İçeriğe atla

Teknoloji Gazeteciliği

Çin Medya Semineri’nden notlar: Yapay zekâ, robotik teknolojiler ve saha izlenimleri

3 EYLÜL 2026

Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından organize edilen Küresel Güney’den Haber Yetkilileri ve Gazeteciler Eğitim Semineri’ne Bodrum Gazeteciler Cemiyeti adına 22 Haziran – 7 Temmuz 2026 tarihleri arasında katılma imkânı buldum.

Program kapsamında yapay zekâ, teknoloji ve Çin tarihine dair eğitimler alırken teknoloji ve medya alanındaki kurumlara saha ziyaretleri gerçekleştirdik. Ayrıca Çin Seddi ve Batı Xia Türbeleri gibi tarihi alanların yanı sıra Baijitan’ı da ziyaret ettik. Yaklaşık 14 gün süren seminerin kapanış töreninin ardından bize sertifika verildi. Süreç boyunca yaşadıklarımı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Yaklaşık dokuz saat süren uçak yolculuğunun ardından Çin’e indiğimizde bizi bir transfer aracı karşıladı. Aynı uçuş ile geldiğimiz Türkiye ekibi olarak otele bir saati aşkın bir araba yolculuğu ile ulaştık.

İlk günü otele yerleşip en yakın AVM’ye kısa bir yürüyüş ile tamamladık. Ertesi gün program açılış töreni ile başladı.

Açılış töreninde, Ulusal Radyo ve Televizyon İdaresi Uluslararası İşbirliği Dairesi Genel Müdürü Zhou Jihong, Çin Yayıncılık Uluslararası Ekonomik ve Teknik İşbirliği Şirketi (CBIC) Genel Müdür Yardımcısı He Dongbo ve CBIC Eğitim Dairesi Müdürü Pan Minghua konuştu.

Yayıncılık ekosistemi ve yapısal dönüşüm

Açılış töreninin ardından Çin Ulusal Radyo ve Televizyon İdaresi (NRTA) ev sahipliğinde yürütülen teorik müfredat kapsamındaki ilk derslerimize katıldık. Eşzamanlı sunulan verilerde, Çin’in GSMH’sının 1949 yılında 30 milyar dolardan 2024’te 17,8 trilyon dolara yükseldiği; ülkenin nüfusunun 1,4 milyar olduğu ve 56 etnik gruba ev sahipliği yaptığı aktarıldı. Bu rakamlar seminer kapsamında paylaşılan sunumda bu şekilde yer aldı.

Xi Jinping Thought on Culture vizyonu doğrultusunda şekillenen yayıncılık politikaları; merkez (CMG), eyalet, şehir ve ilçe olmak üzere dört kademeli bir yönetim modeli (4 tiers policy) üzerinden yürütülüyor. Doğu ve batı bölgeleri arasındaki ekonomik gelişmişlik farklarını kamu hizmetiyle dengelemeyi hedefleyen bu yapıda, yayıncılık artık sadece haber aktarımı ile sınırlı kalmayıp “haber sağlayıcı konumundan sosyal yaşam hizmet sağlayıcısına” dönüşüyor. İdari verimliliği artırmak amacıyla 83 frekans yeniden düzenlenirken 102 kanalın yayını kapatıldı. Güncel veriler itibariyle kablolu televizyon aboneleri 207 milyona, OTT (Over-The-Top / İnternet üzerinden yayın) kullanıcı sayısı ise 340 milyona ulaşıyor. Ayrıca derslerde Türk dizilerinin bölgedeki yüksek izlenme oranlarına da dikkat çekildi.

Eğilimler, içerik stratejileri ve mikro-dramalar

Dijital dönüşüm boyutunda HD standartlarından 4K ve 8K UHD teknolojilerine geçiş ile “Görsel-İşitsel Plus” yayıncılık modeli aktarıldı. “İçerik kraldır” (Content is King) ilkesi çerçevesinde To the Winter, Three-Body Problem (Üç Cisim Problemi) ve Nothing But Thirty gibi projeler üzerinden içerik çeşitliliğinin uluslararası pazardaki karşılığı örneklendi.

Tüketim alışkanlıklarında öne çıkan 15 dakikadan kısa, hızlı tempolu mikro-dramaların (Short drama) 2027 yılına kadar 100 milyon yuana (yaklaşık 14 milyon dolar) ulaşacak pazar büyüklüğü ve ReelShort platformunun potansiyeli yapay zekâ destekli animasyon gösterimleriyle sunuldu. Bu rakam seminer kapsamında aktarılan veriye dayanırken, Xinhua’nın aktardığı sektör araştırmasında 2027 yılı için 100 milyar yuanı aşan bir pazar büyüklüğü öngörülüyor. Ancak bu hızlı tüketimin getirdiği yüzeyselleşme riskleri, içerik üzerindeki idari ve kamusal denetim mekanizmalarını da beraberinde getiriyor.

Yapay zekâ, sanal stüdyolar ve yayın teknolojileri

Teknik prodüksiyon ve canlı yayın altyapısına odaklanılan oturumlarda BRTV Beijing ile Henan eyaletindeki Zhengzhou stüdyolarının altyapısı incelenirken, senaryo yazımından kurguya, denetimden otomatik çeviriye kadar tüm süreçlere entegre edilen yapay zekânın 7/24 çalışabilen çok dilli sanal AI sunucularıyla yayıncılık pratiğini değiştirdiği vurgulandı.

Extended Reality (XR) teknolojileri, dev LED ekranlar, tavan ve taban sistemleri sayesinde geleneksel yeşil perde kullanımı büyük oranda sona ererken; NDI protokolü ve 90 derece dönebilen özel CMOS sensörlü PTZ kameralar ile canlı yayınların eşzamanlı olarak hem yatay (16:9) hem dikey (9:16) formatta servis edildiği gösterildi.

Üretim tarafında Midjourney, Dreamina (ByteDance), Kwai ve Kling gibi AIGC (Artificial Intelligence Generated Content – yapay zekâ teknolojileri kullanılarak otomatik olarak üretilen içerik) araçlarıyla bir fikrin görsel ürüne dönüşme süresinin saniyelere indirildiği ifade edildi.

Belgesel yayıncılığı ve dijital arşiv restorasyonu

Seminerin belgesel yayıncılığı bölümünde, Çin Merkezi Haber Filmi ve Belgesel Film Stüdyosu Grubu’nun saha deneyimleri paylaşıldı. Çekim başarısını doğrudan etkileyen “Mekân Keşfi Kontrol Listesi” ile ışık yönü, ortam gürültüsü/shotgun mikrofon kullanımı ve görüşülecek kişilerin psikolojik hazırlık süreçlerinin önceden teyit edilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Tarihi görüntülerin dijital restorasyonunda ise pahalı endüstriyel sistemler yerine Premiere Pro ve DaVinci Resolve gibi ana akım yazılımların yerleşik araçlarıyla akıllı gürültü azaltma, cilt tonu restorasyonunu kapsayan birincil renk derecelendirmesi, dinamik kontrast ve hassas renk sıcaklığı düzeltmesi teknikleri uygulandı. Restorasyon çalışmalarındaki temel ilkenin, görüntünün dönemsel dokusunu değiştirmeden sadece izlenebilir kılmak olduğu aktarıldı.

Saha ziyaretleri ve kültürel mekânlar

Saha ziyaretleri kapsamında Zooxer Teknoloji ve Ningxia Lingji Dijital Teknoloji Şirketi gibi teknoloji kuruluşlarının yanı sıra Yinchuan Haber Medya Merkezi’ni de ziyaret ettik. Özellikle robotik teknolojiler ve haber stüdyolarında bu teknolojilerin etkin biçimde kullanılıyor olması beni fazlasıyla etkiledi. Medya profesyonellerinden oluşan katılımcılar zaman zaman robotlarla dans ederken kimi zaman haber stüdyosunda anons çekerek bu araçları test etti.

Ayrıca Çin Seddi ve imparator mezarlarının bulunduğu Batı Xia Türbeleri’ni gezerken ülkenin tarihsel geçmişine de tanıklık ettik. Ziyaretler sırasında Baijitan Ulusal Doğa Koruma Alanı’nın çölleşmeyle mücadelesinden Minning Kasabası’nın yoksullukla mücadele saha sonuçlarına kadar pek çok deneyim sunuldu. Söz konusu çölleşmeyle mücadele sürecinde tavşanların toprağı havalandırma özelliğinden yararlanmak için çöle salındığıyla ilgili bir anlatı da mevcut. Minning Kasabası’nda ise ülke tarihinin farklı dönemlerini tiyatro, ışık ve lazer gösterileriyle izledik. Özellikle ışık, ses, duman ve lazer gösterileriyle harmanlanan savaş sahnesi muhteşemdi. Türkiye’de ufak bir örneğini İstanbul Deneyim Müzesi’nde yaşamıştım ama Çin’deki gösteri üst düzey bir noktadaydı.

Teorik dersler, saha ziyaretleri ve kültürel etkinlikler eşliğinde süren program, kapanış töreninde haberciliğin evrensel boyutunu özetleyen şu mesajla tamamlandı: “Tarih, kullandığımız ekipmanları hatırlamayacak ancak geride bıraktığımız görüntüleri hatırlayacak. İmgeler tüm sınırları aşıyor; işbirliği ortak geleceğimizi inşa ediyor.”


Bu yazı ilk olarak Gündem Fethiye’de yayınlanmıştır.

Benim İçin Özetle
Çin Medya Semineri ne zaman düzenlenmiştir?
Semineri kimin organize etmiştir?
Seminerin ana temaları nelerdir?
Ziyaret edilen tarihi alanlar hangileridir?
Açılış töreninde konuşan kişiler kimlerdir?

Dijital Akademi

Tüm Atölyeler →