sokak-roportaj-soru-cevap

Sokak röportajı yaparken dikkat edilmesi gerekenler

Sokak röportajları (Vox Pop) televizyon ve radyo haberciliğinin renkli ve popüler araçlarından biriydi. Bugün ise, YouTube ve sosyal medyanın etkisiyle sadece televizyon ve radyo haberlerinde kullanılan bir araç olarak değil, kendi başına bir içerik olarak da karşımıza çıkıyor.

Giderek popülerleşen bu aracı daha verimli kullanmak için nelere dikkat etmek lazım? Medya sektöründe çalışan pek çok kişinin ilgisini çekebilecek bu soruyu yazı içerisinde yanıtlamaya çalışacağız. Bu sebeple önce “sokak röportajı” nedir sorusuyla başlayacağız. 

Temsilî bir niteliği yok

Deustsche Welle Akademi’nin tanımına göre “Vox Pop”lar gazetecilerin aynı soruyu rastgele seçilmiş kişilere sorması ve cevapları bir araya getirmesi yoluyla, toplumdaki farklı fikir ve yönelimleri yansıtmaya çalışması anlamına geliyor. Bu sebeple homojen bir sosyolojiye sahip mekânlar yerine farklı sınıf, kimlik ve siyasi aidiyetlere sahip bireylerin geçiş noktası olan kamusal alanlarda yapılması gerekiyor. Bununla birlikte bu söyleşilerin anketler ya da akademik çalışmalar gibi temsili (represantative) bir niteliğe sahip olmadığının farkında olmak gerekiyor. Fakat sokak röportajları yine de, toplumsal olayların farklı tipte bireylerin gündelik hayatlarına nasıl yansıdığına, kamuoyunda nasıl tartışıldığına dair bir izlenim veriyor. Bu özelliği onu renkli bir haber içeriği hâline getiriyor.

“Halkın sesi”

Sokak röportajlarının İngilizce’de kullanılan karşılığı olan Vox Pop, Latince halkın sesi anlamına gelen “Vox Populi”nin ifadesinin kısaltması. Haber kuruluşlarının toplumsal konularda genelde siyasetçiler, akademisyenler ya da kamuya mal olmuş başka bireylere mikrofon uzattığını biliyoruz. Sokak röportajları bu noktada bir fark yaratarak tabiri caizse halka ayna tutuyor, halkın düşüncelerini yine halka sunuyor. Bir medya kuruluşunun “sıradan” kişilere mikrofon uzatarak seslerini duyurması, o kişilerde bir aidiyet duygusu oluşmasına da yol açıyor. Sokak röportajlarının bu kadar sevilmesinin arkasında yatan sebeplerden biri de bu.

Ne işe yarar?

Sokak röportajı habercilikte temel olarak iki amaçla kullanılıyor. Bunlardan ilki ulusal ölçekte tartışılan siyasi, ekonomik ya da toplumsal (hatta magazinel) bir konuyla ilgili sıradan insanların ne düşündüğüyle ilgili bir perspektif sunmak. Örneğin mecliste yaşanan bir tartışmayı ya da bir yolsuzluk skandalını sokaktaki insana sormak. 

İkincisi ise, yerel bir gündemden etkilenen kişilere, doğrudan o yerel olayın muhataplarına gündemi sormak, mikrofon uzatmak. Yine bir örnek üzerinden gidelim: Yaşanan sel felaketinin ardından olayın mağdurlarıyla konuşmak ya da bir bölgeye inşa edilen hidro elektrik santralinin sonuçlarını inşaat sebebiyle mağdur olacak köylülerle konuşmak bu kategoride değerlendirilebilir. Röportaj bu iki amaçla da yapılabilir. Ama her ikisi için de dikkat edilmesi gereken hususlar mevcut. 

Açık uçlu sorular sorulmalı

Bu hususların başında soruların doğru tasarlanması geliyor. Herhangi bir röportaj formu, katılanı konuşturmak üzerine kuruludur. Sokak röportajları da öyle. Bu yüzden soru sorarken “kapalı sorulardan” yani evet veya hayır cevaplarıyla geçiştirilebilecek sorulardan kaçınmak, kişileri konuşmaya teşvik edecek “açık uçlu sorular” sormak gerekiyor. Bir örnekle verelim. Röportajda “Kanal İstanbul’un yapılmasını doğru buluyor musunuz” sorusunu sorarsak ne olur? Röportaja katılan kişinin bize gerekçelerini de içeren bir cevap vermesi mümkün. Ama aynı şekilde “evet” ya da “hayır” gibi tek kelimelik bir cevap da verebilir. Soru, katılımcının gerekçe sunmasını mecbur kılmıyor. Bu yüzden, örneğin “Kanal İstanbul projesi hakkında ne düşünüyorsunuz” gibi açık uçlu bir soru sormak gerekçe içeren tatmin edici cevaplar almayı kolaylaştıracaktır.

Sorular yönlendirme içermemeli

Röportajı yapan kişinin röportaj yaptığı konuyla ilgili görüşü ya da tarafı olması son derece normal. Fakat sorunun tasarlanması ve sorulma biçimi kesinlikle bunu karşı tarafa sezdirmemeli. Aksi, gazetecilik etiği açısından sorun yaratabileceği gibi karşı tarafın görüşlerini rahatlıkla yansıtmasını da engelleyebilir. Böylece röportajı verimsiz kılar. Örneğin, “Ülkenin giderek yoksullaşması hakkında ne düşünüyorsunuz” yerine “Hükümetin ekonomi yönetimini nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu sormak daha dengeli ve verimli olacaktır. 

Konuşkan olmayan katılımcılar

Röportaja katılan kişinin soruya cevap verme konusunda isteksiz olması durumunda ek sorular sorulabilir. Ama bu sorunun ana soru ile aynı içeriğe sahip olması, soruyu bağlamından saptırmaması şartıyla. “Ülkenin ekonomik durumu hakkında ne düşünüyorsunuz” sorusuna “bilmiyorum” şeklinde cevap aldığımızı düşünelim. Bu durumda “peki geçinebiliyor musunuz” gibi bir ek soru sormak katılımcıyı daha konuşkan kılabilir. Gündelik hayatı üzerinden yanıt vererek esas sorunuzu cevaplayabilir.

13 maddede doğru soru

Doğru soru hazırlamak ve sormakla ilgili tavsiyeleri sürekli çoğaltmak mümkün. O yüzden voxpops.com‘un soruların hazırlanması ve sorulması sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri derlediği 13 maddelik özet işimizi kolaylaştırabilir, bir tür “check-list” olarak kullanılabilir:

  1. Sorulan soruların amaçla uyumlu olduğundan emin olun.
  2. Evet/hayır şeklinde cevaplanabilecek sorulardan uzak durun.
  3. Kısa ve takip etmesi kolay sorular sorun. Eğer soru uzunsa, iki ayrı soruya bölün.
  4. Hitap ettiğiniz demografiye göre sorunun dilini formüle edin. Argodan kaçının.
  5. Katılımcıyı konuşmaya teşvik edecek, rahatlatacak ifadeler kullanın.
  6. Fazla soru sormayın. İnsanlar zaman kaybetmek istemezler. 
  7. Sorularınızı önceden iş arkadaşlarınız ya da arkadaşlarınız üzerinde test edin.
  8. Acele etmeyin, birden fazla deneme yapabilirsiniz. Rahat olun. 
  9. Yeni soru sormak için daima katılımcının sözünün bitmesini bekleyin. Yoksa sesler birbirine karışabilir. Geleneksel söyleşilerde olduğu gibi söz kesmeyin. 
  10. Söyleşinin ana fikrine mümkün olduğu kadar sadık kalın. 
  11. İyi cevapları not edin. Kurgu aşamasında işinizi kolaylaştıracaktır.
  12. Verilen cevapların soruyu içermesine gayret edin. Mesela soru “En sevdiğiniz yemek ne” ise, cevabın “En sevdiğim yemek pizzadır” olması ya da katılımcının soruyu tekrar etmesi işinizi kolaylaştırır.

Teknik hazırlığı önceden yapılmalı

BBC Akademi, sokak röportajlarını kayda alırken dikkat edilmesi gereken pratik sorunlara dair tavsiyelerde bulunuyor. Röportajların tek kişi tarafından gerçekleştirilmesi durumunda kamerayı omuzda tutmak yerine tripod kurulmasını öneren BBC Akademi, röportaj öncesinde daima hazır olunmasının önemine dikkat çekiyor. Kamera ve mikrofonun açık olması gerektiğini belirtirken, röportaj verenin hiçbir koşulda bekletilmemesi gerektiğini vurguluyor. Katılımcıların rızasının alınmasını ve bunun yazılı olarak yapılmasını tavsiye etse de, yazılı beyan almak her koşulda o kadar kolay almayabilir. Yine de katılımcının rızasını almanın etik bir mecburiyet olduğunu unutmamak gerek.

Kayıt altına alınan sesin çekim esnasında kulaklık takılarak dinlenmesi gerektiği; katılımcı fazla yakınsa sesin patlayacağı, fazla uzaksa dış seslerin kaydı boğacağı da belirtiliyor. 

Pusu kurmamalı

Önemli noktalardan biri de, röportaj yapılan kişinin kendini rahat hissetmesi. Bu yüzden güven veren bir görüntü yaratmak mühim. Örneğin, sokaktan geçen kişilere pusu kurarak ansızın mikrofon uzatmak iyi bir taktik değil. Bu durumlarda kişiler cevap vermekten kaçınabileceği gibi, tatmin edici olmayan kısa ve geçiştirme amaçlı cevaplar verebilir. Güvenilirliği pekiştirebilecek yöntemlerden biri de mikrofonun üzerine kurumun logosunu eklemek gibi çalıştığınız kurumu belli edecek göstergelerdir. Böylece kişiler bir gazeteciyle konuştuğundan ve cevaplarının belli bir medya kuruluşu tarafından kullanılacağından emin olarak daha rahat cevaplar verecektir. Elbette bunun gazeteciler arasında serbest çalışmanın son derece yaygın olduğu günümüzde her zaman mümkün olmadığı ortada. 

Kibar yaklaşılmalı

Röportaj yapılacak kişiye yaklaşma ve iletişim kurma biçimi, kişinin kendini güvende hissetmesi ve rahat cevaplar vermesi açısından son derece önemli. Bu sebeple röportaj teklifini kibar ve sıcakkanlı bir tavırla yapmak daha etkili olacaktır. Bununla birlikte kimilerinin zaman kısıtı, kimilerinin ise çekingenlik sebebiyle röportaj tekliflerini reddeceğini bilmek, bu fikre baştan hazır olmak gerekiyor. 

İhtiyacın iki-üç katı cevap toplanmalı

Toplanan cevapların tamamının kullanılamayacağını her zaman akılda tutmak gerekiyor. Cevapların bir kısmı ses gibi teknik sebeplerle, bir kısmı ise diğerleriyle aynı olduğundan, bir tekrar görüntüsü çıkaracağından dolayı büyük ihtimalle elenecek. Bu gerçeği baştan hesap edip, ihtiyacınız olan sürenin iki üç katı kadar cevap toplamak gerekiyor.

Kurgu süreci

Cevapların kurgulanması sürecinde de dikkat edilmesi gereken belli noktalar mevcut. Habere dahil edilen cevapların; genç, yaşlı, kadın, erkek nüfus ve lehte, aleyhte görüş açısından dengeli olması en önemli kriter. Söyleşiyi yapanın soru sorduğu kısımların videodan atılması gerektiği de bir genel kabul. Çünkü katılımcının hangi soruya yanıt verdiğini göstermenin daha kolay ve kabul gören yöntemleri var. Eğer röportaj örneğin televizyonda bir haber bülteninin parçasıysa haberi duyururken “sokaktaki vatandaşa x sorusunu sorduk “ ifadesiyle bu durumun üstesinden gelinebilir. Eğer röportajlar, kendi başına bir YouTube içeriğiyse soruyu başlığa çekerek ya da videonun başına altyazı olarak ekleyerek göstermek mümkün.

Cevaplarda yer alan uzun duraksamaları ve “eeee”, “hmmm” gibi ifadeleri röportajın doğal görüntüsünü zedelemeyecek şekilde kesmek, haberi daha dinamik kılacaktır. Ama kesme sürecinde dikkat edilmesi gereken daha önemli bir nokta var. Cevaplar asla ortasında kesilmiş gibi durmamalı, katılımcının cevabını tamamladığı belli olmalıdır. Aksi takdirde izleyicide cevabın manipüle edici bir şekilde kesildiği algısı oluşabilir. 

Güçlü başlangıç, güçlü son

Güçlü bir ifadeyle başlamak ve bitirmek hemen tüm hikâye anlatma biçimlerini etkili kılan bir taktiktir. Bu taktik sokak röportajı videolarını da daha etkili kılabilir. Cevaplardaki güçlü ve radikal önermelerin başlangıca çekilmesi durumunda izleyicinin dikkatini en baştan toplamak mümkün. Son kısımda güçlü ifadelerin yer alması da anlatıyı güçlü kılan bildik bir başka taktik. Bu yüzden güçlü önermeleri, iyi örnekleri başlangıca ve son kısma koymayı tercih edebilirsiniz.

Sosyal medyanın yarattığı değişiklikler

Şimdiye kadar bu konuda hazırlanan kılavuzlar, çoğunlukla geleneksel medya için hazırlanan sokak röportajlarını veri olarak alıyor. Bir televizyon ya da radyo kanalının haber programının bir eklentisi olarak düşünülen sokak röportajları bugün sosyal medyanın etkisiyle kendi başına bir içerik olarak ortaya çıkabiliyor. O yüzden sokak röportajlarının nasıl yapılması gerektiğiyle ilgili bir çerçeve oluştururken bu yeni gerçekliği akılda tutmak yerinde olacaktır. 

Örneğin, Deutsche Welle’nin sokak röportajı kılavuzunda, bu biçimin kendi başına bir içerik olamadığı, bir haberin ek aracı olarak düşünülmesi gerektiği belirtiliyor: Bir siyasetçiyle yapılan röportajın bir bölümünde eklenerek içeriği güçlendirebilecek ya da bir haberin uzantısı olarak düşünülmesi gerektiğini söylüyor. Bu kadar somut ifadeler barındırmasa da, BBC’nin de benzer bir varsayımla yola çıktığını düşünmek zor değil. 

Yine Deutsche Welle Akademi’nin buradan yola çıkarak yaptığı varsayıma göre röportaj sırasında, üçüncü bir kişi ya da kişilerin röportaja dahil olması kakafoni yaratacağı için engellenmeli. Bu gibi durumlarda röportaj kibarca kesilmeli. Eğer amaç bir haber bülteni için 1-2 dakikalık bir sokak röportajları serisi hazırlamaksa bu son derece makul bir öneri. Fakat bugün kendi başına bir içerik olarak ortaya çıkan 5-10 dakikalık sokak röportajı videoları, bazen sadece “kakafonik” tartışmaları yansıttığı için başarılı oluyor. Bu tarz tartışmaların komik olmasının yanında toplumun iletişim kurma ya da kuramama biçimini yansıttığı için de anlamlı olduğunu unutmamak gerekiyor. 

Bu yüzden genel doğrulardan haberdar olmak, tavsiyelere kulak vermek her zaman olduğu gibi bu konuda da gazeteciler için faydalı olacaktır. Ama hızla değişen medya ortamının bazı “doğruları” elediğini ve elemeye devam edeceğini akılda tutmak koşuluyla. Hem değişen medya ortamına uyum sağlamak hem de gazeteciliğin genel ilke ve doğrularını içeriğe yansıtmak ancak bu şekilde mümkün.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir