Sürdürülebilir Gazetecilik

Yerel basın nasıl normalleşecek?

0

Covid-19 salgını nedeniyle pek çok ilde sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlaması getirilmişti. Geçtiğimiz haftalarda Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay ve Malatya gibi illerde normalleşme sürecine geçildiği, bu kapsamda sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamasının kaldırıldığı açıklandı. Haziran ayından itibaren normalleşme sürecinin devam etmesi ve kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılması bekleniyor.

Peki yerel basın nasıl “normalleşecek”, “eski” düzenine dönebilecek mi? 

Pandeminin en çok etkilediği sektörlerden birinin medya olduğu ve bu süreçte yerel basının zarar gördüğü ortada. Sınırlı imkânlarla yayınlarını sürdürmeye çalışan yerel gazetelerin, izolasyon nedeniyle ciddi bir okur ve gelir kaybı yaşadıklarına başka yazılarda da değinilmişti. Kısıtlamaların kalkması ile turizm ve ulaşım gibi bazı sektörlerde ekonomik olarak bir rahatlama bekleniyor. Yerel basın da bu rahatlamadan payını alabilecek mi? Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile sokağa çıkma kısıtlamasının kaldırıldığı Erzurum ve Antalya’daki yerel habercilere bundan sonrası için neler beklediklerini sorduk. 

“Yerel basın için kalıcı destek paketine ihtiyaç var” 

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Yılmaz Karaca, Mayıs ayı başında Basın İlan Kurumu’na (BİK) salgın dönemi için düzenlemeler yapılması çağrısında bulunduklarına değinerek bu düzenleme ile yaşanan süreci özetledi. BİK her ilde gazetelerin toplu bir karar alarak sırayla basılı olarak çıkmaya devam etmesi hâlinde resmi ilanlardan yararlanabilmesi gibi bir esneklik tanımıştı. Fakat aralarında Eskişehir, İzmir, Erzurum ve Bursa gibi illerin yer aldığı pek çok ilde bu toplu adım atılamadığı için söz konusu düzenlemeden yararlanılamadı. Gazeteler ilan alabilmek için basımlarına devam etti. 

Karaca, bu süreçte yerel basının gelirlerinin %75’ini kaybettiğini belirtiyor. Bir yerel gazetenin ortalama olarak aylık 25 bin TL resmi, 15 bin TL özel ilan geliri olabileceğini, bugün bu rakamın 15 binin de altına düştüğünü söylüyor. Adliyelerin kapanması ve çoğu yatırımın ertelenmesi ilan gelirlerinin ciddi biçimde düşmesine neden oluyor. Kısa çalışma ödeneği, SSK borçları ve vergilerin ertelenmesi gibi tedbirlerle geçici bir rahatlama sağlandığını belirten Karaca, erteleme süreleri sona erdiğinde pek çok gazetenin borçlarını ödeyecek gücü olmayacağını düşünüyor. “Anadolu basını tükeniyor,” diyen Karaca, BİK’in Anadolu basınına daha fazla destek vermesi ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini belirtiyor. 

“Doğu illerinde okuru dijitale taşımak zor” 

Erzurum Pusula Gazetesi Genel Koordinatörü Sevda Güneş İncesu, yerel basının “normal” diye anılan dönemde de büyük sorunlarla iç içe olduğunun altını çizerek özellikle Anadolu’daki pek çok gazete için bu sorunların katlanarak devam edeceğini söylüyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde 14 ili kapsayan bir bölge gazetesi Pusula. Çoğunluğunu abonelerin oluşturduğu 7 bin 500 tiraja sahip. Abonelerinin çoğu iş yerleri, restoranlar, kafe ve kahvehane gibi salgın sürecinde kapanmak zorunda kalan yerler. İncesu, hane abonelerin de bu süreçte evlerine gazete girmesini riskli bulduklarını söyleyerek aboneliklerini sonlandırmak istediklerini anlatıyor. BİK’in salgın sürecinde ilan alma uygulamasından da yararlanamadıklarını, çünkü haftada iki gün bile olsa gazete basma maliyetini kaldıramadıklarını söylüyor.

Sevda Güneş İncesu: Yerel basın, buradaki köylere kadar ulaşsın, insanlar kendi ilçesini, şehrini okusun diye ayakta kalmaya çalışıyor. Bu okuru dijitale çekemezsiniz. Tweet'le 

İncesu, özellikle de kendi bölgelerindeki gazetelerin ekonomik olarak kendilerini toparlamalarının çok zor olduğunu düşünüyor. Bu bölgedeki okurun dijital platformlara taşınabilmesinin de pek mümkün olmayacağı düşüncesinde. “Batı illerinde bunu yapmak belki daha kolay ama bizim okurumuz kahvede otururken gazetesini karıştırmak ister. Esnaf sabah çayını içerken, sohbetini ederken yerel gazeteye bakar. Zaten yerel basın buradaki köylere kadar ulaşsın, insanlar kendi ilçesini, şehrini okusun diye biz ayakta kalmaya çalışıyoruz. Bu okuru dijitale çekemezsiniz,” diyor. Kendi okur kitlesinin internet teknolojilerine çok aşina olmadığını da ekliyor.

Yayın yaptıkları 14 ilde özel reklam gelirlerinin çok kısıtlı olması yaşadıkları ekonomik sıkıntıların en önemli nedenlerinden birisi. İncesu; “Bizim özel reklam gelirimiz zaten çok kısıtlı. Resmi ilanlar, resmi kurumlar, dernekler, vakıflar ve işyeri abonelikleri bizim temel gelir kaynaklarımız. Bu süreçte çok sayıda abone kaybettik. Zaten normalleşme başladığında borçlarımızı ödemeye çalışıyor olacağız,” diyor. 

İncesu da bu süreçte yerel basına kalıcı bir destek verilmediği görüşünde. Desteğin “borç ertelemek ya da gazetelerin düzenli basılmamasına göz yummak” şeklinde olduğunu söylüyor. İncesu yerel basının vergi borcu ödemeleri konusunda da önemli bir noktaya dikkat çekiyor ve şunları dile getiriyor: “Eğer bir gazetenin SGK ödemesi ya da vergi borcu varsa BİK ilanları da doğrudan bu borçlara kesiliyor ve gazete ilan ödemesi alamıyor. Elimize para geçmediği için borçlarımız da katlanarak artıyor. Bu konuda bir düzenleme yapılmalı. BİK’den alacağımız ilan gelirlerinin doğrudan vergi borçlarına kesilmesi uygulaması kaldırılmalı.”

“Antalya basını umutlu”

Yerel basının yaşadığı sorunlar bölgesel farklılıkları da açık biçimde ortaya koyuyor. Bazı bölgelerdeki gazeteler, işletmelerin kapatılması, sokağa çıkma ve şehirlerarası seyahat kısıtlamalarından olumsuz etkilendiklerini belirtseler de normalleşmeyle birlikte ekonomik anlamda rahatlamayı umuyorlar. Antalya Bizim Aksu Gazetesi Yayın Yönetmeni Enes Gürel, otellerin açılmasıyla birlikte turizme yönelik ilan ve reklamların başlayacağını belirtiyor. Turizmin kontrollü biçimde de olsa açılması, hem Antalya ekonomisini hem de yerel gazeteleri rahatlatacak gibi görünüyor.

Antalya gazeteleri de kısıtlamalar sürecinde BİK’in resmi ilanlarından yararlanamayan gazeteler arasında yer alıyor. Bizim Aksu gazetesi günlük yayından haftalık yayına geçmiş. Gürel, bu ilanlardan yararlanamamakla birlikte ticaret odası ve büyükşehir belediyesi gibi kurumların yerel gazetelere destek olmak için tam sayfa ilan verdiklerini anlatıyor. 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi resmi bayramlar için ilanlar aldıklarını belirtiyor.

Enes Gürel: Bizim sorunumuz basılı gazeteyi satamamak. Tweet'le

Gürel, bundan sonraki süreçte internet gazeteciliğine ağrılık vereceklerini belirterek Antalya okurunun internet haberciliğine hızla geçiş yapabileceğine inanıyor ve şunları ekliyor: “Zaten bizim sorunumuz basılı gazeteyi satamamak. Şimdi herkes haberi sosyal medyadan takip ediyor. Antalya’da pek çok gazete de aynı yolu seçecek. Belki 3 ya da 4 basılı gazete kalır ilde. Köylü ve çiftçi kesim, hem ilan hem okur olarak basılı gazeteye destek verir. Diğerleri internet gazetelerine yönelir.”

Ne var ki internet gazeteciliği konusundaki yasal boşluk haberciler için bir sorun olmaya devam ediyor. Gürel de bu duruma değinerek internet üzerinden reklam alabilmeleri ve dijital habercilerin “gazeteci” olarak tanınmaları için düzenlemenin bir an önce yapılması gerektiğini vurguluyor.

Emel Baştürk
Prof. Dr. Emel Baştürk, Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesidir.

    RTÜK: Orantısız cezalar ve kırmızı çizgiler

    Önceki içerik

    Her gazete herkese açık olmalı mı?

    Sonraki içerik