İş Modelleri

Fatih Polat: Basılı gazete ve internetin kesiştiği yerdeyiz

0

Evrensel Gazetesi, 17 Aralık Pazartesi günü “Zor soruların kolay yanıtları olmuyor” başlıklı bir yazı yayımladı. Okurlarına seslenerek “Fiyat mı artırsak, sayfa sayısını mı düşürsek?” ikileminde kaldığını ifade eden gazete açıklamasında, “Okurlarımız arasında asgari ücretle geçinen işçi ve emekçilerin de azımsanmayacak bir yer tutması nedeniyle fiyat artırmak istemedik. Sözün özü, Evrensel bugünden itibaren 12 sayfa olarak çıkacak. Bu süreçte haber içeriklerimizi güçlendirme çabamızı da sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi.

Evrensel Gazetesi genel yayın yönetmeni Fatih Polat, bu kararın ardındaki nedenleri ve Evrensel’in gelecek planlarını NewsLabTurkey’e anlattı. Altı yıldır Evrensel Gazetesi’nde genel yayın yönetmeni olarak görev yapan Polat, öncesinde uzun yıllar yazı işleri müdürü olarak çalıştı.

Evrensel Gazetesi emek ve hak temelli gazetecilik yapıyor. Bunun yanında sanat, yaşam, çevre ve spor alanlarına dair özgün içerikleri de Evrensel’de görebiliyoruz. Evrensel’in yayın politikasını sizden dinleyebilir miyim?

1995 yılında yayın hayatına başlayan Evrensel, genel olarak emek ve hak temelli bir haberciliğin ihtiyacı üzerinden oluştu. Farklı köşeleri tutsalar da Evrensel gibi birkaç gazete olduğunu söyleyebilirim.

Emek deyince akla ilk olarak sendika ve işçi dünyası geliyor; fakat biz bu durumu geniş çerçevede ele alıyoruz. Dış haberlerden çevre sorununa kadar kapitalizmin tahrip ettiği zemin üzerinden, insanı ve çevreyi önemseyen bir bakış açısıyla hareket ediyoruz. Bahsettiğim noktaların dışında demokrasi bizim için çok önemli. Zira Türkiye’de hak haberciliğine dair zemin oldukça daraltıldı. Bu durum, var olan sınırlı sayıdaki gazetelere önemli sorumluluk yüklüyor.

12 sayfa olarak çıkma kararınız ardında ne var?

Kâğıt fiyatlarının yüksek olması, son döviz hareketliliğiyle kristalize oldu ama kâğıtla olan ekonomik sorun çok daha öncesine dayanıyor. Geçen yıl kâğıt fiyatlarına dolar üzerinden zam yapılmıştı. Bu artış basın ve yayıncılık dünyasını epey etkiledi. Dövizdeki hareketlilik ile birlikte Türk lirasının değer kaybetmesi kâğıt fiyatlarındaki artışı devasa boyutlara taşıdı. Önceden SEKA gibi bir alternatif vardı. Nispeten nefes aldırıyordu. Şimdi onun da olmaması basın ortamını genel olarak çaresiz bıraktı.

İktidara yakın basın organları, şirket ilanlarından tutun da resmi ilanlara kadar farklı yöntemlerle ekonomik olarak destekleniyor. Biz de resmi destek alıyoruz ama bu destek belli bir kat sayısı üzerinden sınırlandırılıyor. Sonuç olarak arkasında güçlü bir ekonomik destek olmayan yayın organları dijital ortama itiliyor.

Sıraladığım nedenleri göz önüne aldığımızda fiyat artırmak ya da sayfa sayısını düşürmek arasında sıkıştık. Alım gücü düşük okurlarımız da var. Fiyat artırmak bizin için çok zor bir tercih olacaktı. Bu süreci 12 sayfa olarak geçirip tekrar 16 sayfaya geçmeyi planlıyoruz.

Aynı gün evrensel.net’in ara yüzünü yenilediniz. Dijital yayına mı ağırlık vereceksiniz?

İnternet sitesinin ara yüzünü yenilemek için çalışmalar devam ediyordu. İkisinin aynı güne gelmesini biz planlamadık, tesadüf oldu. Bu durum internet sitesine ağırlık vereceğimize dair bir işaret değil.

İnternet sitesi için ekibimiz, dijital ortama dair tüm yenilikleri yakından izleyip siteye uyarlıyor. Sürekli kendini yenilen bir hâldeyiz. Aslında basılı gazeteyle internet sitesinin birbirini tamamladığı yerden bakıyoruz. Biri diğerinin yerine geçmeyecek.

İlginizi çekebilir:  Danimarkalı podcast yapımcısı Sommer: Tutkulu olun, cesur olun, orijinal olun

Tiraj düşüklüğü ve döviz kuruyla yükselen kâğıt fiyatlarına rağmen basılı olarak yayın yapmanızdaki sebep nedir?

Bugün dünyada hâlâ geçerli olan basılı gazete hikâyesi var. İnsanlar internette istedikleri habere ulaşabiliyor ama, gazeteyi çevirme alışkanlığı ortadan kalkmadı. Henüz basılı gazetenin nostalji olduğunu söyleyemiyoruz.

Dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi Türkiye’de de sabah işe giderken, otobüste, trende, gemide basılı gazete okuma alışkanlığı devam ediyor. Önceden basılı gazetede “Gazeteci okura göre dünyayı bir gün önceden yaşar” diyebiliyorduk fakat internet bunu kırdı. Dolayısıyla basılı gazete daha özgün içerikler yaratmak zorunda. Evrensel’i hikâyesi ve arka planı olan haberlerle, özgün içeriklerin hâkim olduğu bir gazeteye dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

Evrensel.net’in okunma oranlarından ve e-gazete aboneliklerinden memnun musunuz?

İnternet izlenme oranımız hiç fena değil. Yaptığımız araştırmalarda mobil olarak girişlerin fazla olduğunu gördük ve buna yönelik sitenin ara yüzünde yenilik yaptık.

Kısa bir süre önce Uluslararası Basın Enstitüsünün (IPI) çalışması için Berlin’deydim. IPI, Cumhuriyet, Evrensel ve BirGün’e ilişkin olarak e-gazete aboneliği çağrısı yapıldı. Yeni Yaşam ve Agos e-gazete olarak çıkmadığı için bu çağrının kapsamına giremedi. Aslına bakarsanız e-gazete aboneliği kampanyasından istediğimiz elde edemedik. E-abone profilimize baktığımızda; işçi, akademisyen, gazeteci, sanatçı, bilim insanı olduğunu görebiliyoruz. E-abonelik destekleri çoğu zaman “Bu gazetelerin yaşaması lazım” duygusuyla veriliyor. Bu duruma dair deneyim üretmeye çalışıyoruz.

12 sayfa, Evrensel’in vermek istediği haberler için yeterli olacak mı?

Görece bir sınırlama sağladı ama bunu çok hissettirmemeye çalışıyoruz. Spor, toplum ve yaşam haberleri günün haber yoğunluğuna göre arka sayfada yer değiştiriyor. Oysa her biri için Evrensel’in baktığı yerden ayrı sayfa ayırmak lazım. Diğer yandan Türkiye’de ajans haber dili yerleşmiş durumda. Haber, flaştan başlayarak çoğu zaman kendini tekrarlayarak ilerliyor. İki bin vuruşta yazılabilecek haber dört bin vuruşta yazılıyor. Muhabir ve editörlerimiz daha da yetkinleştirerek sayfaları ekonomik kullanacağımız bir düzene ihtiyacımız var.

Basılı Evrensel’e kaç yıl ömür biçersiniz?

Buna hayat yanıt verebilir. Hâlâ basılı gazetenin bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Basılı gazetenin zorluklarını düşünürsek, Gramsci’den “Aklın kötümserliği iradenin iyimserliği”ne geliyoruz. Bizim için zor olabilir ama bunu keyifli hâle getirebilecek bir ekiple çalışıyoruz. Evrensel’i anlamlı kılan, basılı Evrensel’i bir ihtiyaç hâline getiren durumlar var olduğu sürece, hayat bizden bu yanıtı istediği sürece onu basılı olarak yanıtlayacağız.

Basılı gazetenin ihtiyaç olduğunu neye dayandırıyorsunuz?

Habere ulaşmak için interneti, cep telefonlarını seçen pek çok insan var ama, diğer yanda gazeteyi çevirerek okuma, kenara koyma belki sonra tekrar dönüp bakma alışkanlığı devam ediyor. Bu alışkanlık sürdüğü sürece, okurun basılı gazeteyle anlamlı bir ilişkisi olduğu sürece Evrensel iki türlü de var olacak diyebilirim.

Seda Karatabanoğlu
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden mezun oldu. Gazeteciliğe Cumhuriyet gazetesinde muhabir olarak başladı. Ardından çeşitli internet sitelerinde editörlük yaptı. Serbest gazetecilik yapmakta.