Ne Okuyoruz

Evden çalışmak, sporsuz spor gazeteciliği, dijitaldeki düşmanlar

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan herkese selam!

Bu haftanın “Ne Okuduk” bölümünde de koronavirüs etkisi devam ediyor. Pandeminin spor gazeteciliğine etkisi bunların arasında en ilginci. Ama Washington Post’un veri görselleştirme işini ve Çin’deki çevre gazeteciliği tecrübelerini de gözden kaçırmayın.

Haftanın odağında ise evden çalışma konusu var. Tüm bu yaşananlar birçok kişiyi evden çalışmaya zorladı. Ben de hem kendi tecrübelerimi hem de diğer faydalı rehberleri sizler için derledim.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Haftaya görüşmek üzere.

—Ahmet Alphan Sabancı

Ne okuduk

WAPO’DAN VERİ GÖRSELLEŞTİRME DERSİ: Gazeteciler için veri görselleştirmenin önemi özellikle karmaşık ve bilimsel konular gündem olduğunda kendisini daha da belli ediyor. Şu anda yaşadığımız COVID-19 pandemisi de sanırım insanların bilimsel konuları okumaya en çok ihtiyaç duyduğu zamanlardan birisi. Bu konuları herkesin anlayabileceği bir şekilde anlatabilmek toplum sağlığı için de büyük önem taşıyor.

Washington Post, geçtiğimiz hafta derslerde kullanılabilecek kadar iyi bir veri görselleştirme örneği yayınladı. Sosyal mesafelendirme konusunun neden önemli olduğunu ve bir pandemiyi nasıl yavaşlatabileceğini her okur için o anda gerçekleşen dört farklı simülasyon ile anlatan haber, konuya dair hiçbir teknik kavrama hakim olmayan birinin bile anlamasını sağlayacak kadar basitleştirmiş. Veri görselleştirmenin doğru ve etkili bir şekilde kullanıldığında ne kadar güçlü bir gazetecilik aracı olabildiğinin bundan daha iyi bir örneği olamaz sanırım.

ÇİN’DE ÇEVRE GAZETECİLİĞİ YAPMAK: Başka ülkelerdeki gazetecilik tecrübelerini okumak ve öğrenmek birçok anlamda eğitici olabilecek bir tecrübe. Özellikle de siyaset dışındaki alanlarda uzmanlaşan gazetecilerin tecrübeleri bu konuda çok değerli.

Bu yüzden CJR’da yayınlanan bu yazıyı büyük bir keyifle okudum. Çin’de çevre gazeteciliği yapan yerel gazetecilerin tecrübelerini anlatan metin, yalnızca çevre gazetecilerine Çin’in zaman içerisinde değişen yaklaşımını göstermekle kalmıyor, Çin’de gazeteciliğin nasıl işlediğini ve nasıl algılandığını da görmenizi sağlıyor.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN DİJİTALDEKİ DÜŞMANLARI: Basın özgürlüğüne karşı saldırılar ve baskı yöntemleri dünyanın hemen her yerinde bir sorun. Gözetim ve tacizden yalan haberlere kadar birçok farklı yöntem özellikle dijital teknolojilerin gelişmesi ve yaygınlaşması ile gazetecilerin en büyük dertlerinden birisi oldu.

Reporters Without Borders’ın hazırladığı özel rapor, dört farklı yöntem odağında basın özgürlüğünün dijitaldeki en büyük düşmanlarını derlemiş. Taciz, devlet sansürü, bilgi kirliliği ve gözetim başlıkları altında en ağır saldırıları gerçekleştiren kurumları ve kişileri derleyen bu rapor, aynı zamanda basın özgürlüğüne saldırı konusunda geliştirilen yeni dijital taktikleri de toplu bir şekilde gösteriyor.

YAZACAK BİR ŞEY YOKKEN SPOR GAZETECİSİ OLMAK: Bildiğimiz üzere koronavirüs salgını ile neredeyse dünyadaki tüm spor aktiviteleri ve ligleri durduruldu. Bunun en büyük yan etkilerinden birini de spor gazetecileri yaşıyor. Her ne kadar spor etrafında yazılabilecek birçok şey olsa da, ligler devam etmediği ve sporcuların hiçbir şey yapmadığı bu dönemde yazacak bir şeyler bulmaları zor olacak.

NiemanLab’de yayınlanan bu yazı da konuya ABD’deki spor gazetecilerinin gözünden bakmış ve onların bulduğu çözümleri ve korkularını anlatmış. Ellerinde daha fazla zaman olan gazetecilerin podcast denemelerine girişmesi gibi pozitif örneklerin yanında, sporcular ile muhabirler arasına giren mesafenin normalleşerek gelecekte de devam etmesinden korkuyor olmaları gibi çekinceleri var. Görünen o ki spor gazetecileri de bu süreçte geleceği ve yaptıkları işe daha farklı yaklaşımları düşünmek zorunda kalacak. 

KISA KISA: 

COVID-19 salgını ABD’deki yerel ve alternatif medyayı sert bir şekilde vurmaya devam ediyor.

İlginizi çekebilir:
COVID-19 özel bülteni

Bu süreçte gazetecilerin kendilerini ve haber odalarını korumaları için sürekli olarak geliştirilen “The Newsroom Guide to COVID-19” rehberini elinizin altında tutmanızda fayda var.

Bellingcat koronavirüs dolandırıcılarının Facebook ve YouTube’da nasıl saklandıklarını anlatıyor.

ABD’deki yeni tık avcılığı modası: Ağlayan gazeteciler. (Maalesef ciddiyim.)

Burcu Karakaş COVID-19 sürecinde sağlıklı bir gazetecilik yapmak için dikkat edilmesi gerekenleri MLSA’nın sitesinde yazdı.

Bu süreçte zihninizi rahatlatacak okumalar arıyorsanız, burada güzel bir derleme var.

Poynter, News University arşivindeki derslerin bir kısmını geçici süreliğine ücretsiz hâle getirdi.

Çinli gazeteciler, COVID-19 üzerine haber yaparken öğrendiklerini GIJN’da yazdı.

Fotoğraf: Thought Catalog

Haftanın odağı: Evden çalışmak

Gazetecilik genellikle dışarıda olmakla, haberin peşinden koşmakla eş görülüyor. Bunda elbette klasik gazeteci algımızın ve sıklıkla haber denildiğinde aklımıza gelen konuların hep “dışarıda bir yerlerde” gerçekleşiyor olmasının etkisi büyük. Ama hem gelişen teknoloji hem de haber konularının çeşitliliği ve bunlara erişmenin kolaylaşması, üstüne de serbest gazeteciliğin yükselişe geçmesi evden çalışmayı gazeteciler için daha mümkün kıldı.

Her ne kadar serbest çalışanlar için doğal durum evden çalışmak olsa da, birçok kişi için şu anda tamamen yeni ve alışması zor olabilecek bir süreç. Özellikle de normal zamanlardaki gibi bilgisayarı çantaya atıp bir kafede oturup yazmak mümkün değilken. Bu yüzden hem genel bir kaynak olması hem de şu anda evden çalışmaya mecbur kalanlara yardımcı olması için kimi faydalı kaynakları ve yazıları derledim. Aşağıdaki listede hepsini bulabilirsiniz.

Bunun yanında uzun yıllardır evden çalışıyor olmanın getirdiği tecrübeden kimi önemli noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunların başında evden çalışmanın herkes için ideal bir kuralı olmadığı geliyor. Kimileri için sıkı bir düzen ve neredeyse ofis sistemi kurmak işe yararken, kimileri daha esnek ve rahat bir düzende daha verimli olabiliyor. Hatta farklı zamanlarda farklı şekillerde çalışmak bile daha iyi gelebilir. 

Bu yüzden verebileceğim en önemli tavsiyelerden biri nasıl rahat ediyorsanız o şekilde çalışın demek, çünkü evden çalışmanın en güzel yanı bu. Doyasıya kullanın bu güzelliği.

Bir diğeri de evinizi paylaştığınız kişiler ile iş konusunda sağlıklı bir iletişim kurmanız. İnsanlara evden çalışmayı veya bilgisayarın başına geçtiğinizde iş yaptığınızı anlatmak her zaman kolay olmayabilir. Eğer bu konuda en başından sağlıklı bir iletişim kurup size saygı göstermelerini sağlarsanız her şey çok daha kolay olacaktır.

Eğer düzenli olarak evden çalışıyorsanız veya evden çalışacak bir kariyer planlaması yapacaksanız ekipmanlarınız çok önemli. Bu konuda atacağınız her adımı ciddi bir şekilde gözden geçirmeniz ve bir iş yatırımı olarak görmeniz lazım. Çünkü kötü bir ekipman kolayca tüm motivasyonunuzu alt üst edebilir.

Son olarak, belirli bir rutininiz olması veya planlı olmak daha iyi çalışmanızı sağlıyorsa bunu uygulamaya koyun. Ama evden çalışmak bazen sürprizleri veya beklenmedik işleri de beraberinde getirebilir. Bu yüzden bu planları esnek ve hızlı değişimlere adapte olabilecek şekilde yapmanızda fayda var.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü ve yayın kurulu üyesi. Serbest yazar ve araştırmacı. Çalıştığı alanlar içerisinde felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, medya çalışmaları, medya trendleri, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu bulunuyor. Yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Koronavirüs haberi yapacak gazetecilere 5 öneri

Önceki içerik

Koronavirüs çevrim içi trafiği artırdı

Sonraki içerik