Abonelikİş Modelleri

Türkiye’de dijital abonelik denemesi: Sözcü Plus

0

Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı, gündemin eskiye göre daha hızlı tüketildiği bir çağda basılı yayınların varlığını sürdürmesi pek kolay değil. Yayıncıların çıkış yolu olarak yöneldiği dijital abonelikler, Avrupa ve Amerika’da epey yaygın. Reuters Enstitüsünün dijital aboneliklerle ilgili yaptığı araştırma sonucuna göre Finlandiya, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya ve Birleşik Krallık gibi 6 Avrupa ülkesinde gazetelerin yüzde 66’sı internet sitelerinde dijital abonelik sistemi uyguluyor.

Türkiye’de benzer bir modeli Sözcü Gazetesi, Sözcü Plus ile hayata geçirdi. Sozcu.com.tr haber müdürü Deniz Ayas ile okurlarına reklamsız olarak özel içerikler sunan Sözcü Plus’ın işleyişini, gelecek planlarını ve gazeteciliğin dönüşümünü NewsLabTurkey için konuştuk.

Sözcü Plus’un ortaya çıkış sürecini ve işleyişini sizden dinleyebilir miyiz?

Uzun zamandır aklımızda olan bir projeyi iki yıl önce hayata geçirdik. Sözcü Plus, aslında ileriye dönük bir yatırım. Avrupa’daki ve dünyadaki gazeteciliğin gidişatına baktığımızda artık klasik anlamda basılı gazetenin ve web sitesinin yürümeyeceğini biliyorduk. Bu sebeple Sözcü Plus ile bu işin öncülerinden biri olmaya çalışıyoruz. Geleneksel bir gazetenin dijital yayını için Türkiye’de bir ilk. Daha önce birkaç gazete bunu yapmaya çalıştı ama maalesef başarılı olamadı. Dünyada gelişen teknoloji ve basının evrildiği noktada kaçınılmaz bir sondu ve biz de erken kalkan yol alır diyerek Sözcü Plus’ı hayata geçirdik. Sözcü Plus reklamsız işliyor ve Sözcü Plus için hazırlanmış özel içerikler yer alıyor. Okurun ilgi alanları, yaşı, tuttuğu takım ve beğenilerine yönelik içerikler gösteriyoruz. Sozcu.com.tr olarak rekabet hâlinde olduğumuz başka siteler de var. Belli bir tık oranına erişmek zorundayız. Ülkenin sıcak gündemi çoğu zaman ana sayfada özel içeriklerimizi sunmamıza izin vermiyor. Ana sayfada tutamadığımız özel içeriklerimizi Sözcü Plus’ta yayınlıyoruz. Sözcü Plus’taki abonelerimiz özel içeriklerle gündemin yoğunluğundan uzaklaşarak kendi ilgi alanlarına girebilecek birçok haberle buluşma fırsatı buluyor.

Okurun tercihlerini nasıl tespit ediyorsunuz? Yapay zekâ teknolojisi, editör müdahalesi ya da anket ile mi?

Sözcü Plus’a abone olurken birçok sitede olan çerez politikasını biz de uyguluyoruz. Bu yolla yapay zekâ bir takip yapıyor fakat Sözcü Plus’a üye olurken okurumuza anketler de sunuyoruz. Dijital dünyada okur alışkanlıklarını tespit etmek kolay. Bu yöntemlerden faydalanıyoruz. Şu an Sözcü Plus’ta yüzde yüz yapay zekâ teknolojisine sahip değiliz. Editör arkadaşlarımızın etkisi var.

Abonelerinizin belirli bir profili var mı? Varsa bu profile yönelik yeni ürünler için çalışmalar yapıyor musunuz?

Sözcü Plus’ın okur kitlesi A grubu kitle. İnternetten özel haber okumak isteyen, bunun için para ödeyen, seyahat edebilen, yılda en az bir kez tatile giden, haftada en az bir gün kültür sanat faaliyetleri için bütçe ayıran bir kitle. Sonuçta arz talep durumuna göre iş yapıyoruz. 3 ay sonra Sözcü Plus’un abonesi 100 bine çıkarsa ve 100 bin abonenin 30 bini öğrenci olursa öğrencilere yönelik içerik hazırlamaya başlarız.

Genel olarak Sözcü’nün okuru çok katılımcı. Mail ya da telefonla ulaşıp isteklerini ya da şikâyetlerini bildiriyor. Kısacası okurumuzun ne istediğini biliyoruz. Ne var ki okurun isteklerini biliyoruz diyerek benzer haberleri tekrar tekrar sunmak da yanlış. Sadece arz talep meselesine indirmek habercilikte yanılgıya yol açar. Medya gelişemez gazeteciler gelişemez.

İnsanlar ödeme yaparken kredi kartı bilgilerini paylaşmaktan çekindikleri için yayıncılar mikro ödeme sistemleri üzerinde çalışıyor. Sözcü Plus, aylık aboneliklerde SMS ile ödeme seçeneği de sunuyor. Sözcü’nün farklı ödeme sistemlerine yönelik çalışmaları var mıdır?

Farklı ödeme sistemlerine yönelik IT ekibimizin çalışmaları var. Türkiye’de internetten satın alma davranışında güven sorununun başka bir boyutu var aslında. Bir örnekle anlatmam daha kolay olabilir. Bir kamu görevlisi, Sözcü Plus ya da alternatif yayınlara kredi kartı bilgilerini vererek abone olmaktan çekiniyor. Güvenlik sorunu olamayacağına dair taahhütlerimiz olsa da maalesef durum böyle. Burada sadece dijitale duyulan güvensizlikten ziyade siyasal bir çekince var.

Dünyada takip ettiğiniz ve abonelik sistemini örnek aldığınız bir yayıncı var mı?

Sözcü Plus’ı kurmadan önce dünyadaki örnekleri takip ediyorduk. İspanya, İngiltere ve Amerika’daki abonelik sistemini başarıyla devam ettiren yayıncılar var. Fakat biz Türkiye’de bir iş yapıyoruz ve diğer ülkelere göre Türk insanının satın alma davranışı, kültür ve refleksleri farklı. Bunun bilincindeyiz ve çalışmalarımızı buna yönelik yapıyoruz. Tek bir yayın söylemektense başarılı örnekleri takip ediyoruz diyebilirim.

Türkiye’deki içerik tüketicilerinin abone olma davranışı henüz gelişmekte. Böyle bir dönemde abonelik sistemini hayata geçiren Sözcü sizce başarılı oldu mu?

Sözcü Plus’ın abone sayısı 23 bin civarında. Günlük tirajı 20 bini bulmayan gazeteler var; o anlamda başarılı olduğumuzu söyleyebilirim. Sözcü Plus emekleme aşamasında, hedefimiz hızla ayağa kaldırıp yürütmek. Sözcü Plus olarak en büyük dezavantajımız bir rakibimizin olmayışı. Bazen deneme yanılma yoluyla ilerliyoruz.

Sözcü Plus, gelirleriyle kâr ettiren bir model mi?

İlginizi çekebilir:  Fatih Polat: Basılı gazete ve internetin kesiştiği yerdeyiz

Kâr etmek aslında göreceli bir şey. Haber sitesi ve Sözcü Plus ile birlikte bir de basılı gazetemiz var. Köşe yazarlarının maaşı, bina giderleri gibi masrafları gazeteye yazarsak kâr ediyor gözükürüz. Bahsettiğim durum basılı gazetesi olan internet siteleri için geçerli. Kâr hesabını işletmenin formüle etmesi gerekli. Sözcü Plus, şu an ne kâr ediyor ne zarar. Henüz kâr hesabı yapmak için belirlediğimiz süreye ulaşmadık.

Yıllık aboneliklerdeki kitap hediyesinin abonelik sayısına etkisi oluyor mu?

Elbette etkili oldu ama büyük bit etkiden söz edemem. Yılmaz Özdil’in kitapları belirleyici oldu. Üstelik bu kitaplar simgesel bir promosyondu. Okurlar, Sözcü Plus’ın yazarlarını reklamsız okuyabileceklerini gördüler. İlerleyen safhada yazarları sadece Sözcü Plus abonesi olanlar okuyabilecek.

Medyanın önde gelen isimlerinin çoğu, dijital reklamın finansal gelecek bağlamında gazetecilik için esas ya da tek belirleyici olamayacağını belirtiyor. Bu konuda siz neler düşünüyorsunuz?

Bu fikre tam katılmıyorum. Dijital mecrada güzel işler yaptığınız sürece dijital reklam gelirleriyle ayak kalabilir ve kâra geçebilirsiniz. Dijital yayıncılık masraflı bir iş. Güzel ve derinlikli bir iş yapmanız gerekiyorsa kesenin ağzını açmanız şart. Standart bir maaşla editör ya da muhabir çalıştırırsanız ortaya çıkan iş de standart olur ve gelir getirmez.

Dijital gelirden ne anladığınız da önemli. Sadece Google reklam geliri mi yoksa reklamverenden alınan reklam mı? Sozcu.com.tr’ye istemeyerek de olsa reklam veren kurumlar var. Bize reklam vermek zorundalar; çünkü çok tıklanıyoruz. Cinsiyetçi anlamından uzak olarak söylüyorum, dijital medya, haberciliğin er meydanı. Reklam alabilmek için basılı gazetelerdeki tiraj oyunlarını biliyoruz ama dijital medyada bu tür oyunlar pek mümkün değil.

Sözcü’nün çok tıklandığı biliniyor ama okurun sitede geçirdiği zaman da bir kriter. Ortalama bir Sözcü okuru sitede ne kadar zaman geçiriyor? Ve sizce bu istatistik ne kadar önemli?

Sitede geçirilen ortalama süre mayıs ayı için 6 dakika 12 saniye. comscore ve Genius gibi dijital ölçümleme kurumları, ölçümleme yaparken sadece tıklanma sayısına bakmıyor. Okuyucunun sayfada kaldığı süreye, ne sıklıkla girip çıktığına, sayfadaki hareketlerine de bakıyor. Sözcü okuru siteye geliyor neredeyse tüm yazarları okuyup birden fazla habere bakıyor. Sitede dolu dolu vakit geçiriyor. Bu başarı Sözcü markasına ait. Sözcü markası olmasa, Yılmaz Özdil, Soner Yalçın, Emin Çölaşan, Bekir Coşkun olmasa, özel içeriklerle bu başarıyı sağlayamazdık. Sözcü markasını oluşturan yazarlar, yazı işleri bürosu, yayın politikası ve anlayışıyla bir trend yakaladık.

Sözcü’nün okur akışı çoğunlukla hangi ağlardan geliyor? Plus’ı pazarlarken bu trafik kaynaklarına ne ölçüde dikkat ediyorsunuz?

Mayıs ayında ortalama olarak 6-6,5 milyon tekil ziyaretçi, 9,5-10,5 milyon toplam ziyaretçi sayısına ulaştık. Sözcü’nün okurunun yüzde 53’ü direkt olarak geliyor, yüzde 23’ü Google kaynaklı, yüzde 14 sosyal medyadan, yüzde 10 diğer yönlendirmeler. Benim için direkt gelen okurlar çok önemli. Bu sebeple bir süredir Facebook sponsorlu haber çıkışı yapmıyoruz. Facebook üzerinden gelen okuyucumuz Sözcü sayfasının yönlendirmesiyle geliyor. Sosyal medya yönlendirmeleri önemli fakat okurumuzun direkt Sözcü ana sayfaya gelmesi asıl amacımız.

Nabız, Bundle, Flipboard benzeri platformlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tür platformlar sizce gazetelere zarar veriyor mu?

Bu platformlarda varız ve buradan elde ettiğimiz trafik yüzde 7’yi geçmiyor. Bunlar önemli platformlar ama Sözcü okuru gazetenin uygulamasını indirerek bizi takip ediyor. Bu anlamda sadık bir okur kitlemiz var.

Facebook ya da Google gibi firmalarla ortaklıklarınız var mı? Yakın bir gelecekte Google ya da Facebook tarafından sunulabilecek abonelik ara birimlerine nasıl bakıyorsunuz?

Doğrudan bir işbirliğimiz yok. Teklif gelince değerlendirilir ama biz şu aşamada yerli ve milli olmayı önemsiyoruz. Google ya da Facebook ile bir işi paslaşarak değil de Türkiye’de yayın yapan Türkiye’nin yerli ve milli sitesi olarak yolumuza devam etmek istiyoruz.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Televizyon gazetecisi, radyo gazetecisi ya da internet gazetecisi gibi kavramları doğru bulmuyorum. Yaptığımız iş sadece gazeteciliktir. Gazetecilik yapma biçimleri teknolojiye bağlı olarak değişir. Gazetecilik bizim temel işimiz, gazeteciliğin temel ilkelerini saf dışı bırakmak mümkün değil. Medya pratikleri değişiyor, gelişiyor. Biz de çağdaşlarımızdan geri kalmamak adına daha güzel daha özgün daha tarafsız daha objektif gazetecilik yapmak için uğraşıyoruz. Bizim temel amacımız Sözcü Plus’ı geliştirerek daha çok para kazanmak değil, gazetecilik yapma biçimlerine uygun hareket etmek.

Medya tek sesli hâle getirildiğinde Sözcü olarak bir haber havuzu oluşturduk. İstanbul’da 11, Ankara bürosu hariç Anadolu’da 12 muhabirimiz var. Ajansların takip etse bile geçmediği, geçemediği haberleri muhabir ağımızla takip edip okuyucularımıza sunuyoruz. Sozcu.com.tr’nin haber müdürü olarak söylüyorum siyasi olarak tüm açıklamalara yer veriyoruz. Tabii ki haberi büyük ya da küçük vermek tercih meselesidir. Sözcü’de bağımsız ve tarafsız gazetecilik yapmaya çalışan gazetecileriz.

Seda Karatabanoğlu
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldu. Gazeteciliğe Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başladı. Ardından çeşitli internet sitelerinde editörlük yaptı. Serbest gazetecilik yapmakta.

    YouTube’da gazetecilik, Avustralya’da basın özgürlüğü, zamansız içerikler

    Önceki içerik

    The Guardian ABD’de okur bağışlarını nasıl artırmayı planlıyor?

    Sonraki içerik