Sosyal Ağ ve Kitle

WhatsApp yalan haberle nasıl savaşabilir?

0

Yanlış bilgilendirmeyle mücadele etmek için yarattığımız her teknolojik çözümde yeni bir sorunla karşılaşıyoruz.

Yönetiminde olduğum Brezilyalı doğrulama organizasyonu Aos Fatos için 2018’den çıkarılan ana ders bu. Bu yılki genel seçimlerde, internet üzerinden birbirine bağlı bir toplumda sahte haberlerle baş edebilmek için bot yaratma ve yapay zekâ konularına odaklandık.

Brezilya’da seçim dönemi, bir kampanya stratejisi olarak beklenmeyen bir endüstriyel dezenformasyon kullanımı ve buna karşılık hızlı, alt yapısı sağlam kurumsal cevapların azlığına şahitlik etti.

2018 başından bu yana, IFCN gibi uluslararası ortakların da yardımıyla Brezilya’daki doğrulamacılar, komplo teorileri, nefret söylemi ve WhatsApp’ta örgütlenen sahte bilgi tarafından karar verilen bir seçimin risklerine dikkat çekmek için platformlar, seçim otoriteleri ve yüksek mahkeme yargıçlarıyla toplantılar planlama uğraşında.

Facebook, Google ve Twitter, sahte haberlerle mücadele etmek için iyi fena şeffaf stratejiler oluştururken, WhatsApp gibi diğer platformlar sessiz kaldı. Teknik çözümler üretebilmek için ısrarla bir iletişim kanalı yaratmaya çalışsak da, konuyla ilgili genel ilgisizlik Brezilya’daki bilgi ortamına zarar verdi.

WhatsApp’ın Brezilya’da birlikte çalıştığı kurum daha çok Brezilya’nın Başkanlık kampanyasında yanlış bilgileri kontrol etmek için oluşturulan Brezilya Araştırmacı Gazetecilik Birliği ve First Draft tarafından yönetilen 24 medya kuruluşundan oluşan koalisyon Comprova idi. Comprova, WhatsApp’ın API’sine erişebildikleri Zendesk adlı bir araç kullandı.

Fakat koalisyona yakın bir araştırmacı bu aracın gazetecilerin kullanımındansa bire bir görüşmeler için daha yararlı olduğunu söyledi.

“Aynı adım ve kanalları, API’yi bir müşteri hizmeti olarak kullanan bir havayolu şirketi olarak kullandık,” diyen araştırmacı, güvenilir, doğrulanmış içeriğin yayılmasının ölçeklenebilir olmadığını vurguladı.

Aos Fatos, yanlış bilgilendirme raporları almak ve kullanıcılara doğrulanmış içerikler göndermek için bir WhatsApp İş hesabı açtı. Niyet iyi olsa da teknoloji zayıf. Uygulama çöküyor, gazetecilerimiz binlerce kullanıcıyı elle eklemek zorunda kaldı çünkü yalnızca bir cihazla senkronize edilebiliyor. Buna rağmen, Brezilya’nın seçim sezonu boyunca WhatsApp’ta ne tür yanlış bilgilendirmeler yapıldığı konusunda bir fikir sahibi olmak için Aos Fatos, 6.000’den fazla WhatsApp abonesiyle, uygulamada paylaşılan 700’den fazla yanlış veya yanıltıcı gönderi yakaladı.

WhatsApp uçtan uca şifrelemeyi kullandığından beri platformdaki sahte ya da yanlış bilgilerin neler olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz, bu söylentilerin en az dört ana temayı çarpıttığı: Politikacılar ve ünlüler tarafından yapılan açıklamalar, elektronik oylama sistemimizin güvenliği hakkındaki teoriler, Bolsonaro yanlısı veya karşıtı gösterilerden görseller, anket sonuçları.

Facebook’ta, ulaşılan kesim ölçülebilse de, WhatsApp’taki yanlış bilgi içeren ve analiz ettiğimiz gönderiler Ağustos-Ekim arası süreçte en az 3.5 milyon kez paylaşıldı.

Yanlış bilgilendirmenin endüstriyel kullanımı yeni olsa da 2018’de karşılaştığımız bu büyük fırtınanın kökleri araştırmacıların yapay zekânın, botların yanlış bilgiyi sosyal ağlarda yaymak için kullanıldığından şüphelendiği 2012’ye kadar dayanıyor. O günden bu yana Brezilya’da çok sayıda bu tür süreç gözlendi, tıpkı 2016’daki kampanyadaki botların etkisi, yahut 2017 Ağustos’ta Porto Alegre’nin doğusunda konusu cinsellik ve cinsel farklılık olan bir sanat sergisinin organizatörlerine sergiyi iptal etmeleri için yapılan baskı kampanyasındaki gibi.

İlginizi çekebilir:  Sosyal medyanın yerel idarelerce kullanımı: Japonya örneği

Bu koordine eylemler Brezilya’daki en popüler sosyal ağ platformları arasında yapısal bir şekilde dağıldı. Botların ve sahte hesapların platformlarda kullanımı, bilginin evrenselliği bağlamında bir algı yaratmayı amaçlıyordu. Eğer bir bilgiyi ilk olarak WhatsApp’ta okuyup sonra Facebook’a kontrol etmek için girdiğinizde aynı bilgiyi tekrar görürseniz bu bilgiye neden inanmayasınız ki? Sonuçta o bilgi her yerde.

Facebook’un Brezilya’daki doğrulama ekipleriyle mecradaki potansiyel sahte içerikleri tespit etmek için ortaklıklar kurmasının ardından, daha geniş bir misenformasyon ordusu WhatsApp’a göç etti. Yüksek Seçim Konseyi Facebook ve Twitter’a ilişkin propoganda regülasyonlarını yaparken bu uygulamayı görmezden geldi.

WhatsApp gibi kapalı alanlarda, bilgi ortamını bozma yöntemi çok farklıdır. Misenformasyonun inandırıcı olması için yalnızca bir elin parmakları kadar viral gönderi (Facebook’taki gibi) yeterli değildir, bunun yerine aynı konuda ufak değişikliklerle yayınlanmış çok sayıda mesaja ihtiyaç vardır.

Otomasyon ise bu konuda bize yardımcı olabilir.

Ağustos ayında yayınlanan Columbia Journalism Review makalelerinde Himanshu Gupta ile Harsh Taneja, WhatsApp’ın misenformasyonla şifrelemeyi kırmadan nasıl mücadele edebileceğine dair bazı çözümler üretmişlerdi. Önerdikleri çözümlerden biri Aos Fatos’un @fatimabot‘unun Twitter’da yaptığıyla benzeşiyordu: Çok paylaşılan içerik kalıplarını ismen algılamak, benzer URL’ler gibi.

Truthbuzz’dan Sérgio Spagnuolo’nun Ekim ayında yazdığı gibi, WhatsApp en azından mecrasında en çok paylaşılan tür olan resim ve videolarla aynı şeyi yapmayı düşünmeli.

WhatsApp’ın şifrelemeyle ilgili güvenlik belgesi, şirketin her bir eki bir kriptografik kodla tanımladığını belirtiyor. İndirilen bir ek uygulama içinde her yönlendirildiğinde yönlendirildiğinde, WhatsApp aynı kriptografik kodlu bir dosyanın sunucusunda var olup olmadığını kontrol ediyor. Bu aslında, içeriğin şirketin sunucusunda saklandığı anlamına geliyor.

Amaç, bir kullanıcının her seferinde aynı dosyayı karşıya yüklemesi ve indirmesini gerektirmeden içerik paylaşımını daha verimli kılmak. Spam ile mücadele etmek amacıyla WhatsApp mühendisleri tarafından gerçekleştirilen eylemler ışığında WhatsApp’ın metinleri takip edebileceğine dair de bazı kanıtlar var. WhatsApp aynı yaklaşımla, sadece teknolojisinin kitlesel kötüye kullanımına izin vermemekle yetinmeyip, şifrelemenin tamamını kırmaya gerek duymadan neyin viral olduğunu da görebilir.

Ayrıca, bir şey viral oluyorsa, şifrelenmiş olmalı mıdır?

Dağıtım kalıplarının analizi sayesinde, kullanıcı katılımı ve doğrulamacılardan sağlanan içerik teyidini birleştirerek WhatsApp, hem yanlış bilgiyi, nefret söylemini ya da uygulamasıyla dağıtılan başka türlerdeki aldatıcı içerikleri bulabilir hem de yanlış haber yayan kullanıcıları “spammer” olmadan uyarabilir, tıpkı @fatimabot’un Twitter’da yaptığı gibi.

Örneğin, şirket kendi şifreleme teknolojilerinin hacklenmesine karşı geliştirilen önlemleri de açıklayamamıştı. Şirket, karmaşık şifreleme teknolojisi nedeniyle platformunda paylaşılan herhangi bir düzeydeki içeriği izlemediğini söylemişti, peki WhatsApp geçen Ekim ayında Brezilya’da sahte haber ve spam yaydığı gerekçesiyle 100.000 kullanıcısını nasıl engelledi? O dönem bu sorunun yanıtını açıklamamışlardı ve bir doğrulamacı olarak, inkârlarını eylemleriyle bağdaştırmak çok zor.

WhatsApp’ın bilgilendirme ortamını düzeltmek için uygulayabileceği kapsamlı çözümler mevcut, fakat bunların hiçbiri henüz platform tarafından ciddiye alınmadı. Umarız 2019 bir değişim yılı olur.


Bu içerik daha önce poynter.org‘da yayınlanmıştır.

TAI NALON
Aos Fatos yöneticisi, gazeteci.

Yeni basın kartı yönetmeliği: İnternet gazetecileri yine arafta

Önceki içerik

Arkitera, FilmLoverss ve Bigumigu: Niş yayınlar nasıl geçiniyor?

Sonraki içerik