Sosyal Ağ ve Kitle

Haber odalarının TikTok’ta hesabı olmalı mı?

0

Eski bir ABD Kongre üyesi ve yakın zamanda başkan adayı olan Beto O’Rourke kendini nasıl oldu da kabinede ateşli bir konuşma yaparken buldu?

Bunu TikTok‘a koymak için yaptı.

Bu sosyal medya platformunun aylık 500 milyondan fazla aktif kullanıcısı var, bunların yüzde 66’sı 30 yaşın altında. TikTok kullanıcıları günlerinin ortalama 52 dakikasını platformda geçiriyor. Yine de uygulamada çok az gazeteci ya da haber kuruluşu var.

Mobil gazetecilik (mojo) bu alanda uzun süredir odak noktası. Mojo eğitimcisi Corinne Podger son altı ayda yaklaşık 400 gazeteci ile birlikte çalıştı ve bunların sadece dördü TikTok’taydı, çoğunlukla da kişisel ilgileri nedeniyle.

Bunun nedeni belki TikTok’un yapısının Facebook, Twitter ve Instagram gibi geleneksel sosyal platformlarının yaptığı gibi kârlılığa bağlanmamış olması olabilir. Kullanıcılar yazılarına ya da biyografilerine bağlantı linkleri ekleyemiyorlar, izleyicileri belli bir hikâyeye yada internet sitesine doğrudan yönlendirmenin yolu yok. Bu da TikTok’un okur sayısı üzerindeki etkisini takip etmeyi imkânsız kılıyor. Bununla birlikte, Çin merkezli ByteDance şirketinin sahibi olduğu platform, yakın zamanda paralı reklamlar ve sponsorlu videolar için link ekleme fonksiyonu ekledi.

TikTok’un Beijing ile bağlantısı son zamanlarda tartışmalı hâle geldi. Eylül ayında The Guardian, Beijing’i kötüleyen içeriklerin sansürlenme politikasını anlatan sızdırılmış bir takım raporları haberleştirdi. The New York Times, TikTok’un ABD ulusal güvenlik incelemesinde olduğunu yazdı. Buna cevap olarak TikTok Çin bağlantılı sansür politikasını inkâr eden ve kişisel veri endişelerine cevap niteliğinde bir açıklama yayınladı.

Uygulamayı açar açmaz ne izlemekten hoşlandığınızı sürekli öğrenen bir algoritmanın seçtiği videolarla dolu “Sizin İçin” sayfasını görüyorsunuz. Podger’a göre sayfadaki videoların sıralaması kronolojik olmadığı için burası son dakika haberciliğine uygun değil. Podger bunun yerine, platformun internette hızla yayılma potansiyeli olan zamansız içerikleri vurgulamak ve marka farkındalığı yaratmak için kullanılmasını öneriyor. 

The Washington Post yalnızca bunu yapmanın başarısının keyfini sürüyor. Ekim ayı itibarıyla gazetenin platformda neredeyse 211 bin hayranı, 7 milyon beğenisi ve 100’den fazla videosu var.

The Post’un “TikTokçusu” Dave Jorgenson, “Salt ticari seviyede baktığımızda, çoğu 20 yaşın altında 1 milyar insanın indirdiği bir uygulamayı denememek tamamen delilik olurdu,” diyor. “Bu, gazeteniz için çok fazla potansiyel abone anlamına geliyorken neden onları ciddiye almayasınız ki?”

The Post, Jorgenson’u yaratıcı video yapımcısı olarak, gazete markasının kişi odaklı videolar üretmeye odaklanan ekibine katılması için Haziran 2017’de işe aldı. Jorgenson, TikTok’u bir fırsat olarak gördü. Mart 2019’da patronlarını bu platformda olmaları gerektiğine ikna etmek için yedi sayfalık bir sunum yaptı.

Jorgenson’a göre Z kuşağı, yani 1996 ile 2010 arasında doğanlar, zaten birçok meseleyi önemsiyorlar. Jorgenson, haberi nereden aldıklarını önemsediklerine de inanıyor.

Mart ayında platforma giriş yaptıklarından beri neredeyse yayınlanan her The Post videosunda Jorgenson görünüyor. Videolarda, o ve haber odasındaki herkes bayat, baba şakaları yapan biri kimliği takınıyor ve videolar “The Office” dizisi formatında kameraya doğrudan bakışlar ve çokça yakınlaştırmalarla dolu. Jorgenson her fikri aklında bu yapıyla biçimlendiriyor.

Kimi videolar başkanlık yarışı adayları ya da Çin ile süren ticaret savaşlarına ilişkin bir ekonomi habercisinin öfkeli tepkisi gibi ABD haberciliği ile ilişkiliyken kimi videolar sadece saçma. Çoğunlukla ciddi haberlerdense capslere ve ofisteki acayipliklere odaklanıyorlar.

Son videolardan birinde Jorgenson haber odasında kafasında oyulmuş bir balkabağı ile dolanıyor. Bir diğerinde The Post’taki bir pozisyon için bir köpekle mülakat yapıyormuş gibi yapıyor. Sıklıkla haber merkezindeki meslektaşlarını da videolara dahil ediyor, bunların içinde Başkan Richard Nixon’ı istifaya sürükleyen Watergate skandalını ortaya çıkaran ünlü araştırmacı gazeteci ikilisinden biri olan Bob Woodward da var

Şakalı videolar daha genç izleyicilere ulaşmaya hizmet ediyor. Hannah Maybo, The Post’un videolarına yorum yapan 16 yaşındaki bir TikTok kullanıcısı. Gazetenin videolarının ne kadar komik olduğunu fark ettiğinde şaşırmış. Haber ajanslarının gazetecilerin daha bağ kurulabilir taraflarını göstermesinin haber takip etmeyi kolaylaştırdığını söylüyor.

The Los Angeles Times’ın okur ilişkileri editörü ve University of Southern California Annenberg’de misafir profesör olan Adriana Lacy için Jorgenson’ın başarısı sürpriz değil. Lacy’e göre, dijitali ana dili gibi bilen ilk nesil olarak Z kuşağı şirketlerden ya da kurumlardan çok insanlara ve ilişkilere yatırım yapıyor.

İşte tam olarak bu nedenle Jorgenson kendisini “TikTokçu” olarak tanıttı. Jorgenson’a göre yayınınızı tanıtmaya öncelik vererek, devamlılığı olan bir karakter göstermek izleyicilerle bağ kurmanın en iyi yolu.

“İnsanlar video izlerken bir şeyle bağ kurma ihtiyacı hissediyorlar,” diyor Jorgenson. “Onlar için videoyu ilgi çekici kılan bir çizgiye ihtiyaçları var ve bunu en kolay bir insanla sağlayabilirsiniz, çünkü insanlar böyledir.”

Lacy, The Washington Post gibi bir organizasyonun TikTok’ta başarı sağlamasının kolay olduğunu çünkü, gazeteyle bir beş ya da on yıl daha ilgilenmeyecek bir okur kitlesine odaklanabilecek kaynakları olduğunu söylüyor.

“Yerel gazeteler ve orta seviye yayıncılar için esas kaygı şu an kaç abone kazanabileceğinizdir. Hâlihazırda gelir sağlayan bir kitleniz olmadan gelecekteki okur için strateji oluşturmak zor olabilir,” diyor Lacy.

“İzleyicileri nasıl etkileyeceğiniz konusunda dev bir planınız olması gerektiğini sanmıyorum. Bence bu ortamlarda var olmak bile önemli,” diye ekliyor Lacy.

Kendi Jorgensonunuza sahip olabilecek zaman ve çabanız yoksa da elinizdeki kaynaklarla uygulayabileceğiniz bir strateji geliştirebilirsiniz.

Aşağıda Jorgenson’un platformda kendilerine yer açmak isteyen haber kuruluşları için verdiği bazı öneriler var:

  1. Hangi tonda iletişim kuracağınıza karar verin. The Post “bayat, baba esprisi” tarzında karar kıldı. Kendiniz ve izleyicileriniz için en doğru tonu bulun ve bunu tüm videolarınızda uygulayın. Jorgenson, “Yaptığımız en büyük iş bu kişiliğe/tona karar vermekti,” diyor.
  2. İşin içinde kaybolmayın. Jorgenson günde yaklaşık iki saatini uygulamada geçirdiğini söylüyor. Bunun sadece 15 dakikasında video izliyor. “Bir kere beğendiğim bir şey gördüm mü, o gün onun üzerine çalışıyorum. Eğer beğendiğim bir şey yoksa, sevdiğim 10 fikir daha buluyorum ve bir bakıyorum saat 1 olmuş,” diyor Jorgenson.
  3. Başkalarına güvenin. Jorgenson haber odasının en uzak köşesinde oturanın bile dahil olduğu, TikTok’a adanmış bir Slack kanalına güveniyor. Çünkü herkes farklı bir TikTok videosunu izleyip beğenebiliyor. Kanalda herkes kendi favorilerini paylaştığı için Jorgenson daha önce hiç rastlamadığı video fikirleriyle karşılaşabiliyor. Ayrıca, video çekmesine ve videolara farklı kişilikleri eklemesine yardımcı olmaları için onlardan destek alıyor.
  4. Hayranlarla etkileşime gir. “Yorumlarına cevap verdiğinizi görmeye bayılıyorlar, bilhassa da iyi videolarda,” diyor Jorgenson. Bağlantı paylaşma fonksiyonu olmadığından Jorgenson için, The Post’un TikTok’unun gençlerin algılarını nasıl değiştirdiğine dair en cesaretlendirici kanıtları görebildiği yer yorumlar kısmı.
  5. Cep telefonunuzu kullanın. Jorgenson tüm videoları telefonuyla çekip bilgisayarındaki Adobe Premiere Pro’da kurguluyor. Profesyonel kameralarla çekim yapmak için eğitim almış olsa da kendi telefonuyla çekildiğinde, içeriğin daha özgün hissettirdiğini söylüyor.

Jorgenson beş ya da 10 yıl içinde, izleyicilerinin kredi kartı ya da gelirleri olduğunda komik TikTok videolarını hatırlamalarını umuyor. 

“Kulağa ne kadar aptalca gelse de bence ‘Size kim olduğumuzu şimdi anlatıyoruz, böylece belki ileride bizi haberlerimiz için de kullanırsınız’ demek çok iyi bir strateji,” diyor Jorgenson.


Daha önce ijnet‘te yayınlanan bu içeriği Elif Akgül çevirdi.

LINDSEY BRENEMAN
ijnet'te stajyer.

Kemal Göktaş: Podcastin insanı daha özgür hissettiren bir yanı var

Önceki içerik

YouTube Content ID, factcheckUK, gazetecilik ve yapay zeka

Sonraki içerik