Sürdürülebilir Gazetecilik

Pandemi yerel basını nasıl etkiledi?

0

Pandemi bütün sektörleri olduğu gibi medya sektörünü de ciddi biçimde etkiledi ve etkilemeye devam edecek. İzolasyon nedeniyle televizyon, radyo ve dijital medyanın izlenme ve takip oranlarında ciddi bir artış yaşanırken basılı gazeteler için durum aynı yönde seyretmiyor. Bu sürecin basılı yerel gazeteler açısından önemli bir tiraj kaybı yarattığı gözlemleniyor.

Yerel gazetelerin okunduğu ya da satın alındığı yerlerin daha çok kentin kıraathane, kahvehane, pasaj ya da kapalı çarşı gibi toplu mekânları ile yerli esnafın dükkân ve işyerleri olduğu söylenebilir. Yerel gazeteler bu mekânlarda sosyalleşmenin araçlarından biri olarak işlev görür. Başka bir ifade ile yerel gazete okumanın bireyselden çok kolektif bir faaliyet olduğunu söyleyebiliriz.

Bu mekânların salgın nedeniyle kapanmış olması tirajları ve okuma alışkanlıklarını da kaçınılmaz biçimde etkiliyor. Yerel basın çalışanları, bazı gazetelerin en fazla bir ay içinde kapanma riski ile karşı karşıya kalacağını söylüyor.

Sosyal izolasyon nedeniyle gazete bürolarında ve sahada çalışma koşullarının zorlaştığı da bir gerçek. Basın İlan Kurumu’nun, nisan ayı başında yerel gazeteler için ilan alma koşulunu haftada iki gün basılı olarak yayınına devam etmek şeklinde düzenlemesinin ardından pek çok ilde yerel gazeteler sıralı şekilde basılmaya başlandı.

Sosyal izolasyon nedeniyle düşmeye başlayan tirajlar, gazetelerin basım takviminin değişmesinden de etkilendi ve okurun yerel gazetelere olan ilgisi azalmaya başladı. Sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde gazetelerin okurla buluşması olanağı da neredeyse ortadan kalkmış gibi görünüyor. 

Pandeminin yerel basını nasıl etkilendiğini yerel basının en güçlü olduğu illerden biri olan Kocaeli örneği üzerinden değerlendirmeye çalıştık. Kocaeli’nde resmi ilan alan 6 adet basılı gazete mevcuttu. Bu gazeteler Basın İlan Kurumu’nun aldığı kararla birlikte haber akışlarını iki gün basılı, haftanın geri kalan günlerinde ise dijital ortamdaki gazete sayfaları üzerinden yürütmeye başladı. Pandemi öncesinde en yüksek tirajlı üç gazete 1200 – 1500 arası tiraja sahipken bugün bu rakamların 700’e kadar düştüğü görülüyor. 

Yerel basının bu süreçte yaşadığı bir başka önemli sorun ise ekonomik durgunluktan kaynaklı olarak reklam gelirlerindeki düşüş. Devletin hayata geçirdiği ekonomik desteklerin yerel basını da bir süreliğine rahatlattığı ancak bazı gazetelerin en fazla bir ay daha ayakta kalabileceği dile getiriliyor.

Demokrat Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt Soysal, bu süreçte özellikle yerel gazete okurunun gazete okuma alışkanlığının azalması endişesini taşıyor. Yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı yerel gazete okurlarının gazeteleriyle kurduğu bağın azalabileceğini ve bu okurların tümünün dijital platform okuru haline gelme olasılığının da düşük olduğunu vurguluyor. Bu da genel olarak basılı gazete okuru sayısının azalması anlamına geliyor.

Yerel basın dijitalleşecek mi? Dijital gazetecilikle ilgili yasal düzenleme nasıl olmalı?

İnternet teknolojilerinin yaygınlaşması ve özellikle son yıllarda yaşanan kâğıt fiyatlarındaki artış nedeniyle yerel gazeteler de basılı gazetenin yanı sıra çevrim içi haber platformlarına ağırlık vermeye başlamıştı. Maliyetlerin daha düşük olması nedeniyle yerel okura yönelik olarak yalnızca dijital platformda haber yayınlayan gazetelerin sayısı da artmaktaydı.

Mevlüt Soysal kendi gazetelerinin de bir süredir basılı yayıma devam ederken dijital haberciliği güçlendirmek gibi bir yol izlemeye başlamış olduğunu söylüyor. Fakat basın yasasında dijital gazeteciliğe ilişkin düzenlemelerin yapılmamış olması yerel basın açısından da bir sorun teşkil ediyor. Basın İlan Kurumu resmi ilanları yalnızca basılı gazetelere veriyor ve yine sarı basın kartı almak için basılı gazetede çalışıyor olma şartı aranıyor. Soysal, bu hukuki altyapının çevrim içi haberciyi “gazeteci” olarak görmediğini vurguluyor.

Dijital haber sitesi Bugün Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Akçaalan da kâğıt fiyatları yükselirken reklam gelirlerinin düştüğünü ve özellikle yerelde basılı gazetelerin ayakta kalmasının zorlaştığını söylüyor. Akçaalan bu sürecin dijital haberciliğin önemini ortaya çıkartacağı ve bu alana yapılan yatırımların artacağı görüşünde.Bu zamana kadar dijital platforma mesafeli duran geleneksel habercilerin de çevrim içi haberciliğin olanaklarını keşfedeceklerini söylüyor. Fakat onun için de dijital haberciliğin hukuki altyapısının olmaması en önemli sorunlardan biri. Basın İlan Kurumu’nun resmi ilanlarından yararlanamıyor olmaları ve basın kartı alamamalarının kendileri açısından yarattığı sıkıntılara vurgu yapıyor.

Akçaalan’a göre pandemi sona erdiğinde de yerel basın, dijital platforma yönelmeye devam edecek. Haberlerin de metin değil, görsel ağırlıklı olacağını ve video haber formatına doğru kayacağını düşünüyor. Çünkü dijital ortamın okuma alışkanlıkları farklı. Özellikle de yerel haber okuru, ekranda uzun haber metinleri okuma eğiliminde değil. Doğrudan olayın ne olduğunu anlamayı ve olayın geçtiği yeri de görmeyi tercih ediyor. Haberi takip eden kişi kendi ilçesini, mahallesini gördüğünde haberle bağlantı kuruyor.

Anlaşılan yazılı basında bir süredir görülen dijital platforma geçiş, pandemi süreciyle birlikte hızlanıyor ve yerel basın da bundan payını alıyor. Bu tablo içinde yapılması gereken en önemli şeylerden birinin de çevrim içi haber siteleri için gerekli yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi olduğu görülüyor. Haber sitelerinin “gazete” olarak tanınması için gereken kriterler bir an önce oluşturularak hem bu sitelere bir düzenleme getirilmeli hem de onların da gazetecilik mesleğini yapmaktan doğan haklarını kullanmaları sağlanmalı. Bu düzenlemeler oluşturulurken basın çalışanları ve alandaki uzmanların görüşleri de alınarak güvenilir ve özgür bir haber akışının sağlanması öncelik olmalı.

Ayrıca bu döneme özel olarak basılı gazetelerin okura ulaştırılması konusunda bazı çözümlerin üretilmesine de ihtiyaç var. Özellikle sokağa çıkma yasağının uygulandığı günlerde, temel ihtiyaç maddelerinde olduğu gibi, gazetelerin dağıtımını sağlamak için bir de düzenleme yapılmalı.

Emel Baştürk
Prof. Dr. Emel Baştürk, Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesidir.

    Koronavirüs reklam sektörünü nasıl etkileyecek?

    Önceki içerik

    İyi haberler ne kadar lazım?

    Sonraki içerik