Araştırma · Rapor
Demokratik süreçler bağlamında dezenformasyon yasası
Bu rapor, Türkiye’de 2022 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda “Dezenformasyon Yasası” olarak bilinen düzenlemeyi, demokrasi, seçim süreçleri ve gazetecilik perspektifinden değerlendirmektedir. Dezenformasyonun yalnızca yanlış bilgi sorunu değil, küresel demokrasi krizi, jeopolitik rekabet ve dijital platformların yapısıyla ilişkili çok boyutlu bir olgu olduğu savunulmaktadır. Rapor, seçim dezenformasyonu, seçmen mikro-hedefleme, sosyal medya platformlarının rolü ve dezenformasyonla mücadelede kullanılan yöntemleri incelerken, yasaklayıcı politikaların sorunu çözmekten çok kapalı platformlara kaydırabileceğini ileri sürmektedir. Bunun yerine medya okuryazarlığı, bağımsız doğrulama mekanizmaları, gazeteciler arası iş birlikleri ve katılımcı gazetecilik modelleri önerilmektedir. Sonuç olarak çalışma, dezenformasyonla mücadelenin yalnızca hukuki düzenlemelerle değil, gazetecilikte güveni yeniden inşa edecek bir “paradigma onarımı” ile mümkün olacağını savunmaktadır.
Summary (English)
Disinformation law in the context of democratic processes
This report examines Türkiye’s 2022 “Disinformation Law” within the broader context of democracy, electoral integrity, and journalism. It argues that disinformation should be understood not merely as a problem of false information but as a multidimensional phenomenon shaped by democratic decline, geopolitical competition, and the architecture of digital platforms. The study explores electoral disinformation, voter micro-targeting, the role of social media companies, and contemporary responses to misinformation, while warning that restrictive legal measures may simply push disinformation into less visible and encrypted spaces. Instead, it highlights media literacy, independent fact-checking, cross-newsroom collaborations, and participatory journalism as more sustainable responses. Ultimately, the report concludes that combating disinformation requires not only regulation but also a broader process of rebuilding public trust through a renewed journalistic paradigm.
