Bu haftanın anahtar kelimeleri: Meta, Washington Post, Getty Images, Reuters.
Meta’dan Maga’ya Giden Yol

n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!
Zuckerberg’in Meta platformlarında ve şirket yönetiminde yaptığı değişiklikler özellikle teyitçilerle olan anlaşmanın iptali üzerinden bolca konuşuldu. Ben de bu haftanın odağında bütün bu değişimlerin arkasındaki motivasyonu anlatmaya çalıştım.
“Ne Okuduk” bölümünde ise Reuters Institute trend raporu, Getty ve Shutterstock’un birleşmesi ve daha fazlası var.
Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.
Haftaya görüşmek üzere!
—Ahmet Alphan Sabancı

Bu Hafta Ne Okuduk?
WaPo’da Karikatür Sansürü
2021 yılında Washington Post hakkında yazdığım bülten odağında gazetenin nasıl kendisini iyi bir noktaya getirdiğinden ve NYT’nin tahtına göz koyduğundan bahsetmiştim. Aradan geçen sürede o başarılı gazetenin yerini krizlerle ve yönetim sorunlarıyla anılan bir gazete aldı.
Geçtiğimiz hafta Post yine gündemdeydi ve bunun sebebi bir başka krizdi. 2008 yılından bu yana gazetede çalışan ve işleriyle Pulitzer ödülü kazanmış karikatürist Ann Telnaes, bir blog postuyla gazeteden istifa ettiğini duyurdu. Sebebi ise 16 yıldır ilk defa gazetenin bir karikatürünü sansürlemesi. Üstte taslağını görebileceğiniz karikatürün engellenmesinin sebebi de Jeff Bezos’un Trump’la ilişkisini eleştirmesi.
Trump’ın göreve başlamasına günler kala, ona iyi görünmek için çabalayan CEO’ların sayısı giderek artıyor — bir diğeri de bu haftanın odak konusu. Maalesef ABD’deki gidişat bunun önümüzdeki dört yıl boyunca süreceğini ve bu süreçte de basın ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere birçok kesimin haklarına ciddi şekilde zarar vereceğini gösteriyor.
Reuters Institute’den 2025 Trend Raporu
Sanırım Reuters Institute dediğimizde herkesin aklına direkt “Digital News Report” ve “Journalism and Technology Trends and Predictions” raporları geliyor. İlkinin yayınlanmasına daha var ama sektör liderlerinin öngörülerinin derlendiği rapor hafta içerisinde geldi.
Her yıl olduğu gibi yine okumaya değecek bir çalışma olmuş. Eğer sektörü aktif bir şekilde takip ediyorsanız bazı kısımları fazla tanıdık gelebilir ama her şeyi bir arada toplanmış hâlde okumak genel çerçeveyi anlamayı da kolaylaştırıyor. Mesela yöneticiler arasında gazeteciliğin bu yıl daha kötüye gideceğini düşünenlerin sayısında ciddi bir artış olduğunu ama aynı zamanda yüzde 56’sının kendi kurumlarının bu yıl daha da iyiye gideceğini düşündüğünü görünce bu iki verinin anlamı ve değeri de değişiyor.
Getty ve Shutterstock Birleşiyor
Stock fotoğraflar medya kurumlarının hayat damarlarından birisi. Eğer abonelik alabilecek bütçeniz küçükse Shutterstock, büyükse de Getty Images aboneliği almak şart. Eğer Getty Images gibi büyük bir şirketseniz de Shutterstock’u tamamen almayı düşünebilirsiniz.
Hafta içerisinde Getty’nin buna yakın bir şey yaptığını ve Shutterstock ile birleşerek 3.7 milyar dolar değerinde bir deve dönüşeceğini öğrendik. Getty Images adıyla anılacak bu yeni şirketin çatısı altında Getty Images, Shutterstock, iStock ve Unsplash olacak. Yani teknik olarak stock fotoğraf dünyasının hakimine dönüşecekler. Normalde bununla ilgili bir tekelleşme soruşturması olabilir diye düşünürdüm ama Trump yönetiminin umrunda bile olacağını sanmıyorum.
Reuters ve Gannett’ten Ortak Paket
Haber ajansları bir yandan haber kurumlarının —özellikle de küçük çaplı olanların— güncel haber ihtiyacını karşılarken, diğer yandan dünyanın her yerinden haberlerin daha yaygın hâle gelmesini sağladıkları için okurlara da büyük fayda sağlayabilen kurumlar. ABD’de bu konuda akla ilk gelen isim Associated Press olsa da yeni bir teklif ortamı kızıştıracak gibi görünüyor.
Reuters tarafından duyurulan yeni abonelik paketi yalnızca Reuters haberlerine erişim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda USA Today gazetesinin ve birçok yerel haber kurumunun sahibi olan Gannett’in haberlerine de erişim imkanı veriyor. Reuters’ın mevcut paketinin üstüne yerelde bu kadar yaygın bir kurumu eklemek hem ABD’de hem de dünyada birçok kurumun aboneliği düşünmesi için yeterli olabilir. Bunun Associated Press’i nasıl etkileyeceği ve AP’nin bir karşı hamle yapıp yapamayacağı da çok kişinin cevabını merak ettiği bir soru.
Kısa Kısa
🍏 Apple’ın bu yıl içerisinde News uygulamasını daha fazla ülkeye açmayı planladığı söyleniyor ama bu ülkelerin hangileri olacağı konusunda bir bilgi yok.
🇺🇸 Los Angeles’taki yangınlarla ilgili güncel durumu takip etmek isteyenlerin başvurduğu araçlardan birisi gönüllüler tarafından geliştirilen Watch Duty isimli bir uygulama.
🤖 Google, CES’te tanıttığı yeni TV işletim sistemine YZ modeli Gemini ile haberleri özetleme ve derleme özelliği de eklemiş.
📚 Eğer YZ, algoritmalar ve alakalı teknolojiler konusunda daha özenli çalışmak istiyorsanız buradaki kaynaklar işinize yarayabilir.
🤖 Apple’ın YZ bildirim özetlerinin bazı haberleri yanlış özetlemesi üzerine Apple bunların YZ özeti olduğunu daha da belirgin hâle getireceğini söyledi.
🤦 Microsoft’un Bing’i kullandırmak için başvurduğu yollara insanları kandırıp Google’da olduklarını zannetmelerine neden olacak bir tasarım kullanmak da eklendi.

Haftanın Odağı: Meta’dan Maga’ya Giden Yol
Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesi onun gücünden faydalanmak veya gözüne girmek isteyenlerin kendisini paralamaya başlamasına neden oldu. Silikon Vadisi de Trump ile iyi geçinip ondan faydalanmak isteyen grupların başında geliyor. Elon Musk ve Marc Andreessen gibiler zaten malum ama bir de Trump’ın seçim öncesinde istediklerini yapmadığı için hapse atmakla tehdit ettiği Mark Zuckerberg gibiler var.
Zuckerberg zaten Trump seçimi kazandıktan sonra onun yemek davetlerine katılmak veya milyon dolarlık bağış yapmak gibi yollarla onun gözüne girmek ve başkanlığın gücüne yaklaşmak için adımlar atmaya başlamıştı. Fakat bununla yetinmeyeceğini herkes tahmin ediyordu. Özellikle Meta’nın çatısı altındaki platformlarda bir şeylerin değişeceği kesindi.
Önce isim değişiklikleri geldi. Meta’nın global politika başkanlığı görevi Nick Clegg’den alınıp Joel Kaplan’a verildi. Kaplan Cumhuriyetçi partinin önde gelen isimlerinden ve George W. Bush zamanında Beyaz Saray’da çalışmış birisi.
Zuckerberg bununla da yetinmedi, Ultimate Fighting Championship isimli dövüş liginin başkanı ve CEO’su Dana White’ı da Meta’nın yönetim kuruluna ekledi. Tahmin edersiniz ki White’ın aynı zamanda Trump’la da samimi bir ilişkisi var.
Şirketin yönetimi değiştiğine göre şimdi sıra platforma geldi. Trump ve destekçilerinin en çok şikayet ettiği şeyler ifade özgürlüklerinin kısıtlandığı ve teyitçilerin, gazetecilerin ve büyük platformların onları sansürlemesi. Bu şikayetlerin doğruluğunu veya asıl talep ettiklerinin ne olduğunun artık bir önemi kalmadı. Trump’ı mutlu etmek için bunları değiştirmek şart.
Bunu yaparken olabildiğince Trump ve destekçilerinin kullandığı kavramları ve argümanları tercih etmesi de zaten bu değişikliklerin arkasındaki motivasyonun en önemli göstergesi. Daha Ağustos ayında AB’ye verdikleri raporda teyitçilerle yaptıkları ortaklığın ne kadar faydalı, başarılı ve önemli olduğunu anlatmışkenbugün teyitçilerin sansürcü olduklarını iddia etmenin başka hiçbir açıklaması olamaz..
Teyitçiler hakkında söylediklerinin ne kadar yanlış olduğunu ve bu değişikliğin nasıl kötü sonuçları olabileceğini konuya benden daha hakim birçok isim anlattı. Burada Zuckerberg bariz bir şekilde kendi şirketini korumak için bu insanları günah keçisi ilan ediyor.
İşimiz sadece teyitçilerle bitmiyor, bir de şu sansür meselesini çözmemiz lazım. Genellikle Trump ve destekçileri platformun nefret söylemi kurallarına çok takılıyor, o zaman bunları uygun bir şekilde değiştirelim ki istediklerini söyleyebilsinler. Zaten 7 Ocakta yayınlanan değişikliklerde nelerin kaldırılıp nelerin eklediğine dikkatlice baktığınızda bunun özel bir kesimin taleplerine göre yazıldığını net bir şekilde görebiliyorsunuz. Çoğu değişiklik tam olarak aşırı sağcı grupların, komplo teorisyenlerinin veya inceller gibi kesimlerin kullandığı argümanları muaf tutmak için yeniden kurgulanmış.
Zuckerberg’in videosunda dikkatimi çeken noktalardan birisi de kendisinin Trump’a yaptığı “diğer ülkeler bizi denetlemeye çalışıyor, bizi sansüre zorluyor, koru bizi” çağrısı oldu. ABD’de birçok konuda istediklerini yapabilirken Avrupa’da veya başka ülkelerde denetleniyor olmanın çözümünü Trump’da görmesi de aslında Zuckerberg’in asıl derdinin ne olduğuna dair güzel bir işaret. Bir yandan TikTok gibi Instagram’a rakip platformlar, diğer yandan AB gibi her istediğini yapmana izin vermeyen kurumlar varken çareyi Trump’ın milliyetçi duruşunun arkasına sığınmakta görmesi bütün bunların arkasındaki motivasyon olabilir.
Bütün bunlar Zuckerberg’in hedefine ulaşmasına yetecek mi emin değilim. Çünkü bir kez böyle taviz vermeye başladığınızda devamının gelmesi kaçınılmaz. Trump da bunun farkında. Başkan olduktan sonra sahip olacağı güçle birlikte elindeki bu kozu da sık sık kullanacaktır diye düşünüyorum. Yani Zuckerberg —ve diğer birçok CEO— böyle hamlelerle kendini sağlama aldığını zannederken kendilerini çok daha güvensiz bir pozisyonda bulabilir.
Peki bu detayları bilmek neden önemli? Çünkü yıllardır benzer retoriklerle onlarca kez karşılaşmamıza rağmen Elon Musk ve Mark Zuckerberg gibi isimlerin asıl niyetlerini gizlemek için ifade özgürlüğü gibi kavramları kılıf olarak kullanmasına kanan çok fazla kişi var. Eğer dertleri gerçekten ifade özgürlüğünü korumak olsaydı bunun yerine yıllardır kendilerinden talep edilen bir yığın değişikliği yapabilirlerdi.
Sonuç olarak bütün bunları Mark Zuckerberg’in Meta’yı MAGA’laştırarak kendisini dört yıl boyunca güvene almak için oynadığı bir kumar olarak görmek mümkün. Fakat bu kumarın sonucunda şimdiden kaybedenler ise yanlış bilgiye giderek daha fazla maruz kalacak olan kullanıcılar, artık kendilerine haraket etmenin ve onları aşağılamanın serbest bırakıldığı kadınlar, LGBTQ+ bireyler ve azınlık gruplar oldu. Önümüzdeki dört yılda da bunlara yenilerinin eklenmesi kaçınılmaz gibi görünüyor.









