Kadınların gündemle ilgili sözünü söylediği bir podcast: Yükselt SES’ini!

Getting your Trinity Audio player ready...

SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği’nin NewsLabTurkey’nin desteğiyle hazırladığı Yükselt SES’ini! podcasti, her hafta kadın ve LGBTİ+’ların gündemine dair başlıkları, eşitlik, adalet ve dayanışma haberlerini dinleyicileriyle paylaşıyor. Program kadın ve LGBTİ+’ların gündemine dair günceli takip etmenin yanı sıra gündemi feminist bir bakış açısı ile değerlendirmeyi de teşvik ediyor.

Editörlüğünü Eda Doğançay’ın, kurgusunu Asmin Ayçe İdil Kaya’nın, sunuculuğunu Duygu İslamoğlu’nun üstlendiği programın proje koordinatörü ise Ufuk Yeşil.

Yükselt SES’ini! ekibiyle programın ortaya çıkışını, amaçlarını, podcast yapma sürecini ve Türkiye medyasının kadın ve LGBTİ+ haberlerini konuştuk.

Yükselt SES’ini nasıl yola çıktı? Programın ilk adımları nasıl atıldı, nasıl bir hazırlık süreci var arkasında?

Ufuk Yeşil: Yükselt SES’ini! podcastin ortaya çıkışı, aslında yıllardır var olan SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu’yla doğrudan ilişkili. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve feminist bakış açısıyla haber, röportaj, çeviri gibi içerikler sunan platform, aynı zamanda binlerce kullanıcıya Türkçe ve İngilizce e-bülten göndermekte. Bu bülten de hafta boyunca yayınlanan içeriklerin bir özeti niteliğinde. İşte bu podcast serisi de, yazılı kaynakları işitsel yolla başka bir mecraya aktarma amacının meyvesidir diyebilirim. EquaLab programını duyduğumuzda, zaten çok daha önce hayal ettiğimiz bu formatı başvuru dosyası hâline getirerek NewsLabTurkey ile paylaştık ve şu anda 30’dan fazla bölüme sahibiz.

Yükselt SES’ini! NewsLabTurkey’nin EquaLab programı kapsamında desteklediği yapımlardan biri. Bize NewsLabTurkey ile yollarınızın nasıl kesiştiğini ve eğitim sürecini anlatır mısınız biraz?

Ufuk Yeşil: NewsLabTurkey, bir süredir takipte olduğumuz, medya alanında alternatif bir bakışla var olan, kıymetli bir kuruluş. Bu nedenle EquaLab programını duyduğumuzda bizim için çok uygun bir alanın içinde desteklenme ihtimalinin heyecanını yaşadık. Proje başvurumuz ilk aşama için kabul edildi ve ardından üç günlük bir eğitime dahil olduk. 20’den fazla kurum veya kişinin katılıp eğitim aldığı, ardından da sunumlarıyla projelerini tanıttıkları günler, şahsım adıma hem heyecan hem de kaygı hissettirdi. Çünkü çok güçlü başka projeler de vardı. Farkımızı, artılarımızı en iyi şekilde göstermemiz gerekiyordu. Ben de elimden gelen gayretle sunumda projemizi anlatmaya çalıştım. Umarım herkeste projemizin güzel bir yapım olduğu hissi uyandırmıştır.

Yükselt SES’ini! podcastinden ne beklemeliyiz, program neyi amaçlıyor?

Duygu İslamoğlu: Programı hazırlamaya başladığımızda SES Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu’ndaki yayın akışımızı esas alıp platformun sesi olmak için yayınlar kurguluyorduk. Bunu yapmaya devam ediyoruz ancak zamanla Yükselt SES’ini! podcastin kendi sesi de oluştu, haftanın kadın gündemini özetlerken kendi sözümüzü de söyler olduk. Program temelde kadına dair başlıklardan haber vermeyi amaçlıyor ve bunu yaparken de, gündemi feminist bir bakış açısı ile değerlendirmeyi teşvik ediyor.

Ufuk Yeşil: Aslında ilk amaç e-bültenin sesli versiyonunu oluşturmak olsa da Duygu’nun söylediklerine de aynen katılıyorum. Podcast serisinin bir süre sonra kendi dili oluştu ve bambaşka kitlelerle bir araya geldi. Program ortalama 15 dakikalık süre zarfında, haftanın kadın gündeminde yer alan olayları hafıza tazelemek ve farklı bakış açılarını barındırmak amacıyla bir arşiv niteliği de taşıyor.

Türkiye medyasının temsiliyet konusunda sınıfta kaldığı, fobik ve cinsiyetçi söylemlerle dolu olduğu bir ortamda Yükselt SESini! ne hedefliyor, kendini nasıl konumlandırıyor?

Duygu İslamoğlu: Kadın+’lara ve eşitliğe dair haber verirken kapsayıcı ve adil bir dil kullanmayı her zaman önceliklendiriyoruz. Bu bizim de yolculuğumuz devam ederken öğrenmeye, gelişmeye devam ettiğimiz bir konu. “Kadın haberleri” denildiğinde karşımıza sadece üçüncü sayfa şiddet haberlerinin çıktığı bir medya ortamında kadınları, LGBTİ+’ları, aktivistleri ve yaşam savunucularını ilgilendiren konuları ön planda tutarak ve eşitlikçi bir yaklaşımla tartışarak gündem yaratmayı hedefliyoruz.

Asmin Ayçe İdil Kaya: Aslında podcast programına başlarken ortaya çıkaracağımız işten beklentim, kadın+’ların temsiliyetinin olmadığı bir ortamda kadınlara haber kaynağı olacak bir alan oluşturmak, dinleyiciye daha sağlıklı ve destekleyici bir dille içerikler sunmaktı. Bugün baktığımda ise sadece alan açmakla kalmayıp aynı zamanda herkesin konuştuğu güncel olaylara feminist bir perspektif katıyoruz. Olayları feminist teorilerle anlamlandırmaya çalışıyoruz. Bu durum hem ekibimiz için oldukça öğretici oluyor hem de dinleyiciler için merak uyandırıcı oluyor. Bu hafta kadınlar için bu önemli olaylar oldu demekten çok, bu hafta hepimizi ilgilendiren şeyler oldu ve feministlerin de bu konuda söyleyecek sözü böyle diyoruz. Bir de buradan bakın, belki de ana akımın söyledikleri eksiktir diye dinleyicilerimize birçok perspektif olduğunu hatırlatıyoruz.

Bölümlere nasıl hazırlanıyorsunuz, gündeminizi nasıl belirliyorsunuz? Kayıt ve programın yayına hazırlanış sürecinde sizi en çok ne zorluyor?

Duygu İslamoğlu: Bölümü hazırladığımız hafta, işe önce tüm ekibin ilgisini çeken gündem üzerine konuşarak başlıyoruz. O hafta en çok dikkatimizi çeken, üzerinde en çok konuşulan gündem başlıklarını değerlendirip hem esitlikadaletkadin.org platformunun hem de podcastin gündemini belirlemiş oluyoruz. Yayına hazırlanırken zorlandığımız birçok konuyu yolda hafiflettik ancak elbette zorluklarla karşılaştığımız oluyor. Bazen gündeme yetişmek zorluyor, bazen de zamanlama ile ilgili koşturmalar olabiliyor. Haftada bir düzenli yayınlanan bir program olması, özellikle hem yayını hem de sosyal medya organizasyonunu yürüttüğümüz için bazen haftanın birkaç günü emek vermemizi gerektirebiliyor. Yine de küçük ekibimizin iyi organize olması sayesinde zorlukların üstesinden gelebiliyoruz.

Ufuk Yeşil: Pazartesi günleri mümkün mertebe ofiste, mümkün olmadığında Zoom üzerinden platform toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Editörümüz Eda Doğançay, haftanın gündemlerini tüm ekiple paylaşıyor ve toplantı boyunca bu haberleri hep birlikte tartışıyoruz. Platformun yaklaştığı bakış açısıyla hafta boyunca haberler hazırlıyor ve sosyal medya hesaplarımızda yaygınlaştırıyoruz. Taze haberlere erişimi de engellememek adına podcast akış metnini Perşembe günü oluşturup yine aynı günde kayıt alıyoruz. Cuma sabahı ise ses montajı ve podcastin yaygınlaştırma süreçleri başlıyor. Bizi zorlayan noktalar -Duygu’nun da bahsettiği gibi- bu iki gün içerisinde iş yoğunluğumuzun artması ve yetiştirememe kaygısı oluyor. Ekip işi olarak hazırladığımız için her birimizin zaman yönetimi kusursuz olmalı ki bunu zamanla iyi sağladık ve bölümleri her cuma, sıkıntısız bir şekilde çıkarabiliyoruz.

Programların içeriğini nasıl belirliyorsunuz, sizin için nasıl bir hazırlanma süreci oluyor?

Duygu İslamoğlu: SES Eşitlik Adalet Kadın Platformu’nun ve haftalık e-bültenimizin gündemi, genellikle podcastin de gündemini belirliyor. O hafta en çok üzerinde konuştuğumuz, kafa yorduğumuz konu hangisiyse onu ele alıp araştırıyorum ve hikâyeyi, aktarmaya hazır hâle getiriyorum. Sosyal medya mecralarında yayınlanan sesli içeriklerle programı beslemeye özen gösteriyoruz, geleneksel radyoculuğun “kes yapıştır” tarafı benim özellikle ilgimi çeken işler arasında. Aynı şekilde ürettiğimiz özgün içerikleri, bulunduğumuz toplantılardan ya da gerçekleştirdiğimiz röportajlardan da kesitler kullanarak içeriği zenginleştiriyoruz.

Hazırladığım metin üzerinde platform ekibi ile birlikte çalıştıktan sonra kayıt aşamasına geçiyoruz ve programı hazırladığımız metin üzerinden sunuyoruz.

Yayın politikası olarak dikkat ettiğiniz, prensip belirlediğiniz neler var?

Duygu İslamoğlu: SES Eşitlik Adalet Kadın Platformu’nun yayın ilkelerini biz de sahipleniyoruz ve podcast yayınlarında özellikle bağımsız gazetecilerin ve medya platformlarının seslerine de referans vererek yer ayırmaya özen gösteriyoruz. Kapsayıcı bir dil kullanmanın yanı sıra, haber verirken toplumsal cinsiyet bakış açısını teşvik etmek de amaçlarımızdan biri olduğu için, haberlerimizi ve yayınlarımızı daima eşitlik anlayışıyla kurguluyoruz.

Türkiye medyasında kadın haberlerine yeterince yer verilmediğini söyleyebiliriz. Maalesef genelde cinayet, istismar, şiddet haberleri geliyor akla. Kullanılan dilin de cinsiyetçi ifadeler içerdiği onlarca örnek var. Türkiye medyasının kadın haberleri ve kadınları ele alışı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Duygu İslamoğlu: Bunun değişmesi gerektiği ortada. Bağımsız medya kuruluşları arasında toplumsal cinsiyet eşitliğini önceliklendiren ve kadın haberleri konusunda özenli hareket eden birçok platform mevcut ve bu, örnek oluşturması açısından çok kıymetli. Adil bir dil kullanarak, eşitlikçi bir bakış açısı geliştirerek habercilik yapılabileceğini örnekleriyle görüyoruz ve yaygınlaştırıyoruz, daha iyi örnekler çoğaldıkça bununla ilgili farkındalığın da artacağını düşünüyorum. 

Asmin Ayçe İdil Kaya: Türkiye’de haberciliği; ele aldığı konular ile, dahil ettiği ve etmediği özneler ile ve kullandığı dil ile ele alabiliriz. Kadın haberciliği konusunda da bu değerlendirmeyi yaptığımızda pozitif bir imaj göremiyoruz. Ana akım ve birçok alternatif medya kurumu kadını özneleştirmekten çok uzak, kadını konumlandırması pasif bir kurbandan ileriye gidemiyor. Bunu hem cinsiyetçi ve ayrımcı bir dil kullanarak yapıyor hem de olayın öznesi olan kadına ses vermeyerek yapıyor. Ayrıca kadınlar ile ilgili ele alınan konular da genelde kadının pasif konumda olduğu yani “mağdur” rolünde sunulduğu konular. Ancak kadınların bunlara karşı nasıl mücadele ettiği, birbirlerini nasıl destekledikleri ve neler başardıkları gündem olmaya müsait görülmüyor. Eşitlikçi bir medya yaratma amacındaysak Türkiye’nin içerisinde olduğu politik ortamı kavrayıp bu kadın düşmanı ortamda pozitif ayrımcılık yapmak zorundayız, kadınlara daha çok ses verecek alanlar açmak ve medya dilini kadın hakları ve kadın mücadelesinin destekleyicisi bir yerden vermek zorundayız. 

Yayıncı olarak sosyal medyada sizi zorlayan veya tam tersi avantaja dönüşen şeyler oldu mu? Biraz sosyal medya kullanımınızı anlatır mısınız?

Ufuk Yeşil: Podcast içerikleri ülkemiz için yaygın gibi görünse de alışkanlık hâline gelebilmiş değil. Sosyal medyada da podcaste yönlendirmek için başka bir içerik daha çalışmak durumundayız. Burada da Asmin devreye giriyor, montajını da yaptığı için, kayıttan hangi bölümlerin daha fazla ilgi çekebileceğini ve bunun sosyal medyada nasıl etki oluşturacağını öngörebiliyor. İkinci bir iş yükü olarak baksak da bunu yapmak durumunda kalıyoruz. Çünkü sesli bir içeriği tek başına Instagram’da tanıtmak imkânsız. Öte yandan Yükselt SES’ini! podcast kendine özel bir sayfaya sahip olmadığı için platform içerikleriyle aynı yerde yayınlanıyor ve bu da öne çıkmasını büyük ölçüde etkileyebilir diye düşünüyorum. Cuma günleri bölüm yayınlandıktan sonra hem reels içerik olarak hem de hikâyelerde yer veriyoruz ve Spotify yapışkanıyla direkt bağlantıyı kurmaya çalışıyoruz. Haftanın diğer günlerinde de anketler ve hatırlatıcılar yoluyla bölümü taze tutmaya çalışıyoruz. Haftalık bölüm yayınladığımız için gösterdiğimiz eforun karşılığı her zaman aynı olmuyor tabii.

Asmin Ayçe İdil Kaya: Podcastin video içeriklerini genelde ben hazırlıyorum. Podcastin içerisinden en ilgi çekici veya önemli gördüğüm kısımları seçerek konuya uygun bir şekilde video editliyorum. Sosyal medya içeriklerimizi oluştururken beni en çok zorlayan şey konuyu doğru bir şekilde kapsayabilmek oluyor. Çünkü ele aldığımız konular oldukça derinlikli ve birçok arka planı var. Feminist perspektif oldukça kapsayıcı olduğu için aslında eksik bir bilgi paylaşmak bilginin manipüle olmasına sebep olabiliyor. Ancak sosyal medya, formatından dolayı olayları özetlememizi veya sadece bir noktasını ele almamızı sağlayan bir araç. Bu sebeple içerik oluştururken en az üç kez düşünüyorum: “Acaba bu kısmı almadığımızda konuyu çarpıtmış veya manipüle etmiş oluyor muyum?” diye. Avantajı ise insanlardan gelen güzel yorumlar oluyor, çünkü gerçekten motive edici oluyor. Dinleyicilerin konuyla ilgili paylaştıkları farklı perspektifler bizi de düşündürüyor. 

Nasıl tepkiler alıyorsunuz, gelen yorumlar nasıl?

Duygu İslamoğlu: Programın içeriği ve sunuşuyla ilgili gelen yorumlar benim için her zaman çok kıymetli, çok besleyici oluyor. Bu yüzden dinleyen herkese bize seslenebileceğini hatırlatmak istiyorum. Sosyal medya üzerinden ve mail yoluyla herkes bize yorumlarını iletsin isteriz!

Ufuk Yeşil: Açıkçası podcast mecralarında direkt yorum alınamadığı için dinleyicilerle etkileşim kurmakta zorlanabiliyoruz. Biz de muhakkak kayıtlarımızda sosyal medya hesaplarımıza yönlendirmeye çalışıyoruz. Sosyal medya içeriklerimizi de podcastten kesitler alarak hazırladığımız için oraya gelen yorumlar da bizim için direkt besleyici oluyor. Olumsuz yorum aldığımızı hatırlamıyorum bile fakat kaydın daha kaliteli olması için güçlendirici yorumlar da almışlığımız var ve bu çok anlamlı.

Asmin Ayçe İdil Kaya: Sosyal medya üzerinden gelen yorumlar genellikle acaba ele alış şeklimiz yeterince kapsayıcı oldu mu diye düşündürüyor. Ya da örneğin podcast anlaşılır oldu mu diye sorgulatıyor. İnsanlara değebiliyor olduğumuzu hissetmekse çok motive edici. Çünkü anlattığımız konular hayatın içinden ve hayatın içine farklı realitelerden, empatiyle bakabilmek oldukça zorlayıcı ve kesinlikle feminist. Birebir aldığım tepkiler ise genellikle podcasti nasıl geliştirebiliriz üzerine. Uzun süreli bu podcast yolculuğunda bizi en çok besleyen yorumların da medya sektöründe çalışan arkadaşlarımızdan geldiğini düşünüyorum.

Spotify, Apple Podcasts ve YouTube üzerinden yayınlanan Yükselt SES’ini! podcast serisinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir
Daha fazlasını oku

Uçan halı ve gazetecilik

Türkiye’den bir grup gazeteci Doğu Londra’da adres arıyoruz. Bir yerel gazeteyi ziyaret edeceğiz. Ancak navigasyon, bizi Bow semtinin…