Ne Okuyoruz

NYT ❤️ blockchain, Mic’in öyküsü ve araştırmacı gazetecilik

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta “Ne Okuduk” bölümü yine birçok farklı konudan okumalarla dolu. Mic’in içeriden öyküsünü anlatan yazı ve iklim haberciliği için başlatılan “Covering Climate Now” öne çıkanlar arasında.

“Haftanın Odağı” ise araştırmacı gazetecilik. Günümüzde teknoloji ile kolaylaşan ama baskılarla zorlaşan bu alanı odağa aldım ve alanla ilgili güncel yazılar ve kaynaklardan bir derleme oluşturdum.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı


Bu hafta ne okuduk?

OKURU TANIMANIN RADİKAL BİR YOLU: Dijital medyanın sağladığı imkânlarla okuru tanımak ve analiz etmek yayınlar için önemli bir alana dönüştü. Kimi yayınlar da okuru yalnızca tık sayısı ve istatistik olarak görmeye başladı.

Philedelphia’da yayın yapan The Philadelphia Inquirer okurlarını daha iyi anlamak ve onlarla iletişime geçmek için radikal bir yol tercih ediyor: bizzat okurlarıyla konuşuyor. Gazetenin köşe yazarlarından Helen Ubiñas şehirdeki okurlarla buluşup fikir alabileceği etkinliklere giderek onları dinliyor, görüşlerini alıyor. Bunun en büyük etkisi, okurla kurum arasındaki duvarı yıkıyor olması. Gündelik hayatta insanların gazetecilere denk gelmesi veya onlarla konuşabilmesi zor, kurum olmanın getirdiği mesafeyi de eklediğinizde bu duvar daha da kalınlaşıyor. Doğrudan temas şansı tanımak, veri analizi veya okur formlarından çok daha etkili olabilir.

MIC’TEN ALMAMIZ GEREKEN DERSLER: Mic, kurulduğu zamandan iflasına kadar farklı bir profil çizen dijital yayınlardan birisiydi. Millennial olarak anılan neslin politikleşmesine ve siyasette söz sahibi olmasına fırsat vermek istediğini söyleyen yayın sorunlu bir geçmişle hayatını tamamladı.

İçeride neler olduğunu, başlangıçtan çöküşüne kadar neler yaşadığını bilen çok az insan vardı. Maxwell Strachan’ın yazısı bu eksiği kapatmamıza ve Mic tecrübesinden dersler çıkarmamıza fırsat veriyor. Çalışanların sigorta gibi temel ihtiyaçlarını umursamamaktan, gerçekten önemli konuları haberleştirmeye değmez demelerine kadar birçok farklı sorunun nasıl büyük bir krize dönüştüğünü anlamamızı sağlayan bir hikâye var karşımızda. Kendi yayınlarımız ve girişimlerimiz için de alabileceğimiz önemli dersler barındırıyor.

Yazıyla birlikte NiemanLab’in yaptığı tweet derlemesine de göz gezdirmeniz faydalı olabilir. Sektör içerisinden ve eski Mic çalışanlarından yazıyla ilgili yorumlarını ve öykülerini dinlemek yazıda anlatılanları daha da zenginleştiriyor.

BİR VİRAL VİDEONUN ANALİZİ: Popüler olması hiç beklenmeyen bir video bir anda popülerleştiğinde YouTube’umuzda sürekli tavsiyeler kısmında görünür ve sanki biz izleyene kadar internette peşimizden gelir. Fakat o videoyu viral yapan özelliğin ne olduğunu bir türlü anlayamazsınız.

Görünen o ki, kimi zaman videoları üretenler de bunun sebebini anlayamıyor. Veritasium isimli YouTube kanalının yüklediği bu video, her ne kadar ilgi çekici görünse de, hiç beklenmedik şekilde viral oldu ve çok kısa sürede milyonlarca izlenme aldı. Kanalın yaratıcısı Derek Muller neden böyle bir şey olduğunu anlamak için araştırmaya başladı ve bulduklarını ikinci bir videoda yayınladı.

Özellikle ikinci video, hem YouTube’da viral olmanın nasıl gerçekleştiği üzerine kapsamlı bir teori sunuyor hem de genel olarak YouTube’da bir içerik üretici olmanın birçok farklı yanını ele alıyor. Özellikle video üretenler için önemli bir video. Fakat hemen herkesin bu araştırmadan öğrenebileceği çok şey var.

İKLİM DEĞİŞTİKÇE HABERLER DE DEĞİŞİYOR: Avrupa’nın kayıtlı tarihindeki en sıcak günleri yaşadığı bu haftada, iklim krizini ve onun etkilerini ele almamak olmazdı. Özellikle de birçok bilim insanının artık özetle “bu daha başlangıç” dediği günlerde olduğumuzu düşününce, gazeteciler olarak iklim krizini planlarımızın bir parçası hâline getirmemiz şart.

Bu konuda atılan önemli adımlardan birisi ”Covering Climate Now” isimli proje. Şu ana kadar 70 kurumun ve 10 bağımsız gazetecinin imza attığı bu mektup, iklimi daha ciddi bir şekilde haberleştirme ve 16-23 Eylül tarihleri arasında —BM’nin Climate Action Summit’ini gerçekleşeceği tarihler— iklim haberlerine özel ağırlık verecek dosyalar yayınlama sözü veriyor. Birçok ülkeden imzacıların olduğu proje katılmak isteyen herkese açık.

İklim krizi, haberlerin içeriğini ve hangi başlıkların önemli olduğu algısını da değiştiriyor. Artık daha önemli hâle gelen başlıklardan birisi de şehir altyapıları. Normalde ilgili olmayan kimsenin okumayı tercih etmeyeceği bir başlık olan şehirlerin altyapıları ve krizin bunlara etkileri hayatımızı doğrudan etkilemeye başladığı için daha fazla haber olmaya ve bu alanda çalışan uzman gazetecilere ihtiyacın artması anlamına geliyor.

İlginizi çekebilir:  Google News'in değeri, "deepfakes", dünya basınında Çin

NYT’DEN BLOCKCHAIN ADIMI: Blockchain denildiğine herkesin aklına bitcoin ve diğer altcoinler, kısa yoldan zengin olmak ya da ICO’lar geliyor biliyorum. Fakat blockchain aslında önemli bir teknolojik altyapı ve onunla yapılabilecek birçok şey var. Bunun gazetecilik alanındaki en yeni örneği New York Times’ın News Provenance Project isimli sistemi.

Projenin amacı, NYT’ın yayınladığı haberlerin ve medyanın gerçekten oradan geldiğine dair kanıt oluşturacak bir tür metadata oluşturmak. Bu metadata dosya nereye giderse gitsin ona ekli olacak ve blockchainin sağladığı altyapı ile bunu doğrulamak mümkün olabilecek. Ekibin amacı, bunun tüm haber odaları tarafından kullanılabilecek bir sistem hâline gelmesini sağlamak.

Çok da heyecanlanmamak lazım. Her ne kadar böyle bir altyapı bir fotoğrafın ya da videonun NYT’da yayınlandığını iddia etmesini engelleyebilecek olsa da, “fake newsi bitirecek silah” değil. Sonuç olarak bir dosyanın kaynağını bilmemek çoğu zaman insanların yalan haberlere veya propagandaya inanmasındaki asıl faktör değil. Aksine, bu haberlerin nereden geldiğinin de genellikle pek bir önemi olmuyor. O yüzden her ne kadar faydalı olabilecek bir proje gibi görünse de, etki alanı kısıtlı olabilir.

Haftanın odağı: Araştırmacı gazetecilik

Araştırmacı gazetecilik, gazeteciliğin bel kemiği olarak kabul edebileceğimiz bir alan. Hangi alanda haber yapıyor olursanız olun, araştırmacı gazetecilik olan biteni anlatmanın ötesine geçip işin özünü anlamaya çalışmak istediğiniz anda başlayan bir süreç.

Bu yüzden hemen her büyük haber bir araştırmacı gazetecilik işidir. Çünkü gazeteci o noktada yalnızca olanları aktarmanın ötesine geçmeyi kendisine bir görev bilir. Haberin merkezindeki konuyu derinlemesine inceler, bağlantıları kovalar ve görünürdeki olayın kökeninde neler yattığını araştırmaya başlar.

Gazetecilik denildiğinde insanların aklına böyle bir profil gelmesinin sebebi de biraz bu tutkudan kaynaklanıyor. Yaptığı işi gerçek bir merak ve istekle yapmaya başlayan, haber için her şeyi göze alabilen ve kaynakların peşinden koşan gazeteci profili insanların aklında canlanan ilk şey. Bir politikacının konuşmasını harfi harfine haber diye yazan (ya da yazmak zorunda bırakılan) veya önüne düşen bir şeyi masa başında sorgulamadan haberleştiren gazeteci gerçekliği bu profile pek uymuyor. İnsanlar da içten içe gazetecileri böyle görmek istemiyor.

Fakat araştırmacı gazetecilik yukarıdaki örneklerdeki gibi gazetecilik yapmanın rahatlığından da vazgeçmek demek. Bir ipucunun nereye çıkacağını bilmeden araştırmak ya da önünüze gelen belgeleri sorgulayıp doğrulamaya çalışarak gazetecilik yapmak daha fazla zaman ve kimi zaman da cesaret isteyen bir süreç.

Elbette gazetecilerin çalıştıkları koşullar da bunun önüne engel olabiliyor. Politik veya ekonomik kısıtlar yüzünden haber odalarının araştırmacı gazetecilik gibi zaman isteyen veya birilerini kızdırabilecek işlerden kaçınmaları hemen hepimizin bildiği bir durum. Bu koşullar altında araştırmacı gazetecilik yapmak ek bir cesaret ve inat gerektirebiliyor.

Gazetecilik daima olan biteni anlatmaktan daha fazlası olmalı. Bir olayı bağlamıyla, etkileriyle ve kökleriyle birlikte sunmak gerekir. Diğer türlü gazeteciliği yakında basit yazılımlar bile yapabilecek çünkü.

Bu haftanın odağına araştırmacı gazeteciliği aldım ve bu alana dair önemli yazılardan ve kaynaklardan bir derleme oluşturdum. İyi okumalar!

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Norveçli Schibsted Media’nın 2020 hedefi okur gelirlerini 115 milyon dolara çıkarmak

Önceki içerik

Medyada türcülük: Hayvanlar haberlerde görmezden geliniyor

Sonraki içerik