İş Modelleri

Reklam engelleyiciler: Dost mu düşman mı?

0

İnternet gelir modellerinin en çok tartışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Şimdilik gazetelerin internet sitelerindeki en büyük gelir kalemini banner adını verdiğimiz reklamlar oluşturuyor. Yalnız bu banner reklamları internet sitelerinde o kadar fazla karşımıza çıkıyor ki okurlar artık haber arası reklam yerine reklam arası haber görmek zorunda kalıyorlar.

Tarayıcıların reklam engelleyici eklentileri reklamlardan kurtulmak isteyen okurların imdadına yetişiyor. Bu engelleyicilerin çeşitli algoritmalar sayesinde açılan internet sitesindeki banner reklamları kullanıcıya göstermemesi özellikle bir yazı okuma amacıyla girilen sitenin okunulabilirliğini fazlasıyla artıyor ve okurlar için tarayıcılarındaki bir dost vazifesi görüyor.

Fakat tek gelir kaynağı bu banner reklamlar olan yayıncılar için bir düşmanlık durumu söz konusu. Hatta öyle ki yayıncılar reklam engelleyici eklentilere karşı yeni modeller geliştirmek zorunda kaldı. Bu yayıncılardan biri popüler teknoloji kültür dergisi Wired oldu. Wired.com’un tüm ziyaretçilerinin %20’sinden fazlasının reklam engelleme yazılımı kullandığını açıklayan yayın, 2016 yılında bu sorunla başa çıkacak farklı bir çözümle okurlarının karşısına çıktı. Wired’ın bu çözümü reklam engelleme yazılımı kullanan okurları engellemek. Bu şekilde içeriği görüntülemenin üçüncü bir yolu olmayacağını belirten Wired’ı okumak için okura iki seçenek sunuluyor. Bunlardan ilki, reklam engelleyicinizde Wired için bir istisna oluşturmanız; böylelikle içeriği tüketmek için reklam görme koşulunu kabul etmiş oluyorsunuz. İkinci seçenekse ücretli haftalık abonelik modeli. Haftalık 1 dolar ödemeyi kabul eden okurların Wired.com’un yeni reklamsız versiyonuna erişmesi mümkün. Aylık 3.99 dolardan ücretlendiren versiyonda gösterim reklamları ya da ad tracker’lar bulunmuyor. Burada daha fazla sayıda içeriğin okurları karşılayacağı da notlar arasında.

Wired’ın bu modelini ülkemizde aynı yıl Sözcü gazetesi internet sitesinde denemişti. Okurlarına reklamın yayın için önemli bir gelir kanalı olduğunu hatırlatan Sözcü, sitedeki içerikleri görüntülemek için okurlarına iki teklif sunmuştu. Bunlardan ilki Sözcü’yü web ve mobilde tamamen reklamsız deneyimlemenizi sağlayan Reklamsız Sözcü aboneliği. Aylık 4.99 ve yıllık 49.99 TL’den sunulan üyelik, okurların reklamlar olmaması sayesinde, sayfalar arasında daha hızlı gezinmesini de sağlıyor. İkincisi ise Wired örneğinde olduğu gibi Sözcü’yü reklam engelleyiciler için istisna olarak kaydetmek.

Özetle, okurlar için dost yayıncılar için düşman olan bu reklam engelleyici eklentilerinin tüm dünyadaki durumunu bize zaman gösterecek. Bu sürede bir de bu eklentileri hazırlayan ekibin görüşlerini öğrenelim istedik. Native Advertising Institute, dünyanın en çok indirilen reklam engelleyici eklentisi olan Adblock Plus’ın arkasındaki şirket olan Eyeo iletişim müdürü Laura Sophie Dornheim ile görüşmüş ve reklam engellemenin reklam ekosisteminin nasıl bir parçası olabileceğini sormuş.

Eyeo iletişim müdürü Laura Sophie Dornheim, “İnternetin reklamsız olarak daha iyi olacağını düşünüyorum, dünyanın reklamsız daha iyi olacağına inanıyorum,” diyor. Dornheim’in yayıncılar için tavsiyesi ise şöyle: “Reklam engelleme teknolojisini atlatmanın yollarını bulmak ve reklamlarınızı kullanıcılara zorla göstermek yerine, onlara ulaşmanın başka yollarını düşünmelisiniz.”

İlginizi çekebilir:  Reklam içerikli röportaj meselesi

İnternete giren birçok kişi reklam engelleyici kullanıyor, reklamverenlerin insanların neden reklam engelleyici kullandıklarına kesinlikle dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Dornheim, “Ve kullanım demografisine bakarsanız bu insanların genellikle genç, teknoloji meraklısı ve hane halkı geliri yüksek olan insanlar olduklarını görebilirsiniz. Yani bunlar genellikle reklamlarınızla ulaşmak istediğiniz insanlar ama onlar bu reklamları engelliyorlar,” diye ekliyor.

Adblock Plus’a göre, yayıncılar ve reklamverenler için tek çözüm yolu reklam engelleme teknolojisini atlatmanın yollarını bulmak ve reklamlarınızı kullanıcılara zorlamak yerine, bu kişilere ulaşmanın başka yollarını düşünmekten geçiyor. Zira reklam engelleme eklentilerinin her geçen gün daha çok kişi tarafından kullanılması, reklamverenlerin bir şeylerin değişmesi gerektiğini gerçekten anlaması için bir çağrı olabilir.

Reklam engelleme ekosisteme yardım ediyor mu?

“Adblock Plus’ın, reklam ekosistemine nasıl yardımcı olabileceği konusunda çok soru soruluyor. Tabii ki, ilk izlenim tamamen siyah ve beyaz. Bir tarafta reklamverenler diğer tarafta reklam engelleyiciler var. Adblock Plus aslında bu iki tarafı uzlaştırmaya çalışan tek engelleyici eklenti. Çünkü internet sitelerinde hiçbir reklam yayınlanmadığı zaman, çok sayıda kaliteli içerik kaybolacak ve bunun olmasını istemiyoruz. Böylece orta yol hakkında düşündük ve kullanıcılarımızdan çok şey öğrendik,” diyor Dornheim.

Adblock Plus ekibinin orta yol olarak adlandırdığı yöntem sektörde “kabul edilebilir reklam oranı” olarak geçiyor. Bu tarzda bir eklentiyi tarayıcınıza kurduğunuzda varsayılan olarak gelen ayarlarında bu oran %10’dur. Yani bir internet sitesinde (reklamın rengi, yazı karakterlerinin boyutu, çözünürlüğü yeteri kadar iyi ise) 10 banner reklamlarından 1 tanesini görebilir.

Dornheim, “Hepimiz tüm ekranı kaplayan ve insanın gözüne giren pop-up pencere modasının sona erdiğini biliyoruz. Bunu artık hiçbir reklamverenin ve yayıncının yapmaması gerekiyor,” diyor.

Adblock Plus ekibine göre sadece masaüstü bilgisayarlarda değil, mobil cihazlarda da reklam engelleme eklentilerini kullananların sayısı tüm dünyada her geçen gün artıyor.

Bu durumun önüne geçmek için gazete internet sitelerinin ve dijital yayıncıların yeni gelir modelleri üzerinde durmaları şart görünüyor.

Arda Çetin
Arda Çetin dijital aktivizm, bilgi güvenliği, özgür yazılım, e-öğrenme ve dijital stratejilerle ilgilenmekte olan proje yöneticisidir. Linux Kullanıcıları Derneği, Korsan Parti Hareketi'nde aktif görev aldı. Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği kurucu yönetim kurulu üyesidir.

Patronu, şirketi, partisi, sırtında yumurta küfesi olmayan dergi: Express

Önceki içerik

E-bülten alanında başarı hikâyesi: Morning Brew

Sonraki içerik