Ne Okuyoruz

Uzaktan birlikte çalışmak, e-spor dalgası, öngörü gazeteciliği

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta daha farklı bir tasarımla karşınızdayız. Yaklaşık bir buçuk yılın ardından bültenimizin tasarımında kimi değişiklikler yapmanın zamanı geldi diye düşündük. Yeni tasarımımızın son hâlini alması biraz daha vakit alabilir. Bu süreçte beğendiklerinizi ve beğenmediklerinizi bana yazabilirsiniz.

Bültenimiz yine dolu dolu. “Ne Okuduk” bölümünde COVID-19 krizi, spor medyası ile e-spor ilişkisi ve Reddit’in pandemi sürecinde yaptıkları öne çıkan başlıklar. “Haftanın Odağı” ise uzaktan çalışma. Konuya dair genel bir perspektif çizmeye ve bu dönüşüm sürecinde dikkat edilmesi gereken kimi noktalara değindim.

Bu haftalık benden bu kadar. Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Haftaya görüşmek üzere! İyi okumalar!

—Ahmet A. Sabancı

Bu hafta ne okuduk?

COVID-19 KRİZİNDE BU HAFTA

Geçtiğimiz bir buçuk ay, pandemi ile birlikte zaten zor durumda olan medya sektöründe ciddi bir krizin başlamasına neden oldu. Bu hafta da krizin etkileri hissedilmeye ve kurumlar tarafından kimi adımlar atılmaya devam edildi. 

Önümüzdeki altı ay içerisinde gelirlerinde 20 milyon poundluk bir kayıp bekleyen The Guardian buna karşı önlem almak için geçici işten çıkarma ve yönetimde maaş kesintisi yoluna başvuruyor. Financial Times ise kimsenin işinden olmaması için üst düzey yöneticilerin ve yönetim kurulunun maaşlarında kesinti yapmayı tercih etti. Reklam gelirlerinin neredeyse tamamen eridiğini söyleyen LA Times ise işten çıkarmaların yanında çatısı altındaki üç yerel gazeteyi de kapama kararı aldı. BuzzFeed için de işler iyi gitmiyor. Twitter’ın sponsorluğunu çekmesi ile sabah programı “AM to DM”i sona erdirmelerinin yanı sıra BuzzFeed Germany’i de satışa çıkardılar. Wired, GQ, The New Yorker gibi birçok büyük yayını çatısı altında barındıran Condé Nast da yüzlerce kişiyi işten çıkarmayı planlıyor.

Geçtiğimiz hafta yaşananların yalnızca kısa bir özeti diyebileceğimiz bu örnekler bile krizin ne kadar derin bir etki bırakacağını gözler önüne seriyor. Bu küçülmelerin, işsiz kalan gazetecilerin ve medya çalışanlarının nasıl bir dönüşümü beraberinde getireceğini ya da bundan sonrası için nasıl bir planlama yapmak gerektiğini şu anda kestirmek güç. Şu anda krizin etkisini henüz hissetmemiş kurumların da kapsamlı bir acil durum planı yapması şart. Çünkü ekonomiye dair tüm beklentiler genel ekonomik krizin de uzun soluklu olacağını gösteriyor.

REDDIT COVID-19 İÇİN SAĞLIKLI BİLGİNİN KAYNAĞI OLDU

Birçok sosyal medya platformu pandemi ve beraberinde gelen bilgi krizi konusunda yetersiz kaldı ve ciddi sorunlar yaşadı. İlginç bir şekilde, bu konuda en iyi sınavı veren platformlardan birisi Reddit oldu. Genellikle troller, spam ve meme’ler ile bilinen platform bu konuda en başarılı adımları attı.

Pandeminin dünya gündemine oturması ile birlikte kurdukları r/coronavirus subredditi ile (Reddit’te her konu başlığı için oluşturulan özel forumlara verilen isim) insanların doğrudan konuya dair haberlere ve gelişmelere ulaşabilecekleri özel bir alan yarattılar ve burada bilginin sağlıklı ve temiz olması için koydukları kuralları sıkı bir şekilde uygulayacak moderatörler seçtiler. Platformu ziyaret eden herkesin de bu forumu bulmasını kolaylaştırarak konuyla ilgili bilgi sahibi olmak isteyenleri kontrollü bir alana çağırmaları, insanların başka subredditlerdeki potansiyel yanlış bilgileri görme şansını minimuma indirdi. 

Bu örnek aslında sosyal medya platformlarının nerede hata yaptığını da açık bir şekilde gösteriyor. İnsan eliyle moderasyon, sıkı bir şekilde uygulanan kurallar ve kullanıcıların sağlıklı bilgiye ulaşmasını öncelik hâline getirmek burada Reddit için başarının anahtarı oldu. Umarım diğer platformlar da bu örneği inceleyip kendilerine ders çıkarır.

Alakalı: ABD’de seçimlerin yaklaşması ile Reddit politik reklamlar konusunda da bir grup yeni politikayı uygulamaya aldı. Öne çıkan başlıklardan birisi verilen her politik reklam ve alakalı detayları herkesin erişebileceği bir yerde yayınlayacak olması. Bu sayede platformu kimin ne türde propaganda için kullandığını herkes görebilecek.

GAZETECİLİKTE ÖNGÖRÜNÜN ETİĞİ

Gazetecilikte verinin daha sık kullanılması ve veri gazeteciliğinin özellikle yakın zamanda daha da popülerleşmesi veri temelli öngörülerin ve ileriye dönük tahminlerin haberlerde daha fazla yer bulmasını sağladı. Fakat bu konuda göz önünde bulundurulması gereken kimi etik problemler de var.

Nicholas Diakopoulos’un yazısı bu etik sorunlara dair dikkat edilmesi gerekenleri iyi bir şekilde özetliyor. En önemli sorun ise bunların, her ne kadar veri temelli olsa da, birer öngörü olduğu, bu öngörüye nasıl ulaşıldığı ve neden bunların kesin bilgiler olmadığının açık bir şekilde okura anlatılması gerekliliği. Bunun yapılmadığı durumlarda okurun yanılgıya düşmesi bir yana, bu öngörülerin doğrudan ileride olacakları etkileme ihtimali doğuyor. 

Toplumsal dinamikler üzerinde yaratılacak böyle bir etki, gazetecilere büyük bir etik sorumluluk yüklenmesi demek. Bunun üstesinden gelebilmek için gazetecilerin yapabileceği temel şey şeffaf olmak ve bu verilerin nasıl kullanıldığı, sonuca nasıl ulaşıldığı ve kullandıkları modelin limitlerini okura anlaşılır bir şekilde iletmek.

İlginizi çekebilir:
Platformların istekleri, Superman'de gazetecilik etiği, yerel gazetecilik
SPOR MEDYASI BOŞLUĞU E-SPOR İLE DOLDURABİLİR Mİ?

Neredeyse dünyanın her yerinde spor etkinliklerinin durması spor medyası için büyük bir üretim krizine neden oldu. Hem sporcular ve kulüpler hem de spor medyası bu boşluğu doldurmak için farklı yollar deniyor. Bunların başında da e-spor etkinlikleri geliyor.

E-spor kendine has ve büyüyen bir kitlesi olan bir alandı. Mart ayında insanların izleyecek herhangi bir spor etkinliği bulamaması da bir kesimin buraya yönelmesine neden oldu. Her ne kadar büyük etkinlikler hâlinde gerçekleştirilen turnuvalar iptal edilse veya format değiştirse de pandemi görece e-sporu daha az etkiledi. Bunların yanına dünyadaki farklı liglerin kendi oyuncuları ile e-spor turnuvaları düzenlemeye başlaması da eklendi. 

Tüm bunların yanında iki önemli sıkıntı var. İlki e-sporun hâlâ reklam ve gelir konusunda kısıtlı olması. Bu süreç belki bu alanda değişimleri getirebilir. Ama çoğu spor izleyicisinin buna alışması veya düzenli izleyici hâline gelmesi zor olacaktır. Yine de spor medyası bu fırsatı değerlendirip e-spora biraz daha eğilmeyi ve bu konuyla ilgili nasıl içerikler üretebileceğini denemek için bu fırsatı kullanmalı. 

KISA KISA
  • Alternatif bir format modeli ile hayatına başlayan streaming platformu Quibi beklentileri karşılayamamış görünüyor.
  • Facebook her ne kadar ısrarcı olsa da dijital para birimi projesi Libra çöküşün eşiğinde.
  • Koronavirüs ile artan okur sayıları düşmeye ve “yoğun haber günü” seviyelerine gelmeye başladı.
  • Index Awards 20’nin kazananları açıklandı.
  • Spotify sanatçı profillerine benzer bir profil sayfasını podcast üretenler için test etmeye başladı.
  • CJR, ABD’deki politik sağda duran yayınların koronavirüsü nasıl ele aldığına dair bir analiz yayınladı.
  • Arşivdeki haberlere link vermek genellikle iyidir ama COVID-19 sürecinde daha dikkatli olmanızda fayda var.
  • ProPublica pandemi esnasında neden meclis üyelerinin hisse alış ve satışlarına baktıklarını ve bunu nasıl yaptıklarını anlattı.

Haftanın odağı: Uzaktan birlikte çalışmak

COVID-19 medya ve gazeteciliği birçok şekilde etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Bu etkilerin en büyüklerinden birisi ise artık giderek daha fazla insanın evden çalışmaya başlaması oldu. Bu durum haber üretiminden ekiplerin birlikte çalışma biçimlerine kadar birçok değişime neden oluyor.

Bunların başında da uzaktan çalışma geliyor. Her ne kadar geçici görülse de bu durumun pandemi sonrasında da devam etmesi yüksek bir ihtimal. Serbest gazetecilerin ve dijital odaklı platformların artışı ile fiziksel mekânlara olan ihtiyaç zaten azalıyordu. Bu dönemde edinilen tecrübeler bu sürecin hızlanmasına ve giderek ekiplerin dijital ortamlarda çalışmasına neden olabilir. İlk bakışta korkutucu gelse de bunu bir avantaja çevirmek ve bu değişimden faydalanmak mümkün.

Bu noktada başarılı bir dönüşüm veya başlangıç hedefliyorsanız özellikle çalışma ve yönetim konusundaki alışkanlıklarınızı gözden geçirmeniz gerekecek. Ayrıca teknolojinin daha da önemli bir rol oynayacağını hesaba katmanız ve ekibinizi de bunlara hazırlamanız lazım. Distributed Newsroom Playbook ve A playbook for distributed teams gibi kaynaklar bu konuda size yardımcı olabilir.

Kullanacağınız araçları ve sistemleri seçerken de özenli olmanız ve sizin için en uygun olanı bulmanız önemli. Buna bir örnek olarak ekip iletişim araçlarını ele alalım. Herkesin ilk aklına gelen Slack fakat kullandığınız teknolojiler ağırlıkla Microsoft ürünüyse Microsoft Teams daha uygun bir tercih olabilir. Eğer yayınınız Facebook odaklıysa Workplace’e bir bakmanız gerekebilir. Daha güvenlik odaklıysanız Wickr ve Keybase’i inceleyebilir ya da daha sakin ve verimlilik odaklı bir platform arıyorsanız Twist’e bakabilirsiniz. 

Tüm bu örnekleri saymamın sebebi aslında bu sürecin gerçekten özenli bir planlamayı ve ekipte bu konulara hâkim olup dijitalleşme sürecini kolaylaştıracak birilerine ihtiyaç duyacağınızı göstermekti. Uzaktan çalışmak veya dijital odaklı olmak işi kolaylaştırmak gibi görülse de başarılı bir geçiş süreci daha fazla emek anlamına geliyor.

Uzaktan çalışmanın yaygınlaşması ile ilgili bir diğer önemli nokta da bu durumun serbest çalışanlar için bir avantaja dönüşme ihtimali. Bu konularda genellikle daha tecrübeli oldukları ve böyle bir çalışma düzenine alışmakta hiç zorlanmayacak ve hatta yol gösterici olabilecek olmaları bu dönemde bir avantaja dönüşebilir. Eğer bu kategoriye giriyorsanız kendinizi ve kariyerinizi geliştirmeye biraz zaman ayırmanızda fayda var.

Son olarak dünyanın her yerinde uzaktan çalışma konusunda tecrübenin artması ve insanların bu konuda daha rahat olması hem ulusal hem de uluslararası iş birlikleri ve çok seslilik için de yeni bir dönemi başlatabilir. Ekiplerin bu şekilde çalışmaya alışması önümüzdeki dönemde daha fazla uluslararası ortaklaşmaları ve kapsamlı araştırmacı gazetecilik işlerini görmemizi sağlayacaktır. Aynı zamanda birçok ülkede medya ekosisteminin belirli şehirlere kendisini sıkıştırmış olmasına da bir son verebilir.

Uzaktan çalışmanın yaygınlaşacağı ve kalıcı olacağı aşikâr. Bu süreçte en iyi şekilde hazırlanmak birçok kurum ve gazeteci için büyük bir avantaj olacaktır. Bu yüzden bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Podcast yayınlayarak para kazanmanın 11 Yolu

Önceki içerik

Evden çalışmak gazetecileri nasıl etkiliyor?

Sonraki içerik