Ne Okuyoruz

Sınırları yazmak, dijital arşiv, abonelik ücretleri

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

“Ne Okuduk” bölümümüzde yine birçok ilgi çekici başlık bir arada. Podcast sektöründe yaşanan son gelişmelerden dijital yayınların abonelik deneyleri konusuna, Facebook’un klasikleşen sorunlarından “sınır” kavramını gazeteciler nasıl ele almalıya kadar giden çok çeşitli bir gündem derlememiz var.

“Haftanın Odağı”nda ise dijital arşiv konusu var. İnternetin bizde yarattığı yanlış güven hissinin aslında gazeteciliğin en önemli sonuçlarından birisi olan arşiv üretme konusunu nasıl zorlaştırdığını ve hatta bu konuda geriye düşmemize sebep olduğunu ele aldım. Ayrıca bu sorunla mücadele etmek için kullanabileceğiniz kimi araçlar da önerdim.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Wa Lone ve Kyaw Son Oo

Wa Lone ve Kyaw Son Oo’nun özgürlüklerine kavuştuğu ilk anların fotoğrafı. (Kaynak)

Bu Hafta Ne Okuduk?

REUTERS MUHABİRLERİ ARTIK ÖZGÜR: 2017 yılında, Reuters muhabirleri Wa Lone ve Kyaw Soe Oo, Myanmar devletinin Rohingya’da yaptıkları üzerine ilk haberleri yapan ve oradaki güvenlik güçlerinin ve radikal Budist grupların katliam girişimlerini haberleştiren gazeteciler olarak öne çıkmışlardı. Bu haberleri yayınlandıktan kısa bir süre sonra Myanmar devleti ikisini de tutukladı. Ve mahkemelerin verdiği en son kararlar da yakın zamanda özgür kalamayacaklarını gösteriyordu.

Fakat 7 Mayıs’ta ilginç bir gelişme oldu ve Myanmar devletinin her yeni yılda gelenekselleştirdiği af ile iki gazeteci de özgürlüğüne kavuştu. Her ne kadar CJR’ın da dediği gibi ortada affedilecek bir suç olmasa da, Wa Lone ve Kyaw Son Oo’nun özgür kalması tüm dünyadaki gazetecilerin kutladığı bir haber oldu. 

YATIRIMCILAR PODCASTLER İÇİN GELİYOR: Giderek büyüyen bir alan olan podcastte nasıl gelir elde edilebilir üzerine konuşmalar ve farklı yöntem denemeleri devam ediyor. Artık bunların arasına girişimcilerin yakından tanıdıkları yatırımcılar da dahil oluyor.

Podfund isimli yatırım şirketi odağını tamamen podcastlere çevirmiş ve büyüme potansiyeli gördükleri podcast girişimlerine başlangıç yatırımları yapmayı planlıyor. Bir süredir sessizce yatırımlar yaptığı görülen Podfund, ilk aşamada $2.3 milyon toplamış ve planları yatırım yaptıkları podcastlerin gelirinden %7 ila %15 arasında bir pay almak.

Bu tarz gelişmeler alanın zamanla daha fazla büyüyeceğinin ve daha fazla sermayenin podcast alanına doğru kaymaya başlayacağının bir işareti olarak yorumlanabilir. Ama bu gelişmeler aynı zamanda podcast üreticilerinin bağımsızlıklarını kaybetme ihtimali ve yatırımcıların ne kadar editoryal güce sahip olacağı gibi konuların da konuşulmasını gerekli kılacak gibi görünüyor.

SINIRLARI NASIL YAZMALI?: Dünyanın her yanında göçmenler konusu sıkça gündeme geliyor ve bu konuda yapılan haberlerde gazetecilere çok önemli görevler düşüyor. Göçmenler konusunu nasıl ele almalı, ayrımcılıktan nasıl uzak durmalı ve konuyu okurlara en iyi şekilde nasıl aktarmalı gibi soruların her haberde cevaplanması gerekiyor. 

Peki sınırlar üzerine nasıl yazmak lazım? Bu konu aslında oldukça önemli olan fakat üzerine çok fazla düşünmediğimiz bir detay. Tamamen politik ve aynı zamanda “hayali” bir kavram olan sınırları bir gazeteci nasıl ele almalı ve bu sınırlar üzerine yazarken nasıl bir etik çerçeveyi korumalı sorusu da aslında yazılan haberin tamamını etkileyen bir başlık. Roberto Lovato’nun bu konu üzerine yazdığı yazı aslında bu tartışmaya, özellikle de göçmenlerin ve sığınmacıların her zaman gündemin parçası olduğu ülkelerde, nasıl önemli bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Bu konuyla ilgili Jessica Wapner’ın sınırlar ve duvarlar üzerine yazdığı yazı da sınırlar üzerine düşünme konusuna güzel bir katkı sunuyor. 

ORTALAMA ABONELİK ÜCRETİ $15,75: Dijital yayınlar için abonelikler ve ödeme duvarları artık kaçınılmaz gelir yollarından birisi hâline geliyor. Ama bunu nasıl belirlemeli ve nasıl bir uygulama biçimi kullanmalı gibi soruları her yayının kendisi için cevaplaması gerekiyor. Bu noktada da diğer ülkelerin ve yayınların tecrübeleri oldukça değerli hâle geliyor.

Reuters Institute for Journalism’in 6 Avrupa ülkesi ve ABD’yi kapsayan abonelik ve ödeme duvarları üzerine araştırmacı bu konuda oldukça kapsamlı bilgiler sunuyor. Raporun en önemli noktalarından birisi, bu yedi ülkedeki ortalama abonelik ücretlerinin ne kadar olduğuna dair veriler. Elbette bu verileri ülkemizdeki bir girişimin kaçınılmaz olarak Türkiye’nin gelir durumuna ve ekonomik koşullarına göre düşünmesi gerekiyor.

İlginizi çekebilir:  Basın özgürlüğü, gazetecilik yarışmaları, uzun haber takipleri

Elbette abonelik yerine okurlarla bir topluluk oluşturmaya odaklanan üyelik sistemlerini de deneyebilirsiniz. Ancak bunların arasındaki farkı ve üyeliğin anlamını iyi bir şekilde kavramak gerekiyor. The Membership Puzzle Project de bu konuda yayıncılara yardım etmek için ortaya çıkan faydalı bir girişim.

MEDYA FACEBOOK’TAN AYRILMALI MI?: Gün geçmiyor ki Facebook’la ilgili yeni haberler ve tartışmalar yaşanmasın. Bir noktada yalnızca Facebook’u takip etmenin bile başlı başına bir işe dönüştüğü şu dönemde, CJR için yazan Mathew Ingram geçtiğimiz hafta iki önemli haber kaleme aldı.

Bunlardan ilki Facebook’un ABD’li aşırı sağcı isimler Milo, Alex Jones ve InfoWars gibi sayfaları kaldıracağını ve bunlara ait paylaşımları engelleyeceğini duyurması. Fakat bu duyurunun erkenden yapılması ve Facebook’un asıl meselesinin PR olması, bu platformları bir süre daha kullanmaya devam eden bu isimlerin son ana kadar takipçileriyle iletişimde kalıp onları alternatif platformlara toplayabilmesine fırsat verdi.

İkincisi ise Facebook ve medyanın ilişkisi nasıl olmalı konusundaki güncel fikirleri derleyen ve konunun artıları ve eksilerini bir araya getiren bir yazı. Bu yazıda özellikle gazeteciler ve medya kurumları Facebook’un tüm yaptıklarına rağmen orada olmaya devam etmeli mi yoksa kendilerine başka bir yol bulmalı mı sorusunu kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Webrecorder herhangi bir internet sitesini oldukça kapsamlı bir şekilde kaydetmenize ve saklayabilmenize imkân tanıyan çok kullanışlı bir araç.

Haftanın Odağı: Dijital Arşiv

Gazeteciliğin ve yayıncılığın dijitalleşmesi ve artık ürettiğimiz hemen her işin dijitalde de yayınlanıyor oluşu, farkında olmasak da bunların korunması ve arşivi konusunda daha özensiz ve dikkatsiz davranmamıza sebep oluyor. İnternette yayınlanan bir şeyin sonsuza dek orada kalacağına dair yanılgımız, işlerimizi ve ürettiklerimizi korumak konusunda çaba göstermemize gerek yokmuş gibi düşünmemize neden oluyor.

Fakat internette de her an herhangi bir şeyin kaybolması mümkün. Çoğu dijital yayın girişimi istediğine ulaşamadığı anda her şeyi silip ortadan kaybolabiliyor. Ya da ayrıldığınız bir yayın, işlerinizi ya da adınızı kaldırmaya niyetlenebiliyor. Bunun yanı sıra birçok şeyi sosyal medya platformlarında arşivlediğimizi düşünüyoruz fakat bu platformların ömrünü bilmiyoruz ya da herhangi bir içeriği istediği zaman kaldırıp kaldırmayacağı konusunda hiçbir garantimiz yok.

Daha kötüsü ise bu tarz platformların ve başka alternatiflerin verdiği rahatlık ile kendimize ait ve bizim kontrolümüzde olan dijital alanları önemsememeye başladık. Bir kişisel site kurmak ya da yazılarımızı bizim kontrol ettiğimiz bir alanda arşivlemek gibi seçenekleri umursamıyoruz. Oysa böyle alanlar her ne olursa olsun hem sizin hem de okurlarınızın güvenebileceği bir arşiv niteliği taşıyor.

Bunun yanı sıra haber kurumları da kendi arşivleri konusunda yeterli duyarlılığı göstermiyor. Kimi zaman bir haber sitesinin arşivinden aradığınız haberi bulup çıkartmak siteyle uzun bir kavga vermeden mümkün olmuyor. Ya da başarısız girişimler bu arşivlerin önemini düşünmeden her şeyi silip ortadan kaybolabiliyor.

Dijital arşiv konusu, tüm bu sebepler ve dahası yüzünden aslında çok önemli. Şu anda üretmekte olduğumuz gazeteciliği ve araştırmacılığı nasıl koruyacağımız ve nasıl gelecekte de erişilebilir tutacağımız üzerine düşünmemiz ve bunun için sürdürülebilir yollar üretmemiz gerekiyor. Bu konuda özellikle gazetecilere ve kurumların dijital ekiplerine de önemli bir sorumluluk düşüyor. Çünkü tüm bu verinin nasıl arşivlenmesi gerektiği sorusuna en iyi cevabı bunları üretenler verebilir.

Bu yüzden bu haftanın odağına dijital arşiv meselesini aldım ve hem bu konuda yazılanları ve yapılan çalışmaları hem de kişisel olarak arşivleme konusunda kullanabileceğiniz araçları derledim.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

“Medyada yer almak için ya başarılı olmalı ya da yerlerde sürünmeliyiz”

Önceki içerik

Güneş Duru: Müzik listeleri dinleyicinin keşfetme dürtüsünü azaltıyor

Sonraki içerik