Gelen kutumuzu kontrol altında tutmak

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta bültenimiz 1131 kelime, okuma süresi ise 7 dakika.

Haftanın odağında e-bültenlerin yükselişi ile çare olduğu soruna dönüşmesi riskini ve bununla mücadele için ortaya çıkan farklı çözümleri ele aldım.

“Ne Okuyoruz” bölümünde ise Twitter’ın Birdwatch girişimi, Craig Mod’un abonelik programı tecrübeleri ve daha fazlasını okuyabilirsiniz.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Takım elbise giymiş kukla gibi bir insan figürü borsa rakamları ve yukarıyı gösteren turuncu bir ok görselinin önünde duruyor, sağ tarafında "stonks" yazıyor.

Bu hafta ne okuduk?

TWITTER’DA KUŞ GÖZLEMİ ZAMANI

Twitter yanlış bilginin ve manipülasyonun en aktif şekilde karşımıza çıktığı platformlardan birisi. Her ne kadar bununla mücadele için farklı araçlar kullanmayı deneseler de bu araçların yetersiz kaldığını hepimiz görüyoruz.

Bu konuya çözüm için farklı bir yol denemeye karar veren Twitter, bir süredir test ettiği Birdwatch özelliğini kullanıma açmaya başladığını duyurdu. Bu özellik ile yanlış bilgi paylaştığını düşündüğünüz tweetlere yorum bırakmanız ve bu yorumu aynı zamanda yanlış bilgi kategorisine göre etiketlemeniz mümkün olacak. 

Bu her ne kadar iyi niyetli bir girişim olsa da ne kadar etkili olacağı tartışmalı. İnsanların bu yorumları ne kadar önemseyeceği ya da bu özelliğin manipüle edilmesi gibi ihtimaller bu girişimin beraberinde önemli riskleri de getirmesi demek. Konuyla ilgili Alican Acanerler’in sitemizde yayınlanan yazısına da mutlaka bakmanızı tavsiye ederim.

BİR TWEET YÜZÜNDEN İŞİNDEN OLMAK

Medya kurumlarında çalışan gazetecilerin sosyal medya kullanımları giderek daha fazla risk yaratmaya başlıyor. Daha önceki bültenlerde konuştuğumuz olaylar listesine geçtiğimiz hafta The New York Times bir yenisini daha ekledi.

NYT’nin esnek editör masasında sözleşmeli olarak çalışan gazeteci Lauren Wolfe, Biden’ın yemin töreni esnasındaki bir görselle ilgili duygusal ve pozitif bir yorum yaptığı için ABD’deki muhafazakâr medyanın hedefi hâline geldi. Ardından NYT yönetimi kendisine telefon üzerinden işine son verildiğini bildirip sonrasında üstü kapalı bir açıklama yaptı.

Bu olaydaki sorunlu noktaların sayısı çok, bir kısmını da daha önce konuşmuştuk. Bu olaya özel olan ise NYT’nin “kurumsal itibarını” korumak için Wolfe’un işten çıkarılma gerekçesini yoruma açık bırakması. Kendisine telefonda tweet ve gelen tepkiler yüzünden olduğunu söylerken, açıklamada başka sebepler varmış gibi göstermeleri ve bunu açmamakta ısrar etmeleri Wolfe’un itibarını karalamaktan başka bir şey değil. NYT’nin markasını korumak uğruna bu duruma düştüğünü görmek açıkcası fazlasıyla rahatsız edici. 

BAŞARILI BİR ABONELİK PROGRAMININ SIRLARI

Bu sektör içerisinde yer alan ve hayatını sürdürmeye çalışan hemen herkes aklının bir köşesinde abonelik modelini düşünüyor. Giderek daha da yaygınlaşan bu modelin cazibesi artsa da bunun altından kalkmak ve size özel koşullar için en iyi yolu bulmak her zaman kolay olmuyor.

Craig Mod, tek başına bu işin altından kalkmak konusunda sanırım uzun zamandır gördüğüm en iyi örneklerden birisi. Hem üretim çeşitliliği hem de sistemini kurma ve geliştirme şekli ile birçok kişiye örnek olabilecek işler üretiyor. İşin daha güzel yanı ise son iki yıldır tecrübelerini, iyi ve kötü giden noktaları detaylı bir şekilde kaleme alması. 2020 yılı için kaleme aldığı “rapor” da bu konuyla ilgilenen herkesin not alarak okuması gereken metinlerden birisi.

İNTERNETTE SIKILAN İNSANLARI HAFİFE ALMAYIN

Yıllar içerisinde internet yoluyla bir araya gelen insanların neler yapabileceğine dair çok çeşitli örnekler gördük. Kimi zaman bir politik harekete dönüştüler, kimi zaman saldırgan bir gruba dönüşüp insanların hayatlarını kararttılar. Ama kesin olan bir şey varsa, o da internetin insanlara birlikte hareket edebilmek için eşi benzeri görülmemiş bir imkân sağladığı.

Geçtiğimiz haftalarda bir araya gelen insanların hedefi ise Wall Street ve bir grup manipülatif yatırım şirketi oldu. Görece kısıtlı bilgim ve sınırlı alanım sebebiyle detaylı anlatmam mümkün olmasa da yaşananların bir cümlelik özeti şöyle: “Hedge fund” adı verilen ve diğer şirketlerin değer kaybı üzerinden kazanç elde eden yatırım şirketlerinin Gamestop isimli oyun mağazalarını hedef alması ve değerini düşürmesini fark eden bir grup bireysel borsa yatırımcısı Reddit üzerinden bir araya gelerek bu şirketin hisse değerinin rekor seviyeye çıkmasına ve bu “hedge fund”ların milyarlarca dolarlık zarara uğramasına neden oldu. Sonrasında işler daha da karıştı ve şu anda ABD federal yönetiminin devreye girmesi muhtemel.

Elbette burada çok fazla detay, teknik ekonomi bilgisi isteyen konular ve farklı aktörler söz konusu. Bu olayı bültenimizin perspektifinde önemli kılan noktaysa internetin böyle bir harekete imkân sağlama gücü. Douglass Rushkoff’un da söylediği gibi medya, olan bitenleri bizim sandığımızdan çok daha güçlü bir şekilde biçimlendiriyor. Bu yüzden o medyayı ve bu yönlendirme gücünü kendimize sık sık hatırlatmamızda fayda var. Unuttuğumuz anda böyle sürprizlerle karşılaşabiliyoruz.

KISA KISA

  • Washington Post, kendi üretimi reklam platformu Zeus’a video özelliğini getiriyor.
  • Sekiz yıldır Washington Post’un başında olan ve dijitaldeki büyük genişlemenin başını çeken Martin Baron, şubat sonunda emekliye ayrılacağını açıkladı.
  • Apple’ın reklamlar ve mahremiyet konusundaki baskısının ardından Google, orta yolu bulacak bir sistem geliştirdiğini duyurdu.
  • The Fix, 2021 içerisinde öne çıkabilecek beş yenilikçi haber üretim formatını ve bunları nasıl deneyebileceğinizi derledi.
  • Silikon Vadisi’nin en büyük yatırımcılarından Andreessen Horowitz, medyayla arasının iyi olmaması sorununu çözmek için kendi medyasını kurmaya karar vermiş.
  • NYT’nin Trump’ın Twitter’daki tüm hakaretlerini toplayan dosyası ve üretim öyküsü oldukça ilgi çekici.
  • Podcast platformu Anchor köklü bir tasarım değişikliği gerçekleştirdi.
  • Bu bülteni yazarken kullandığım Markdown formatının dijital için yazanlara sağladığı kolaylığı anlatan kısa ve öz bir yazı.

Revue isimli e-bülten platformunun yazı yazma ve yayınlama editörünü gösteren bir ekran görüntüsü.

Haftanın odağı: Gelen kutumuz için verilen mücadele

Hem ülkemizde hem de dünya genelinde e-bültenleri temel alan yayınların sayısı artıyor, aynı zamanda buna imkân sağlayan platformlar da giderek çeşitleniyor ve güçleniyor. Sadece geçtiğimiz hafta içerisinde gelen Twitter’ın Revue platformunu satın alması ve Facebook’un kendi içerisinde bir e-bülten platformu kuracağı haberleri bile bu yükselişin devam edeceğinin bir işareti.

Ama bu yükseliş özellikle okurlar için önemli bir sorunun da doğmasına neden oluyor. Giderek artan e-bülten sayısı, okurlar için okumak isteyecekleri daha fazla e-bülten, yani gelen kutusunda daha fazla mail demek. Bu da zaman içerisinde gelen kutusunun kontrolden çıkması ve insanların bülten okumaktan soğuması anlamına gelebilir.

Bir yandan bültenlere yatırım artarken ve bu alandaki teknolojiler gelişirken, diğer yandan bu bültenleri kontrol altında tutmak ve daha rahat okunmalarını sağlamak için kimi girişimler de hayat buluyor. Substack hem kendi bültenlerini hem de diğer RSS feedlerini okuyabileceğiniz bir araç yayınladı, benzer şekilde e-bültenleri kontrol etmeyi kolaylaştıracak Stoop Inbox ve Newsletter.ist gibi yeni uygulamaların da sayısı artıyor.

Kimi e-bülten yayıncıları ve platformları ise daha kendilerine özgü yolları tercih edebiliyor. Aposto’nun kendi uygulamasını üretmesi ve bunu ileriye dönük planlarında merkeze alması ya da New York Times gibi yayınların mobil uygulamalarında e-bültenleri bildirimler ile takip etme imkanı sağlaması gibi.

Bu alandaki bir diğer destekçi de mevcut okuma odaklı uygulamalar. Newsblur, Feedly ve birçok diğer RSS okuyucu e-bültenlerinizi de bu araçlar ile derlemenizi sağlayan özellikler sundu. Henüz beta aşamasında olan Pocket alternatifi Matter da hem bülten yazarlarını takip etmenize hem de bültenlerinizi kendisine yönlendirmenize olanak tanıyor.

Gelen kutunuzda filtreler oluşturmak ve tüm bültenleri bir klasöre toplamak da görece daha zahmetli bir seçenek. Fakat bu konu bülten üreten veya bu alana yönelik teknoloji geliştirenler tarafından dikkatli bir şekilde takip ediliyor. Herkese uygun bir çözüm ortaya çıkar mı bilinmez. Fakat bu sorunu çözmek isterken e-bültenlerin formatının da bir evrim geçirmesi muhtemel görünüyor.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir