Haber Odası

Kriz döneminde haber odası yönetimi

0

Bu kriz dönemi dünyanın her yanındaki haber odaları için benzer sonuçlar ortaya çıkardı. Gelirlerde daralma yaşandı, reklam verenlerin finansal gücü azaldı ve aynı ortamda çalışma pratiğinden uzaktan çalışma pratiklerine çoğu örnekte sancılı bir geçiş gerçekleşti.

Haber organizasyonlarında liderin fonksiyonuna önceki yazılarda değinmiştik. Peki bu kriz döneminde organizasyondaki lider ve ara yöneticiler ne yapabilir? Bu dönemin ve bu dönem sonrasının koşullarına ne tür stratejilerle ekiplerini hazırlayabilir?

Öncelikle “bu dönem” derken neden bahsettiğimizi kısaca anlatalım. Fiziki çalışma ortamından uzak kalan çalışanlar, belki de günlük hayatta çok fazla karşılaşmadıkları pratik ve psikolojik kimi engellerle karşılaşıyor. Evde düzenli bir çalışma alanlarının olmaması, evlerindeki elektronik aletlerin ve internet bağlantı gücü gibi faktörlerin günlük iş ihtiyacını karşılamaktan uzak olması, evde karantina döneminde çocuk bakımı ve benzeri işlere gündüz saatinde zaman ayırmak zorunda kalmaları burada verilebilecek örneklerden ilk akla gelenleri. Tabii bir de, psikolojik olarak izolasyon durumuna uyum sağlayamayan, sokağa çıkma yasağı gibi pratiklerin hayatını sekteye uğratmış olabileceği çalışanlar var. Elbette mesele yalnızca çalışanların yaşadıkları zorluklarla kısıtlı değil. Organizasyonun günlük masraf kalemlerini tekrar ele alma ve finansal stratejisini gözden geçirme konusunda yöneticilere ciddi sorumluluklar düşüyor. O nedenle adım adım giderek bu sürece nasıl ayak uyduracağımızı araştıralım.

Aktif dinlemek

Mijal Iastrebner, yakın zamanda ijnet‘te yayınlanan yazısında bu konuya değiniyor. Iastrebner’e göre ilk adım ekip arkadaşlarınıza onlara destek olduğunuzu hissettirmek. Peki nasıl? Iastrebner ilk kuralı “dinlemek” olarak belirtiyor. Ben buna bir ek yaparak “aktif dinleme” öneriyorum. Zira, haber odalarında da günlük ofis yaşamında da kişiler arası diyaloglar amaca giden yolun önünde sıkıcı engeller olarak görülüyor. Bu sebeple bir yöneticinin veya liderin geri bildirimleri sık sık ve yerinde kullanması, karşı tarafı kesmeden onu anladığını belirten sorular sorarak ya da takip sorularıyla düşüncelerini açmasını sağlaması önemli.

İhtiyaç analizi yapmak

Evden çalışanların çalışma alanlarında eksikleri olup olmadığı, üretim araçlarının efektif çalışıp çalışmadığı gibi meseleler onların değil sizin meselenizdir. Bu bağlamda, gerekiyorsa şirket bilgisayarlarının ve gerekli elektronik araçların kendilerine iletilmesi gibi ihtiyaçları karşılamanız şart. Geçmişte kullandığınız şirket işi haberleşme ve iş bölüm uygulamalarını da dijital ortama göre gözden geçirmeniz şart. Bu bağlamda grup görüşmelerinin yanı sıra bireysel görüşmeler yapmak, hatta büyük ölçekli şirketlerde sorumlu konumdaysanız çeşitli anketler yaparak günlük ihtiyaçların ortaya çıkarılmasını sağlamak elinizde. Zirâ bu dönemde çalışanlarınızın psikolojik ya da finansal desteğe ihtiyaç duyması çok olası.

İş takibini aksatmamak

Bu süreçte çalışanların yaşayacağı motivasyon ve ne yapacağını bilememe sorununa karşı beklentilerinizi ve isteklerinizi Trello, Slack ya da Facebook Workplace benzeri platformlar aracılığıyla düzenli bir biçimde ekibinize iletmeniz önemli. Son teslim tarihi veya saati gibi detayların verilmesi için en uygun dönemlerden biri bu. Dahası, bu dönemde fiziki olarak aynı ortamda çalışırken en verimli çalışanların dahi verimlerinin düşebileceğini göz önüne alarak onlardan yenilikçi fikirler talep edebilir yahut mikro görevler aracılığıyla verimli bir şekilde çalışmalarına yardımcı olabilirsiniz.

İlginizi çekebilir:
İnteraktif medya anlatılarında bir Black Mirror deneyi: Bandersnatch

Dijital “Free-Friday”ler

Şirket kültürü çoğu zaman bazı gelenekselleşen uygulamalara dayanır. “Free-Friday” ya da başarıların kutlanması (örn. günlük 10 milyon tekil ziyaretçi barajının aşılması için bir parti düzenlemek gibi) için düzenlenebilecek etkinlikler buna örnek gösterilebilir.

Kendinizi kontrol etmek

Unutmayın ki bir organizasyon yönetmek “doğuştan gelen bir yetenek” değil. Kendinizi hem yenilemeli, hem de kendi görev ve sorumluluklarınızı yerine getirip getirmediğinizi takip etmelisiniz. Bir tür “öz-gözetim” mekanizmasıyla günlük kaç saatinizi işinize ayırdığınızı, bunun aktif ve örgün çalışma sürecinden farklılık gösterip göstermediğini gözlemleyin. Böylece organizasyona da yayılabilecek olası bir ataletin önüne geçebilirsiniz.

Çalışanların virüse maruz kalma ihtimalini düşürmek

Gazeteciler, birçok diğer grup gibi sokağa çıkma yasakları döneminde dahi işlerinin kamu yararı kısmı gereği kapsam dışılar. Gelirler artmasa da haber tüketiminin arttığı bir dönemde olduğumuz bir gerçek. Bu nedenle de empati bu süreçte çok önemli. Kişilere dışarıya çıkmalarını gerektiren görevlendirmeler yapıldığı hâlde sağlık ve üretim ekipmanının sağlanmış olması, aynı kişilere sık sık dışarıda görev verilmemesi gerekiyor. Her ne kadar iş takibi önemli olsa da, kime, ne sıklıkla iş verildiği bu dönemde daha büyük önem taşıyor.

İş planınızı gözden geçirmek

Aktif bir iletişim kurmak ya da çalışma süreçlerini yakından takip etmek güzel, peki ya günlük işleyiş risk altındayken tüm bunların bir anlamı var mı? Ne yazık ki yok. Burada Iastrebner’in yazısında verdiği bir örneğe bakmakta fayda var. Dünyadaki saygın doğrulama kuruluşları arasında yer alan Arjantinli Chequeado, ilk iş giderlerine dair bir analiz yapmış. Sahip olmalarının hoş olduğu ama ihtiyaçları olmayan şeylere dair yaptıkları değerlendirme sonucunda bazı sabit masraf kalemlerinden vazgeçmek zorunda kalmışlar. Birçok hibe programının hibe bütçelerinde daralmaya gittiği, reklam verenlerin harcamaları kıstığı bu dönemde özellikle giderlerin insan kaynağı mağdur edilmeden düzenlenmesi şart. Tabii ideal durum bu olsa da birçok ülkede en hızlı işten çıkarmaların yaşandığı sektörlerden biri de gazetecilik endüstrisiydi. ABD’de seçimden seçime gelirlerinde patlama yaşayan medya endüstrisi bile seçim havasının ortasında yakalandığı bu krizden büyük yaralar aldı. Ülkedeki çalışma sisteminin ve sosyal güvenlik sisteminin tekinsizliği de çok sayıda kişiyi işsiz bıraktı. Bu bağlamda bu son madde, belki de haber odalarının gösteriş yerine verimlilik ve çalışan memnuniyetine yönelmeleri için almaları gereken dersler olduğunun da bir göstergesi.

Sarphan Uzunoğlu
NewsLabTurkey Yayın Yönetmeni Dr. Sarphan Uzunoğlu, aynı zamanda Kadir Has Üniversitesi'nde Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Yüksek Lisans Programı'nda ders vermektedir. Daha önce Lübnan Amerikan Üniversitesi Multimedya Gazetecilik Bölümü'nde Öğretim Üyesi Doktor, Norveç Arktik Üniversitesi Medya ve Dökümantasyon Bölümü'nde Doçent Doktor ve Kadir Has Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü'nde Öğretim Görevlisi doktor olarak çalışmıştır.

Sürdürülebilir bir serbest gazetecilik kariyeri için ipuçları

Önceki içerik

Twitter sistematik propagandaya karşı

Sonraki içerik