Gazeteciler için önemli 5 tarih

Getting your Trinity Audio player ready...

Bu yazıda, her yıl kutlanan, gazeteciler için önemli günler hakkında bilgiler vereceğim. Yazıyı aslında 21 Ekim tarihinde kutlandığı söylenen Dünya Gazeteciler Günü’nün uydurulmuş bir tarih olduğunu hatırlatmak için yazmaya karar vermiştim. Ancak araştırma yaparken benim de farkında olmadığım 2 Kasım tarihli Gazetecilere Karşı İşlenen Suçlarda Cezasızlıkla Mücadele Uluslararası Günü olduğunu da keşfetmiş oldum. İşte o günler.

10 Ocak: Çalışan Gazeteciler Günü

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, 1961 yılında gazeteciler açısından çok önemli olan 212 sayılı Basın İş Kanunu’nun yürürlüğe girmesine ithafen 1962 yılından itibaren kutlanmaya başladı. Bu kanun gazetecilere çeşitli haklar ve güvenceler sağlamıştı. 1971 yılına kadar bu gün Çalışan Gazeteciler Bayramı adıyla anılmıştı. Ancak 1971’den itibaren yasada yapılan değişiklikler nedeniyle gazetecilere sağlanan haklarda geriye gidişler yaşanmaya başladı. Bu yüzden de bayram yerine Çalışan Gazeteciler Günü denmesinin daha uygun olacağı kararlaştırıldı. Elbette her yılki anma mesajlarında çalışamayan, işsiz kalan, kovulan gazeteciler de olduğu hatırlatılıyor.

Tabii bu yasanın yürürlüğe girmesine itiraz eden dokuz gazete patronunun ortak bir bildiri yayımlayarak 11 Ocak 1961 tarihinden itibaren 3 gün süreyle gazetelerini kapatmalarını da unutmamak lazım. 10 Ocak 1961 tarihli gazetelerde yayımlanan bildiride patronların değil sadece gazetelerin ismi vardı. Ancak bu bildiri yayımlandığı tarihteki bu dokuz gazete patronunu isim olarak da analım ki arşivlerde kalsın: Akşam (Malik Yolaç), Cumhuriyet (Nadir Nadi), Dünya (Falih Rıfkı Atay), Hürriyet (Erol Simavi), Milliyet (Ali Naci Karacan), Tercüman (Kemal Ilıcak), Vatan (Ahmet Emin Yalman), Yeni İstanbul (Habip Edip Törehan), Yeni Sabah (Sefa Kılıçlıoğlu).

3 Mayıs: Dünya Basın Özgürlüğü Günü

3 Mayıs tarihi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1993 yılında aldığı bir karar ile Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak belirlendi ve kutlanmasına karar verildi. 3 Mayıs, dünya çapında kutlanan tek gazeteciler günüdür aynı zamanda. Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün 4 ana amacından söz edebiliriz:

  • Birincisi, basın özgürlüğünün önemini, medyanın demokrasiyi koruma ve güçlendirmedeki rolünü vurgulamak, sorumlu ve etik gazeteciliği teşvik etmek,
  • İkincisi bir bütün olarak dünyada ve farklı ülkelerde basın özgürlüğünün mevcut durumunu gözler önüne sermek,
  • Üçüncüsü medyayı bağımsızlığına yönelik saldırılara, baskı ve sansür girişimlerine karşı savunmak,
  • Dördüncü olarak da görev yaparken öldürülmüş gazetecileri anmak ve genç kuşaklara hatırlatmaktır.

Bu güne atfen Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından 2002 yılından itibaren düzenli olarak yayımlanan Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ni de hatırlatmakta fayda var. Daha önce NewsLabTurkey’de yayımlanan bir yazımda bu endeks bağlamında Türkiye’nin basın özgürlüğü performansını irdelemiş ve Türkiye’nin 21 yılda 65 sıra gerilediğini yazmıştım.

24 Temmuz: Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü

24 Temmuz, Türk basın tarihi açısından önemli bir gün. Bilindiği gibi, 24 Temmuz 1908 tarihinde 2. Meşrutiyet ilan edildi ve aynı gün basına uygulanan sansür de sona erdirildi. Basına uygulanan resmi sansürün sona erdirilmesine ithafen Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) 1948 yılında 24 Temmuz’un Basın Bayramı olarak kutlanması kararını aldı ve 1971 yılına kadar bu gün Basın Bayramı olarak kutlandı. Ancak 1971 yılında askeri muhtıra ile hükümet devrildikten sonra sıkıyönetim ilan edildi ve gazetecilere yönelik baskılar arttı, sıkıyönetim sansürü devreye girdi. Bunun üzerine TGC aldığı yeni bir kararla 24 Temmuz’u “Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü” olarak anmaya başladı. Günümüzde özellikle internet haber sitelerine uygulanan erişim engeli kararlarını düşünürsek, sansürün bütün canlılığıyla sürdüğünü ve dahası otosansürün de yaygınlaştığını söylememiz lazım. İnternette yayımlanmış haberler için verilen erişim engeli kararlarını freewebturkey.com sitesinden öğrenmek mümkün. Otosansür için de bir örnek vereceğim. Sığınmacı ve düzensiz göçmen konulu haberlere yer veren Mülteci Haberleri isimli Twitter hesabı 20 Ekim’de paylaştığı son mesajında, artan baskılar nedeniyle paylaşım yapmayı durdurduklarını ilan etmişti. Bu elbette bir otosansür uygulamasıdır.

21 Ekim: Bağımsız Gazetecilik Günü

Son birkaç yıldır olduğu gibi bu yıl da 21 Ekim’de Dünya Gazeteciler Günü adıyla kutlama mesajları yayımlandı. Açıkçası bu günü kim icat etti tam olarak tespit etmek mümkün değil. Google ve sosyal medya üzerinden yaptığım arşiv araştırmasında bu güne dair ilk paylaşımların 2014 yılında yapıldığını gördüm. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 20 Ekim 2014 tarihinde geçtiği bir haberde, Edine Basın Yayın ve Enformasyon İl Müdürü Fikret Dişlioğlu’nun mesajına yer verilmişti. Dişlioğlu yayımladığı mesajda, “Tüm basın mensuplarının 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü tebrik eder, selam ve saygılar sunarım” diyordu. Journo’da 2021 yılında yayımlanan bir haberde de aynı açıklamaya atıf yapılarak bu günün sonradan uydurulduğu ifade ediliyordu. Eğer gerçekten durum buysa, ki aksini gösteren bir bilgi yok, Fikret Dişlioğlu’nu kutlamak gerek.

Peki neden 21 Ekim? Basın tarihçilerine göre Osmanlı’da ilk özel gazete olarak kabul edilen Tercüman-ı Ahval 21 Ekim 1860 tarihinde yayımlanmaya başlamış. Nihayetinde Dünya Gazeteciler Günü olarak adlandırılan günün kutlanma nedeni bu, yani ilk özel gazetenin yayın hayatına başlaması. Esasında KKTC’de de, ilk Türkçe gazete olan Saded’in yayın tarihine (11 Temmuz 1889) ithafen 11 Temmuz, Basın Günü olarak kutlanıyor. Türkiye’de neden olmasın? Yalnız neden Dünya Gazeteciler günü? Bu günü biz Türkler dışında kutlayan olmadığına göre Dünya Gazeteciler Günü şeklinde adlandırmanın bir manası yok. İki yıl önce sosyal medya hesabımdan da önerdiğim gibi, bu günü Bağımsız Gazetecilik Günü olarak kutlamamız daha yerinde olurdu.

2 Kasım: Gazetecilere Karşı İşlenen Suçlarda Cezasızlıkla Mücadele Uluslararası Günü

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2013 yılında alınan bir kararla tarafından 2 Kasım tarihi Gazetecilere Karşı Suçlarda Cezasızlıkla Mücadele Uluslararası Günü (International Day to End Impunity for Crimes Against Journalists) olarak tanımlandı. BM tarafından alınan kararda üye devletleri bağlayıcı ifadeler şöyle:

“Bu dönüm noktası niteliğindeki karar, gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik tüm saldırı ve şiddeti kınamaktadır. Ayrıca üye devletleri, gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik şiddeti önlemek, hesap verebilirliği sağlamak, gazeteciler ve medya çalışanlarına karşı işlenen suçların faillerini adalete teslim etmek ve mağdurların uygun hukuk yollarına erişimini sağlamak için ellerinden geleni yapmaya davet eder. Ayrıca üye devletleri, gazetecilerin işlerini bağımsız olarak ve gereksiz müdahale olmaksızın yapmaları için güvenli ve elverişli bir ortam sağlamaya davet eder.”

Bu günün seçilme nedeni ise, 2 Kasım 2013’te Mali’de Fransız gazeteciler Claude Verlon ile Ghislaine Dupont’un düzenlenen bir suikast ile öldürülmeleriydi. Bu güne dair paylaşımlara bakıldığında, daha çok UNESCO kaynaklı açıklamalara yer verildiğini görüyoruz. Belki bu günün önemini anlatan etkinlikler gerçekleştirmeli öldürülen gazetecileri anma, şiddete uğrayan gazetecilere destek olma günü hâline getirmeliyiz.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir