n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!
Bu ayın odak konusu internetin yeni favori içerik formatı olan klipler. Bu formatın nereden çıktığını, neden bu kadar büyüdüğünü ve dijital medya üzerinde nasıl bir etkisi olacağını sizler için yazdım.
Ayrıca Mayıs ayı boyunca öne çıkan medya ve teknoloji dünyası haberlerini de her zaman olduğu gibi bültenimizde bulabilirsiniz.
Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.
Önümüzdeki ay görüşmek üzere!
—Ahmet Alphan Sabancı

Klip Çağına Hoş Geldiniz
Son haftalarda hemen her büyük platform başkalarının içeriklerini tekrar kullanan hesaplara dair önlemler alacağını açıkladı. Haberleri gören birçok kişi bunun sadece basit bir spam ve etkileşim avcılığı önlemi olduğunu düşünse de arkasında daha büyük bir trend var: klipçiler.
Kliplerin ve klipçilerin ne olduğunu anlamak için biraz geriye gitmemiz gerekiyor. Eğer Twitch gibi canlı yayın platformlarının ilk dönemlerinde bir parçası olduysanız, yayıncıların veya izleyicilerin zaman zaman “chat, clip this” dediğini duymuşsunuzdur. Yayında ilginç bir şey olduğunda izleyenler o kısmı yakalayıp bir kısa videoya dönüştürebiliyor ve bunların sonrasında da izlenip paylaşılabilmesini sağlayabiliyor.
Bu hâlâ aktif olarak kullanılan bir özellik olsa da hem canlı yayın platformlarının ve oradaki yayıncıların büyümesi hem de internette kısa videoların format olarak hakimiyeti ele geçirmesiyle birlikte bu kliplerin değeri artmaya başladı. Durum böyle olunca da sadece Twitch ve YouTube gibi platformlardaki canlı yayınların değil, her şeyin klibi yapılır hâle geldi. Bu tür klipler TikTok, Instagram ve daha birçok platformda viral olmaya başladıkça da formata ilgi arttı.
Elbette bu ilgi beraberinde bunu paraya dönüştürmek isteyenleri de getirdi. Bu da klipçiler dediğimiz hesapların doğuşuna alan açtı. Daha uzun içeriklerden alınan “viral olabilecek anlar” birer reklam aracı olarak görülmeye başlanınca hem içerik üreticilerin kendisi hem de fanları bu tür klipler üretip yaymak için ekstra çaba harcamaya başladı. Bir anda her podcast, YouTube kanalı, televizyon programı ve dizi klip paylaşır oldu.
Yeni bir iş yapıyorsanız ya da fan kitleniz yoksa üzülmeyin, onun da çaresi bulundu. Clipping ve Vyro gibi girişimler para karşılığı sizin işlerinizden klip üretip paylaşmaya hazır insanlarla buluşmanıza yardımcı oluyor. Perplexity gibi büyük şirketlerden tutun da daha fazla insana ulaşmak isteyen podcast üreticilerine kadar çok farklı kesimler bu servislerden faydalanıyor. Diğer yandan Riverside gibi podcast yapım uygulamaları YZ desteğiyle bölümünüzü analiz edip sizin için hazır klipler üretebiliyor.
Klipler ve klipçilik büyümeye devam etse de bunun ne kadar etkili olduğu konusunda kesin bir şey söyleyen birilerini bulmak zor. Evet, belki birkaç klip çok fazla izleniyor ama bunlar bir reklamda olduğu gibi size geri dönüyor mu emin değilim. Çoğu insan bu videolara genellikle TikTok ve Instagram’da denk geliyor ve bu platformlarda link vermek pek de mümkün değil. İlginç bir klibe denk gelen kaç kişi daha fazlasını öğrenmek veya o kişiyi takip etmek için çaba gösteriyor olabilir?
Diğer yandan klipçilik sadece olumlu reklam için kullanılmıyor. Sonuçta klip mantığı tamamen bağlamından koparılmış içerikler üretmek olduğu için bunu kötü niyetli bir şekilde kullanmak da mümkün — ki bunu yapanları da bolca görüyoruz. Klipçilik mantığının yaygınlaşması ve normalleşmesi, sosyal medyanın getirdiği bağlam eksikliği sorununu daha derin bir boyuta da taşımaya başlamış olabilir.
Ancak kesin olan bir şey varsa, 2026 boyunca klipleri ve klipçileri konuşmaya devam edeceğimiz. Bu dalgayla birlikte kısa video formatının da bir evrim geçireceğinden şüphem yok ama tam olarak nereye gideceğini henüz kestiremiyorum. Balon patlayabilir de, bambaşka bir yöne doğru büyümeye devam da edebilir.

Mayısta Ne Okuduk?
Gazetecilik Dünyası
- Gazetecilik dünyasının en meşhur ödüllerinden birisi olan Pulitzer’in 2026 kazananları açıklandı. Aralarında birçok başarılı ve dikkat çekici iş var ancak üzerine en çok konuşulanlardan birisi spor gazeteciliği alanından geldi. Uzun yıllar ana akım medyada çalıştıktan sonra bağımsız ilerlemeye karar veren NBA muhabiri Pablo Torre, podcastinde ortaya çıkardığı büyük bir haber ile ödülü kazandı. Bu kariyer rotasını seçenlerin büyük kısmı istedikleri kadar başarılı olamasa da Torre bunun imkansız olmadığını gösterdi.
- CNN’in kurucusu Ted Turner, 7 Mayısta hayatını kaybetti. Turner televizyon haberciliğini tamamen dönüştürmesi ve 7/24 haber yayıncılığını icat eden isim olması sebebiyle gazetecilik tarihine geçti. Bu katkısının gazetecilik için ne kadar iyi ya da kötü olduğu ise hâlâ devam eden bir tartışma.
- Politik olarak pozisyonuna daha bağlı olan insanlar genellikle kendi taraflarını hedef alan haberlerin daha sık yapıldığını ve medyanın onlara düşman olduğunu düşünme eğiliminde oluyor. “Düşman medya etkisi” adı verilen bu durumun örneklerini her yerde görmek mümkün. Yeni bir akademik çalışma, aynı psikolojik etkinin yanlış bilgi için de geçerli olduğunu ve insanların kendi politik tarafları hakkında daha fazla yanlış bilgi üretilip haksız bir şekilde hedef alındığını düşündüklerini gösteriyor.
Medya Ekonomisi
- TheGamer, Polygon ve daha birçok “içerik değirmeni” sitenin sahibi olan Valnet isimli medya şirketinin bundan sonra yazdıkları haberler belirli bir tıklanma sayısına erişmeyen yazarlara ödeme yapmama kararı almış. Görüntülenme ve reklam temelli gelir modelinin sonuna yaklaştığımızı biliyordum ama bu tür çaresizlik göstergeleri sonun ne kadar yakın olduğunu daha net bir şekilde gösteriyor.
- 2010’larda dijital medyanın devi olan birçok ismi şu anda neredeyse hiç konuşmuyoruz çünkü o dönemin yarattığı ekonomik balonun sönmesiyle birlikte hemen hepsinin değeri ve gücü de kaybolmaya başladı. BuzzFeed’in çoğunluk hisselerinin 120 milyon dolar gibi zamanında biçilen değerinin çok altı bir fiyata satılması sektördeki birçok insanın o zamanları hatırlamasına neden oldu. Axios da zamanında BuzzFeed ve Vice gibi şirketlere biçilen değerleri ve satış fiyatlarını kıyaslayarak bize bunu hatırlatmak istemiş, iyi de yapmış.
- Mayıs ayında gördüğümüz tek büyük satış BuzzFeed değildi. James Murdoch, Rupert’ın oğlu, Vox Media’nın büyük bir kısmını 300 milyon dolar karşılığında satın aldı. Satın almaya dahil olmayan beş yayın —SB Nation, The Verge, Eater, The Dodo, ve Popsugar— yeni kurulacak ayrı bir şirketin çatısı altında hayatlarına devam edecek. Satın alınanlara ne olacağını ise bekleyip göreceğiz.
- Görünüşe göre mikro ödemeler tekrar gündemimize giriyor. Şu ana kadar başarılı olmasalar da hem Kenya’daki iki büyük gazete hem de Sam Altmanmikro ödemelerin gazetecilik için önemli bir gelir modeli olabileceğini düşünüyor.
Yasalar ve Yasaklar
- ABD hükümetinin gazetecilere karşı baskı çabaları sadece ülkede yaşayan gazetecilerle sınırlı kalmıyor. Kosta Rika’da Trump’a yakın olan hükümetin yaptıkları işler nedeniyle pek sevmediği gazete La Nación’un beş yöneticisinin vizeleri iptal edilerek ABD’ye girişleri engellendi. Resmi bir sebep açıklanmasa da bunun politik gerekçelerle yapıldığının herkes farkında.
- Önce protestolar, sonra savaş İran’da internete ve bilgiye erişimi olduğundan daha da zor hâle getirdi. Her ne kadar internet erişimi kısmi olarak geri dönmeye başlasa da, ülkede gazetecilik yapmak artık eskisinden de tehlikeli.
- İsrail ordusunun Filistinli tutuklulara cinsel saldırılarda bulunduğuna dair iddialar gazeteci Nicholas Kristof tarafından New York Times’da yayınlanmış ve tüm dünyada gündem olmuştu. İsrail hükümetinin buna cevabı ise Kristof ve Times’ı iftira davasıyla tehdit etmek ve haberi kaldırmaları için gözlerini korkutmaya çalışmak oldu.
Medya ve Teknoloji
- Google’ın geleneksel I/O etkinliği yine sayısız haberle birlikte geldi. Bunlar arasında özellikle aramada YZ kullanımının artacak olması medya sektörü açısından belirsizliğin yeni bir boyuta taşınmasına sebep olacak gibi görünüyor. Diğer yandan Google aramalarda abone olduğunuz yayınları öne çıkaracak ve tercih ettiğiniz kaynakların YZ tarafından kullanılmasını sağlayacak yeni bir özellik getirerek bunu dengelemek istiyor ama insanların bu özelliği ne kadar aktif kullanacağı büyük bir soru işareti.
- Meta geçtiğimiz ayı diğer platformların özelliklerini kendisine kopyalayarak geçirdi. Önce Snapchat, Tumblr ve X gibi platformlardan aşina olduğumuz abonelikle daha fazla özelliğe erişim imkanını duyurdular. Ardından da kısa bir süreliğine popüler olup sonra unutulmaya başlanan BeReal uygulamasının basit bir hâlini Instants adıyla Instagram’a entegre ettiler. Yapay zekâ ve metaverse cephelerinde aradığını bulamayınca eski yöntemlere geri dönmeye karar vermiş gibi görünüyorlar.
Yapay Zekâ
- The Economist, YZ platformları ile farklı şeyler deneme konusundaki en girişken yayın olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz ay içerisinde ChatGPT için geliştirdikleri özel bir app ile The Economist’in veri görselleştirmelerini doğrudan ChatGPT içerisinde kullanmanız mümkün hâle geldi.
- Eğer ABD seçimlerine dair sağlıklı ve hızlı verilere ihtiyacınız varsa, en iyi seçeneğiniz Associated Press. OpenAI da bunun farkında olacak ki, AP’nin seçim müşterileri arasına katılmış. Her ne kadar YZ şirketlerine veri lisanslamanın anlamlı bir gelir modeli olup olmayacağı şüpheli olsa da, bu tür gelişmeleri görmek güzel.
- YZ üretimi metinleri tespit etmenin kesin bir yolunu bulmamız imkansız olsa da bu konuyla ilgili tartışmalar sürmeye devam ediyor. Granta’nın yarışmasını kazanan eserden ödülü YZ destekli olduğu iddiasıyla geri çekmesi ve buna kanıt olarak “Claude’a sorduk, o da YZ destekli olduğunu söyledi” demesi bunun son örneği. Bu modellerin YZ yazımını tespit etme yeteneği yok ve eser YZ destekli yazılmış olsa bile bunu bir kanıt olarak kullanamayız. Ancak teknolojiye dair bilgi eksikliği bu tür hataların sıkça karşımıza çıkmasına neden oluyor.
- Medya sektöründe çalışanlar ve yönetim arasında YZ kullanımına dair gerilimler de devam ediyor. Ancak New York Times cephesinde alışık olduğumuzdan farklı bir örnek var. Yönetim YZ destekli bir araç ile çalışanların performansını denetlemek isteyince sendika bunun sözleşme ihlali olacağını söyleyerek mücadele etmeye başladı.
- Papa Leo’nun yapay zekâ üzerine yazdığı “Magnifica Humanitas” başlıklı uzun mektup son günlerin en büyük tartışma konularından birisi oldu. Büyük ihtimalle önümüzdeki dönemde üzerine daha çok konuşulacak ve diğer dinlerin de YZ tartışmasına dahil olduğunu görmeye başlayacağız.

