Ne Okuyoruz

TikTok’taki gazeteler, dijital alet çantası, Facebook Libra

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta “Ne Okuduk” bölümümüzde okurun ön planda olduğu bir listemiz var. Okurlara ulaşmak için TikTok ve WhatsApp gibi yolları deneyen gazetecilere dair yazılardan, okurun haberden kaçınmasının arkasında yatan sebeplere kadar çeşitli yazılar mevcut.

“Haftanın Odağı”nı ise Dijital Alet Çantası olarak belirleyerek gazeteciler için kullanışlı olabilecek birçok yazılımı ve aracı bir araya getirdim. Bu odağı önümüzdeki dönemlerde bir seri hâline getirmeyi de planlıyorum.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Bu hafta ne okuduk?

FACEBOOK’TAN KRİPTOPARA OLMAYAN KRİPTOPARA: Geçen hafta dijital dünyada en çok konuşulan haberlerden birisi, Facebook’un yeni projesi Libra oldu. Her ne kadar kendisini bir kriptopara ve güvenli bir dağıtık ödeme sistemi olarak duyursa da proje aslında bu kavramların hiçbirisiyle alakalı değildi.

Oldukça merkezi ve Bitcoin’den çok Western Union’a benzeyen bir sistem olan Libra, her ne kadar kriptopara kavramını tanıtımında kullansa da, aslında bu dağıtık yapının şu anda var olmadığını ve önümüzdeki beş yıl içerisinde geçiş çalışmalarının başlayacağını söyledi. Konu üzerine yazan birçok uzman bunun gereksiz bir hamle olduğunu, Facebook’un daha fazla alanı kontrol etme çabasının bir parçası olduğunu ve asıl amacın bir kriptopara yaratmak yerine Çinli WeChat ile rekabet etmek olduğunu söyledi.

Bir kesim bu projenin gazetecilere mikro ödeme ile gelir kazanma konusunda yardımcı olabileceğini söylese de, bunun çok da yüksek bir ihtimal olduğunu düşünmüyorum. Hem Facebook’un gazeteciler ve medya ile geçmişten bu yana olan ilişkisini hem de her alanı kontrol etme arzusunu düşündüğümüzde bu projeye birçok gazetecinin yaklaşmaya çekineceğini düşünüyorum.

OKUR, HAYATINA DEĞER KATMADIĞI İÇİN HABERDEN KAÇIYOR: Genellikle yalan haberler ve medyaya güvensizlik konusunun medyanın ve gazeteciliğin en büyük sıkıntısı olduğunu düşünüyoruz. İnsanların daha az haber okumasında ve gazeteciliğe ilgisinin azalmasında da en önemli faktörün bu güven sorunu olduğunu iddia edenler çoğunlukta. Fakat bu sorun düşündüğümüzden daha küçük olabilir.

Bir önceki bültende de bahsettiğimiz Reuters Digital News Report’ta yayınlanan veriler aslında sorunun ağırlıkla haberlerin yapılma şekli ve okurda yarattığı etkiden kaynaklandığını gösteriyor. Dünyada olan bitenlerin ağırlıkla insanları psikolojik olarak kötü etkileyecek haberler olması ve medyanın da bu etkiyi dengelemek yerine katlayarak okura haberleri sunuyor olması, insanların kendilerini korumak adına haberlerden kaçınmalarına sebep oluyor.

Genellikle tercih edilen haber dilinin negatif yanları öne çıkararak çözüm kısmını dışarıda bırakmaya yönelik kurulması da okurun bu haberlerden hayatına katabileceği hiçbir şey olmadığı hissine kapılmasına neden oluyor. Yani bu haberleri okuyan okurlar, ellerinden hiçbir şey gelmeyeceği hissine kapılıyor ve haberleri de takip etmekten uzaklaşıyorlar.

Bu çok önemli bir sorun ve çözümü üzerine düşünmemiz lazım. Haber yazım tarzlarımızı ve haberi nasıl sunacağımız üzerine kafa yorup bir değişime gitmemiz gerekecek gibi görünüyor.

BUZZFEED ÇALIŞANLARI İŞ BIRAKTI: Geçtiğimiz yıllarda başlayan ve özellikle ABD’de giderek artan dijital basının sendikalaşma hareketi her zaman kolay bir şekilde ilerlemiyor. Her ne kadar Vice çalışanları ve zorla da olsa Vox çalışanları sendikanın yönetim tarafından tanınmasını sağlamış olsa da, BuzzFeed’de yönetim hâlâ sendikayı tanımamakta ısrarcı.

Buna karşın sendikalaşmak isteyen çalışanlar 17 Haziran günü BuzzFeed’in ABD’deki birçok ofisinde iş bırakma ve ofis binası önünde protesto eylemi gerçekleştirdi. Dışarıdan da destek gören eylemin ne kadar etkili olacağını ise zaman içerisinde göreceğiz. Dijital medyanın giderek küçülmeye yöneldiği ve çalışan haklarını önemsemediği bu dönemde BuzzFeed çalışanlarının sendikada ısrar etmeleri önemli.

GAZETECİLER TİKTOK’U DENEMEYE BAŞLADI: Söz konusu sosyal medya olduğunda her an yeni bir platform ya da akım karşımıza çıkabiliyor. Günümüzün modası ise TikTok. Kısa karaoke videoları paylaşmak amacıyla kurulan platform Vine gibi kısa ve eğlenceli videoların paylaşıldığı bir platformun eksikliği ile bir anda büyüdü ve özellikle daha genç internet kullanıcılarının yeni meme’ler ürettiği ve eğlendiği bir platforma dönüştü.

İlginizi çekebilir:  Yalan haberler, algoritmalar ve yapay zekâ, ABD'de seçim

İnsanlara ulaşabilecekleri her alana gitmeleri gerektiğini düşünen kimi gazeteciler ve medya kuruluşları da yavaş yavaş TikTok’ta şanslarını demeye başladı. Washington Post, NBC News ve The Dallas Morning News bunlar arasında öne çıkanlardan bazıları. Elbette platformun yapısı habere ve gündeme çok uygun değil fakat okura ulaşmak için onlara uyum sağlamak gerekebiliyor. Bu da linkteki örneklerde görebileceğiniz üzere, oldukça ilginç sonuçların doğmasına yol açıyor.

Çok genç ve görece el değmemiş bir platform olan TikTok’u gelecekte ne bekliyor şu anda kestirmek zor. Fakat gazetecilerin buraya da girmek için ellerinden geleni yapacağını şimdiden söylemek mümkün.

MOBİLDE VAROLMAK GERÇEKTEN ÖNEMLİ: Dijital habercilik için en önemli alanlardan birisi de mobilde kullanıcıya erişmek ve ona gerçekten kullanışlı bir tecrübe sunabilmek. Fakat ülkemizdeki dijital medya maalesef bu konuda çok ciddi sorunlar yaşıyor ve mobilde okurun haber okuma tecrübesi birçok zorluk ve sıkıntı barındırıyor.

Poynter’da Meg Heckman ve John Wihbey’in kaleme aldığı bu yazı, mobilin neden önemli olduğunu ve bir haber kurumunun mobilde haber servisi konusunda nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatıyor. Özellikle değindikleri nokta da mobil web sitelerin performansı ve sunduğu tecrübe. Ülkemizdeki çoğu haber sitesi okur tecrübesi yerine maksimum reklam yerleştirmeyi ön plana koyduğu için maalesef bizim de en büyük sorunumuz bu.

Mobilde habere erişim konusunda karşıma çıkan bir diğer ilginç haber de WhatsApp’in toplu mesaj gönderimlerinde bu yıl sonunda kısıtlamaya gidiyor olması. Bu haberle birlikte ilgi çekici bir başka nokta da, Almanya ve kimi diğer ülkelerde bazı yayınların e-posta bülteni formatını bırakıp aynı içeriği okurlarına WhatsApp ile ulaştırıyor olması. Elbette yıl sonundan itibaren bu kısıtlamadan etkilenecek olan bu uygulama okura nasıl daha iyi ulaşılabilir sorusuna verilen iyi bir cevap olarak incelemeye değer.

Haftanın odağı: Dijital alet çantası

Dijital teknolojilerin gelişmesiyle birlikte gazetecilerin kullanabilecekleri birçok yeni araç ve teknoloji ortaya çıktı. Bunların birçoğu gazetecilerin işlerini kolaylaştıracak ve daha iyi yapmalarına yardımcı olabilecek araçlar. Fakat bunların arasında iyi olanları ve gerçekten ihtiyaç duyacaklarınızı bulmak her zaman çok kolay olmuyor.

Bunun birkaç sebebi var. En başta bu teknolojileri üretenler genellikle belirli bir kafa yapısıyla ve yalnızca sınırlı ihtiyaçları düşünerek tasarımlarını hazırlıyorlar. Bu da her ne kadar bir araç dışarıdan bakıldığında ihtiyacı karşılayacak gibi görünse de, kullanılmaya başlandığında aslında pek de işlevli olmaması sorununu doğuruyor. Neredeyse her sorun üzerine kimi zaman düzinelerce farklı araç üretildiğini göz önünde bulundurursak, bunların arasında gerçekten bir gazetecinin işine yarayacak olanı bulmak zor olabiliyor.

Ayrıca gazetecilerin ihtiyaçları için özel olarak tasarlanmış araçları bulmak da her zaman kolay olmuyor. Özellikle gazetecileri düşünerek yazılım üreten kurumlar olsa da, çoğu zaman ihtiyacınızı bu odağa sahip olmayan firmaların ürünleri ile karşılamak zorunda kalabiliyorsunuz. Bu da her zaman aradığınızı bulamamanız anlamına geliyor.

Bu yüzden de ihtiyaçlarınız için lazım olan dijital araçları bulmak konusunda en önemli kaynak yine sizinle aynı taraftan teknolojiye bakan insanların vereceği tavsiyeler oluyor. NewsLabTurkey’de ürettiğimiz içeriklerle bu konuda çeşitli ve işlevli bir rehber yaratmaya çalışıyoruz.

Yıl içerisinde birkaç kez bültenimizdeki bu bölümde de sizler için kullanışlı araçları ve yazılımları derlemeye çalışacağım. Farklı alanlarda çalışan gazetecilerin faydalanabilecekleri yazılımları ve onlar hakkında yazılan yazıları burada derleyeceğim. Amacım elinizin altında tutabileceğiniz faydalı bir liste oluşturmak.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü, yazar, gazeteci ve çevirmen. Felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu üzerine çalışıyor. Yazılarının yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Journo, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Norveçli Aller Media üyelik ve reklam gelirlerini nasıl dengede tutuyor?

Önceki içerik

Haber odalarında yeni anahtar rol: Üyelik editörlüğü

Sonraki içerik