2021’in ardından: Gazeteciler bu yıl ne izledi, dinledi ve okudu?

Bu yıl birçok kişi gibi gazeteciler için de zorlu geçti. Evlerde pandeminin ilk günlerindeki kadar durmadık belki. Ama yine de dış dünyayla nispeten sosyal mesafeli bir ilişki sürdürdük.

Biz bunu yaparken de gazeteciler sahada, ekran karşısında veya bilgisayar başında, mesafeleri kapatmamıza yardımcı oldular. Bizim elimiz, ayağımız kimi zaman da dilimiz ve kulağımız oldular.

Peki bu haberleri bize ulaştıran gazetecileri ne kadar tanıyoruz? 2021 gibi kaos dolu bir yılı geride bırakırken onların iş dışındaki yaşamlarına bir pencere açmak için gazetecilere sorular sorduk.

Onlar da bu yıl en çok beğendikleri şarkıları, filmleri, kitapları ve haberleri bizimle paylaştı. Gelin, listeye hep birlikte göz atalım.

Ferhat Boratav

Ferhat Boratav, Bandista’dan “Haymatlos” şarkısını tercih ediyor. Bunu da “Bandista’yı çok sık dinlediğimi fark ettim bu yıl. Müzik geleneklerini ve dilleri birbirine karıştıran tarzı, enerjisi tam bu gri günlere ilaç,” sözleriyle açıklıyor.

Şarkının sözlerini de paylaşan Boratav şu soruyu yöneltiyor: “Daha ne olsun?”

“Kimse sebepsiz göçmez bu dünyada
Ulussuz, sınırsız bir dünya
Kimse sebepsiz göçmez bu dünyada
Sınırsız, sürgünsüz bir dünya
No border, no nation, stop deportation! [Sınırlara hayır, uluslara hayır, sınırdışıları durdurun!]
We need freedom of movement for all [Herkes için hareket özgürlüğüne ihtiyacımız var]
We are all the same [Hepimiz aynıyız]
The sun belongs to one and all [Güneş her birimize ve hepimize ait]
Open borders [Sınırları açın]
Stop deportation [Sınır dışıları durdurun]
Lets live together with our differences [Farklılıklarımızla birlikte yaşayalım]
Yes, we can [Evet, yapabiliriz]
Open borders [Sınırları açın]”

Boratav’ın kitaptaki tavsiyeleri ise Ursula K. Le Guin’den geliyor. İlk tercihi Şimdilik Her Şey Yolunda: Son Şiirler 2014-2018. Sonrası ise Boşa Geçirecek Vakit Yok.

Kitaptan bir cümleyi de paylaşan Boratav şu alıntıyı paylaşıyor: “Galileo’nun tek söylediği, Darwin’in tek söylediği, ‘Düşündüğümüz gibi olmak zorunda değil’ idi.”

David Graeber ve David Wengrow’un The Dawn of Everything: A New History of Humanity (Her şeyin Şafağı: İnsanlığın Yeni Tarihi isimli kitabı ise yılın son günlerinde eline geçmiş.

Boratav, bu tercihiyle ilgili şunları söylüyor: “İnsanın yerleşik düzene geçişi, tarım, kentlerin ve devletlerin oluşumu üzerine bilinen görüşlerle kıyasıya çarpışan bir kitap. Ama tuğla gibi. Korkarım 2022’nin önemli bir kısmı bu kitapla geçecek.”

Ferhat Boratav’ın en çok beğendiği dizi ise Jesse Armstrong imzalı Succession olmuş. Özellikle üçüncü sezonunu beğendiğini belirten Boratav, diziyi “‘Nerde o eski günler’ diye bir garip nostaljiyle seyrettiğini” aktarıyor.

Dizilerden yana ikinci tercihi ise Netflix yapımı, yönetmenliğini Seren Yüce ve Zeynep Günay Tan’ın üstlendiği Kulüp.

Boratav film tercihini Frances McDormand’ı baş rolde gördüğümüz Chloé Zhao’nun senaryosunu yazdığı, yapımcılığını üstlendiği ve yönettiği Nomadland filminden yana kullanıyor.

Diğer bir tercihi ise Denis Villeneuve’ün yönettiği Dune filmi. Boratav, “Ama onun tadını daha tam çıkaramadım,” diye bir eklemede bulunuyor.

Gazetecilerle konuşup da bu yıl en beğendikleri haberi sormamak olmazdı tabii ki. Boratav, 6 Ocak’ta ABD Kongresi’ne yapılan saldırıyı 2021 yılının “en haber olayı” olarak tanımlıyor.

Bir haberin işlenişi ve tasarımı açısından başarılı bulduğu örnekler ise Doğu Eroğlu ve Medyascope’un “Plastiğin Yolculuğu” isimli araştırması ile DW Türkçe’nin “Pandora Papers” dosyası. Boratav bu tercihleriyle ilgili şunları söylüyor:

“’Plastiğin Yolculuğu’ haber dilinin, haberi anlatma araçlarının yeni olanaklarının çok iyi bir örneği. ‘Pandora Papers’ ise, habercilikte “ortaklaşma” modellerinin artık ne kadar önemli olduğunun kanıtı. Bence, bizim habercilerimizin de gündemin çok boyutlu, büyük hacimli konuları için ortaklaşma yollarını bulmaları zorunlu.”

Işın Eliçin

Şarkılar konusunda eleme yapmakta zorlandığını belirten Işın Eliçin, bunun yerine en sevdiği şarkıcılardan birinin ismini paylaşmayı tercih ediyor: David Bowie.

Eliçin bu tercihinin nedenini “Döne döne şarkılarını dinledim bütün yıl boyunca ve önceki yıllarda olduğu gibi” sözleriyle anlatıyor.

Işın Eliçin için 2021’e damgasını vuran yazar Stefan Zweig. Üç biyografisini arka arkaya büyük keyifle hatta üçüncüsünün ise altını çize çize okuduğunu belirten Eliçin, şu listeyi paylaşıyor: Mary Stuart, Marie Antoinette ve Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castellio Calvin’e.

“Ne büyük kayıp onun yazınıyla bu kadar geç tanışmış olmam,” diyen Eliçin kitaplar hakkında ise şu bilgileri paylaşıyor:

“İngiliz Dili ve Edebiyatı okuduğum için, ayrıca filmleri de yapıldığı için İskoçya Kraliçesi Mary Stuart’ın hikâyesini biliyordum. Ama Avusturyalı yazar Zweig tarihsel bilgileri tarih bilimci titizliğiyle aktarırken,  ‘nasıl’ sorusunun yanıtlarından ziyade ‘neden’ sorusunun yanıtlarını arayarak, müthiş sürükleyici bir kurgu ve dille anlatıyor Mary Stuart’ın hikâyesini. Keza Marie-Antoinette’inkini de öyle. Her iki kadının da kişiliklerini, klasik tarih kitaplarında olmayan bir psikolojik derinlik ve tutkuyla analiz ediyor; onları ete-kemiğe büründürüyor.”

Vicdan Zorbalığa Karşı ya da Castellio Calvin’e kitabını ise şu sözlerle açıklıyor: “16 yüzyılda Avrupa’da Katolik Kilisesi’ne ve Papa’nın otoritesine karşı gelişen reform hareketinin ve Kalvinizm mezhebinin kurucusu Calvin’in ‘devrimci’liğinin arkasındaki hoşgörüsüz, buyurgan, otoriter ve totaliter anlayışı ifşa edip sorgulayan bir anlatı. Sebastian Castellio, kitapta da anlatıldığı üzere, çağının öncü fikir ve ifade özgürlüğü savaşçısı. Şöyle yazmış 1551’de: ‘hakikati aramak ve kendi düşündüğü gibi ifade etmek asla suç olamaz. Kimse bir inanca zorlanamaz. İnanç özgürdür.’ Zweig, hem Castellio’nun hem de Calvin’in otobiyografisi olarak okunabilecek kitabını, belli ki, kendi döneminde yükselen nasyonal sosyalizm başta totaliter rejimlere, faşizme karşı bir eleştiri olarak kaleme almış. Bugün de benzer ideolojilerin yükselişte olması nedeniyle son derece güncel bir kitap.”

Yönetmen Chloe Zoe’nin, Oscar da dahil epey ödül almış olan Nomadland‘i Işın Eliçin’in de en beğendiği filmlerden. Tercihini söylerken “Frances McDormand müthiş bir oyuncu” vurgusunu da yapıyor.

Dizi olarak önerisi ise Álex Pina tarafından yaratılan İspanya yapımı La casa de papel oluyor.  Son sezonunu yeni seyrettiğini belirten Eliçin, “Onun için ilk aklıma gelen dizi o oldu. Çok güzel bir diziydi” diyor.

Bir dış haberci olarak yeni yılın ilk günlerindeki Trumpçıların Kongre baskını Işın Eliçin için de yılın haberi olmaya aday. Eliçin, “Medyascope olarak çok boyutlu işlediğimiz, uzmanlarla konuştuğumuz, iyi işlediğimiz bir haberdi” diyor.

Mütevazı olmayacağını söyleyen Eliçin,  “Bu yıl Karar gazetesinde yayınlanan sekiz bölümlük ‘Cesur Yeni Dünya’ adlı yazı dizimi çok başarılı buluyorum:)” eklemesini yapıyor.

Ahmet Sami Özbudak’ın yazıp yönettiği, Yolcu Tiyatro yapımı Gomidas oyunundan çok etkilendiğini belirten Eliçin bu tercihini şu sözlerle açıklıyor:

“Kütahya doğumlu Ermeni müzisyen Gomidas Vartabed,  Anadolu’da köy köy kasaba kasaba gezip yüzlerce Türkçe, Ermenice, Kürtçe halk şarkılarını toplamış bir etnomüzikolog. 1915’te sürgüne gönderilen Ermeni aydınlardan hayatta kalan sekiz kişiden biri. Halide Edip araya giriyor ve bir şekilde sürgünden kurtarılıp Paris’e gönderiliyor. Tanıklık ettiği şiddet ve zulüm karşısında aklı sığınak olmuyor, akıl sağlığını yitiriyor. Bir daha müzik de yapamıyor. Nasıl yapsın.”

Karin Karakaşlı’nın bir yazısında “1915’te ne olduğunu anlamak isteyenler Gomidas’ın yüzüne baksın, yeter” diye yazdığını hatırlatan Eliçin, anlamak için Gomidas oyununa da gidilebileceğini söylüyor.

Tuğrul Eryılmaz

Tuğrul Eryılmaz’ın 2021 yılı için seçimi Adele’in “Easy on me” şarkısından yana oluyor.

Dizi olarak ise yerli bir dizi tercih eden Eryılmaz, Ay Yapım imzalı, yönetmenliğini Sinan Öztürk’ün üstlendiği, senaryosunu ise Murat Uyurkulak ve Damla Serim’in kaleme aldığı Üç Kuruş isimli diziyi paylaşıyor.

Tuğrul Eryılmaz’ın bu yıl en çok sevdiği kitaplardan biri 2021 yılında yayımlanan, Seray Şahiner’in kaleme aldığı Ülker Abla olmuş.

Eryılmaz’ın tavsiye ettiği haber ise Gazeteci Elif İnce’nin +90 için hazırladığı video haber “Klitoris Nedir?” oluyor. İnce bu haberini “Klitoris nedir bilmeyen kalmasın diye video yaptık. Hedef orgazm uçurumunu kapatmak” sözleriyle tanıtmıştı.

Hazal Ocak

Hazal Ocak’ın şarkıları ise Can Ozan’dan “Toprak Yağmura” ve Soha’dan “Mil Pasos”. Bu tercihinin sebebini ise “Bu sene en çok dinlediğim ve her dinleyişimde kendimi bulduğum şarkılar oldu” sözleriyle açıklıyor.

Kitap olarak Clarissa P. Estes’in kaleme aldığı Kurtlarla Koşan Kadınlar (Vahşi Kadın Arketipine Dair Mit ve Öyküler) kitabını seçen Hazal Ocak şunları söylüyor:

“Bu sene dönüp dönüp bir bölümüne baktığım ve birçok platformda tesadüfen karşıma çıkan bir kitap Kurtlarla Koşan Kadınlar. Bu kadar geç tanıştığıma da üzüldüm açıkcası. Her bir bölümünü okurken ‘yeni bir ben’ fark ettim ve aslında toplumun bize ‘kadın olmak’ üzerinden yüklediği tabuların ne kadar derine işlediğini gördüm.’”

Hazal Ocak’ın diziler arasında en çok beğendikleri Berkun Oya’nın yazıp yönettiği Bir Başkadır ile yönetmenliğini Seren Yüce ve Zeynep Günay Tan’ın üstlendiği Kulüp dizisi.

Bir Başkadır‘ın bu sene izlediği en güzel dizilerden biri olduğunu belirten Ocak, “Gerçek ve bizdendi” diyor.

Kulüp için ise “Bu senenin sonlarına doğru izledim ama konusuyla, olay örgüsüyle çok beğendim. Diziyle İstanbul’un farklı ve nostaljik bir yüzünü gördüm. Dizi boyunca çalınan şarkıların ise benim için yeri çok ayrı” yorumunu yapıyor.

Adam McKay tarafından yazılan ve yönetilen Don’t Look Up isimli filmi tercih eden Ocak bunun sebebini şu sözlerle açıklıyor:

“Aslında başka bir film yazacaktım ama bu film son zamanlarda izlediğim en iyi film kategorisine yükseldi. Bir gazeteci olarak bu filme kayıtsız kalamazdım. Film adeta içinde yaşadığımız distopik benzeri olaylara ve acı gerçeklere nasıl duyarsızlaştığımızı yüzümüze çarpıyor.”

Gökçer Tahincioğlu

“2021’de benim için çok eski bir şarkı, hem hikâyelere can verdiği hem de hikâyelere konu edebildiğim için çok anlamlıydı” diyen Gökçer Tahincioğlu’nun tercihi Mercedes Sosa’dan “Luna Tucumana”.

Gökçer Tahincioğlu’nun 2021 yılında okuduğu en etkileyici kitaplardan biri Annie Ernaux’un kaleme aldığı Seneler olmuş.

Tahincioğlu bu tercihi “Bir hayatın kısalığını ve uzunluğunu, yoruculuğunu ve değişkenliğini aynı anda sade ama büyülü cümlelerle aktarması nedeniyle” yaptığını aktarıyor.

Şöyle bir eklemede de bulunuyor: “Tek kitap sorulmuş olsa da Ayfer Tunç kitaplarını eklemeden geçemeyeceğim.”

Kate Winslet’in rol aldığı Mare of Easttown Tahincioğlu’nun 2021 yılı için en çok beğendiği dizilerden.

Tahincioğlu, dizi hakkında “Başta Winslet’in canlandırdığı kadın polis olmak üzere alışılmadık karakterleri ve hikayesinin özgünlüğüyle en keyif aldığım dizilerden biriydi” yorumunu yapıyor.

Tahincioğlu’nun bu başlıktaki seçimi Andreas Fontana tarafından yönetilen, senaryosu Fontana ve Mariano Llinás’a ait olan Azor filminden yana oluyor ve şunları söylüyor:

“Askeri darbenin yol açtıklarını farklı sınıfların, özellikle de sermayenin gözünden aktaran Azor, en etkilendiğim filmler arasında öne çıktı.”

Haber başlığında tek bir haberi söylemenin çok zor olacağını belirten Tahincioğlu’na göre bağımsız platformlarda ya da bağımsız gazetecilik faaliyeti sonucu yapılan onlarca haber bu listeye girebilir.

En çok aklında kalan haberlerin ise “Usulsüz kadrolaşmayı ortaya koyan TÜGVA belgeleri” olduğunu söylüyor, ancak şu eklemeyi de yapıyor: “Mafya-siyaset bağını araştırmacı gazetecilik faaliyeti ile ortaya koyan onlarca haber bu listede yer alabilir.”

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir