Bu haftanın anahtar kelimeleri: Medya Oyununun Yeni Kuralları, Cellebrite, Semafor, Meta, seçimler yılı.
Medya oyununun yeni kuralları

n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!
Kyle Chayka’nın medyanın yeni kurallarını sıraladığı yazısı içinden geçtiğimiz dönüşüm sürecini anlamak için çok değerli bir metin. Bu haftanın odağında Chayka’nın kurallarını ve dönüşümü anlamanın önemini yazdım.
“Ne Okuduk” bölümünde YZ’nin seçimlerdeki etkisizliği, Semafor’un VIP üyelik programı ve daha fazlası var.
Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.
Haftaya görüşmek üzere!
—Ahmet Alphan Sabancı

Bu hafta ne okuduk?
YZ Seçimler Yılını Ne Kadar Etkiledi?
2024 yılının dünyanın birçok yerinde seçimlerle geçecek olmasının öneminden yıl başında bahsetmiştim. Bu kadar çok seçimin, üretken YZ teknolojilerinin popülerleştiği bir döneme denk gelmesi de bu teknolojilerin yanlış bilgi ve propaganda amaçlı kullanımı riskinin sürekli gündemde kalmasına neden oldu.
Ancak iki araştırmacının yıl boyunca derlenen seçim deepfakelerini incelemesinden çıkan sonuç, bu korkunun abartılı olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, inceledikleri YZ üretimi içeriklerin yarısının yanıltıcı amaçlı olmadığını, diğerlerinin ise YZ olmadan da kolayca üretilebilecek türde içerikler olduğunu gösteriyor. Yani bu YZ modelleri olmasa da bu tür yanlış bilgiyi kolayca üretmek mümkün.
Araştırmacıların özellikle vurguladıkları önemli bir nokta var: Yanlış bilgi konusunda, arz kısmına (yani üretilme şekillerine) odaklanmak yerine talep kısmına (yani insanların bu bilgiye ve onu paylaşmaya gösterdiği ilgiye) odaklanırsak daha iyi çözümler bulabiliriz. Çünkü teknolojiye odaklandıkça yanlış bilginin ortaya çıkmasına ve yayılmasına sebep olan asıl etkenleri gözden kaçırıyoruz.
Sırbistan’da Casus Yazılım Skandalı
Gazetecilerin ve aktivistlerin casus yazılımlarla hedef alınması maalesef sıkça gördüğümüz sorunlardan birisi. Özellikle bu yazılımları bir hizmet olarak satan şirketlerin artmasıyla birlikte dijital gözetim kolayca erişilebilir bir ürüne dönüştü.
Bu sorunun en yeni örneği Sırbistan’da karşımıza çıktı. Amnesty International tarafından yayınlanan rapor, Sırbistan polisinin ve istihbaratının gizlice bu yazılımları kullanarak gazetecileri nasıl gözetlediğini gösteriyor. Polis, bir yandan İsrail merkezli Cellebrite şirketinin yazılımlarını kullanarak gözaltı veya görüşme esnasında telefonların kilidini açıp veri toplarken, diğer yandan Android cihazlara yüklediği NoviSpy isimli casus yazılımla onları sürekli gözetliyor.
Bütün bunlar gazetecilerin özellikle riskli bölgelerde cihazlarının güvenliği konusunda daha dikkatli olması gerektiğini bir kez daha bize gösteriyor. Casus yazılımlar böyle kolay erişilebilir olduğu sürece maalesef gazeteciler ve diğer birçok kesim için dijital güvenlik önemli bir risk olarak kalmaya devam edecek.
Semafor’dan VIP Yayın
Bir yayının ayakta kalabilmesi ve sürdürülebilir bir şekilde devam edebilmesi için akıllıca stratejiler belirlemesinin önemi büyük. Kendisini rakiplerinden ayıracak ve okur kitlesine doğru bir şekilde hitap edecek adımlar attıkça o yayının büyüme ve sürdürülebilir olma ihtimali de artacaktır.
Semafor’un yeni üyelik modeli “The CEO Signal”, bunun çok iyi örneklerinden birisi. Semafor’un normal yayınlarının yanına eklediği bu özel üyelik, tamamen üst düzey yöneticilere ve onların ihtiyaçlarına hitap edecek bir yayınla yola çıkıyor. Başında Financial Times’ın eski editörlerinden Andrew Edgecliffe-Johnson’ın olacağı bu yayın, açılışını Semafor’un Davos’ta düzenlediği etkinlikte yapacak ve sadece davet edilen kişiler üye olabilecek.
Bu tür VIP bir yayının genel okur kitlesinin çok umrunda olmayacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Semafor’un bu projesi yayının genel marka değerini ve prestijini artırarak diğer yayınlarının da algılanma biçimini değiştirecek. Böylece hem The CEO Signal’in hem de diğer Semafor yayınlarının değeri ve gelir seviyeleri birlikte artmaya başlayacak.
Meta’nın Filistin Sansürü
Büyük sosyal medya şirketlerinin platformlarını kendi dünya görüşlerine göre şekillendirmesi ve belirli içerikleri kısıtlaması uzun zamandır tanık olduğumuz ve tartıştığımız bir konu. Ekim 2023’ten bu yana hemen her büyük platformun Filistin konusunda aldığı sorunlu tavrı da hepimiz gördük.
Her ne kadar özellikle Meta bu konuda konuşmaktan kaçınsa da BBC’nin yeni araştırması, Facebook ve Instagram’da Filistin’den gelen haberlerin nasıl kısıtlandığını açık bir şekilde gösteriyor. Ekim 2023’ten bu yana Facebook’ta İsrailli haber kurumlarının etkileşim oranı yüzde 37, Arapça haber kurumlarının neredeyse yüzde 100 artarken, Filistinli haber kurumlarının etkileşimi yüzde 77 azalmış. Bu yayınlarda çalışan gazeteciler de durumun net bir şekilde farkında olduklarını söylüyor.
BBC’ye konuşan bir Meta çalışanı, Ekim 2023’te Instagram algoritmasında yapılan değişikliklerle Filistinli kullanıcıların içeriklerinin baskılandığı gösteren belgeler paylaşarak bunun bilinçli bir karar olduğunu söylemiş. Yani Meta kasıtlı olarak Filistin’den gelen haber ve paylaşımları görünmez kılmak için elinden geleni yapmış.
Kısa Kısa
⚖️ Yatırımcıları dolandırmaktan yargılanan Ozy Media’nın kurucusu Carlos Watson, 116 ay hapis cezası aldı.
🤨 LA Times’ın sahibi Soon-Shiong, gazete yönetimine bir ay sonra ülkenin başına geçecek olan Donald Trump hakkında yazmaya ara vermelerini söylemiş.
📱 Flipboard ekibinin beta testine başladığı Surf isimli uygulama Mastodon, Bluesky ve RSS gibi birçok açık platformu tek yerden takip edebilmenizi sağlıyor.
🤖 Time dergisi Person of the Year serisinin içerikleri üzerinden çalışan yeni YZ botunu tanıttı.
🫥 The Washington Post gazetenin başına geçecek yeni bir isim arıyor ama kimse bu görevi istemiyor.
📱 ABD Yüksek Mahkemesi, TikTok yasağı konusunu 10 Ocakta görüşmeyi kabul etti.
📺 CNN’in yeterli doğrulama yapmadan yayınladığı haberde hapishaneden çıkarılan ve sivil olduğunu iddia ettikleri bir kişinin Esad hükümeti zamanından bir komutan olduğunun ortaya çıkması, kanal için ciddi bir krize neden oldu.

Haftanın odağı: Medya oyununun yeni kuralları
Belirli dönüşüm ve kırılma dönemlerinden geçerken yaşananları anlamlandırmak ve oluşan yeni dinamikleri görmek kolay değildir. Eğer kendinizi bunları okuma ve anlama konusunda eğitmediyseniz ya da bu konuda bir çaba göstermiyorsanız akıntıda sürüklenmeniz ve kaybolmanız kaçınılmaz olacaktır.
Maalesef özellikle son yirmi yıldır medya ve gazetecilik alanında önemli bir kesim için söz konusu olan durum tam olarak bu sürüklenme hâli. Bir kesim anlamak için çaba göstermediğinden bu durumda, diğerleri ise gördükleri bir ya da birkaç trendin her şeyi açıkladığını düşünerek her şeyi bunların üzerine kurduğu için.
Bu tür kırılma dönemlerinde genellikle karşımıza çıkan şeylerden birisi de olan biteni anlamlandırmaya çalışan metinler oluyor. 2010’larda yaşadığımız kırılma sürecinde bu rolü üstlenen metinlerin başında The New York Times’ın önce sızdırılan ama şu anda kendilerinin gururla sitelerinde yayınladığı “Innovation Report” geliyor. Sızdığında herkesin eleştirip küçümsediği bu rapor, o dönemde medyanın nasıl değiştiğini ve buna uyum sağlamak için neler yapılabileceğini anlatıyordu. NYT, zamanında bu dönüşümü anladı (ve anlattı), şu anda da meyvelerini yiyor. Aynısı bu raporu ve söylediklerini ciddiye alanlar için de geçerli.
Şu sıralar yeni bir kırılma noktasında olduğumuz ortada. Henüz bu dönüşümün boyutlarının nereye varacağını kestirmek zor olsa da dönüşümün türü ve etkilediği alanlar kendisini net bir şekilde gösteriyor. Henüz erken olsa da Kyle Chayka’nın geçtiğimiz günlerde yayınladığı “The New Rules of Media”, bu dönemin tanımlayıcı metinlerinden birisi olmaya aday.
Medya ve internete dair analizlerini her zaman değerli bulduğum Chayka, günümüzde yaşanan dönüşümün kilit özelliklerini birer kurala dönüştürmüş ve bir anlamda oyunun yeni kurallarını yazmış. Hepsi önemli olsa da kuralların ortaklaştığı iki noktadan burada bahsetmekte fayda var.
Birincisi, artık medya için en önemli olan şey marka değeriniz — ya da Chayka’nın deyimiyle kültünüz. İster birey olarak ister kurum olarak insanların gerçekten benimsediği ve parçası olmak istediği bir şey yaratmanız gerekiyor. Bunun işaretlerini 2020’de görmeye başlamıştık.
Bununla ilişkili olarak ikinci ortak tema ise tek bir şeyle sınırlı kalmamanın gerekliliği. Tek bir platforma veya içerik formatına kendinizi adamanın anlamsızlaştığı bir döneme giriyoruz. Bireysel veya kurumsal markanız öncelik olduğu için tamamen size ait olmayan hiçbir şeye kendinizi bağımlı hâle getirmemeniz gereken bir medya sistemine doğru ilerliyoruz. Mesele video veya podcast, A veya B platformu değil; mesele sizsiniz.
Tavsiyem, Chayka’nın yazısını derinlemesine okuyup üzerine kafa yormanız. Ardından da kendinize çizmek istediğiniz yol üzerine derinlemesine düşünüp gerçek bir strateji belirlemeniz. Çünkü önünüzdeki iki seçenekten birisi oyunun yeni kurallarına göre kendinizi hazırlamak, diğeri ise akıntıda sürüklenerek kaybolmak.









