# Çocukları İnternetten Kovunca Sorun Çözülmüyor

- Kaynak: https://www.newslabturkey.org/2026/08/31/cocuklari-internetten-kovunca-sorun-cozulmuyor/
- Yayın tarihi: 2026-08-31
- Güncelleme: 2026-09-01
- Yazar: Ahmet Alphan Sabancı
- Kategori: Ne Okuyoruz
- Dil: tr

> Bu ayın anahtar kelimeleri: Meta, Pangram, Patreon, Claude.

**n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!**

Bu ayın odağında çocukları korumak adına internete ve platformlara getirilen kısıtlamaların yarattığı sonuçları ve bu panik hâli yüzünden interneti nasıl daha da kötüye götürdüğümüzü yazdım. Bu konuda yaratılan panik atmosferinden çıkıp sağlıklı ve düzgün bir şekilde tartışmaya ihtiyacımız var.

Ağustos ayı boyunca öne çıkan medya ve teknoloji dünyası haberlerini de her zaman olduğu gibi bültenin devamında bulabilirsiniz.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Önümüzdeki ay görüşmek üzere!

**—Ahmet Alphan Sabancı**

![Siyah beyaz ve bozulma efekti verilmiş bir telefon fotoğrafı. Telefonun ekranında birkaç sosyal medya uygulaması görülüyor.](https://www.newslabturkey.org/wp-content/uploads/2023/10/sosyal-medya-appleri.png)

### Çocukları İnternetten Kovunca Sorun Çözülmüyor

İnterneti ve sosyal medya platformlarını daha fazla kontrol altına almak için son yıllarda en sık başvurulan yöntem çocukların ve gençlerin korunmasını bahane etmek oldu. Artık küresel bir akıma dönüşen bu panik hâlinin nasıl sonuçları olduğunu ve olabileceğini ise kimse konuşmak istemiyor. O yüzden bu ayın odağında son zamanlarda yaşanan gelişmelere ve önümüzdeki dönemde interneti nelerin beklediğine bakalım istedim.

Önce veriler: Her ne kadar gençlerin anksiyete ve benzer psikolojik sorunlar yaşama oranında net bir artış olsa da sosyal medyanın bunun ana sebebi olduğunu gösteren bir çalışma bulmak [mümkün değil](https://www.techdirt.com/2026/07/10/adults-broke-the-internet-and-theyre-trying-to-fix-it-by-kicking-kids-off/). Çoğu bilimsel çalışma ya bu platformların dolaylı ve mevcut sorunları artırıcı bir etkisi olduğunu ya da tam tersine kontrollü bir kullanım ile bu sorunların azaltılmasına yardımcı olabileceğini [söylüyor](https://www.techdirt.com/2026/01/21/two-major-studies-125000-kids-the-social-media-panic-doesnt-hold-up/). Fakat bu yasalar bilim yerine panik gibi duygularla yapıldığı için asıl sorunu çözmek yerine sosyal medya platformlarına girmelerini yasaklayarak gençlerin yaşadığı sorunları halı altına süpürmek daha iyi bir seçenek olarak görülüyor.

[Bütün bunlara rağmen](https://www.techdirt.com/2026/08/24/even-some-of-the-loudest-kids-online-safety-advocates-are-now-warning-against-social-media-bans/) birçok ülkede bu yasalar çıkarılmaya ve uygulanmaya başlandı; bunun ilk ve en büyük örneklerinden bir tanesi de Avustralya’ydı. Ama güncel veriler gösteriyor ki bu yıl yasal düzenleme hiçbir işe yaramıyor [çünkü gençlerin %80’i hâlâ sosyal medya platformlarına kolayca girebildiklerini söylüyor](https://theconversation.com/more-than-80-of-kids-still-using-social-media-despite-ban-new-esafety-report-finds-288808). Diğer birçok ülkede de benzer örnekleri ve benzer verileri duymaya devam ediyoruz; yani görünürde devletler bir şey yapmış gibi kendilerini gösterse de aslında bu yasaların hiçbir etkisi olmuyor. Olsa bile gençler ve çocuklar kendilerine alternatif platformlar bulup her zaman olduğu gibi interneti kullanmaya devam edebiliyorlar.

Yasaların bu başarısızlığı aslında ilk büyük riski de görmenizi sağlıyor. Örneğin, Avustralya özellikle bu engellerin aşılması için VPN kullanıldığını fark etmesiyle birlikte VPN’lerin kullanımını kısıtlayacak ya da onları tamamen engelleyecek [yeni bir yasal düzenleme arayışına girdi](https://www.techdirt.com/2026/07/20/australias-next-target-in-the-war-on-kids-online-your-vpn/). Yani kendi yasalarının beceriksizliğini daha fazla yasaklama ve daha fazla sansürle çözmeye çalışıyorlar. Bunun diğer birçok ülkeye benzer şekilde ilerleyeceğini ve hatta bazı ülkelerin erkenden insanlara gizlilik ve güvenlik sağlayan araçları hedef alacağını, tıpkı Türkiye’nin uzun yıllardır yaptığı gibi, öngörmek için kahin olmaya gerek yok.

Bu kontrol çabalarının nasıl tehlikeli sonuçları olabileceğinin bir diğer örneğini de geçtiğimiz hafta içerisinde ABD’nin bütün eyaletlerinin Meta’ya açtığı davanın sonucunda gördük. Bazı kesimler tarafından Meta’ya karşı alınmış bir zafer gibi kutlanan bu davanın sonucunda elde edilen anlaşma [aslında Meta adına kazanılmış bir zafer](https://www.techdirt.com/2026/08/26/meta-just-paid-nearly-17-billion-to-make-sure-it-gets-to-write-the-kid-safety-rules-for-every-other-social-media-platform/). Şirketin gelirine kıyasla çok düşük bir cezanın yanı sıra gerçekten işe yarayıp yaramayacağı belli olmayan —ve denetlenmeyecek olan— birtakım güncellemeler ve özellikler eklemeyi kabul etti. Bu bile onlar açısından iyi bir sonuç olabilecekken, anlaşmadaki bir madde Meta için işleri daha da güzelleştirdi. Mahkeme, Meta’dan bu değişiklikleri yapmaları için YouTube ve TikTok’u da ikna etmesini ve bu özelliklerin birer endüstri standardına dönüştürülmesini de istiyor.

Son kısmı Meta için güzel yapan kısım, bütün rakiplerini şekillendirme ve onların uyacağı [kuralları belirleme imkânı vermiş olması](https://www.theverge.com/policy/985556/meta-settlement-youtube-tiktok-snap). Bu anlaşma maddesi sayesinde Meta sadece büyük rakiplerini de kendisinin istediği kurallara uymaya zorlamakla kalmayıp potansiyel rakiplerinin de önünü kesme fırsatı elde etti. Çünkü mahkemenin anlaşma şartı olarak koyduğu özellikleri yeni bir girişimin hayata geçirmesi neredeyse imkânsız.

Bu da aslında bu tür aceleye getirilmiş ve üzerine düşünülmemiş çabaların en büyük tehlikesi. Gençlerin yaşadığı bütün sorunların sebebi platformlarmış gibi davranıp çözümü de bu şekilde aradığınızda, bu şirketlerin daha fazla kontrol ve güç sahibi olması için de bir alan yaratıyorsunuz. Tıpkı bütün bu yaş doğrulama sistemleriyle platformlara daha fazla kişisel verimizi teslim etmek zorunda bırakılmamız gibi.

Bütün bu panik ve telaş ortamında unutulan önemli bir detayı da bize hatırlatan [Fransa’nın Anayasa Konseyi oldu](https://www.techdirt.com/2026/08/19/french-constitutional-council-blocks-under-15-social-media-ban-in-a-ruling-that-should-concern-every-other-eu-country/). Birçok ülkedekine benzer bir yaş sınırlaması yasası konsey tarafından iptal edildi. Gerekçe ise yasanın 15 yaş altı herkesin temel iletişim ve ifade özgürlüğü haklarını ihlal etmesi. İptal kararının gerekçeleri aslında bu tartışmaların yaşandığı her ülkede herkesin böyle bir yasayı desteklemeden önce sorması gereken şeyler:

- Yasaya gerekçe gösterilen zararlar gerçekten kanıtlandı mı?

- Bu kadar genel bir kısıtlama yerine yasanın kapsamı neden sadece zararı kanıtlanmış olanlarla sınırlanmadı?

- Ailelerin kendileri ve çocukları için tercih yapıp uygun olana karar verme hakkı neden ellerinden alınıyor?

- Bu yasanın nasıl uygulanacağı ve bu süreçte herkesin gizliliğinin ve veri güvenliğinin nasıl korunacağı neden yasanın içerisinde yer almıyor?

Bütün bunlar çok kritik sorular ve yaratılan paniğe kapılıp tehlikeli yasalara göz yummadan önce bunların hepsinin cevaplanmasını talep etmemiz gerekiyor. Aksi takdirde bu tür düzenlemeler ile devletlerin sansür kapasitesini genişletmekle kalmayıp aynı zamanda mevcut platformların bütün internet üzerindeki tekel güçlerinin de iyice sağlamlaşmasına neden olacağız.

Yetişkinlerin sebep olduğu sorunların çözümü çocukları internetten kovup onu daha da sıkı bir şekilde kontrol edilen bir yer hâline getirmek değil. Umarım çok geç olmadan bunu anlarız.

![Görselde, koyu mavi bir arka plan üzerinde süzülen şipşak (polaroid) fotoğraflar ve bunların üzerindeki yapay zekâ görsel analiz kutucukları (Image Analysis) yer almaktadır. Merkezdeki mavi-sarı papağan fotoğrafının yanı sıra tilki, kelebek ve lavanta tarlası gibi görsellerin türünü, yayın kaynağını veya yapay zekâ tarafından üretilip üretilmediğini açıklayan bilgi baloncukları sunulmuştur.](https://www.newslabturkey.org/wp-content/uploads/2026/08/backstory-deepmind.png)

### Ağustosta Ne Okuduk?

#### Gazetecilik Dünyası

- 6400 New York Times haberinin yorumları üzerine yapılan bir analiz, haberlere kimlerin nasıl yorum yaptığı konusunda [ilginç veriler içeriyor](https://www.niemanlab.org/2026/08/we-analyzed-6400-new-york-times-stories-to-find-out-how-comments-change-when-you-give-readers-more-information/). İlgimi çeken bir detay: Araştırmaya göre daha veri ve analiz odaklı haberlere gelen yorumların genel kalitesi ve yorumcular arası diyalog daha yüksek oluyor ama diğer haberlere kıyasla daha az yorum alıyorlar.

- Yapay zekânın köşe ve fikir yazılarında kullanımının artışa geçtiğini görüyoruz. Financial Times bir konuk yazarının YZ desteğiyle yazdığını tespit edince yazının başına [bir not yerleştirmeyi tercih etti](https://www.poynter.org/commentary/2026/financial-times-column-ai-column-condensed/). Wall Street Journal ise benzer bir durumu kendileri yaşadığında bunun gayet doğal bir durum olduğunu ve [kendileri için bir sorun teşkil etmediğini söyledi](https://archive.is/vi2mE).

- Geçtiğimiz yılın Ekim ayında İtalyan gazeteci Sigfrido Ranucci’nin evinin önünde patlayan bombayı bültende [paylaşmıştım](https://newslabturkey.substack.com/p/gazetecilik-yapay-zeka-karssnda-pasif). Polis tarafından yapılan araştırma, “bombalı saldırının” Ranucci’nin arkadaşı olan iş adamı Valter Lavitola tarafından organize edildiğini [ortaya çıkardı](https://www.theguardian.com/world/2026/aug/13/italian-businessman-valter-lavitola-bomb-attack-journalist-friend-sigfrido-ranucci). Lavitola itirafında “Ranucci’nin güvenlik ihtiyacına dikkat çekmek için yaptım” dese de bana çok inandırıcı gelmedi.

- ABD’de sol siyasetin popülerleşmesi gazetelerin bu siyasetçiler hakkında kullandığı dilin de daha fazla dikkat çekmesine neden oluyor. The Guardian da bunu fark etmiş ve New York Times’ın neden sürekli sol siyasetçilere “kutuplaştırıcı” demekte ısrar ettiğini [sorgulamış](https://www.theguardian.com/commentisfree/2026/aug/24/new-york-times-divisive-progressives).

#### Medya Ekonomisi

- MS NOW da topluluk odaklı bir abonelik modelini test etmeye [niyetli görünüyor](https://www.semafor.com/article/08/19/2026/ms-now-to-launch-membership-program-for-super-fans). Süper fanlara yönelik üyelik programının merkezinde özel içerikler ve topluluk etkinlikleri olacak.

- ABD’nin en büyük gazetelerinden birisi olan USA Today’in Palantir ile [partnerlik anlaşması yapması](https://www.niemanlab.org/2026/08/americas-largest-newspaper-chain-usa-today-co-partners-with-palantir-to-analyze-audience-data/) büyük tepki topladı. [Palantir](https://www.youtube.com/watch?v=KipDBa4bTl8) ile ilgili birçok sıkıntılı konu olsa da özellikle ABD’de ordudan polise kadar birçok güvenlik kurumuna veri analizi teknolojileri sağlıyor olması bu tepkinin ana sebeplerinden birisi.

- Associated Press, medya ekibinde taşeron sistemine geçiyor gibi görünüyor. ABD’deki video prodüksiyon ekibinden 20 kişiyi işten çıkarmışlar ve bu işleri Hindistan’daki merkezlerine [kaydırmışlar](https://www.poynter.org/business-work/2026/ap-cuts-us-video-production-staff-and-moves-jobs-to-india/). Devamında ABD’de 10 fotoğraf editörünün ve Londra’da 10 video prodüksiyon çalışanının da işten çıkarılması bekleniyormuş.

#### Medya Politik

- Maalesef Meksika’da gazeteci ölümleri bu yıl da devam ediyor. Devletin gazetecilerin güvenliğini sağlama konusundaki yetersizliği de basın özgürlüğü kurumlarının giderek artan tepkisine [neden oluyor](https://ipi.media/mexico-ipi-raises-alarm-as-violence-against-journalists-escalates/).

- Ülke hakkında yapılan haberleri beğenmeyen Pakistan hükümeti yeni getirdiği düzenlemeler ile yabancı basın kuruluşlarına karşı [ciddi kısıtlamalara başladı](https://cpj.org/2026/08/pakistan-introduces-sweeping-rules-to-restrict-foreign-media-amid-kashmir-unrest/). Özellikle Kaşmir’de yaşananların dünya gündemine taşınmaması için yapıldığı düşünülen bu düzenlemeler ile hükümet, haberlerini beğenmediği uluslararası basın kurumlarını ve gazetecileri ülkeden kovabilecek.

#### Medya ve Teknoloji

- YouTube geçtiğimiz ay platformda bazı önemli değişikliklere gitti. Bundan sonra her video açılması ayrı, videonun izlenmesi ayrı olarak sayılmaya [başlandı](https://blog.youtube/inside-youtube/engaged-views-youtube-explained/). Ayrıca yeni başlayan kanallar için gelir elde etmek için ulaşılması gereken sınırlar da [değiştirildi](https://blog.youtube/news-and-events/youtube-partner-program-updates-2027-new-opportunities-earn/).

- Patreon son zamanlarda üst üste büyük güncellemeler yapmaya [başladı](https://www.patreon.com/jackconte/posts/new-patreon-167204499). Türkiye’den Stripe kullanımının çok kolay olmaması sebebiyle Substack gibi platformlardan gelir elde etmenin hâlâ zor olduğunu düşünürsek bu güncellemeleri ve Patreon’un yeni hâlini incelemekte fayda var.

- Spotify’ın podcastlerde reklam gibi içerikleri otomatik ileri sarmanızı sağlayan [bir buton eklemesi](https://www.semafor.com/article/08/09/2026/spotifys-new-skip-button-could-end-the-podcast-business-as-we-know-it), asıl geliri reklam olan podcast üreticileri için ciddi bir tehdit olabilir. YouTube’un da yakın zamanda eklediği ve herkesin ileri sardığı yerleri tespit edip öneren butona benzer bir şekilde çalışan bu butonun Spotify’ın otomatik olarak eklediği reklamlarda işe yaramaması da şirketin asıl niyetini daha net bir şekilde gösteriyor.

#### Yapay Zekâ

- Geçtiğimiz ayın en büyük YZ başlıklarından birisi YZ destekli metinlerin tespiti oldu. Pangram’ın giderek popülerleşmesi ve Substack gibi platformlarla ortaklıklara başlaması konuyu [önemli bir tartışma hâline getirdi](https://www.cjr.org/analysis/pangram-dreams-of-a-slop-free-future-ai-detection-max-spero-chris-best-jasmine-sun-substack-claude-anthropic.php). Ancak tespit teknolojilerinin sınırları bu noktada ciddi sorunlara sebep olma riski de taşıyor.

- Bunun net örneklerinden birisini de [EU AI Act](https://artificialintelligenceact.eu/high-level-summary/) sonrasında gördük. AB’nin yeni düzenlemesi YZ ile üretilen her türlü medyanın etiketlenmesini zorunlu kılıyor. Anthropic, bu düzenlemeye uymak için Claude tarafından üretilen metinlerde de bir parmak izi sistemi kullanmaya başlayacağını söyleyince tartışma ilginç bir hâl aldı. İnternette YZ aşırı kutuplaştırıcı bir konu ve özellikle bir kesim için en ufak kullanım işareti bile linç kampanyaları için yeterli olabiliyor. Metin içi parmak izi sistemlerinin [üstesinden gelmek çok kolay](https://declaude.org/) ve niyeti kötü olanlar bunu şimdiden kullanmaya başlamıştır ama çoğu normal insan bunu bilmediği veya teknik bilgisi yetmediği için kullanamayacak ve muhtemelen basit bir imla düzeltmesi için YZ yardımı almak gibi bir “hata” yaptıkları için [bu tür saldırıların hedefi hâline gelecek](https://www.techdirt.com/2026/08/20/the-eu-wanted-a-deepfake-detector-it-got-an-ai-scarlet-letter/).

Diğer yandan bu tür tespit sistemleri gizlilik anlamında da ciddi risk alanları açıyor. YZ araçlarını kullanmasanız bile bu tür parmak izi sistemlerinin kurulu olduğu yazılımlar ve cihazlar ile ürettiğiniz medyaların [size ait bilgileri de metadata olarak dosyaya eklemesi mümkün](https://www.techdirt.com/2026/08/26/how-ai-watermark-mandates-could-unmask-journalists-who-never-touched-ai/). Bu da gazeteciler gibi hassas gruplar açısından ciddi bir riski beraberinde getirebilir.

- Google DeepMind ekibi, Backstory adını verdikleri yeni bir proje ile görsellere dair araştırma yapmayı ve kaynaklarını bulmayı kolaylaştırmayı [amaçlıyor](https://deepmind.google/blog/exploring-the-context-of-online-images-with-backstory/). Özellikle gazeteciler ve doğrulama ekipleri için çok kullanışlı olabilir.

- YZ ajanlarının haber üretim sürecinde kullanımına dair deneysel işlerin kapasitesi giderek artıyor. Tek kişi tarafından yürütülen RuntimeWire isimli haber sitesinin [ciddi bir konuda haber atlatmayı başarması](https://www.wired.com/story/ai-newsrooms-are-breaking-news-now-haha-im-in-danger/) teknolojinin potansiyelleri konusunda önemli bir işaret.