Çevrimiçi Flört ve Flört Uygulamaları Haberlerde Nasıl Ele Alınıyor?

Dr. SERRA SEZGİN

Rapor Özeti

Geleneksel anlamda flört ya da flörtleşme pratiği 1990’lı yıllarda Siberalem ya da Match.com gibi websiteleri ile dijital platformları aracı haline getirerek gündelik hayata adapte olmaya başladı. 2000’li yılların ortalarından itibaren ise Tinder başta olmak üzere günümüzde son derece popüler hale gelen Bumble, OkCupid gibi mobil uygulamalar, başka bir deyişle çevrimiçi flört uygulamaları, flört olgusunu dijital uzama taşıdı. Bu durum özellikle son yıllarda hem sosyal bilimler literatüründe hem de medyada farklı bağlamlarda gündeme gelmeye başladı. 

Çevrimiçi flört, bir taraftan güvenlik ve romantik ilişkilerin otantikliğini kaybetmesi bakımından kaygı uyandıran bir olgu olarak ele alınırken diğer taraftan ifade ve sosyal etkileşim olanağı sunması bağlamında barındırdığı özgürleştirici potansiyele vurgu yapılıyor. Çevrimiçi flört uygulamalarına yönelik farklı yaklaşımların temelinde sosyal, kültürel ve ekonomik değişkenlerin rol alması, bu olguya yönelik değerlendirmelerde medyanın oynadığı rolü de analiz etmeyi gerektiriyor. 

Bu noktadan hareketle bu rapor, Türkiye’de çevrimiçi flört ve flört uygulamalarının hangi bağlamda haberlere konu edildiğini ortaya çıkarmayı amaçlıyor. Google Haberler üzerinden anahtar sözcük taramasıyla gerçekleştirilen araştırmada üç aşamalı bir analizden bahsedebiliriz. İlk olarak haber kaynaklarının çeşitliliği incelenmiş, çevrimiçi flört uygulamalarının ne tür kaynaklar tarafından ve hangi zaman aralığında haberleştirildiği sorusu yanıtlanmıştır. İkincisi, bu haberlerdeki dil ve söylemdeki tonlama biçimleri olumlu, olumsuz veya nötr olarak kodlanmıştır. Üçüncü ve son olarak da en çok tekrar eden bağlam ve söylemler doğrultusunda temalar oluşturularak haberlerin odaklandığı konular altı farklı kategoride analiz edilmiştir.

Araştırmanın neticesinde, çevrimiçi flörtün sıklıkla romantizm dolandırıcılığı bağlamında olumsuz bir söylem ile ele alındığı, flört uygulamalarının da bu bağlamda bir tehdit unsuru olarak konumlandırıldığı görülüyor. Ek olarak flört uygulamalarının romantik ilişkilerdeki dönüşümde oynadığı rolün vurgulanması da teknolojinin toplumsal hayatın merkezine yerleştirildiği izlenimini uyandırıyor. Öte yandan çevrimiçi flörtün ve flört uygulamalarının haberleştirilmesinde toplumsal cinsiyete nadiren odaklanılması ve LGBTİ+ bireyler ya da queer ilişkilerin haberlerde hiçbir şekilde yer almaması da dikkat çekici.

Çevrimiçi Flört ve Uygulamalar Üzerine

Flört ilişkisini, bireylerin duygusal ve/veya cinsel bağlılık etrafında zaman geçirmek, paylaşım sağlayabilmek üzere parçası oldukları, sosyal etkileşim içeren bir ilişki türü olarak tanımlamak mümkün (Kaplan, 2020: 528). Dijital dönüşümle birlikte pek çok gündelik hayat pratiği gibi flört ilişkisi de farklı boyutlar edinmiş, bir partner ile tanışmak bir bakıma daha kolay ve hızlı hale gelirken duyguları ifade etme ve yeni insanlarla tanışma biçimleri de çeşitli alternatifler kazanmış durumda (Sezgin, 2017: 139).

Çevrimiçi flört uygulamaları, flört pratiğinin dijital ortama taşındığı güncel uzamlar ve temelinde sosyal ağ sitelerinin bir parçası olarak ele alınabilir. Sosyal ağ siteleri, bireylere sınırlı bir sistem içinde genel veya yarı herkese açık bir profil oluşturma, bağlantı kurdukları diğer kullanıcıları listeleyebilme ve kullanıcılar tarafından oluşturulan bu listeleri görüntüleme ve bu ortamda gezinme imkânı sağlayan web tabanlı hizmetler olarak tanımlanabilir (boyd ve Ellison, 2007: 211). 

90’ların sonu ve 2000’lerin başında flört niteliği kazanan sosyal ağ sitelerinin Türkiye’deki en önemli örneği siberalem.com 2000 yılında kurulmuştur. 2012 yılında Tinder uygulamasının pazara giriş yapmasıyla çevrimiçi flört pratiği mobilite bağlamındaki vurgusunu güçlendirmiş, gündelik hayata daha derin bir katman ile eklemlenmeye başlamıştır. Dolayısıyla küresel anlamda mobil uygulama pazarında önemli bir dönüşüm başlarken eşzamanlı olarak flört pratiği odağında da zaman, mekân, uzam bağlamında kültürel ve ekonomi politik bir dönüşümün sinyalleri açığa çıkmıştır. Bugün hâlâ çevrimiçi flört denildiğinde akla ilk gelen ve liderliğini koruyan uygulama Tinder olsa da, günümüzde global pazarda önemli paya sahip uygulamaların sayısı artmaktadır. Bu çevrimiçi flört uygulamaları arasında OkCupid, Happn, Bumble, Hornet Türkiye’de en bilinen uygulamalar olarak sıralanabilir.

Çevrimiçi flört uygulamaları sundukları kullanıcı deneyimleri, hizmet ve sınırlılıkları, veri toplama ve işleme gibi teknik özelliklerinin yanı sıra kullanıldıkları ülkelere, hatta bölgelere/şehirlere, hitap ettikleri hedef kitlelere ve bu hedef kitlenin kültürel, ekonomik, dini, cinsel kimliklerine göre de birbirinden farklılaşıyor. Dolayısıyla söz konusu uygulamaları dijital meta olmanın ötesinde uygulama/ürün ve kullanıcı/tüketici perspektifinden, kültürel ve ekonomi politik arka planları göz ardı etmeden değerlendirmek gerekir. 

Çevrimiçi flört pratiğine ve flört uygulamalarına (ve elbette geleneksel/çevrimdışı flörte) yönelik algı ve tutumlar sosyal, ekonomik ve kültürel konjonktürlere göre değişkenlik gösterir. Örneğin flört uygulamalarını kullanmak kimileri için çaresiz bir arayış, “düşüş” (Tinder’a düşmek) olarak nitelendirilebilirken, içe dönük ya da sosyal anlamda girişken olmakta zorlanan bireyler için kendini daha rahat ifade edebilme olanağı sağlayabilir. Benzer şekilde, bir bakıma romantik ilişkilerin ya da öznenin metalaştığı platformlar olarak okunabileceği gibi flörtün toplum nezdinde meşrulaşması, baskılayıcı kültürel normların aşılması ya da farklı cinsel yönelimlerin görünürlük kazanması bağlamında özgürleştirici bir potansiyel taşıdığı da söylenebilir. Ya da güvenlik, dolandırıcılık gibi riskler içermesi bağlamında eleştirilirken pandemi nedeniyle yüz yüze iletişim ve etkileşim olanaklarının kısıtlanmasının, flört uygulamalarının kullanımını bir nebze meşru kılması olarak karşımıza çıkabilir. Farklı sosyal, ekonomik ve kültürel konjonktürlerde çevrimiçi flört pratiği, çevrimiçi flört uygulamalarına ve flörte (aşk, evlilik, romantik ilişkiler) yönelik yaklaşımlar, algı, davranış ve tutumlar da farklılık gösterebilmekte. Bu konuda kültürel normlar, sosyal çevre, din gibi pek çok farklı etmenin rol oynadığı; medya ve medyanın ürettiği söylemin de bu noktada önem kazandığı söylenebilir. 

Yalnızca flörte değil, çevrimiçi flörte ve flört uygulamalarına ilişkin toplumsal algı ve yaklaşım pekâlâ medya tarafından da şekillen(diril)ebilir. Dolayısıyla medyada bu olgunun nasıl konumlandığı, hangi bağlamlarda ele alındığı söz konusu algı ve yaklaşımları neden-sonuç ilişkisi içerisinde kavrayabilmek ve medya, çevrimiçi flört ve toplumsal algı arasında bağ kurabilmek bakımından araştırılmaya değer sorular olarak karşımıza çıkar.

Bu araştırma, tam da söz konusu noktadan hareketle Türkiye’de çevrimiçi flört ve flört uygulamalarının hangi bağlamda haberlere konu edildiğini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Günümüzde Türkiye medyasında çevrimiçi flörtün ve flört uygulamalarının nasıl temsil edildiğini raporlayarak, gündelik hayatımızda hem bireysel hem de toplumsal düzlemde bu olguya yönelik yaklaşımları ve algıyı teknolojinin yanı sıra kültürel bağlamda da nedensellik ilişkisi kurarak ortaya koyabilme fırsatı yakalamak mümkün olacaktır.

Araştırmanın Yöntemi ve Örneklemi

Bu araştırma, Google Haberler (news.google.com) üzerinden, herhangi bir tarih sınırlaması olmaksızın, “tüm zamanlar” seçeneği işaretlenerek yapılan anahtar sözcük taraması ile gerçekleştirilmiştir. “Online dating” kavramının Türkçede farklı çevirilerle kullanılması, bu çalışmada da ilgili arama motoru sonuçlarını kaçırmamak adına çeşitli taramalar gerçekleştirmeyi gerekli kılmıştır. Bu anlamda çevrimiçi flört, dijital flört, mobil flört uygulamaları (Narin, 2018), konum temelli tanışma uygulamaları (Aydoğan, 2020) gibi kavramların hem gündelik hayatta hem de literatürde farklı biçimlerde kullanılması, anahtar sözcüklerin çeşitlendirilmesinde rol oynamıştır. Nihayetinde aşağıdaki anahtar sözcüklerden toplam 228 arama motoru sonucu elde edilmiştir.

Grafik 1’de görülen anahtar sözcükler Google Haberler üzerinden tarandığında “online date” 3, “online flört” 15, “çevrimiçi flört” 80, “flört uygulamaları” 100, “dijital flört” anahtar sözcüğü ise 30 arama motoru sonucu sunmuştur. Toplam 228 arama motoru sonucundan tekrar eden içerikler, bağlamdan tamamen kopuk içerikler ve testler çıkarıldığında, toplam 111 farklı içerik elde edilmiştir. Bu noktada, arama motoru sonuçlarına ulaşırken algoritmaların oynadığı rolü de akılda tutarak araştırmanın sınırlılığını da belirtmek faydalı olacaktır. Google Haberler’de gerçekleştirilen arama motoru taraması 24 Eylül 2022 tarihinde sonlandırılmış ve elde edilen sonuçların bu tarihten 2018 yılına dek uzanmaktadır.

Grafik 2’de görüldüğü üzere analiz edilen haberlerin büyük çoğunluğu 2022 yılına aittir. 2020 yılı ve öncesinde ise sonuçlar giderek azalmaktadır. Bu durum pandeminin etkisiyle dijital iletişimin ve çevrimiçi flörtün yaygınlaşması, deneyimlerin artması, flört uygulamalarının çeşitlenmesi ve uygulama pazarındaki paylarının azımsanmayacak bir boyut kazanmasıyla da açıklanabilir. 

Bunun yanı sıra, arama motoru sonuçlarının önemli bir kısmı Onedio ve ListeList siteleri tarafından hazırlanan içeriklerinden oluşmaktadır. Söz konusu websiteleri doğrudan haber üreticisi konumunda olmasa da gündelik hayatımızda haber kaynağı olarak aktif rol oynaması nedeniyle analize dahil edilmiştir. Bunun haricinde webTekno, Marketing Türkiye, DonanımHaber gibi siteler de aynı sebepten analiz dışı bırakılmamıştır. Aşağıda, gazeteler ve sözü edilen blog niteliğindeki farklı kaynakların türlerine göre genel dağılımı görülebilir.

Analiz edilen 111 farklı içeriğin kaynaklarını türlerine göre ayırdığımızda 8 Onedio, 7 ListeList ve 32 içeriğin ise diğer çevrimiçi kaynak/forumlardan (webTekno, webrazzi, ShiftFelete vb.) olmak üzere toplam 47 içeriğin gazeteler dışındaki kaynaklardan elde edildiği görülebilir. Ek olarak Hürriyet (13) başta olmak üzere, Milliyet (6), Sözcü (6), Posta (5), Cumhuriyet (5) gibi resmi gazetelerden toplam 64 haber analize dahil edilmiştir. Analiz edilen içeriklerin kaynaklarına yakından bakıldığında aşağıdaki dağılımı görmek mümkündür.

Nihayetinde elde edilen 111 çevrimiçi haber, nitel içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu doğrultuda haberlerdeki söylem tonlama biçimine göre olumlu, olumsuz veya nötr şeklinde kodlanmış, ardından çevrimiçi flört ve flört uygulamalarını hangi bağlamda ele aldıklarına göre oluşturulan temalarla kategorileştirilmiştir.,

Araştırmanın Bulguları

Araştırmanın kapsam ve sınırlılıkları doğrultusunda, nitel içerik analizi uygulanan haberler olumlu, olumsuz ve nötr olarak kodlanmıştır. Haberlerde çevrimiçi flört ve uygulamalara ilişkin inşa edilen söylemlerin tonlama biçimleri (Van Dijk, 1979) üç farklı kategoride aşağıda belirtilen şekilde kodlanmıştır:

Olumsuz kod: Çevrimiçi flört ve uygulamaların içerdiği çevrimiçi riskler, oluşturduğu güvenlik tehditleri genelleştirilerek teknolojik gelişmelere ilişkin yansıtılan negatif görüşleri ve bu uygulamalarla ilişkili mağduriyet hikâyelerini içermektedir. 

Olumlu kod: Çevrimiçi flört ve flört uygulamalarının sunduğu fırsatları, olumlu öznel deneyimleri, kişisel hikâyeleri ve dolaylı olarak teknolojik gelişmelere ilişkin pozitif görüşleri içeren haberlere verilen kodu temsil eder.

Nötr kod: Flört uygulamalarını mobil uygulama pazarı ve finans bağlamında salt ekonomik perspektiften ele alan haberler, çevrimiçi flört ve flört uygulamalarını pozitif ve negatif yönleriyle bir arada değerlendiren haberler ve dolayımlı olarak flört tüyolarını odağa alan haberler ise nötr olarak kodlanmıştır. Söz konusu kodlama sistemine göre incelenen haberlerin dağılımı aşağıdaki gibidir:

Çevrimiçi flört ve flört uygulamalarını içeren haberlerin tonlama biçimlerine yakından bakıldığında, olumsuz tonlama biçimlerini içeren haberlerin sıklıkla kişisel verilerin korunması ya da dolandırıcılık bağlamında okuyucuya çevrimiçi flörtün risklerini aktardığı görülmektedir. Diğer yandan OkCupid gibi flört uygulamaları tarafından yürütülen araştırma verilerine dayanan haberlerin ise daha çok pazar ve teknoloji odağında yer almaları, bu içeriklerin çoğunlukla nötr olarak kodlanmasına yol açmıştır. Flört uygulamalarının ya teknolojik yenilik, pazar payı veya finans bağlamında nötr tonlama biçiminde ya da dolandırıcılık, siber güvenlik bağlamında olumsuz tonlama biçiminde haberlerde yer aldığı görülmektedir.

111 haberin içerdiği dil ve söylem daha yakından incelendiğinde ise farklı temaların işlendiği görülmektedir. Bu temalar ve her bir temanın içerdiği haber sayısı aşağıdaki grafikte verilmektedir.

Grafik 6’da görüldüğü üzere çevrimiçi flört uygulamaları 33 haberde teknolojik ve ekonomik gelişmeler, mobil uygulama pazarı, uygulamaların pazarlama stratejileri, sektörel dinamikler, veya uygulamaların kullandıkları algoritmalar bağlamında ele alınmıştır. En sık rastalanan ikinci kategoriyi ise “ilişkilerdeki dönüşüm” oluşturmaktadır. Bu kategoriyi, çevrimiçi flört uygulamalarının romantik ilişkileri nasıl dönüştürdüğünü ve dijital ortamda flört pratiğinin yüz yüze flörtten veya geleneksel romantik ilişkilerden nasıl farklılaştığını odağa alan 23 haber oluşturmaktadır. Bu kategorideki içeriklerin çoğunlukla çevrimiçi flört pratiğiyle gündeme gelen “ilişki trendlerine”, yeni kavramlara ve tanımlarına (örneğin; ghosting, karantina flörtü, lovebombing, orbiting, oysteringyer, vb.) yer verdiği dikkat çekmiştir. Yanı sıra flört uygulamalarıyla kadınların ilk adımı atmaya başladıklarına ilişkin görüşler de yine ilişkilerdeki dönüşüm temasındaki haberlerde yer almaktadır.

Analiz edilen haberlerin 22’si ise “romantizm dolandırıcılığı” (İng. romance scam) kategorisinde kodlanmıştır. Çevrimiçi flörtü siber güvenlik bakımından ciddi bir tehdit olarak işleyen ve olumsuz olarak kodlanan haberlerin neredeyse tamamını ifade eden bu kategoride iki temel noktanın dikkat çektiği söylenebilir. Bunlardan ilki bu haberlerin önemli bir kısmının bir virüs koruma programı olan Kaspersky tarafından yürütülen araştırma verilerine ve aynı şirketin sözcüsü ile yapılan görüşmelere dayandığı görülmektedir. Dikkat çeken ikincisi nokta ise, söz konusu 22 haberden 15’inin 2022 yılına ait olmasıyla ilişkilidir. Nitekim romantizm dolandırıcılığının 2 Şubat 2022’de Netflix’te yayınlanan “Tinder Avcısı” isimli belgesel filme paralel olarak gündeme taşınmış olma ihtimali düşündürücü niteliktedir.

İncelenen haberlerin 17’sinin okuyucuya flört tüyoları veren içeriklerden oluşması da ilgi çekici. Bu tarz haberler yine güvenlik, risklere karşı uyarı, dikkat edilmesi gereken detaylar ya da alınması gereken önlemler odağındaysa olumsuz tonda kodlanırken çevrimiçi flört sırasında nasıl mesajlar atılacağı, yapılması ya da yapılmaması gereken davranışlar minvalindeki içerikler ise inşa ettikleri söylem ve kullanılan dil bakımından değerlendirilerek olumlu veya nötr biçiminde kodlanmıştır. Popüler magazin dergilerinde sıkça rastlanabilecek türde içerikleri çağrıştıran flört tüyoları, analiz edilen haberlerdeki köşe yazıları ya da yaşam tarzı niteliğindeki içeriklerde sıkça karşılaşılmaktadır.

Öznel hikâye aktarımı kategorisi ise toplam 12 haberden oluşmaktadır. Söz konusu haberlerde ünlü kişilerin çevrimiçi flört deneyimleri ya da sıradan yurttaşların sıradışı deneyimlerinden yola çıkılarak hazırlanan haberler yoğunluktadır. Bu kategoride öznel hikâyeler ve spesifik olaylar bağlamında haberleştirilen içeriklere örnek olarak çiftler arasındaki derin yaş farkı, gelir düzeylerindeki farklılıklar, çevrimiçi flört uygulamalarını kullanan evli ve ünlü kişiler ya da çok eşlilik/çok aşklılık deneyimleri gösterilebilir.

Son olarak, çevrimiçi flört ve flört uygulamalarını ele alan 111 haberden yalnızca dördünün flört şiddetine değindiği görülmüştür. Romantik bir ilişkideki bir partnerin diğer partner üzerinde güç kullanması ve istismar etmesi anlamına gelen flört şiddeti, yalnızca fiziksel şiddeti değil, flört ilişkisindeki duygusal, cinsel veya sözel tacizi, istismarı, baskıcı veya kısıtlayıcı davranışları da kapsamaktadır (Kaplan, 2020: 529). Tamamı nötr tonlama olarak kodlanan bu dört haberden ikisi 2021 yılında yayınlanmış ve TED Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Merkezi’nden Flört Şiddeti Farkındalığı Araştırması bulgularını kaynak göstermiştir. Başka bir deyişle haberleştirilen flört şiddetinden ziyade sözü edilen araştırma bulguları olmuştur. Diğer yandan 2022 yılında yalnızca bir haber flört şiddetini gündeme taşırken ana akım medya tarafından da yine tek bir gazetenin (Sabah) çevrimiçi flörtü toplumsal cinsiyet bağlamında 2019 yılında haberleştirdiği dikkat çekmektedir.

 

Sonuç

Bu raporda, Google Haberler üzerinden yapılan anahtar sözcük taramasıyla Türkiye’de çevrimiçi flört ve flört uygulamalarının haberlerdeki yansımaları analiz edilmiştir. Araştırma süresince 64’ü gazete ve 47’si diğer çevrimiçi forum/kaynak olmak üzere toplam 111 haber nitel içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. İlk olarak arama motoru sonuçlarının 2022 yılında niceliksel olarak yoğunlaştığı görülmüştür. Algoritmik etki göz ardı edildiği takdirde bu artış pandemi nedeniyle sosyal hayatın kısıtlanmasına paralel olarak çevrimiçi flört deneyimlerinin artmasıyla, flört uygulamalarının çeşitlilik kazanmasıyla ve çevrimiçi flörtün medyada daha fazla gündeme gelmesiyle ilişkilendirilebilir. 

Haberler nitel içerik analizi yöntemiyle incelenirken haber dil ve söylemin tonlama biçimlerine bakıldığında ise çevrimiçi flört ve uygulamalarının çoğunlukla olumsuz bir söylem ile ele alındığı görülmüştür. Söz konusu olumsuz söylemin temelinde dolandırıcılık yer almaktadır. Bu bağlamda “romantizm dolandırıcılığı” teriminin sıkça kullanılması dikkat çekmektedir. Haberlerde flört uygulamalarının bu tür dolandırılma deneyimlerine yol açtığına ilişkin okuyucuyu korkutan bir dilin kullanıldığı ve bu tür olumsuz deneyimlere yönelik tehdit içeren bir unsur olarak ele alındığı dikkat çekmektedir. Bu noktada çevrimiçi ortamların çevrimdışından kopuk veya bağımsız olmadığını hatırlamak faydalı olacaktır. Diğer bir deyişle, duygusal ilişkilenme yoluyla gerçekleştirilen maddi veya manevi dolandırıcılık, sahtekarlık gibi istismar ve suç niteliğindeki davranışlara konvansiyonel romantik ilişkilerde de rastlandığından, flört uygulamaları veya herhangi bir teknolojik aracı bu tür deneyimlerin sorumlusu olarak işaretlemek teknolojik determinist bir yaklaşıma kaymanın yanı sıra durumun toplumsal boyutunu gözden kaçırmaya neden olacaktır. 

Analiz edilen haberlerin, tekrar eden bağlam ve söylem doğrultusunda “teknoloji/pazar”, “ilişkilerdeki dönüşüm”, “romantizm dolandırıcılığı”, “flört tüyoları”, “öznel hikâye aktarımı” ve “flört şiddeti” olarak altı temada odaklandıkları görülmüştür. Temalar genel olarak ele alındığında, ilişkilerdeki dönüşüm, öznel hikâyeler ve flört tüyoları kategorilerinde yer alan haberlerin bir kısmının flörtü ve çevrimiçi flörtü meşrulaştıran söylemler üretmesi bakımından olumlu, özgürleştirici bir nitelik taşıdığı söylenebilir. Ayrıca, öznel hikâyelerin hem çevrimiçi hem de çevrimdışı deneyimler, zaman, mekân ve uzamsal kesişimler çerçevesinde ele alınması gerektiği de açığa çıkmaktadır (Sezgin, 2017: 140).

Diğer yandan, özellikle kadına yönelik şiddetin, toplumsal cinsiyet temelli eşitsizliklerin ve ayrımcılığın Türkiye’de oluşturduğu derin gündem göz önünde bulundurulduğunda, kadına yönelik şiddet türlerinden biri olan flört şiddetinin gündemde yer almaması dikkat çekicidir (Yıldız ve Özarslan, 2022: 77). Benzer şekilde LGBTİ+ bireyler ve queer ilişkilerin haberlerde hiçbir şekilde yer almadığının da altı çizilmelidir.

 


 

Referanslar

Aydoğan, B. (2020). Konum Temelli Çevrimiçi Tanışma Uygulamalarını Kadınların Flört Deneyimleri Açısından Düşünmek: Tinder ve Happn. Moment Dergi, 7(2): 287-313. https://dergipark.org.tr/tr/pub/moment/issue/59402/754927

boyd, D. M. ve Ellison, N. B. (2007). Social Network Sites: Definition, History andScholarship. Journal of Computer-Mediated Communication, 13(1), 210-230.

Kaplan, B. (2020). Şiddetin Toplumsal Taşıyıcısı Olarak Flört Şiddeti: Ankara Örneği, Kent Akademisi, 13(3), 526-538.

Narin, B. (2018). Mobil Flört Uygulaması Wapa Hakkında Bir Netnografi Çalışması. Moment Dergi, 5(2), 343-367. http://www.momentdergi.org/index.php/momentdergi/article/view/353/634

Sezgin, S. (2017). Love in the Time of Social Media, Türkbilim, 5(22), 133-142. ISSN 1309-4254.

van Dijk, T. A. (1979). Pragmatique Connectives. Journal of Pragmatics, 3(5) 447-456. https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/0378216679900195

Yıldız, F. ve Özarslan, Z. (2022). Kadınların deneyimlerinden dijital flört şiddetine bakmak. Etkileşim, 9, 72-101. doi: 10.32739/etkilesim.2022.5.9.156

Araştırmacı Hakkında

Dr. Serra Sezgin

Araştırmacı

Dr. Serra Sezgin, 2020 yılından bu yana Ankara Bilim Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü öğretim üyesi ve bölüm başkanı olarak görev yapmaktadır. Hacettepe Üniversitesi İletişim Bilimleri Yüksek Lisans Programından mezun olmuş (2013), Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümünde doktora derecesini tamamlamıştır (2019). Doktora tezi, Dijital Oyun Ekosistemi: Yaratıcı Endüstri ve Emek başlığıyla e-kitap olarak yayınlamıştır (Alternatif Bilişim Derneği, 2020). Yeni medya, yaratıcı endüstriler, emek ve oyun çalışmaları alanlarında akademik araştırmaları ve yayınları bulunmaktadır.