Ne Okuyoruz

Financial Times ve Nikkei birleşmesi, The Guardian ziyareti, podcastin sorunları

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta görece kısa bir bültenle karşınızdayım. “Ne Okuyoruz” bölümünde London Review of Books’u neyin önemli kıldığından, Financial Times ve Nikkei birleşmesine kadar birçok ilgi çekici konuyu bulabileceksiniz.

“Haftanın Odağı”nda ise bültenin bu hafta daha kısa kalmasına sebep olan NLTR ekibinin Londra’da The Guardian ofislerine yaptığı ziyareti anlattım. Oldukça eğitici ve yoğun geçen bu ziyaretin çıktılarını önümüzdeki süreçte NLTR’nin birçok farklı işinde görebileceksiniz.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Bu hafta ne okuduk?

MARY-KAY WILMERS VE LRB: London Review of Books İngiltere’de iki haftalık olarak yayınlanan en büyük ve köklü edebiyat/kitap dergilerinden birisi. Elbette LRB, birçok okuru için bundan çok daha fazlası. Çünkü her ne kadar ismi bir kitap dergisi izlenimi verse de, derginin her sayısında bundan çok daha fazlası ele alınıyor. Çoğu zaman bir kitap eleştirisi olarak başlayan yazı, konuya dair başka yerde okuyamayacağınız derinlikte bir perspektif edinmenizi sağlıyor.

New York Times Magazine için LRB genel yayın yönetmeni Mary-Kay Wilmers ile yapılan röportaj, LRB’yi ve Wilmers’ın yaklaşımını anlamak için çok önemli bir metin. Günümüzde derin tartışmaları ve entelektüel makaleleri okuyabileceğimiz alanların giderek azaldığı hissine karşı derginin ısrarlı yayıncılığından öğrenilebilecek çok şey var. Reklam ve yatırım odaklı medya yaklaşımının ötesinde bir şeyler yapmanın da hâlâ mümkün olduğuna dair en güçlü kanıtlardan birisi olan LRB’yi anlamak için bu yazı güzel bir başlangıç.

HOLLYWOOD’DA DAVA İLE SUSTURMA MODASI: Gazetecilerin yaptıkları haberleri susturmak için artık en sık başvurulan yollardan birisi onları dava ile tehdit etmek. Özellikle de zengin ve ünlü isimler kendileri gibi ünlü avukatlara gidebildiklerinden, bu durum birçok yayın için göz korkutmaya yetiyor. Bir de geçtiğimiz yıllarda bir dava ile Gawker’ın iflas etmiş olması, ellerinde önemli bilgiler olan gazetecilerin yayınlanmasını iyice zorlaştırabiliyor.

Gazeteci Kim Masters’ın Amazon Studios’un başındaki Roy Price hakkındaki cinsel taciz iddialarını yayınlama çabası da bunun bir örneği. BuzzFeed, New York Times gibi yayınların habere dokunmak istememesi ya da editoryal denetlemeden çok “bir dava açılırsa nasıl savunuruz” konusuna çalışmaları, habere bakışın da nasıl değiştiğini gösteriyor.

PODCASTİN BÜYÜK SORUNLARI: Podcast sektörüne dair en önemli bültenlerden birisi olan Hot Pod, geçtiğimiz hafta beş yaşına girdi. Bu özel günü kutlamak için de bülten ilginç bir yol izlemiş ve podcast üreticisi okurlarına şu anda sektöre dair en büyük sorunların ne olduğunu sormuş. Cevapları derlediği bülten, aslında podcast sektörünü önümüzdeki yıllarda nasıl meselelerin beklediğini de özetliyor.

Aralarından benim özellikle değinmek istediğim ise “Hollywoodlaşma” ya da “Silikon Vadileşme” dedikleri durum. Büyük paralarla bu alana gelen ve asıl derdi sadece daha fazla para kazanmak olan kesim birçok podcast üreticisini korkutuyor. Bunda haklılar, çünkü bu tarz girişimler genellikle bencil ve yıkıcı bir yaklaşım gösteriyor ve kendi işlerini halledip uzaklaştıklarında arkalarında ne bıraktıklarını umursamıyorlar. Bunun önüne geçmenin tek yolu ise bağımsız ve sürdürülebilir bir modeli kendi başınıza üretmek. Zor, biliyorum ama diğer türlüsü de modası geçince bir daha yüzüne bakılmayan bir yığın podcast programı olacak.

İlginizi çekebilir:  Dijital medyada erime, hakkında sayfaları, gazeteciler ve psikoloji

FT ve NIKKEI BİRLEŞMESİNİN 4. YILI: Medyadaki ekonomik sıkıntılar beraberinde birçok birleşme ve satın almayı da getirdi, getirmeye devam ediyor. Ama bunların hepsi başarılı olamıyor. Financial Times ve Nikkei’nin dört yıl önce gerçekleştirdiği birleşme ise bunun nasıl her iki yayın için de daha iyi sonuçlanabileceğine iyi bir örnek.

NiemanLab yazarı Ken Doctor bu birleşmeyi ve yayınların öyküsünü anlatan üç yazı kaleme almış. İlk yazı birleşmenin ve sonrasında gelen sürecin öyküsünü anlatıyor. İkincisi ise Financial Times’ın birleşme sonrasında attığı adımlara ve özellikle ismi altında yarattığı mini-markalara odaklanmış. Üçüncü ve son yazı ise Japon ekonomi yayını Nikkei’nin birleşmeden sonra yaşadığı değişime bakıyor. Üç yazı bir arada kapsamlı bir tablo ile bu birleşmeyi neyin başarılı kıldığını gösteriyor.

KISA KISA:

OpenAI “çok riskli olabilir” dediği GPT-2’yi herkese açtı ama büyüttükleri kadar tehlikeli görünmüyor.

HuffPost sitesinde büyük bir tasarım değişimine gitti.

Covering Climate Now ekibi, iklim gazeteciliğinin değişip değişmediği sorusuna eğildi.

Dijitalde arşivler bir anda ortadan kaybolurken buna karşı gazeteciler neler yaptıklarını CJR’da anlatıyor.

Haftanın odağı: NLTR’nin The Guardian ziyareti

NewsLabTurkey olarak dijital ayağımızın yanında bu yıl içerisinde başlattığımız bir diğer önemli proje de NLTR Akademi. Epey kapsamlı ve yoğun bir süreç olarak planladığımız bu akademiye hazırlık sürecinde de birçok farklı adımdan geçiyoruz ve arka planda bunun için çalışıyoruz.

Bu hazırlık süreçlerinden birisi de bir grup eğitmenimiz ile birlikte Londra’da The Guardian’a gerçekleştirdiğimiz bir haftalık ziyaret oldu. Ortağımız The Guardian Foundation ile birlikte düzenlediğimiz bu ziyarette hem her eğitmen genel olarak Guardian’ın işleyişine ve çalışma yöntemlerine dair eğitimler aldı hem de kendi uzmanlık alanlarına dair daha özel görüşmeler ve tecrübe aktarımları gerçekleştirdi. Kendi açımdan örnek verecek olursam, Akademi’de vereceğim dijital güvenlik eğitiminde daha fazlasını sunabilmek adına Guardian’ın dijital güvenlik ekibi ile uzun ve keyifli görüşmeler gerçekleştirme fırsatı buldum. Diğer eğitmenlerimiz ise podcastten SEO’ya, mobil gazetecilikten ekonomik model geliştirmeye kadar birçok farklı konuda benzer görüşmeler gerçekleştirdiler.

Dün geri döndüğümüz bu ziyaret sonrasında eğitmenler hem kendi eğitim materyallerini bu ziyaret ile güncelleyecekler hem de önümüzdeki haftalarda tecrübelerini aktarmak için NewsLabTurkey’e yeni yazılar yazacaklar. Yani Akademi’ye gelemeyecek olan arkadaşlarımız için de öğrendiklerimizi internet sitemizden aktarmayı amaçlıyoruz. Bununla birlikte orada öğrendiklerimizi farklı yollarla da sizlere aktarmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Twitter ve gazeteciliğin dönüşümü

Önceki içerik

Babiali TV: Herkesin yankı odalarından çıkıp birbirini duymasını istiyoruz

Sonraki içerik