Sinerji & Strateji bülteninin yeni sayısından herkese merhaba!
Bu ay bültenimizin konusu ekonomik sürdürülebilirlik ve tek ayaklı modellerin riskleri. Bağımsız bir kurum olmak için neden ekonomik dayanıklılığa ihtiyaç olduğunu ve bunun nasıl sağlanabildiğine değindim. Bu aynı zamanda önümüzdeki birkaç sayı boyunca devam etmesini planladığım bir serinin de ilk bölümü.
Ayrıca Sinerji 360 projemizden haberleri de her zaman olduğu gibi bültenimizde bulabilirsiniz.
Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.
Önümüzdeki ay görüşmek üzere.
— Ahmet Alphan Sabancı

NLTR ve Sinerji 360’da Geçtiğimiz Ay
Sinerji 360 projemizin de bir parçası olarak hayata geçirdiğimiz AI factory çatısı altında yapay zekâ yardımıyla haber kurumlarının ve medyanın ihtiyaçlarını karşılayacak farklı araçlar ve eklentiler geliştiriyoruz. Geçtiğimiz ay içerisinde bunlardan ikisini herkesin ücretsiz olarak kullanabileceği şekilde yayına aldık.
- 5 adımda AI’la özetle: WordPress tabanlı haber siteleri için beş soruda yazıları özetleyen Open AI, Anthropic ve Gemini API’leriyle çalışan bir eklenti.
- YouTube’dan habere dönüştürücü: Bir YouTube videosunun altyazısını veya elle girilen bir transkripti alıp OpenAI, Claude ya da Gemini ile haber taslağına çeviren ve doğrudan WordPress’e kaydeden bir eklentidir. Her kurum kendi adını, yayın ilkelerini, künye metnini ve haber formatlarını yönetim panelinden tanımlar.
Hem bu eklentileri indirmek hem de AI factory çatısı altında üzerine çalıştığımız diğer fikirleri ve araçları görmek için sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Ekonomik Sürdürülebilirlik Ne Demek?
Dijital dönüşümün belki de gazetecilik alanında sebep olduğu en büyük kırılımlardan birisi işin farklı boyutlarını bir anda herkese açması ve hemen herkesin birden çok şeyi yapmak zorunda kalmasına neden olmasıydı. Bunun etkilerini en ağır şekilde gördüğümüz kısım ise işin ekonomisinde oldu. Normalde haberine veya uzmanlık alanlarına odaklanması gereken gazeteciler bir anda gelir modellerini, iş yönetimini ve daha fazlasını öğrenmek zorunda kaldı.
Özellikle ülkemizde ana akım medyanın geldiği nokta ile bağımsız yayıncılığın zorunlu bir tercihe dönüşmesi bu kırılmanın etkilerini çok daha ağır bir şekilde tecrübe etmemize neden oldu. Maalesef aradan geçen zamana rağmen bunun sonuçlarını ve sebep olduğu sıkıntıları görmeye ve etkilerini yaşamaya devam ediyoruz.
Konu gazeteciliğin ekonomisi ve gelir modelleri olduğunda en sık düşülen hatalardan birisi de sadece bir seçenek görüp onu beğendiği için başka seçenekleri ve onu destekleyecek diğer modelleri düşünmüyor, deyim yerindeyse bütün yumurtalarını tek sepete koyuyor.
2010’larda bunu haber siteleri akımı şeklinde görmüştük. Son birkaç yılda ise birkaç popüler örneğin üzerine herkesin YouTube kanalı açmasıyla benzer bir senaryoyu takip ediyoruz. Ancak çoğu zaman yukarıda bahsettiğim hatalara düşüldüğü için büyük bir çoğunluğu kısa sürede son buluyor.
Bütün bunları aklıma getiren geçtiğimiz günlerde Garbage Day isimli bültende okuduğum bir olay oldu. Kısa bir alıntıyla özetleyecek olursam hikâye şu şekilde:
“Lito Sousa, YouTube kanalı Aviões e Músicas, on yılı aşkın bir süredir uçak inekleri arasında popüler olan Brezilyalı bir pilot. 21 Ağustos’ta, kanalının videolarında birkaç hafta görünmedikten sonra Sousa, kendisine Creutzfeldt-Jakob hastalığı teşhisi konduğunu duyurdu.
O zamandan beri Sousa’nın videoları milyonlarca görüntüleme topladı ve Instagram hesabı iki milyondan fazla takipçi kazandı. Bunun nedeni büyük ölçüde, ailesinin ve meslektaşlarının hayranlarından kanala bağlı kalmalarını isteyen videolar yüklemeleri, özellikle YouTuber’ın iş sigortası olmadığı ve emekli maaşı almadığı için reklam gelirinin hâlâ hastalığıyla başa çıkmak için tek gelir kaynağı olduğunu belirtmesidir.
“Yüklememe” ve “ölüm”ü aynı şey olarak ele almanın bu kadar sorun olmasının bir başka nedeni de budur: Geçimini sağlamak için etkileşime güveniyorsanız, birincisi ikincisini daha olası hale getirir.
Gelir modellerinin ve ekonomik stratejinin çoğu zaman gözden kaçırılan en kritik yanlarından birisi bu. Her ne kadar Sousa’nın durumu uç bir örnek gibi görünse de benzer bir şeyin herhangi birimizin başına gelmeme garantisi yok. Bir sağlık sorunu şeklinde karşımıza çıkmasa bile sırtınızı yasladığınız modelin çökmesi, ekonomik anlamda zorluğa düşmeniz ya da başka birçok olası senaryo kendinizi benzer bir yerde bulmanıza neden olabilir.
Eğer bağımsız çalışmıyor da bir kurum yönetiyorsanız veya bir ekiple çalışıyorsanız bu tür bir sürprizin etkisi sizinle de sınırlı kalmayacaktır. Bir anda onlarca kişinin muhtemelen tek gelir kaynağından olmasına neden olacaksınız. Şu anda işler iyi gidiyor gibi görünebilir ama planın tutmamasına sebep olabilecek şeylerin sayısı, sorunsuz bir şekilde ilerlemesini sağlayacaklardan daha fazla.
Bu yüzden ekonomik sürdürülebilirlikten veya bağımsızlıktan konuştuğumuzda karşımıza çıkan başarılı örneklerin hiçbiri sadece tek bir model veya yaklaşım ile sınırlı kalanlar olmuyor. Farklı kaynakları bir araya getirebilen, acil durumda devreye alabileceği planları olan ve karşılarına çıkan yeniliklere adapte olup ondan da faydalanmanın yollarını arayanlar genellikle sektöre örnek olarak anlatılan kurumlar ve kişiler oluyor.
Gelir modellerinizi ve ekonomik yapınızı çeşitlendirmek sizi birçok potansiyel riskten koruyacaktır. Eğer tek bir gelir kaynağına bağlı olmazsanız, yaptığınız işin üzerinde yaratılabilecek baskı (politik, ekonomik veya algoritmik) doğrudan azalacaktır. Herhangi bir platformun yaptığı değişiklik bir anda sizin bütün planlarınızı değiştirmenize neden olmayacak, bir yerden gelebilecek engelleme veya bir kaynağın kullanılamaz duruma gelmesi sadece yönetilmesi gereken ufak bir aksaklığa dönüşecektir. Konumuz özellikle gazetecilik gibi bağımsızlığın değerli olduğu bir alan olunca, bütün bunların önemi daha da artıyor.
Ancak bunu yapabilmek her zaman kolay olmuyor. İnsan gücü ve zaman bu tür bir stratejiyi geliştirmenin önündeki en büyük engellerden birisi. Yeterli kaynağa ve zamana sahip olmayan kurumlar ve bireyler için bu tür bir yaklaşımı geliştirmek ve uygulamaya almak, çoğu zaman başka ve daha önemli şeylerden vazgeçmek anlamına gelebiliyor. Bunu aşmanın yolu da ya sürecin en başından bunu düşünerek bir plan yapmaktan ya da dışarıdan bir destek almaktan geçiyor.
Peki bahsettiğimiz türde sürdürülebilir bir model neye benziyor? Bunu anlamak için iki iyi örneğin Semafor ve Monocle olduğunu düşünüyorum.
Semafor, görece daha yeni ve tamamen dijital odaklı bir haber yayını. Başlangıçtan itibaren website ve bülten üzerinden ilerliyorlar, burada da reklam gelirleri önemli bir rol oynuyor. Ancak asıl gelir kaynakları bu değil. Semafor’un ilk dönemlerinden itibaren özenle kurguladığı etkinlikleri ve bu etkinlikler etrafında inşa ettiği topluluk asıl gelir kaynağı hâline gelmiş durumda. Buna ek olarak sadece üst düzey ve özel seçilen bir kesime hitap edecek şekilde tasarladıkları CEO Signal bülteniyle de kendilerini daha farklı bir yerde konumlandırmayı başardılar.
Monocle ise yirmi yaşına girmek üzere olan ve basılı dergi formatını merkeze alan bir yayın. Bununla birlikte ilk günden bu yana devam ettirdikleri radyo ve bu iki formatın geleneksel gelir modelleri temelde yer alıyor. Ancak Monocle için bunlar sadece gelir modelinin ilk aşamaları. Düzenli olarak organize ettikleri “Quality of Life Conference” gibi etkinlikler, dünyanın farklı şehirlerinde açtıkları kalıcı ve pop-up mağazalar, yaşam tarzı markalarıyla yaptıkları ortaklıkların sonucu olarak ortaya çıkan özel ürünler bu temelin üstüne kurulan diğer gelir modelleri. Eğer bu çeşitlilik olmasaydı, her ne kadar üst düzey bir gazetecilik ve dergicilik yapsalar da, bu kadar uzun ömürlü olamayabilirlerdi.
Bir sonraki sayımızda bu tür bir stratejiyi geliştirmeye nereden başlamalı ve ilk olarak hangi adımları atmalı gibi sorulara odaklanmayı planlıyorum. Eğer ele almamı istediğiniz başlıklar veya cevabını merak ettiğiniz sorular varsa bana ulaştırın, ben de bir sonraki bültenimizde elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.






