2019'a girerken

2019’da kapalı kapıları açmalı, kavramları netleştirmeliyiz

0

Bir sorunu çözebilmek için onu iyi tanımak gerekiyor. Varsayımlar ve düşmanlık kültürünün görmemizi engellediği sorun alanlarını tespit edebilmek, yenilikçi çözümler geliştirecek motivasyonu artırabilmek için 2019 önemli bir yıl olacak.

Post-truth kavramının hayatımıza girişiyle önem kazanan teyitçilik mesleği, profesyonel gazeteciliğin sadece bir parçası olmaktan sıyrılıp kendi başına bir profesyonellik alanı hâline geldi. Bu yeni profesyonellik alanı kendi mesleki yeterliliğini artırırken, hedef aldığı sorunu tanımlayacak yeni kavramlara, sorunu çözecek yeni mecralara ihtiyaç duyuyor.

2019’da teyitçiliğin gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlayacak iki önemli alana dair çalışmaların hızlanmasını beklemek yanlış olmaz:

1) Sorunu tanımak,

2) Çözümü yaygınlaştırmak.

Platformlar

Sosyal medya platformları bilgi taşıyıcıları olarak varlıklarını sürdürebilmek ve bilgi kirliliğinden azade kalmak için çalışmalarını artıracak.

2016’nın ardından, özellikle Google ve Facebook’un ilk atılımlarını yaptığı yanlış bilgi ile mücadele alanlarının önümüzdeki sene arttığını göreceğiz. Yanlış bilginin dağıtımında aracı olan sosyal medya platformlarının, kendi mecralarında bu soruna çözüm üretecek formülleri yenileyeceği ve kalıcı hâle getireceğinden söz etmek mümkün.

Bilgi edinme ve paylaşma alışkanlıklarının WhatsApp gibi kapalı mesajlaşma uygulamalarına taşındığı bir dönemde ölçme ve tespit mekanizmalarını geliştirecek çalışmalara daha fazla ihtiyaç duyacağız. Bir yanlış bilginin seyahatini, eriştiği kesimleri, değiştirdiği zihinleri anlayabilecek araştırmaların, sorunun çözümüne büyük katkı sağlayacağı şüphesiz. Yapılacak çalışmalar aynı zamanda kapalı mesajlaşma uygulamalarında yanlış bilgi sorununu önleyecek doğru mekanizmaların platformlara önerilmesinde de büyük önem taşıyor.

Tanımlar

Yanlış bilgi sorununu tek bir çatı kavram altında toplamanın sorunu anlamayı güçleştirdiği bir gerçek. İngilizcede “fake news” üzerinden süren tartışmanın Türkiye’de henüz açılmadığını da eklemek gerek. Bilişsel yanlılıklar veya politik görüş nedeniyle bilinçli olmadan yayılan yanlış bilgi ile kasıtlı olarak üretilen sahte bilgileri ayıracak doğru tanımlamaları yapmazsak sorunu çözmeye yaklaşamayacağız.

Siyasetin günlük hayatı doğrudan etkilediği Türkiye gibi ülkelerde, propaganda amaçlı sahte bilgilerin genel problemi kavramamızın önüne geçmesini engellememiz gerekiyor. Yanlış bilgi sorunu yalnızca siyasetçilerin veya politik grupların ortaya attığı iddiaların ötesinde hayati riskleri de beraberinde getiriyor. Bunların başında aşılar ve ilaçlar ile ilgili komplo teorileri geliyor.

2019 internet kullanıcıları ve araştırmacıların yanlış bilgi sorununa, sahip oldukları siyasi perspektiften sıyrılarak bakabildiği, doğru tanımlarla sorunun büyüklüğünü ortaya koyabildikleri bir yıl olabilir.

Kutuplaşma derinleştikçe, internet kullanıcılarının kapandığı yankı fanusları da birbirinden uzaklaşmaya devam edecek. Kapsamlı bir çözüm önerisi için birden fazla alanda derinlemesine çalışmaların sürdürülmesi gerekiyor. İnternetin şu anki doğasını bozmayı sağlayacak teknolojiler, medya sektöründe kalıcı hâle gelen gelir modeli ve güvencesizleştirme gibi sorunlara yenilikçi çözümler, bilişsel yanlılıkları aşacak rasyonel düşünme alışkanlığını yerleştirecek eğitim modelleri ile yanlış bilginin çeşitlerini anlamayı kolaylaştıracak akademik çalışmalar 2019’da üzerine daha fazla konuşulması gereken konular arasında yer alıyor.

teyit.org 2019’da bulunduğu alanı korurken bu yeni pratiklerin ortaya çıkmasını sağlayacak veri ve içgörü desteğini yenilikçi ekiplerle paylaşmaya devam edecek. Bilginin dağıtımına aracı olan tüm medyumlarda yanlış bilginin önüne geçecek içerikleri üretmeyi sürdürecek.

Mehmet Atakan Foça
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. 2009'dan bu yana gazetecilik yapıyor. yeniHarman, Bianet, BBC Türkçe, Mülteci TV ve medya GaGa'da stajyerlik, editörlük ve iletişim uzmanlığı yaptı. Uluslararası Şeffaflık Derneği tarafından Medyada Teşvik Özel Ödülü'ne layık görüldü. Doğrulama El Kitabı'nın Türkçe çevirisine öncülük etti.

    Mecralar kimin sırtında yükselecek: Okurlar mı, fonlar mı?

    Önceki içerik

    İsmail Hakkı Polat: Türkiye’de insanları gazete satın almaya motive edecek bir model yok

    Sonraki içerik