Ne Okuyoruz

Sistemler üzerine düşünerek yazmak

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Kompleks sistemler zamanında yaşıyoruz ve bu çağın haber niteliği taşıyan olayları da aynı kompleksliğe sahip. Bunun farkında olarak bir habercilik yapmak, özellikle önemli olayları daha anlamlı hâle getirmek için büyük önem taşıyor. Bu yüzden bu haftanın odağında gazetecilik için sistemsel düşünmenin neden önemli olduğunu ve nasıl uygulanabileceğini anlattım.

“Ne Okuyoruz” bölümünde ise Cory Doctorow’un teknoloji devleri üzerine konuşmasını, pandeminin serbest gazeteciler üzerindeki etkisini ve geçtiğimiz haftanın gündeminde yer alan birçok önemli konuyu ele aldım.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Bu hafta ne okuduk?

FACEBOOK VE “BIG TECH”İ TARTIŞMAYA AÇMAK

Geçtiğimiz haftalarda anlattığım farklı tartışmalar, süregelen Silikon Vadisi tartışmalarının tekrar gündeme gelmesini sağladı. Bu hafta içerisinde Chris O’Brien ve Siva Vaidhyanathan‘ın kaleme aldığı yazılar tartışma için oldukça önemli.

Fakat konuya daha kapsamlı bakabilmek için Facebook veya başka bir platform özelinde tartışmak yerine daha genel bir yaklaşımı benimsemek gerekiyor. Bu noktada başvurulabilecek en önemli isimlerden birisi Cory Doctorow. Geçtiğimiz hafta içerisinde Oxford Internet Institute tarafından gerçekleştirilen panelde konuyu kapsamlı bir şekilde ele alan Doctorow, nasıl bir çözüm yolu izleyebileceğimize dair de tavsiyelerde bulunuyor. Eğer konuyla ilgiliyseniz bu videoya zaman ayırmanızı tavsiye ederim.

SERBEST GAZETECİLER VE PANDEMİ

Pandeminin etkilerini medya üzerinde sert bir şekilde görüyoruz, bundan en sert şekilde etkilenen gruplardan birisi de serbest gazeteciler. Güvencesizlik ve genel preker çalışma hâli, ekonomik kriz ile birlikte koşulları daha da zorlaştırdı.

Bu yüzden de son zamanlarda serbest gazetecilere yönelik tavsiye ve destek yazılarında da bir artış var. Pulitzer Center’ın genel tavsiye rehberi, GIJN’ın nasıl haber teklifi yazmalı rehberi ve diğer tavsiye yazıları bu hafta öne çıkan önemli içeriklerden.

FARKLI ALANLARI DEĞERLENDİRMEK

Dijital gazeteciliğin getirdiği en büyük avantaj kendinizi nasıl ve nerede yayın yapacağınız konusunda bir sınırlama zorunluluğunun olmaması. Üstelik çoğu aracın erişilebilir olması bunları denemeyi ve kendiniz için ideal olanı bulmayı daha da kolaylaştırıyor.

Üstelik bu konuda kendinizi geliştirmek için kaynaklar bulmak da zor değil. Bu hafta içerisinde iki farklı alana dair oldukça faydalı yazılara denk geldim. Bu yazı, Instagram’ı gazetecilik için nasıl daha verimli kullanabileceğinize dair önemli tavsiyeler barındırıyor. E-bültenlerle ilgili de hem gazetecilik odaklı hem de genel e-bülten yazarlığı üzerine iki eğitici yazı bu hafta önüme çıkanlar arasında.

HABER YORGUNLUĞUNA DİKKAT

Geçtiğimiz aylar pandemi ve beraberinde gelen birçok etkiyle birlikte herkesin haberleri daha yoğun bir şekilde takip etmesine neden oldu. Her ne kadar ülkemizin zaten yoğun olan gündemi bizi hazırlamış olsa da, bu durum haber yorgunluğunu ve beraberinde gelecek olan haberlerden kaçınmayı bir risk olmaktan çıkarmıyor.

European Broadcasting Union tarafından hazırlanan rapor, haber yorgunluğunun medya için nasıl etkileri olabileceğini kapsamlı bir şekilde ele alıyor. Yorgunluğun getireceği riskler hem medya hem de okurlar için önemli ve rapora göre bu konuda medyanın en dikkatli olması gereken noktalardan birisi o gün büyük haber olarak sunulup birkaç gün içerisinde alakasız görülebilecek konuları olabildiğince az kullanmaya çabalaması.

Alakalı: İnsanların haber yorgunluğu yaşamaya başlaması, onların yanlış bilgiye daha açık hâle gelmesine de sebep olabilir. Bu sorunla insanların kendi görüşlerine uygun olmayan haberleri görmezden gelme alışkanlığını da birleştirdiğimizde, tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor.

İlginizi çekebilir:
Çin'in kontrol çabası, Le Monde'un editoryal bağımsızlığı, iş modellerinin matematiği
KISA KISA
  • Quibi diye bir platform vardı ya, n’oldu ona?
  • ABD’de yerel medyanın çöküşüne ve bunun sebeplerine ilgi duyanlar önümüzdeki hafta içerisinde çıkacak olan Margaret Sullivan’ın yeni kitabına mutlaka göz atsın.
  • Press Gazette, pandemi ile ilgili yanlış bilginin en önemli kaynağı olarak Facebook’u gösteriyor.
  • New York Times yanlış bilgiyle mücadelede blockchain teknolojisini kullanmayı denedikleri projeyle ilgili bir güncelleme yayınladı.
  • Mixer’in kapanması, “livestream” üretenlerin çalışma koşullarını masaya yatırmasına neden oldu.
  • SiriusXM, podcast platformu Stitcher’ı satın aldı.
  • GIJN’in yayınladığı bu yazı, gazetecilik ve aktivizm tartışmasına Güney Afrika’dan bir örnekle katkıda bulunuyor.
  • Danimarka merkezli Zetland, Facebook’tan ayrıldıktan sonra yeni üye sayısında artış yaşıyor.

Haftanın odağı: Sistemler üzerine düşünmek

Bir olayı haberleştirirken odağımız genellikle ne olduğu, nasıl olduğu, kimin yaptığı ve sonrasındaki etkileri oluyor. Yani çoğu zaman haber, başlangıç noktası olarak olayın gerçekleştiği anı alıp oradan sonrasına doğru ilerler.

Fakat bu yaklaşım genellikle yaşananları ve etkilerini anlatma konusunda yetersiz kalabilir. Özellikle de günümüz dünyasının giderek daha kompleks bir hâle büründüğünü ve birçok konunun farklı etkenleri ve sebepleri içerdiğini düşünecek olursak, bu noktada olayın öncesi de giderek daha önemli bir hâle geliyor.

İngilizcede “Systems thinking” olarak adlandırılan, Türkçede ise sistem yaklaşımı ya da sistemsel düşünme diyebileceğimiz yaklaşım, gazetecilikte haberlerin daha da derinleştirilmesini ve yaşanan olayları içerisinde bulundukları sistemin bir parçası olarak sunulmasını hedefliyor. Birçok farklı alana uygulanan sistem teorisinden esinlenen bu yaklaşım, haber yazımına —özellikle de araştırmacı gazetecilik işlerinde— büyük bir katkı sunabilir.

Sistem yaklaşımının hem gazeteci hem de okur için birçok faydası olabilir. Eğer bir gazeteci üzerine çalıştığı konuya konunun parçası olduğu sistemi de düşünerek yaklaşırsa ilk bakışta görülmeyen detayları ve ilişkileri yakalayabilir. Bu sayede olayın yaşanmasına sebep olan faktörleri ya da aktörlerin ilişkilerini daha iyi bir şekilde görebilir. Aynı zamanda sistem yaklaşımı birbirinden bağımsız görünen haberlerin arasındaki ilişkileri ortaya çıkartmak için de kullanılabilir. Bu yaklaşımı haberlerinize taşımak için kullanabileceğiniz çeşitli araçlar ve rehberler de mevcut.

Okurlar için bu yaklaşımla yazılmış bir haber çok daha faydalı olacaktır. Başlı başına bir olay önemsiz görülebilir ya da okurun ilk bakışta haberin önemini ve bağlamını anlaması zor olabilir. Fakat sistem yaklaşımı ile yazılan bir haber bu boşlukları doldurabilir, olayın okurlar tarafından basite indirgenmesi ve böylece yanlış bilgiler ve komplo teorileri ile manipüle edilme ihtimalini azaltabilir. Çünkü çoğu komplo teorisi aslında karmaşık olayları ve sistemleri anlamak için üretilen daha basit ama genellikle yanlış bilgilerden doğmaktadır. Önemli konularda böyle bir yaklaşım ile haber yapıldığında okurun kendisini böyle manipülasyonlardan korumasına da yardım edebiliriz.

Ekonomi, siyaset ve teknoloji gibi birçok konu hayatımızı ciddi bir şekilde etkiliyor fakat bu alanlardaki haber niteliğine sahip gelişmeler derin ve kompleks sistemler içerisinde gerçekleştiği için kavraması ve yorumlaması zor olabiliyor. Sistemsel düşünme ile yapılan bir habercilik, bu noktada büyük bir fayda sağlama potansiyeline sahip.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Dijital diplomasi ve dış politika haberciliği

Önceki içerik

Özgür Uçkan’ın ardından

Sonraki içerik