Sosyal Ağ ve Kitle

Dijital diplomasi ve dış politika haberciliği

    0

    Günümüz dünyasında sosyal ağlar ve mobil teknolojiler aracılığıyla internet ortamında sanal bir dünya oluşturuldu. Bu yıl We Are Social’ın 2020 raporuna göre dünya nüfusu 7.75 milyar olmakla birlikte toplam nüfusun 4.54 milyarı mobil cihaz kullanıyor. Yine aynı rapora göre dünya nüfusunun yüzde 59’unun internet kullanıcısı, yüzde 49’unun da sosyal medya kullanıcısı olduğu saptandı.

    Sosyal medya ile mobil teknolojilerin kullanımın bu kadar artması ve peş peşe yaşanan teknolojik yenilikler yaşamımıza yön verirken iletişim alanına da yeni nosyon ve terimler girdi. Bu nosyonlardan biri de kamu diplomasisinin yerini almakta olan dijital diplomasi. Peki dijital diplomasi nedir?

    Dijital diplomasi nedir?

    Dijital diplomasi kısaca dış politika meselelerini internet aracılığı ile ele alıp çözüm üretme yöntemi olarak tanımlanabilir. Bu yeni metot ile hedef kitlelerin yerini bireyler almakla birlikte monolog değil etkileşimli bir süreç yaşanıyor. Devletlerin veya devlet dışı aktörlerin (BM, OPEC, AB) sosyal ağlar üzerinden diyalog oluşturup yabancı kamuoylarına bilgi iletmesi de bu etkileşimli sürecin bir parçası.

    Etkileşimli bu yeni yöntem uluslararası siyaseti ve dış politika haberciliğini yeniden şekillendirmeye başladı. Günümüzde devletler veya devletlerin yöneticileri Twitter, Facebook gibi sosyal ağlarda oluşturulmuş sanal dünyayı da dikkate alarak buna uygun olabilecek dijital diplomasi ve taktikler geliştiriyor. Gelişmiş ülkelerin liderleri sosyal ağlar aracılığıyla paylaştıkları bir ileti ile gelişmekte olan veya gelişmemiş ülkelerin ekonomilerini bile hedef alabiliyor. Örneğin ABD Başkanı Donald Trump dijital diplomasi yöntemini en çok kullanan devlet lideri denebilir. ABD Başkanı Trump, 2016 yılında Türkiye’de tutuklanan ABD’li rahip Andrew Brunson’ın tutuklanması ile ilgili problemin çözümü konusunda dijital diplomasi yöntemini kullandı. Başkan Trump, 2018 yılında sosyal paylaşım sitesi üzerinden Türkiye’ye ekonomik yaptırım uyarısında bulunurken Türkiye de bu iletiye sert tepki göstermiş ve bu restleşme sonucunda o dönem dolar kuru 7 TL’ye kadar çıkarken süreç içerisinde Brunson’a verilen tahliye kararı ile birlikte dolar kuru 6 TL’nin altına inmişti.

    Sosyal paylaşım siteleri üzerinden paylaşılan bir ileti ülke ekonomilerini bile sarsarken bu yeni yöntemden dış politika haberciliği nasıl etkilenecek?

    Dijital diplomasinin dış politikaya etkilerinin nasıl olacağına dair görüşüne başvurduğum mesleğini Deutsche Welle’de sürdüren Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Can Ertuna, dijital diplomasinin dış politika haberciliğini uzun süre önce etkilemeye başladığını ifade ediyor. Dr. Can Ertuna, “Artık diplomasi muhabirleri alanlarındaki birçok resmi kuruluş ve diplomatın sosyal medya hesabını takip eder halde. Buralardan ‘son dakikalar’ yazdırılıyor. Resmi açıklamalar yer yer buralardan yapılıyor, hatta bilgi belge paylaşımı için bu platformlar kullanılıyor. Diğer her alanda olduğu gibi WhatsApp grupları diplomatların en sevdikleri uygulamalar arasında, elbette özel haber sızıntıları hariç,” diyor.

    Gazetecilerin daha önce kolaylıkla erişemeyecekleri kişilere dijital platformlar yardımıyla yazılı, sesli hatta görüntülü de erişebileceklerini belirten Dr. Ertuna, “Diplomasinin de kendi mesajının kapsamını genişletmek ve etkisini artırmak için saygın gazetecilerin paylaşmasına ve o mesajları daha da ‘görünür’ kılmasına ihtiyacı var. Örneğin büyük uluslararası bilgi ve veri sızıntılarının da artık bilgisayarınız üzerinden haberleştirebileceğiniz şekilde gerçekleştiğini hatırlatalım. Yani artık parktaki bankta yanınıza oturan trençkotlu adam size belge dolu bir çanta vermiyor. Dolayısıyla kurumların açıklamalarını takipten, diplomatlarla kurulan ilişkilere, sızıntı haberciliğine kadar birçok habercilik faaliyetinin dijitale kaydığını söylemek mümkün. Fakat hâlâ unutulmaması gereken önemli bir konu, yüz yüze ilişkinin önemi. Yani bizzat tanışmadığınız bir kişiyi salt dijital ortamda tanıştınız diye haber kaynağı ya da güvenilir bir kanal olarak kabul edip paylaşımda bulunmak bence mümkün değil ve güvenin tesis edilmesi için geleneksel temas yöntemleri hâlâ çok önemli,” diye ekliyor.

    Dijital diplomasi yöntemi devletler ve devlet liderleri arasındaki ilişkiyi çok riskli bir noktaya taşırken yazılan iletilerin sonucunda oluşacak tehlikeli bir savaşın yıkıcı sonuçlarının bile düşünülmediği bu yeni dönemde dış politika muhabirleri haber yazarken nelere dikkat etmelidir?

    Dış politika haberciliği alanında yeni dönemde haber yazan gazetecilerin dikkat etmesi gereken noktaları sorduğum Ertuna, “Öncelikle diğer her alanda olduğu gibi yazışmadan konuşmaya dijital güvenliğin sağlanması gerekiyor elbette. Malum, diplomasi en yoğun espiyonaj faaliyetinin yürütüldüğü alanlardan,” diyor ve ekliyor:

    “Evrensel gazetecilik kurallarının dijital ortamda da geçerliliğini koruduğunu unutmamak gerekiyor. Kaynağım güvenilir mi? Bu haberi ikinci bir kaynaktan doğrulattım mı? Bu gibi soruları sormaya devam etmek gerekiyor. Takip edilen sosyal medya hesaplarının gerçekten o kişi ve kuruma ait olduğundan emin olmak önemli. Maalesef sahte hesapların paylaşımlarından haber yapan gazetecilere denk geldik geçmiş dönemde. Bir de yeni medya haberciliğinde size ulaştırılan fotoğraf, görüntü, ses kayıtları konusunda temel doğrulama çalışmalarını yapmadan yayınlamamanız gerekiyor. Gazetecilerin zaman zaman belirli makamlara mesaj vermek ya da halkı yanıltmak için kullanıldıklarına da şahit oluyoruz. Bu kaynaklarınızla güven ilişkisini de sarsacağından elektronik, bilgi belge ve görsel işitsel malzemelerin haberleştirilmesi konusunda ek bir hassasiyet gerekiyor.”

    Gökhan Korkmaz
    Lisans eğitimini Beykent Üniversitesi İletişim Fakültesi Televizyon Haberciliği ve Programcılığı bölümünde tamamlamıştır. Beykent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yüksek lisansını “Türkiye’de Basın Özgürlüğü (2002-2017)” isimli tez konusuyla bitirmiştir. Akademik çalışmaları kapsamında kitap yazmıştır. Serbest Gazeteci ve akademisyen adayı.