Görsel: Eva Bee
Ne Okuyoruz

Basın özgürlüğü, gazetecilik yarışmaları, uzun haber takipleri

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan herkese merhaba!

Bu hafta “Ne Okuduk” bölümümüzde oldukça çeşitli bir liste var. Serbest gazetecilerin ekonomik zorluklarının ödüllere yansımasından başarılı gelir modellerine, kapı zili şirketinin haber editörü arayışından 2020 Nieman Fellows listesine kadar çeşitli haberler ve yazılar listemizde.

“Haftanın Odağı”nda ise basın özgürlüğü var. Dünya Basın Özgürlüğü Gününü ve Wikipedia’nın Türkiye’de engellenmesinin 2. yılını barındıran bir haftayı geride bıraktıktan sonra, en uygun başlığın bu olacağını düşündüm.

Sizi bültenle baş başa bırakmadan önce iki kısa duyurumuz var. İlki NewsLabTurkey’in artık bir YouTube kanalı var. Bu hafta açtığımız YouTube kanalımızda önümüzdeki dönemde birçok içerikle karşınızda olacağız.

İkinci duyuru ise bir araştırma hakkında. Genel yayın yönetmenimiz Sarphan Uzunoğlu ve akademisyen Mine Bertan Yılmaz, Türkiye’de podcast dinleyicileri üzerine akademik bir çalışma yürütüyorlar. Eğer podcast dinleyen biriyseniz ve biraz vaktiniz varsa katılımınızdan fazlasıyla memnun olurlar.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

Nieman Foundation for Journalism’in 2020 Fellow listesi bu görselle duyuruldu. (Kaynak)

Bu hafta ne okuduk?

GAZETECİLİK YARIŞMALARI NEDEN PAHALI?: Ülkemizde çok yaygın olmasa da, özellikle Avrupa ve Amerika’da gazetecilik yarışmalarının büyük bir yeri var. Gazetecilerin isimlerini duyurabilmelerinin yanı sıra verilen ödüller gazetecilere önemli maddi katkılar sunabiliyor. Yalnız bir sıkıntı var, bu yarışmalara giriş ücretleri epey yüksek.

Rose Eveleth, bu konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldığı yazısında özellikle bu tarz giriş ücretlerinin giderek artan serbest çalışan gazetecileri nasıl dışladığından bahsediyor. Özellikle kadrolu çalışan gazetecilerin bu konuda kurum desteği alıyor olmaları ve serbest çalışanların kendi cebinden bunu ödemek zorunda kalması en büyük sıkıntı. Gazeteciliğin ekonomik yapısının nasıl değiştiğini düşündüğümüzde, serbest gazetecilerin daha görünür olabilmeleri adına bu tarz konularda bir değişim kaçınılmaz görünüyor.

GUARDIAN VE WIRED’DAN GELİR MODELİ ÖRNEKLERİ: Gazetecilerin ve yayınların dijital çağda nasıl gelir elde edeceği ve sürdürülebilir bir sistem kurabileceği meselesi daima gündemimizde. Özellikle de her geçen gün bu konuda farklı deneyler görüyor olmamız, ideal formülün henüz bulunamadığının bir işareti. Fakat başarılı olan örneklere baktığımızda, yolun nereye gittiğini anlamak mümkün.

Bunlardan birincisi Guardian. Haberlerini ve yazılarını tamamen özgürce yayınlayan, bunun yanında okur desteği kampanyaları düzenleyen ve destekçilerine bunların yanında ekstralar veren Guardian, uzun bir sürenin ardından bu yıl ilk kez kâra geçtiğini açıkladı. Okurların desteğini istemek ve bunu özellikle herkesin habere ulaşmasını sağlamak için yapmak Guardian’ın okur kitlesi için ideal formül olmuş.

İkinci örnek ise Wired. Bir yıl önce ödeme duvarına geçiş yapan ve bunun yanında yeni aboneler için birçok özel kampanya sürdüren Wired, bunun meyvesini abone sayısının %300 artması olarak almış. Tecrübelerini detaylı bir şekilde anlattıkları yazıda, ayrıca en çok abone getiren yazılara dair de bir inceleme var.

OVERCAST PODCASTLERDEN ALINTI PAYLAŞMAYI GETİRDİ: Podcast dinleyenlerin ve üretenlerin en büyük sıkıntılarından biri beğendikleri bir bölümü ya da alıntıyı nasıl paylaşacaklarını bilmemeleri. Sosyal medya platformları ses dosyası paylaşmak için imkân vermiyor. Ayrıca imkân verse bile kim bölümü indirip istediği yeri kırpmakla uğraşır?

iOS kullanıcıları arasında favori olan Overcast isimli uygulama bunun için güzel bir çözüm üretmiş ve dinlediğiniz podcastlerden beğendiğiniz bölümleri 1 dakikaya kadar kesip sosyal medyaya ses linki ya da video olarak yollayabileceğiniz bir özellik getirmiş. Bu sayede Overcast üzerinden dinlediğiniz bir bölümde beğendiğiniz bir cümleyi kesip başkalarıyla da paylaşmanız mümkün. Ayrıca yalnızca kendi uygulamasına değil de diğer popüler podcast dinleme uygulamalarına da link veriyor olması çok güzel bir detay.

Konu podcastlerden açılmışken küçük bir duyuruyu da buraya ekleyelim. Medyapod ekibi, Kadir Has Üniversitesi ve Friedrich Ebert Stiftung işbirliğinde, Podcast Summit 2019 isimli bir etkinlik gerçekleştiriyor. 6-7 Mayıs tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleşecek bu etkinlikte podcast üzerine birçok şey konuşulacak. Katılım herkese açık ama kayıt olmakta fayda var. Her türlü bilgi ve kayıt için buradaki linki ziyaret edebilirsiniz.

KAPI ZİLİ FİRMASI EDİTÖR İŞE ALMAK İSTİYOR: Akıllı ev teknolojilerinin giderek yaygınlaşması, bu alandaki şirketlerin de giderek daha ilginç girişimlere atılması anlamına geliyor maalesef. Bunların arasında en tüyler ürpertici olan ise Amazon’un sahibi olduğu akıllı kapı zili şirketi Ring’den geldi.

İlginizi çekebilir:  Spotify ve podcast, kaynakları korumak, reklamdan sonra

Amazon’un iş ilanları sitesinde görebileceğiniz ilana göre, Ring için bir editör aranıyor ve görevi akıllı kapı zilinin çektiği ve kullanıcıların Neighbors uygulamasına yüklediği videolardan haberler ve benzeri içerikler üretmek. En azından söylenen kısmı bu kadar. İnsanların kapılarının önünde çekilen videolardan içerik üretip bunları haberleştirmek başlı başına sorunlu bir yaklaşım. Bir de bunun insanlarda yaratacağı korku ve “suç artıyor mu” algısını düşündüğünüzde durum daha da ciddileşiyor.

Özetle burada gördüğümüz açık bir şekilde bir şirketin etiği veya gazeteciliğin ne olduğunu anlamadan kendisine daha fazla gelir yolu bulmaya çalışmasının kötü bir örneği. 

UZUN BİR HABER TAKİBİNDE NE YAPMALI?: Haberin üretim süreci her zaman kolay ve hızlı olmuyor. Özellikle de kapsamlı bir araştırmacı gazetecilik işi yapıyor veya uzun soluklu bir haberi takip ediyorsanız motivasyonu korumak ya da sürekliliği sağlamak zorlaşabiliyor.

Tampa Bay Times’da çalışan Neil Bedi bu konuda oldukça zorlu bir tecrübeyi yakın zamanda yaşamış. Tecrübesini diğer meslektaşlarıyla paylaşmak ve nelerin kendisine yardım ettiğini anlatmak için de bu yazıyı kaleme almış. Hemen her gazeteci için faydalı olabilecek tavsiyelerin bulunduğu yazıda özellikle önemli bulduğum maddeler “Gerçekleştirmesi mümkün haftalık görev listeleri oluşturun” ve “Okurlarınıza karşı açık ve şeffaf olun”.

2020 NIEMAN FELLOWS LİSTESİ BELLİ OLDU: Gazetecilik alanındaki en önemli fellowshiplerden birisi olan ve Nieman Foundation for Journalism tarafından 80 yıldan uzun bir süredir dünyanın dört bir yanından yaptıkları işlerle öne çıkan gazetecilere verilen Nieman Fellows’un 2020 listesi açıklandı.

Birçok farklı ülkeden başarılı gazetecilerin yer aldığı listede, bu yıl Türkiye’den de bir isim var: Gülsin Harman Nieman Fellows’un 2020 yılındaki ekibinin bir parçası olmaya hak kazandı. Yaptığı başarılı gazeteciliğin bu şekilde ödüllendirilmesi hepimiz için çok mutlu edici bir haber. Kendisini tebrik ediyoruz.

RSF tarafından hazırlanan 2019 Dünya Basın Özgürlüğü haritası. (Kaynak)

Haftanın odağı: Basın özgürlüğü

Geride bıraktığımız hafta, basın ve ifade özgürlüğü açısından birçok önemli tarihi içerisinde barındırıyordu. 29 Nisan, Wikipedia’nın ülkemizde erişime engellenmesinin ikinci yıldönümüydü. 3 Mayıs ise BM tarafından Dünya Basın Özgürlüğü günü olarak ilan edilmiş bir gün. Fakat hem ülkemizdeki hem de dünyanın birçok farklı ülkesinde basının ve gazetecilerin yaşadığı baskı ve zorlukları düşündüğümüzde, bu günü kutlamadan çok neleri yitirmeye başladığımızı hatırlatmakla ve bunun karşısında gazeteciler olarak neler yapabileceğimizi düşünmekle geçiriyoruz.

Basın özgürlüğü dediğimizde, belki biraz da tecrübelerin getirdiği bir kiniklikle, bir boynuzlu attan bahsedildiği hissine kapılanların sayısı giderek artıyor. Etrafımıza baktığımızda da bunun sebebini anlamak pek de güç değil. Bir tarafta şirketlerin ve kâr amacıyla gazetelere yaklaşanların gazeteciler ve kurumlar üzerinde yarattığı baskı, diğer yandan devletlerin her fırsatta gazetecileri susturmak için ellerinden geleni yapması, diğer yandan bir alternatif özgür alan olabileceği düşünülen internetin durumu daha da zor (ve bazen kötü) hâle getirmesi, insanların basın özgürlüğünün varlığını sorgulamasına kaçınılmaz olarak neden oluyor.

Fakat tüm bunlara rağmen bu işi hakkıyla yapmaya çalışan, bir gazeteci gibi düşünmeye ve yazmaya her ne olursa olsun devam eden birçok insan var. Dünyanın dört bir yanında, farklı politik görüşlerde olsa da gazeteciliğin bir etiği ve savunulması gereken kuralları ve özgürlükleri olduğuna inanan ve bunun için elinden geleni yapan birçok insan var. Belki de bu günü en çok onlar için anmamız gerek.

Bu yüzden bu haftanın odağını basın özgürlüğü başlığına ayırdık ve sansürden gazetecilerin yaşadığı baskılara kadar birçok konuda basın özgürlüğüne dair bir derleme yaptık. İyi okumalar.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü, yazar, gazeteci ve çevirmen. Felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu üzerine çalışıyor. Yazılarının yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Journo, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Twitter kullanıcılarının yüzde 10’u tüm tweetlerin yüzde 80’ini atıyor

Önceki içerik

“Medyada yer almak için ya başarılı olmalı ya da yerlerde sürünmeliyiz”

Sonraki içerik