acilmayan-link-sorunu-bulten

Ölen linkler nereye gider?

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

⏱ Bu hafta bültenimiz 1203 kelime, okuma süresi yaklaşık 5 dakika.

Bu haftanın odağında “ölü link” sorunu var. NYT arşivi üzerinden yapılan bir araştırma, haberlerde kaynak olarak kullanılan linklerin erişilemez hâle gelmesinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu bir kez daha hatırlatınca bu konuyu ele almanın iyi olacağını düşündüm.

“Ne Okuyoruz” bölümünde ise bir blogger için uçak kaçıran Belarus devleti, Hindistan polisinin Twitter ofisine ziyareti, haber kurumu satın almaları ve daha fazlası var.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum. 

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Roman Protasevich'in bir protestoda gözaltına alınma anı.

Bu hafta ne okuduk?

BİR BLOGGER İÇİN UÇAK KAÇIRMAK

Gazetecileri ve aktivistleri susturma konusunda birçok farklı taktik uygulansa da son zamanlarda gördüğümüz en absürt olaylardan birisini geçtiğimiz hafta yaşadık.

Uzun zamandır basın üzerindeki baskısını artırmaya çalışan Belarus devleti, blogger ve gazeteci Roman Protasevich’i aksiyon filmlerini aratmayacak bir şekilde “gözaltına aldı”. Güvenlik gerekçesiyle Belarus’a dönemeyen Protasevich, Yunanistan’dan Litvanya’ya uçarken beklenmedik bir şekilde Minsk’e iniş yaptı. Belarus devleti sahte olduğu çok açık olan bir bomba ihbarını bahane ederek ve bir savaş uçağı kullanarak Ryanair’e ait yolcu uçağını inmeye zorladı. Saatler süren oyalama ardından uçak yoluna Protasevich olmadan devam etti. 

Uluslararası kurumlar tarafından korsanlık olarak adlandırılan ve yaptırımlara neden olan bu eylemi savunmak için Belarus hükümeti Protasevich’in —birçok kişinin tehdit ile çekildiğini söylediğibir videosunu yayınladı. Bu da yetmezmiş gibi, videonun yayılması için YouTube’da reklam verdi.

Alakalı: AP’nin genç muhabiri Wilder’ı sosyal medyadan gelen iftiralar yüzünden işten çıkarması hem kendi çalışanlarından hem de medya sektörünün geri kalanından büyük tepki toplamıştı. AP yaşananlar için özür dilese de Wilder’a işini geri vermeyi düşünmüyor gibi görünüyor. 

PLATFORMLARA RAHAT YOK

İnternetteki ifade özgürlüğünden rahatsız olan hükümetler için artık platformları kontrol etmeye yönelik yasalar üretmek bir gelenek hâline geldi. Bu konudaki en bilindik örneklerden birisi Rusya ama diğer ülkeler de elinden geleni yapıyor. 

Geçtiğimiz hafta içerisinde Hindistan, Twitter ile olan mücadelesini yeni bir boyuta taşıdı. İktidar partisine ait tweetlerin yanlış bilgi gerekçesiyle etiketlenmesinin ardından, polisler “rutin bir süreç için” Twitter’ın Hindistan ofisine ziyarette bulundu. Bu sıralar Hindistan’da yürürlüğe girecek internet yasası ise platformların hükümetin isteklerine göre hareket etmeye mecbur kalmasına neden olacak. WhatsApp şimdiden yasayı mahkemeye taşıyanlar arasında

Daha ilginç bir düzenleme ise ABD’nin Florida eyaletinden geldi. Geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren yasa, sosyal medya platformlarının Floridalı siyasetçileri ne yaparlarsa yapsınlar platformlarından atmasını yasaklamaya çalışıyor. Her anlamda sorunlu olan yasaya karşı şimdiden davalar açıldı.

TEHLİKELİ BİR SATIN ALMA HİKÂYESİ

Gazetelerin ve medya kurumlarının el değiştirmesi veya satın alınması daima farklı sonuçlar doğurabilir. Ama özellikle ABD’de gördüğümüz tehlikeli bir moda var: Yatırım şirketlerinin gazeteleri sadece daha fazla kâr için satmak amacıyla satın alması.

Bu yüzden Alden Global Capital’in ABD’deki en büyük yerel gazete yayıncılarından birisi olan Tribune Publishing’i alma ihtimali herkesi korkutuyordu. Korkulan gerçek oldu ve satın alma gerçekleşiyor. Şirketin geçmişinde bol miktarda tasarruf bahanesiyle gazeteleri küçültme ve iş yapamaz hâle getirme örnekleri olması, Tribune Publishing çatısı altındaki gazetecilerin bu gelişmeden korkuyor olmasının en büyük sebebi

Alakalı: Haftanın diğer satın alma haberleri arasında New York Times’ın spor odaklı The Athletic’i satın alma ihtimali ile Ukrayna’nın en büyük medya kurumlarından Ukrayinska Pravda’nın Çekyalı yatırımcı Tomáš Fiala tarafından satın alınması var.

GAZETECİNİN GÜVENLİĞİ RİSKE GİRDİĞİNDE YAPILACAKLAR

Gazetecilik asla güvenli bir meslek olmadı ama zaman geçtikçe potansiyel güvenlik risklerinin çeşidi ve sayısı da artıyor.

Bunlardan birisi gözetlenmek. Gazeteci veya haber kaynağı hem gündelik hayatta hem de internette bir şekilde takip edilme riskiyle karşı karşıya. Bunu fark etmesi hâlinde ise alabileceği önlemleri bilmesi çok önemli. Fakat çoğu zaman söz konusu güvenlik riskleri olduğunda bir gazetecinin tek başına yapabilecekleri sınırlı kalacaktır. Bu noktada da kurumunun devreye girmesi ve destek vermesi çok önemli. Bu desteğin nasıl bir şey olabileceği konusunda ise New York Times’ın kurumsal pratiklerini anlattığı yazısı iyi bir fikir verebilir.

KISA KISA

🔔 Google ilginç bir hamle yaptı ve Chrome tarayıcısına RSS okuyucu özelliği ekledi.

🏴󠁧󠁢󠁥󠁮󠁧󠁿 Anonymous’un sızıntılarını haberleştirdiği için ekibin üyesi olduğu iddiasıyla ABD’de hapis cezası almış olan gazeteci Barrett Brown, kasım ayından bu yana yaşadığı İngiltere’de katıldığı bir protestodaki pankart nedeniyle gözaltına alındı.

🤳 Instagram, iki yıllık testlerin ardından kullanıcılarına isteğe bağlı olarak beğeni sayılarını göstermeme seçeneği sunmaya karar verdi.

🚫 Yapılan bir çalışma, QAnon’un simgesi hâline gelen slogan ve kalıpların internetten kaybolmaya ve bu teori altında toplananların dağılmaya başladığını gösteriyor.

💻 The Economist, yeni bir gelir modeli olarak çevrim içi eğitimleri deniyor.

💵 Facebook tarafından finanse edilen bir akademik çalışma, Apple’ın yeni gizlilik ayarlarının çok kötü olduğunu söylüyor

📢 Global Voices, Advox Project için direktör arıyor.

💾 İnternet tarihini okumayı sevenler, efsane hâline gelen Space Jam web sitesi üzerine yazılan bu yazıyı da sevecektir.

Financial Times'ın ekonomi esprileri ile dolu 404 hata sayfası. Sayfayı hemen alttaki linkten ziyaret edebilirsiniz.
Financial Times

Haftanın odağı: Ölen linkler nereye gider?

İnternetin dijital yayıncılığa ve gazeteciliğe getirdiği en büyük avantajlardan birisi kesinlikle metin içerisinde link verebilmemiz oldu. Bu bülten sanırım bunun en iyi örneklerinden birisi. Bu sayede haberlerin içeriği daha da zenginleşebiliyor ve okurlar metin içerisinde sunulan bilginin kaynağına çok daha kolay bir şekilde erişebiliyor.

Ama linklerle ve internetteki kaynaklarla ilgili önemli bir sorunumuz var: Daima erişilebilir olacağından emin olmamız mümkün değil. Üstelik bu çoğu zaman bizim kontrolümüzde de olmayan bir durum. Bazen verdiğimiz kaynak linkler kaldırılmış olabilir, sitenin altyapı değişikliği linkleri bozabilir ya da siteyi yöneten kişiler sunucu ve alan adı ödemesini yapmayı unutup sitenin kapanmasına neden olabilir.

Sosyal medya paylaşımlarını haber içerisinde kullandığımızda da benzer bir sorunla karşılaşıyoruz. Paylaşımı yapan kişi birçok sebepten dolayı silmek istediğinde ya da platformlar herhangi bir kural gerekçesiyle bu paylaşımı otomatik olarak kaldırdığında bunun önüne geçmemiz mümkün değil. Çok önemli olabilecek kaynaklar bir anda erişilemez hâle gelebiliyor.

Tüm bunlar dijital haberlerin korunmasını ve tam anlamıyla erişilebilir kaldığından emin olunmasını fazlasıyla zorlaştırıyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir çalışma da bunun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor. New York Times tarafından 1996 ile 2019 arasında yayınlanan haberleri ve içerisindeki linkleri inceleyen çalışma, haberlerin yüzde 53.5’inde en az bir linkin öldüğünü söylüyor. Bu rakamın üstüne hâlâ çalışan ama içeriği tamamen değişmiş olan linkleri de eklediğimizde durum daha da kötüleşiyor.

Bu konuda elbette sorumluluk büyük anlamda bu linklerin kaynağı olan kişi ve kurumlarda olsa da gazetecilerin de bu sorunun önüne geçmek için önlemler almasında fayda var. Eğer 10 yıl içerisinde yazdığınız haberdeki kaynakların yarısı erişilemez hâle geliyorsa bu uzun vadede gazeteciliğin toplumsal hafıza olma özelliğini de sarsacak seviyede bir sorun olacak demektir.

Internet Archive gibi kimi çabalar en azından linklerin kaybolduğunu fark ettiğinizde yerine koyabileceğiniz bir arşiv sunuyor ama burada da her şeyi bulmak mümkün değil. Haberlerinizi yayınlamadan önce kaynaklarınızı Perma.cc gibi bir servis kullanarak yedekleyebilir ve alternatif linkler de sunabilirsiniz. Bunu otomatik hâle getirmek isteyen Amber gibi girişimler oldu ama en son kontrol ettiğimde geliştirme süreci durmuştu.

Bu konuda daha ciddi adımlar atılması, her gazetecinin ve yayının rahatça kullanabileceği araçlar ve metotlar tasarlanması şart. Hatta günümüzde sorunun geldiği noktayı da düşünecek olursak, bu konuda uluslararası bir standart belirlemek bile bir ihtiyaç hâline gelebilir. Şu anda ise yapabileceğimiz en iyi şey kendi kaynaklarımızı korumanın bir yolunu bulmak ve bu konuda nasıl çözümler üretebileceğimize dair konuşmaya başlamak.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir