app-store-google-play-komisyon-ekonomi

“Apple vergisi” nedir?

Dünyada, telefon ve tablet gibi akıllı cihazlar için uygulama yapan milyonlarca geliştirici ve bunları indiren milyarlarca kullanıcı var. Bu ortamda geliştiricileri (arz tarafı) ve kullanıcıları (talep tarafı) bir araya getiren büyük iki “piyasa” var: App Store ve Google Play. Cihazlarının işletim sistemini “jailbreak” yaparak kırmamış kullanıcılar uygulamaları iOS’ta App Store’tan, Android’de Google Play’den indirmek zorundalar. Bu durum da Apple ve Google’a müthiş bir piyasa gücü veriyor. 

İki şirket de bu piyasa gücünü, App Store ve Google Play’deki alışverişlerden yüzde 30 gibi fahiş bir komisyon keserek, bir rant mekanizmasına çeviriyor. Yani siz herhangi bir uygulama için 30 lira ödediğinizde bunun 21 lirası uygulamayı geliştirene, 9 lirası Apple veya Google’a gidiyor. App Store ve Google Play’in buradaki ekonomiye hiçbir katkıları olmadığını söylemiyorum tabii ama sadece alışverişe aracılık eden Apple ve Google’ın fatura ettiği yüzde 30’luk bu oran, kabul edelim, kulağa biraz fazla geliyor. 

Yüzde 30, serbest fiyat rekabeti koşullarında belirlenmiş bir oran değil. Yüksek bir marjinal maliyete istinaden konmuş bir oran da değil. İki şirketin hizmet bedelini yüzde 30 olarak belirlemesi de tesadüf olamayacağına göre, Apple ve Google’ın duopol gibi gözüken bu piyasada bir kartel kurarak tekel fiyatı belirlediklerini söyleyebiliriz.

İşte bu yüzde 30 kesintiye Spotify CEO’su Daniel Ek “Apple vergisi” diyor. Gerçekten de 10 liralık bir alışverişten esas işi yapanlar 7 lira alırken, Apple veya Google Play’in 3 lira alması makul bir hizmet bedeli olmaktan çok, mafyavâri bir komisyonculuğa benziyor. Geliştiriciler ile kullanıcılar arasındaki köprüyü tutup, gelip geçenden yüzde 30 haraç kesmek gibi. Böyle bir iş modeli Apple ve Google’ı birer teknoloji şirketinden çok komisyoncu yapıyor. Geliştiriciler, uygulamalarını kullanıcılara ulaştırmak için bu iki aracıya muhtaç olduklarından belirlenen bu fiyata karşı çıkamıyor.

2019 yılının Mart ayında Spotify, bu astronomik komisyon meselesini Avrupa Komisyonu’na taşıyarak Apple hakkında bir şikâyette bulunmuştu. 2020 yılının Ağustos ayında da Fortnite oyununun yapımcısı Epic Games yine aynı gerekçeyle bir dava başvurusu yaptı. Fortnite, ücretsiz indirilen bir oyun olsa da uygulama içi satın almalardan ayda 34 milyon dolar civarı bir hasılat elde ediyor. Bunun yüzde 30’u, bu hasılatın üretilmesinde neredeyse hiçbir anlamlı rolü olmayan, Apple ve Google’a gidiyor.

Son yıllarda Spotify ve Netflix gibi büyük şirketler Apple’ın IAP (In-App Purchase) sisteminden çıkarak abonelik işlemlerini web sitesi üzerinden almaya başladı. Fakat bunu yaparken, yine Apple’ın işi yokuşa sürdüren kuralları gereği (Developer Guidelines 3.1.1), mobil uygulamada iOS dışından abonelik için bir bağlantı ya da bilgilendirme veremiyorlar. Bu da kullanıcılara zorluk çıkarmaktan başka bir işe yaramıyor. Yani icabında App Store’un etrafından dolaşılabiliyor ama bu, kullanıcılar için zahmetli; geliştiriciler için de dezavantajlı bir yol. 

Öte yandan, Fortnite tarzı oyunlar Spotify ve Netflix’in yaptığı gibi hile yoluna da gidemiyor. Bu yüzden Epic Games, Apple ve Google’dan izin ve onay almadan, oyun içine indirimli bir ödeme sistemi koymuştu. Fakat bu ödeme sistemi iki şirketin de IAP yönetmeliğine aykırı olduğu için, adeta para basan Fortnite oyunu App Store ve Google Play’den kaldırılmıştı.

Tüm bu hukuki gaz ve toz bulutunun arkasında tekelleşme var. Bu problemin çözümü piyasa rekabeti mi? Olmayabilir. Çünkü bu gibi piyasalar, bir bakıma, iktisadi açıdan mantıklı ve kullanıcılar için pratik olduğu için tekelleşiyor zaten. Yani bir kullanıcı olarak ben 20 farklı uygulama dükkânı olsun istemem. Mümkünse hepsi bir arada olsun, ben istediğim kategoriden istediğim bir uygulamayı tek ekranda bulabileyim. Dolayısıyla burada problem tekel (ya da kartel) olması değil, tekelin kâr maksimizasyonu hedefiyle çalışan özel bir şirket olması. Yoksa kooperatif veya kamusal bir kurum bu “uygulama dükkânı” hizmetini maliyetini çıkaracak şekilde yüzde 3-5 gibi sembolik oranlarla verebilir.

Subscribe
Bildir
guest
2 Yorum
Oldest
Newest Most Voted
Inline Feedbacks
View all comments
tolga
tolga
14 gün önce

Bu kadar işi bilmeden, bu kadar sallama bir yazı yazmanızı gerçekten çok yadırgadım. Sitenizi takipten çıkartıyorum. Sizleri yanlış kanılarınızla ve Daniel Ek gibi milletin datası üzerinden karnını doyuran, müzik yapımcılarına (para değil) zarar veren, ücretli kullanıcılarına bile teneke gibi rezalet bir ses kalitesi ile dijital müzik hizmeti sunan (sunduğunu iddia eden) oyun bozanlara ve Epic games CEO’su gibi şuursuzlara inanmaya devam etmenizi temenni ediyorum.

Anıl Aba
Anıl Aba
12 gün önce
Reply to  tolga

Bu yazı Spotify ve Epic Games’i savunmak için yazılmadı. Zira yıllık 7 milyar dolar gelirin sadece yüzde 35’ini müzisyenlerle paylaşıyor. Daniel Ek, Spotify sayesinde elde ettiği 3,3 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zenginleri arasına girdi. Spotify ve Epic Games’in kendi içlerindeki sömürü düzenleri ayrı konular. Ama “Apple vergisi” konusunda Spotify ve Epic Games haklı taraftalar, yüzde 30 fahiş bir komisyon oranı. Spotify ve Epic Games’in başka hususlarda kötü olması bu hususta da onları haksız, ya da Apple’ı haklı yapmaz.

İlginizi çekebilir