bir erişim yakaladı. KızBaşına YouTube kanalının ilk düzenli programı olan Konuşsak Mı?’nın bu kadar ilgi çekmesi ve düzenli artışlarla ivme kazanması gerçekten bizleri çok mutlu eden bir gelişme oldu. Umuyoruz ki programa yeni formatlar ekleyerek devam edebiliriz.

KızBaşına’nın diğer programlarını ve projelerini takip etmek istiyorsanız: InstagramTwitter (X)LinkedInYouTube.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir