Ne Okuyoruz

NewsLabTurkey 2 yaşında!

    0

    NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

    Bu hafta NewsLabTurkey ikinci yılını doldurdu. Bunun şerefine haftanın odağında iki yıl boyunca yaptıklarımızı hatırlamak istedim.

    “Ne Okuyoruz” bölümünde ise belirsiz gündemleri haberleştirmek, Google’ın 1 milyar doları ve BBC’nin üzerindeki artan baskı gibi haftanın önemli başlıklarını okuyabilirsiniz.

    Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

    Haftaya görüşmek üzere!

    —Ahmet A. Sabancı

    Bu hafta ne okuduk?

    NE OLACAĞINI BİLMİYORSANIZ NASIL HABER YAZARSINIZ?

    İçinde bulunduğumuz zamanlar gazeteciler için birçok yeni zorluğu da beraberinde getiriyor. Bunlardan birisi de kimsenin bir tahminde bile bulunamayacağı konularda haber yazmak zorunda kalmak. Tıpkı ABD başkanlık seçimlerine bir ay kala Trump’ın COVID-19’a yakalanması gibi.

    Bu olayın ardından haberleri açan herkesin aklında birçok soru var: seçimler ne olacak, Trump’a bir şey olursa ne olacak, kampanya süreci nasıl devam edecek… Her ne kadar “uzmanlar” birçok teori ortaya atsa da işin aslı kimsenin kesin bir şey söyleyemeyecek olması. Peki bunu bir haber olarak nasıl yazabilirsiniz? BuzzFeedNews politika editörü Matt Berman dürüst bir şekilde bunu anlatan bir haber yazarak ABD medyasındaki en cesur isimlerden biri oldu. Diğer tüm yayınlar birçok teori ve tahmin üzerinden yürürken bu haber ile BuzzFeedNews en dürüst ve aslında en doğru haberi okurlarına sundu.

    Üstelik konuyu bu şekilde ele almaları daha fazla okurun ilgisini çekti. Demek ki gazetecilerin bilmedikleri konularda dürüst olmaları çok da kötü bir şey değilmiş. Bazen okurların da gazetecilerden asıl duymak istedikleri sahte bir kesinlik ve güven hissi verecek teoriler değil, içinde bulundukları durumun gerçekten kafa karıştırıcı olduğu ve bu belirsizliğin gerçek olduğu olabiliyor.

    GOOGLE’IN BAŞ AĞRISINA 1 MİLYAR DOLARLIK ÇÖZÜM

    Google ve Facebook ikilisinin gazetecilikle olan çalkantılı ilişkisinde geçtiğimiz hafta ilk bakışta büyük görünebilecek bir gelişme yaşandı. Google, News ürününe dair yenilikleri açıkladığı sunumunda, yeni ürünleri Google News Showcase üzerinden lisanslanan içerikler için önümüzdeki üç yıl boyunca dünyanın her yerindeki gazetecilere 1 milyar dolar vereceğini söyledi. Her ne kadar manşet olarak güzel görünse de detaylara inmeye başlayınca durum daha iyi anlaşılıyor.

    Joshua Benton bu projenin detaylarını oldukça iyi bir şekilde analiz etmiş. Kısaca özetleyecek olursam, aslında bu 1 milyar dolar Google’ın şu anda içerisinde bulunduğu PR ve regülasyon sıkıntılarından kendisini kurtarmak için ideal bir plan. Proje Google’ın yasal düzenlemeler yüzünden en çok başının ağrıdığı ve ağrıyabileceği ülkelerden başlıyor ve kimlerin bu parayı alacağına Google karar veriyor —örneğin bu yüzden Kanada’da hiçbir büyük gazete listede değil. Ayrıca böyle bir manşet Google’ın gazetecilerle arasındaki ilişkiye dair güzel bir koz, böylece kendilerini iyi gösterebilecekler. Bu haberi Sundar Pichai’nin açıklaması da bu etkiyi güçlendirecektir.

    Sonuçta Google bu konudaki PR sorununu çözmek için önümüzdeki üç yıllık kârının %0.15’ini harcamayı göze almış görünüyor. Bu paranın kimlere gideceğine de onlar karar vereceği için geniş bir dağıtım olmayacağı da belli. Yani Google asıl sorunu çözmek yerine kendisi için bir PR kampanyası organize ederek durumdan kurtulmaya çalışıyor. Bu yüzden bu haberin yaratmaya çalıştığı sahte heyecana ve iyimser atmosfere kapılmamanızı tavsiye ederim.

    BBC’DE MUHAFAZAKAR DARBE

    Geçtiğimiz haftalarda BBC’nin Boris Johnson hükümeti tarafından giderek daha fazla baskı ve müdahaleye uğramasına dair haberleri paylaşmıştım. O zamandan bu yana BBC için işler maalesef daha da kötüye gidiyor gibi görünüyor.

    Tüm sorunlarına rağmen tarafsız bir yayın politikası izlemeye çalışan BBC’nin bu durumu, dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi sağ eğilimli politikacıların hoşuna gitmiyor. Bu yüzden hükümet “daha tarafsız olmaları için” sağ medyadan iklim krizi inkârcısı birisini başa geçirmeyi planlıyor. Diğer yandan mevcut yönetimin BBC çalışanlarını sosyal medyada susturmaya çalışması ve özellikle İngiltere basınının sağ kesiminin düzenli olarak BBC’yi tartışmaların merkezi hâline getirmeye çalışması da bu baskıyı ağırlaştıran faktörlerden.

    BBC’nin böyle yoğun bir baskı altında değişmemesi çok düşük bir ihtimal. Ama tüm bunların nasıl bir sonuç vereceğini şu anda kestirmek zor. Küresel bir trende dönüşen kamu medyasını daha fazla kontrol etme ve propaganda için kullanma çabası önümüzdeki dönemlerde de güçlenerek devam edecek gibi görünüyor.

    2020’DE YURTTAŞ GAZETECİLİĞİNİ KONUŞMAK

    Bir dönemin moda kavramı olan yurttaş gazeteciliği ilk hevesin tükenmesiyle birlikte artık nadiren duyduğumuz ve üzerine çok konuşmadığımız kavramlardan birisi hâline geldi. Bu aslında iyi bir gelişme, çünkü böylece daha sağlıklı ve derinlikli bir şekilde konuyu ele alabiliyoruz.

    Geçtiğimiz hafta ABD’de yayınlanan “Bearing Witness While Black: African Americans, Smartphones, and the New Protest #Journalism” bunun iyi örneklerinden birisi. Black Lives Matter merkezinde konuyu ele alan kitap eskiden kalan yurttaş gazetecilik mitlerini yıkmanın yanı sıra günümüzde bu kavramın nasıl evrildiğini de gösteriyor. Kitap ayrıca tüm bunların geleneksel haber üretimine nasıl katkıları olabileceğine dair de fikir verebilecek bir çalışma. Eğer konuya ilgi duyuyorsanız kitaba bir göz atmanızda fayda var.

    İlginizi çekebilir:
    2018 Listeleri, 2019 öngörüleri
    KISA KISA
    • Oxford Internet Institute, yeni yayınladığı raporda Russia Today ve yayın politikaları ile ilgili oldukça ilgi çekici analizlerini paylaştı.
    • Yeni bir araştırma, Fox News’in Trump seçildikten bu yana diğer haber kanallarına göre “nefret” kelimesini beş kat daha fazla kullanmaya başladığını gösteriyor.
    • First Draft, COVID-19 ile ilgili 9722 doğrulamanın analizini yaparak bu konudaki yanlış bilgiye dair kapsamlı bir rapor çıkardı.
    • Trump yönetimi, Finlandiyalı kadın gazeteci Jessikka Aro’ya verdikleri “Cesaret Ödülü”nü, Aro’nun Twitter’daki Trump eleştirileri sebebiyle son dakikada iptal etmiş.
    • The Interface son bültenini gönderdi. Pazartesi günü Platformer olarak yeni yayın hayatına başlıyor.
    • Platformdaki çoğu taciz ve şiddet olayına karşı aşırı yavaş davranan ya da umursamayan Twitter, Trump’ın COVID-19 yüzünden ölmesini dileyen herkesin cezalandırılacağını açıkladı.
    • Latin Amerikalı gazetecilerin “zorla kaybedilme” olaylarını nasıl araştırdığını anlatan bu yazı birçok eğitici detay içeriyor.
    • ABD mahkemeleri Trump’ın TikTok’u engelleme çabasını da engelledi.
    • Guardian’ın yeni video haberi Hong Kong’da basına karşı baskının en büyük hedeflerinden birisi olan Apple Daily’nin yaşadıklarını gözler önüne seriyor.
    • Rus gazeteci Irina Slavina, evine yapılan baskının ardından kendisini ateşe vererek hayatını kaybetti. Öncesinde Facebook sayfasında “ölümümün suçlusu Rusya devletidir” yazmıştı.

    Haftanın odağı: NewsLabTurkey 2 yaşında!

    Geçtiğimiz 1 Ekim, aynı zamanda NewsLabTurkey’in ikinci yaş günüydü. Geride bıraktığımız iki yıl boyunca yazılar, e-bülten, podcast, videolar ve eğitimler ile birçok şey ürettik, hemen her günü dolu iki yılı geride bıraktık. Bu haftanın odağında da geçtiğimiz iki yıl boyunca neler yaptık, bu yaptıklarımızın nasıl bir etkisi oldu bunlara bakmak istedim.

    NewsLabTurkey ekibi ve akademi eğitmenlerinin bir kısmı ile İngiltere’de Guardian’ın düzenlediği bir haftalık dolu dolu eğitim programına katıldık. BBC’yi ziyaret ettik. Farklı disiplinlerden gelen deneyimli gazetecilerin tecrübelerini dinledik.

    Ekibimiz ve akademide uzmanlığına başvurduğumuz eğitmenlerin bir kısmı İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde deneyimli gazeteci ve eğitmen Keith Stafford’dan “Eğitmenler için Eğitim (ToT)” programını aldı.

    İsveçli Soundtelling ekibini Türkiye’de ağırladığımız, çoğunluğu İstanbul’dan, 4’ü de Türkiye’nin farklı illerinden gelen katılımcılarımızla İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz podcast akademisi de var olan podcast projelerinin güçlenmesine katkı sağladı ve birçok yeni programın tohumlarını ekti.

    Bu eğitimler ile hazırlandığımız NLTR Akademi 2020 başında İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde hayata geçti. NLTR Akademi’nin en önemli hedefi akademiye birer proje ile başvuran gazetecilerin kendi projelerini hayata geçirebilmeleriydi. Bu hedef için 8 hafta sonu atölyeler düzenledik ve akademi boyunca katılımcılara mentor desteği sunduk. Bu sürecin sonunda, projenin sağladığı tohum fonlarıyla Mental Klitoris, EuroPolitika, Argonotlar, AISocial, İş Hayatında LGBTİ+, Emek Haber, arkeo.bulten, Sokakta Akademi, Gökkuşağı Bülten, Malumatfuruş, Verdiğine İyi Bak, Bursa Muhalif gibi yeni projeler doğdu ve var olan projeler güçlendi.

    #NLTRDijitalAkademi adını verdiğimiz, mekân kısıtı olmadan, gazetecilikle ve yeni medya teknolojileriyle ilgilenen herkesin katılabildiği bir çevrim içi seminer serisi düzenledik.

    Sürdürülebilir gazetecilik odağında 10 adet dijital seminer düzenleyerek yine Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden gazetecilikle ilgisi olanlara ulaştık.

    Ürettiğimiz içerikler de dijital medya alanındaki eksikleri doldurmaya devam ediyor. Hem özel yazılar ve çeviriler ile bir bilgi birikimi oluşmasını hem de röportajlarımız ile bu alanın içerisinde olan birçok ismin kendilerini ve bakış açılarını anlatmalarını sağlıyoruz. Örneğin hem yazılı içerikler hem de Hazal Sipahi’nin devraldığı podcastimizin ikinci sezonu sürdürülebilir gazetecilik konusunda önemli bir kaynak oldu. Aynı şekilde VOYD ile birlikte ürettiğimiz veri gazeteciliği dersleri de.

    Bir de elbette şu anda okuduğunuz bülten var. İlk günden bu yana aralıksız bir şekilde devam eden bu bülten ile amacım uluslararası medyada olan bitenleri ve yeni kavramları, akımları ve tartışmaları ülkemize taşımaktı. Aldığım geri dönüşler de bu amacı yerine getirdiğini gösteriyor. Umuyorum bu bülten arşivi de alandaki insanlar için önemli bir başvuru kaynağı işlevi görüyordur.

    Bu iki yol boyunca NewsLabTurkey’e emek veren, katkıda bulunan, okuyan ve destek olan herkese çok teşekkürler. Ekip olarak üçüncü yılımızda da aynı enerjiyle çalışmaya ve üretmeye, ülkemizin yeniden kurulmakta olan medya ekosistemine destek olup katkıda bulunmaya devam edeceğiz.


    Bu bülten Heinrich Böll Stiftung Türkiye Temsilciliği desteğiyle yayınlanmıştır.

    Ahmet A. Sabancı
    NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.