Ne Okuyoruz

50:50 projesi, stil kılavuzları, Fransa medyasında kutuplaşma

0

NewsLabTurkey Ne Okuyor’dan Herkese Merhaba!

Bu hafta “Ne Okuduk” bölümümüzde birçok farklı alana değinen yazılar var. Podcast sektöründeki son gelişmelerden medyadaki cinsiyetçilik sorununa, Fransız basınındaki kutuplaşmadan Guardian’ın stil kılavuzu değişikliklerine kadar geçtiğimiz haftanın gündeminden birçok farklı konuyu göreceksiniz.

“Haftanın Odağı”nda ise stil kılavuzları var. Gazetecilik için en önemli araçlardan birisi olan bu kılavuzları ve bunların önemini anlattığımız bölümde ayrıca birkaç köklü yayının kılavuzlarını da derledik.

Şimdilik benden bu kadar. Görüş ve önerilerinizi her zaman bekliyoruz.

Haftaya görüşmek üzere!

—Ahmet A. Sabancı

İklim krizi giderek daha da büyüyen ve insanlık için varoluş riskine dönüşen bir sorun. Gazetecilerin de konuyu bu ciddiyetle ele alması gerekiyor. (Alexander Grir/AFP/Getty Images)

Bu Hafta Ne Okuduk?

GOOGLE’DA PODCASTLER ARTIK DAHA GÖRÜNÜR: Bildiğimiz gibi Google’da yaptığınız aramalar içerik türüne göre birçok ek özellikle karşımıza çıkabiliyor. Bir filmi ya da ülkeyi aradığınızda detaylı bilgileri içeren özel bir bölüm veya bir şarkıyı aradığınızda doğrudan şarkının klibini izleyebiliyorsunuz.

Artık bunların arasına podcastler de dahil oldu. Google’ın geliştirdiği bu yeni özellik ile aradığınız podcastin en son bölümlerini yanlarında doğrudan dinlemeye başlayabileceğiniz bir oynat butonuyla birlikte görebileceksiniz. Bu sayede insanlar Google’da doğrudan aradıkları podcastin nasıl bir şey olduğunu deneyimleyebilecek.

Podcast dünyasında yaşanabilecek gelişmeler konusunda şüpheci olanlar da var. Rebel Base Media’nın CEO’su Mark Asquith bu isimlerden birisi. Yazısında bu durumun insanların podcastleri için “SEO kasmaya” başlamasına ve bu görünürlükten faydalanmak adına —daha önce haber sitelerinde de gördüğümüz gibi— kaliteyi önemsememeye başlamasına neden olmasından korkuyor. Ki maalesef bu korkusunda haklı çıkma ihtimali de yüksek.

BBC’NİN 50:50 PROJESİ İŞE YARIYOR: 2017 ve 2018’de, İngiltere’de hükümetin aldığı kararla BBC’nin harcamalarını kamuya daha açık hâle getirmesiyle kadın ve erkek çalışanların arasında yaptıkları ayrımcılığın daha görünür hâle gelmesi, BBC açısından bu konuda bir dönüşüm sürecinin de başlamasını sağlamıştı. 2018 Nisan ayında başlayan 50:50 isimli projeleriyle cinsiyet ayrımcılığına dair her şeyi BBC’den temizlemeyi hedeflediklerini açıkladılar.

Başlamasının üzerinden geçen bir yılın ardından, projenin etkileri ve neler yaptıkları üzerine kapsamlı bir rapor yayınlandı ve rapor oldukça pozitif. Birçok konuda aşama kaydedildiği ve harekete geçildiği raporda görülebiliyor. Bunun gösterdiği en önemli şey ise, ne kadar kalıplaşmış ya da “artık bu sektörde bir şey değişmez” diye düşünülse bile, aslında değişimin mümkün olduğu. BBC gibi köklü bir kurum bile bu konuda kendisini geliştirebiliyor ve hatalarını düzeltebiliyorsa, kimsenin yapamam demesi mümkün olmamalı. 

50:50 projesinin geçtiğimiz bir yılda neler yaptığını merak ediyorsanız, raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. (PDF)

GUARDIAN REHBERİNDE İKLİM GÜNCELLEMESİ YAPTI: Gazetelerin ve gazetecilerin yazdıkları konuya dair hangi kavramları tercih ettikleri hem konunun hangi açıdan algılanacağı hem de okur üzerinde nasıl bir etkisi olacağı konusunda büyük bir önem taşıyor. Bu yüzden de birçok büyük yayın kendileri için yazacak gazetecilere yol gösterecek “stil kılavuzları” hazırlıyor ve bunları düzenli bir şekilde güncelliyor.

Guardian da böyle bir kılavuza sahip ve en son yaptıkları güncelleme ile iklim krizi konusunu bundan sonra daha da ciddi bir şekilde ele alacaklarının işaretini verdiler. İklim krizi konusunu durumun ciddiyetine daha uygun bir şekilde ele almak için yapılan güncelleme ile “iklim değişimi” yerine “iklim krizi/çöküşü/acil durumu” ve “küresel ısınma” yerine “küresel ısıtma” kavramlarını kullanacaklarını açıkladılar. Değişiklikler arasında “bioçeşitlilik” yerine ”vahşi hayat”, “balık stokları” yerine “balık nüfusu” ve “iklim şüphecisi” yerine “iklim bilimi inkârcısı” kavramlarının kullanımı da var.

Eğer incelemek isterseniz Guardian’ın stil kılavuzunun tamamına buradan erişebilirsiniz.

FRANSIZ BASINI İLGİNÇ BİR ŞEKİLDE KUTUPLAŞIYOR: Popülist hareketler, internet ve sosyal medyanın etkisi ile kutuplaşma hemen her ülkenin gündeminde. Fakat tüm bu aktörlerin oynadığı rol ve etki etme biçimleri ülkedeki medyanın ve toplumun yapısına göre ciddi değişimler gösterebiliyor. Buna dair ilgi çekici örneklerden birisi de Fransa.

İlginizi çekebilir:  Yaşlılar ve medya okuryazarlığı, yerelde dijital gazetecilik, teknoloji eğitimi

Başlangıçta Fransa’da yalan haberlerin ve yanlış bilginin etkisini araştırmak için yola çıkan bir çalışma, Fransa’da elit medya ve periferinin ilişkisini ve bunun yaratabileceği riskleri gösteren bir sonuçla karşımıza çıkıyor. Çalışma Fransa’daki köklü ve elit medyanın ulusal gündemi belirleme konusunda hâlâ çok güçlü olduğunu gösterse de, bunun yaratabileceği riskleri de gösteriyor. 

Özellikle değinilen önemli bir nokta da, elit medyanın politikayı hâlâ “olması gerektiği gibi” düşünüp ele alarak popülist hareketleri ve değişen politik dalgaları anlamakta zorlanması ve bunun da onların periferideki medyaya itilmelerine sebep olabiliyor olması. Çalışma özellikle medya ve kutuplaşmanın farklı ülkelerde nasıl geliştiğini merak edenler için çok önemli veriler içeriyor. 

DİJİTAL GAZETECİLİK İLE GAZETECİLİK AYRILMALI MI?: Başlıkta kastettiğim fiziksel ya da sektörel bir ayrım değil, daha akademik bir ayrım. Her ne kadar gazeteciler ile gazetecilik alanında çalışan akademisyenler arasındaki ilişki her zaman sevgi dolu olmasa da, iki alanın da birbirinden vazgeçemeyeceği bir gerçek. Bu yüzden de akademik alanda olan bitenleri gazetecilerin de takip edip bu tartışmalara dahil olmaları önemli.

Digital Journalism isimli akademik derginin yeni sayısı tamamıyla dijital gazetecilik çalışmaları alanını tanımlamaya ve bu alanı geleneksel gazetecilik çalışmalarından ayırmalı mı sorusunu cevaplamaya odaklanmış. Böyle bir eğilimin doğmasına sebep olan en önemli mesele ise dijital gazeteciliğin üretimi, sorunları ve eğitimi konusunda giderek geleneksel gazetecilikten ayrılmaya ve kalabalık bir alan olmaya başlıyor olması. Böyle bir ayrımın —eğer gerçekleşirse— neler getireceğini kestirmek güç ama üniversitelerde dijital gazetecilik odaklı bölümlerin açılması ve bu odakla akademik eğitimlerin başlaması gibi bir durumla karşılaşacağımız kesin. Hem bu sayede kendisini geliştirmemek ve günceli yakalamamak konusunda ısrar eden akademisyenleri de kendi hâllerine bırakabiliriz.

Dünyadaki en ünlü stil kılavuzlarından birisi olan AP Stylebook 2019’un kapağı.

Haftanın Odağı: Stil Kılavuzları

Bir gazetecinin kullandığı kavramlar, konuya dair tercih ettiği yaklaşımı gösterdiği gibi okurun da bu konuda nasıl bir yaklaşımı benimsemesi ve konuyu nasıl anlayacağı konusunda çok büyük etkiye sahip. Yalnızca bir haberi yazarken seçtiğiniz aktörler ve kaynaklar değil, konuyu anlatırken kullandığınız kelimeler ve kavramlar da ele aldığınız konunun nasıl algılanacağını ciddi bir şekilde değiştirebilir.

Bu yüzden de birçok haber kurumu stil kılavuzu adı verilen özel rehberler hazırlar. Bu rehberler kendileri için yazacak olan gazetecilerin yazılarında kullanacakları kısaltmalardan noktalamaya kadar birçok konuda yol göstericidir ve özellikle editörler için bu kılavuzlar büyük bir kurtarıcı görevi görür. Aynı zamanda bu kılavuzlarda hangi kavramın nasıl kullanılması gerektiği gibi bilgiler de yer alır ve bu bilgiler size aynı zamanda yayının haberlere ve dünyada olan bitenlere nasıl bir yaklaşım sergilediği konusunda da önemli bir yol göstericidir. Tıpkı Guardian’ın bültende ele aldığımız kılavuz değişiklikleri gibi.

Bu yüzden de stil kılavuzları gazeteciliğin en önemli araçlarından birisidir ve bu kılavuzları incelemek, bunlardan öğrenmek bir gazetecinin kişisel eğitimi için atabileceği en önemli adımlardan birisidir. Yalnızca çalıştığınız ya da çalışmayı umduğunuz yayınların kılavuzlarını değil, birçok büyük yayının erişilebilir hâlde olan kılavuzlarını okuyup incelemeli ve hatta burada gördüklerinizi sorgulamalısınız. Bu sayede kendinizi ve gazeteciliğinizi ciddi bir şekilde geliştirebilirsiniz.

Bu haftanın odağına stil kılavuzlarını aldık ve sizlere hem kimi büyük ve köklü yayının stil kılavuzlarının linklerini hem de stil kılavuzları konusunda yazılmış önemli yazıları derledik. İyi okumalar.

Ahmet A. Sabancı
NewslabTurkey Bülten Editörü, yazar, gazeteci ve çevirmen. Felsefe, insan hakları, teknoloji, bilgi güvenliği, gelecek çalışmaları ve bilimkurgu üzerine çalışıyor. Yazılarının yayınlandığı yerler arasında The Guardian, Journo, Global Voices, Daily Dot bulunuyor.

Veri haberciliği süreçleri için geliştirilen Workbench nedir? Nasıl kullanılır?

Önceki içerik

Story Spheres: 360 derecelik sesli hikâyeler anlatmak

Sonraki içerik