Ne Okuyoruz

Sentetik medyanın potansiyelleri

    0

    NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

    Bu haftanın odağında genellikle viral örnekler dışında çok konuşmadığımız bir alan olan sentetik medyayı ve yakın gelecekte bu teknolojilerin medyayı ve hayatımızın diğer alanlarını nasıl etkileyebileceğini ele aldım.

    Ne Okuyoruz bölümünde ise Facebook’un Apple’ın gizlilik geliştirmelerine karşı kavgası, büyük abone rakamları olan yayınlar, SPAC’lar ve daha fazlası var.

    Son olarak NewsLabTurkey’den bir duyurumuz var. 2021 ile yeni dönemimize başlarken ekibimizi büyütüyoruz ve bunun için bir araştırma asistanı ve bir yarı zamanlı mali ve idari işler sorumlusu ilanı açtık. Eğer ekibimize katılmak istiyorsanız ve bu ilanlar size uygunsa en kısa zamanda başvurunuzu ilanda tarif edildiği şekilde bize ulaştırın.

    Bültenle ilgili görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum. Haftaya görüşmek üzere!

    —Ahmet A. Sabancı

    Bu hafta ne okuduk?

    FACEBOOK’UN VERİ GİZLİLİĞİ KORKUSU

    Geçmiş bültenlerde Facebook’un dijital mahremiyet konusundaki her pozitif adıma karşı çıkmak için nasıl çabaladığını ele almıştık. Son zamanlarda Apple’ın işletim sistemlerini bu alanda güçlendiriyor olması da Facebook’un en büyük korkularından birisi.

    iOS işletim sistemine gelen 14.3 güncellemesi ile App Store’da uygulamaların hangi verileri topladığını açık bir şekilde yazmak zorunda kalması Facebook’un Apple’a karşı savaş başlatmasına neden oldu. İnsanların kullandığı uygulamaların ne yaptığını daha açık bir şekilde görmesini sağlayan bu değişim Facebook uygulamalarının ne kadar çok veri topladığını gözler önüne seriyor. Facebook buna cevaben Apple’ın kötü bir tekel olduğunu ve bu değişimlerin küçük işletmelere zarar vereceğini iddia ediyor. Fakat herkes gerçeğin böyle olmadığının farkında. Uzun zamandır bu kontrolsüz gözetimden kâr eden Facebook bunu kaybetmekten korkuyor. 

    100.000 KULÜBÜ

    Gazetecilik için gelir modelleri arasında açık ara öne çıkan ve giderek daha cazip hale gelen yöntemlerin başında abonelik gelse de aboneliğin gerçekten önemli bir katkıya dönüşmesi için abone sayınızın yüksek olması gerekiyor. Bunu nasıl yapabileceğinizi bulmak için en iyi yollardan birisi de zirvedeki isimlere bakmak.

    Press Gazette, bu hafta içerisinde en güncel rakamlara bakarak İngilizce yayın yapan kurumlar içerisinde yüz bin dijital aboneyi geçenlerin listesini yayınladı. Çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde listenin büyük bir kısmı ya uluslararası okur kitlesi olanlar ya da yayın grupları. İlk üç sırada 6,1 milyon ile New York Times, 3 milyon ile Washington Post ve 2,4 milyon ile Wall Street Journal var. İngiltere merkezli yayınlarda Financial Times 945.000 ile altıncı, The Guardian 900.000 ile yedinci, The Economist ise 749.000 abone ile sekizinci sırada.

    Her ne kadar bu rakamlar ilk bakışta çok faydalı görünmese de abonelikten ne bekleyebileceğinizi ya da abone rakamları ve yayın boyutu arasındaki ilişki ile sürdürülebilir bir gelir için hangi rakamları hedeflemeniz gerektiğini anlamanızı sağlayabilir.

    SUBSTACK RSS OKUMA UYGULAMASI YAYINLADI

    E-bülten ve medya dünyasının en çok konuşulan platformlarından birisi olan Substack bu aralar bültenimizde kendisinden sıkça bahsettirir oldu. Bu haftanın haberi ise beta testini başlattıkları Reader isimli bülten ve RSS okuma uygulaması.

    Giderek daha fazla e-bülten yayınlanması ve insanların gelen kutularının bu abonelikler ile dolmasına bir çözüm olarak ortaya çıkardıkları Reader, aslında giriş yaptığınızda tüm Substack aboneliklerinizi görebildiğiniz basit bir RSS okuyucu. Muhtemelen yarattığı dalganın nasıl kontrolsüz büyüdüğünü fark eden Substack böyle bir çözüm ile en azından insanlara bir kontrol aracı vermeyi planlıyor. Yalnız şu anki haliyle uygulama oldukça kısıtlı ve Substack abonelikleriniz dışındaki RSS feedlerini okuması zor. Substack için nasıl bir etkisi olacağını kestirmek zor ama RSS’in ağır ama sağlam adımlara geri dönüşünü hızlandırma ihtimali yüksek.

    MEDYA SEKTÖRÜNDE YENİ BİR KISALTMA: SPAC

    2020 öncesinde mevcut olan ekonomik krizin pandemi ile ciddi bir soruna dönüşmesi medya içerisinde geleceğe dönük karamsar tabloların ortaya çıkmasına neden oldu. Bunun sonucunda ortaya çıkan trendlerden birisi de büyük medya gruplarının daha küçük olanları satın almaya başlaması.

    Şimdi ise bu akıma yeni bir aktör eklendi: SPAC’lar. Special Purpose Acquisition Companies (Özel Amaçlı Satınalma Şirketleri) halka açılmaya alternatif olan kurumlar ve bu şirketler aracılığıyla medya kurumları birleşip büyük bir yapının parçası hâline geliyor. Bu tarz satın almalar hem zordaki kurumları kurtarıyor hem de büyük şirketlerin daha geniş bir kitleye erişmesini sağlıyor. Bu yüzden özellikle hâlihazırda büyük şirketler için oldukça cazip bir yol.

    Fakat bu birleşmelerin özellikle küçük kurumlar için ne kadar faydalı olacağı ya da krizin etkilerini azaltmaya yetip yetmeyeceği hakkında kesin bir şeyler söylemek zor. Küçük kurumların yutularak kaybolması ve büyük isimlerin tüm sektörü yutması gibi riskleri beraberinde getirmesi mümkün.

    KISA KISA

    • Wall Street Journal’ın geçen hafta Jill Biden’ı aşağılayan bir köşe yazısını yayınlaması büyük bir tartışma konusu oldu.
    • İnternette moda olan medya tarafsızlık tablolarına bakarken dikkatli olmakta fayda var.
    • New York Times, teknoloji ekibinin blogunda kendi özel reklam sistemlerini nasıl kurduklarını anlattı.
    • Vice, okur desteği almak için OnlyFans hesabı açan ilk medya kurumu oldu.
    • ABD’de on eyalet reklam teknolojisini kullanımı üzerinden Google’a tekelleşme davası açtı.
    • TOW Center, pandemi sürecinde platformlar ve yayıncılar arasındaki ilişkiyi ele alan bir rapor yayınladı.
    • Afganistan’da basın özgürlüğünün durumu giderek daha da kötüleşiyor.
    • BBC ekibi özel bir etkinlikte medyanın daha teknik alanlarına giriş yapmak isteyenler için tavsiyeler verdi.
    • New York Times, Caliphate podcastinde ciddi editoryal sorunlar olduğunu kabul etti.

    Haftanın odağı: Sentetik medyanın potansiyelleri

    Geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde giderek yaygınlaşan teknoloji trendlerinden birisi sentetik medya. Genellikle bu alandan gelen ürünleri yüz değiştirme uygulamaları, yapay zekâ muhabirler veya deepfakes gibi viral olmaya daha müsait örnekleri üzerinden görüyoruz.

    Yapay zekâ teknolojileri desteğiyle üretilmiş farklı medyaların hepsini kapsayan sentetik medya kavramı önümüzdeki dönemde üzerine daha sık konuşacağımız alanlardan birisi. Bu teknolojilerin geliştirilmesinin kolaylaşması, kullanımı kolay örneklerinin yaygınlaşması ve bu sayede farklı alanlarda değerlendirilebilmesi ile sentetik medyanın hayatımızda kalıcı bir yer edineceğini söylemek mümkün.

    Berlin merkezli stüdyo Third Wave bir süredir bu alan üzerine çalışıyor ve Almanya’daki medya kurumları ile birlikte kafa yoruyor. Son olarak sentetik medyanın kullanılabileceği farklı bir alan olarak sağlık hizmetlerini keşfettiler. Bu örnek bile teknolojinin ne kadar büyük bir yaygınlaşma potansiyeli taşıdığının örneği.

    Hem Third Wave’in hem de konuya kafa yoran farklı isimlerin çalışmalarının gösterdiği bir şey varsa o da bu teknolojilerin medya başta olmak üzere birçok farklı alan için ciddi potansiyeller taşıdığı. Elbette bunların hepsi olumlu olmayabilir.

    Örneğin gazetecilik için birçok farklı potansiyel hızlıca düşünülebilir. Haberlerinizin ses veya video versiyonlarını daha hızlı bir şekilde üretebilir, elinizdeki ses kayıtlarını ve podcastleri daha hızlı düzenleyebilirsiniz. Ayrıca video ve fotoğraf düzenleme için de kullanılabilir.

    Tabii bir de deepfakes gibi daha kötücül örnekler söz konusu. Her ne kadar henüz “uncanny valley” seviyesinden çıkamamış olsa da teknolojinin hızlı gelişimi yakında bunu da mümkün kılacak. Böyle bir durumda gazetecilerin bunlara kanmamak ve doğrusunu keşfetmek için daha fazla çalışması gerekecek.

    Sadece belirli örnekler üzerinden düşününce net bir şekilde iyi veya kötü demek mümkün olsa da bir bütün olarak sentetik medya henüz potansiyellerini yeni keşfetmeye başladığımız bir alan. Sonuçlarının nasıl olacağını da bizim nasıl kullandığımız belirleyecek.

    Ahmet A. Sabancı
    NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

    Yorum

    "Yorum kapalı"