Sürdürülebilir Gazetecilik

Ses kalemden kudretlidir: Podcastin gücü

0

10 haftalık karantina boyunca, bilgi ve eğlence ihtiyacımın diğerler mecralara kıyasla büyük bir kısmını podcastlerden karşılıyordum. 

Haber, sanat ve iş dünyasına olan ilgim beni, Hidden Brain (Gizli Beyin), How I Built This (Bunu nasıl inşa ettim), The Indicator (Gösterge), Fresh Air (Temiz Hava), Planet Money (Para Gezegeni), SER HistoriaRadio Ambulante (Gezici Radyo), El HiloFreakonomics Radio (Ucubekonomi Radyo), Against the Rules (Kuralların Karşısında), The Lead (Öncü), ve This American Life (Bu Amerikan Hayatı) gibi programlara yöneltti. 

Deneyimlerini tarif eden insanların sesleri, bizi saf kavrayış seviyesinin ötesine taşımanın muazzam gücüne sahip. Onlar samimiyet taşıyor. Onlar başka insanların tecrübelerini paylaşmamıza yardım ediyor. Onları inandırıcı ve güvenilir yapan bir yakınlıkları var. Ve inandırıcı ve güvenilir olmak bizim, medyada çokça ihtiyaç duyduğumuz şeylerden.

Peki podcast yayını yapmanın ticari bir değeri var mı? 

Podcast iyi yapıldığında, bizi hikâyenin kalbine ulaştırmak için sesi kullanır. Bu tüketicinin bakış açısıdır. Fakat siz bir haber ve enformasyon yayıncısıysanız, zamanınızı ve kaynaklarınızı podcaste yatırmalı mısınız? Bu sizin için potansiyel anlamda kârlı bir iş midir?

Reuters Dijital Haber Raporu’ndan.

Podcast gelirleri 2018’de yaklaşık 480 milyon dolara yaklaştı, yani bir önceki senenin %50 üzerinde bir rakamı yakaladı, ve Internet Advertising Bureau (s.16) için PwC tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, 2019’da %40’tan fazla bir büyüme bekleniyordu. 2018 yılında en fazla gelir elde eden podcast kategorileri toplamın %18’ini oluşturan haber, politika ve güncel olaylar oldu.

Yani bu rakamlar ümit verici görünüyor. Bir diğer büyüme hikâyesi ise izleyiciler. Reuters Enstitüsü Dijital Haber Raporu’na göre podcast dinleyenlerin sayısı araştırmanın yapıldığı beş ülkede (Birleşik Krallık, ABD, Avustralya, Fransa ve İsveç) hızla artmakta.

Bazı haber kuruluşları bundan para kazanmaya başladı bile: Slate gelirinin yarısını podcastlerden elde ediyor, NPR 2019’da podcastlerden 55 milyon dolar gelir elde etmeyi bekliyordu, ki bu sponsorluk kazancından fazlası.

“Günlük haber podcastleri, izleyiciye ulaşmayı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha derin bir bağ kurma imkânı sunuyor. Yayıncılardan aldığımız özel veriler gösteriyor ki dinleyiciler haftada birkaç kez geri dönerek, her programın büyük bir bölümünü dinliyor; tamamlama oranları %60 ile %90 arasında olmaya meyilli.”

“Fakat bu herkes için geçerli değil,” diye uyardı Reuters, “İngilizce konuşulan dünyanın dışında ve daha küçük piyasalarda, daha düşük tüketimle ve reklam verenlerin ilgisinin çok daha az oluşuyla gelir elde etmek çok daha zorlu olabilir.”

New York Times gibi değil

Yayıncıların çoğu New York Times’ın programı The Daily’e bakıp (program günde 3 milyon kez indiriliyor) bunu ben de yapmalıyım diye düşünüyor. Fakat bu o kadar da kolay değil.

İlginizi çekebilir:
Doğu Eroğlu: Gazetecilikteki güç kaybını kırmanın yollarından bir tanesi ihtisaslaşarak pazarlık gücünü artırmak

Bu konudaki en iyi yorumculardan biri de Niemanlab.org adresinde (ki The Daily hakkındaki veriye de buradan ulaştım) podcast işi üzerine yazan Nicholas Quah. Yakın zamanda yazdığı tipik makalelerden birinde Quah büyük oyunculardan bazılarından, hangi şirketlere yatırım yaptıklarından ve muhtemelen kimin kimi satın alacağından bahsetti.

Eğer Quah’ı düzenli olarak takip ediyorsanız, yayıncıların ve yatırımcıların tutuştuğu fikrine kapılabilirsiniz. Hepsi bu yeni mecrada içeriğin üretimini ve dağıtımını tekelleştirecek platformlar yaratmak için rekabet ediyor. Haber ürünleri, anlaşılan o ki, ilgi çekiyor, bunu da sözü edilen bağlantı istatistiklerinden anlıyoruz. Ve haber yayıncıları için, podcast çekici zira basılı yayınları okumayan ya da radyo dinlemeyen daha genç izleyicilere hitap ediyorlar.

Doğru kişiler ve ekipman 

Her gün podcast yayınlamak ve bunu iyi yapmak pek çok kişi gerektirir. Reuters’in bildirdiğine göre The Daily’nin aşağı yukarı 15 kişilik bir ekibi, Guardian’ın günlük podcastinin ise 10, Economist’in de 8 kişilik bir ekibi var. NPR’ın günlük podcasti Up First ise yayınlarında kullandığı materyalleri yeniden podcast formatında sunduğu için daha az kişiye ihtiyaç duyuyor. 

Güncelleme: 2 Temmuz tarihli yayınında The Daily hostu 39 kişilik bir ekipten söz etti, bu geçen seneki ekibin iki katından fazla.

Geleneksel basın kuruluşları podcastin üzerine atlamadan önce, birkaç yıl önce Facebook video akımına kapıldıklarında nicesinin yanıp kül olduğunu hatırlamalı. 

Kaliteli haber videosu ve podcasti üretmek personel, ekipman ve çoğu geleneksel basın kuruluşunun sahip olmadığı imkânlar gerektirir. Eğer podcast yayıncılığına girmek istiyorsanız, bunu aşamalı olarak yapmayı düşünmelisiniz.


İlk olarak yazarın web sitesinde yayınlanan bu yazı Heinrich Böll Stiftung Türkiye Temsilciliği desteğiyle yürüttüğümüz Sürdürülebilir Gazetecilik projemiz kapsamında Başak Güntekin tarafından çevrilmiştir.

JAMES BREINER
James Breiner, dijital gazetecilik ve haber bürosu liderliği konularında çalışan çok dilli (İngilizce ve İspanyolca) bir danışmandır ve gazetelerin editoryal ve ticari yönleri konusunda otuz yıllık bir tecrübeye sahiptir. Uzmanlık alanı girişimci gazetecilik ya da dijital medya için yeni finansal modellerdir. Hâlen, Pamplona, İspanya’da, Navarra Üniversitesi, İletişim Bölümü’nde ziyaretçi profesördür.

Medya elitlerinden mektup var

Önceki içerik

“Büyük teknoloji” küçülmek zorunda

Sonraki içerik