Gazeteciler bir gecede iklimi değiştirebilir mi?

Getting your Trinity Audio player ready...

Günlerce süren devasa orman yangınları, yaşam alanlarında yıkıma yol açan seller, daha önce görülmemiş sıcaklık dalgaları ve kuraklık… İklim değişikliği nedeniyle dünyanın farklı yerlerinde yaşanan sıradışı iklim olayları güçlü bir ekolojik acil durum sinyali.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), Çalışma Grubu II’nin 6’ncı Değerlendirme Dönemi’ne ait “İklim Değişikliği 2022: Etkiler, Uyum ve Kırılganlık” başlıklı raporu şubat ayında yayınlandı. 270 yazarın katkı sunduğu raporda sosyal ağlar ve medyanın iklim bilincine dair eylem geliştirme, kamuoyu oluşturmada katkı sunabileceği aktarıldı. Bu tespitlerden hareketle Fransa’da gazetecilik mesleğini, iklim krizi etkilerine ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına yönelik icra etmeye dair “Ekolojik Acil Durum Gazetecilik Sözleşmesi” yayınlandı. Yüzlerce gazeteci ve onlarca medya kurumu metne uymaya dair imza verdi

“Ekolojik Acil Durum Gazetecilik Sözleşmesi”

Gazeteciler, “Mutlak aciliyet karşısında çalışma şeklimizi değiştirmeli ve konuya tam anlamıyla entegre olmalıyız” diyerek 13 maddeden oluşan bir metin hazırladılar.

1.İklim, canlı organizmalar ve sosyal adalet ile çapraz bir şekilde ilgilenmek
Bu konular birbirinden ayrılamaz. Ekoloji artık tek bir başlıkla sınırlandırılmamalı, tüm konuları göz önünde bulunduran bir prizma haline gelmelidir.
2. Eğitim çalışmaları yapmak
Ekolojik sorunlarla ilgili bilimsel veriler genellikle karmaşıktır. Büyüklük derecelerini ve zaman ölçeklerini açıklamak, neden-sonuç bağlantılarını belirtmek ve karşılaştırma ögelerini sağlamak gereklidir.
3.Kullanılan kelimelerin ve görsellerin sorgulanması
Gerçekleri doğru bir şekilde tanımlamak ve aciliyeti iletmek için doğru kelimeleri seçmek çok önemlidir. Durumun ciddiyetini çarpıtan ve en aza indirgeyen basit ifadelerden ve hileli görüntülerden kaçının. 
4.Sorunların çözümünü genişletin
İnsanlara bireysel sorumluluk yüklemeyin çünkü karışıklıkların çoğu sistematik bir düzeyde üretilir ve siyasi tepkiler gerektirir.
5.Mevcut karışıklıkların kökenlerini araştırın
Büyüme modeli ve bu modelin ekonomik, finansal ve politik aktörlerinin ekolojik krizdeki belirleyici rollerini sorgulayın. Kısa vadeli değerlendirmelerin insanlığın ve doğanın çıkarlarına aykırı olabileceğini unutmayın.
6.Şeffaflığı sağlayın
Medyaya duyulan güvensizlik ve gerçekleri göreceli hale getiren yanlış bilgilerin yayılması, alıntılanan bilgileri ve uzmanları dikkatli bir şekilde belirlemeyi, kaynakları açıkça göstermeyi ve olası çıkar çatışmalarını ortaya çıkarmayı zorunlu kılmaktadır.
7.Halkın zihninde şüphe uyandırmak için üretilen stratejileri ortaya çıkarmak
Bazı ekonomik ve siyasi çıkarlar, konuların anlaşılmasını yanlış yönlendirebilir ve sürmekte olan ayaklanmalarla başa çıkmak için gerekli eylemi geciktiren ifadeler oluşturmak için aktif olarak çalışılabilir.
8.Krize verilen yanıtlar hakkında bilgi verin
Uygulama ölçeği ne olursa olsun, iklim ve yaşam sorunları karşısında hareket etmenin yollarını titizlikle araştırın. Bize sunulan çözümleri sorgulayın.
9.Sürekli pratik yapın
Devam etmekte olan ayaklanmalara ve bunların toplumlarımız için ne ifade ettiğine dair küresel bir vizyona sahip olmak için gazetecilerin kariyerleri boyunca eğitim alabilmeleri gerekir. Bu hak, bilgi işlemenin kalitesi için esastır, herkes işvereninin ekolojik konularda eğitilmesini talep edebilir.
10.Çevreyi en çok kirletenlerin fon sağlamasına karşı çıkın
İklim ve yaşam sorunlarına yönelik editoryal yaklaşımın tutarlılığını sağlamak için gazeteciler, zararlı gördükleri faaliyetlerle bağlantılı finansman, reklam ve medya ortaklıklarına ilişkin anlaşmazlıklarını korkmadan ifade etme hakkına sahiptir.
11.Editoryal bağımsızlığı güçlendirin
Herhangi baskıdan uzak bilgiyi sağlamak için, medyanın sahipleriyle ilgili olarak editoryal özerkliklerini sağlamak önemlidir.
12.Düşük karbonlu gazetecilik yapın
Kendinizi gerekli saha çalışmasından koparmadan, düşük karbonlu araçlar kullanarak, gazetecilik faaliyetlerinin ekolojik ayak izini azaltmak için hareket edin. Haber odalarını yerel gazetecilerle çalışmaya teşvik edin. 
13.İşbirliği geliştirin
Destekleyici bir medya ekosistemine katılın ve dünyada iyi yaşam koşullarının korunmasıyla ilgili bir gazetecilik uygulamasını savunun.

Medya bir gecede iklimi değiştirebilir mi?

Medyanın iklim konusundaki ideal tavrını kapsamlı olarak ele alan bu metin, yeni imzacılar için katılıma açık. IPCC raporunda medyanın, kamuoyunu şekillendirici gücüne dikkat çekilmesi şaşırtıcı değil. İklim krizini önemseme düzeyi ülkeden ülkeye değişse de medyanın toplumların dikkatini çekme gücü aşikâr. İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg 2021’de yayınlanan bir röportajında “Medya iklim krizini bir kriz gibi ele almaya başlarsa, bu bir gecede her şeyi değiştirebilir” diyor.

Thunberg medyanın iklim krizindeki rolünü önemseyen tek aktivist değil. Küresel çevre hareketi Extinction Rebellion geçen yıl özgür basın hareketi başlattı. İngiltere merkezli hareketten yapılan açıklamada, ulusal gazetelerin çoğunluğunun dört milyardere ait olduğu ve bu gazetelerin gündemi belirlediği kaydedildi. Açıklamada, dört milyarderin iklim kriziyle ilgili gerçeği gizlediği ve haber satmak için yalan söylediği belirtilerek, “Kamu yararına hizmet eden özgür, adil ve demokratik bir basına şiddetle ihtiyacımız var” denildi. 

İnsanlığın yaşadığı en büyük zorluklardan biri olan iklim krizinde medyanın rolü ve önemi ortadayken gazeteciler iklim krizini nasıl ele almalı? Gazetecilik mesleği nasıl iklim krizi etkilerine ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına yönelik icra edilebilir?

Gazetecilerin iklim eylemini desteklemesinin beş yolu

Birleşmiş Milletler, deneyimli çevre gazetecisi Andrew Revkin ile konuşarak ve UNESCO ile IPCC’nin deneyimlerinden yararlanarak, medya ve gazetecilerin yanlış bilgilerle mücadele ederken iklim eylemini desteklemesinin beş yolunu kaleme aldı.

1- (Aşırı) dramatik olmayı bırakın

İklim değişikliği ve hissedilebilirliği arttıkça, insanlar neler olduğu ve hükümetlerinin bu konuda neler yapabileceği hakkında daha fazla bilgi talep ediyor. Bu noktada Revkin, rekabet halindeki modern medyanın insanların dikkatini çekmeye çalıştığını ve dramatik söyleme eğildiğini söylüyor.

“İnsanların kullandıkları kelimeler hakkında düşünmelerini sağlamaya çalıştığım bir program yürütüyorum. Bir buzuldan bahsetmek için çöküş kelimesini kullandığınız zaman bilim insanları gibi mi düşünüyorsunuz yoksa Dünya Ticaret Merkezi kulelerinin yıkıldığındaki çöküşü mü düşünüyorsunuz? Kelimeleri seçerken nasıl yanlış bir izlenim bırakabileceği konusunda dikkatli olunmalı.” 

Unutmayın, kıyamet ve kasvet anlatısı bazı kişilerin haberlere yönelik ilgisini kaybetmesine neden olabilir.

2- İklim değişikliği hikâyesi iklimin ötesine geçiyor

Revkin, iklim değişikliğinin sadece bir hikâye olmadığını, aynı zamanda pek çok başka hikâyenin ortaya çıkacağı bağlam olduğunu düşünüyor.

“Bağlamsal bir yaklaşım benimsemek, ortaya çıkması mümkün olmayan hikâyeler için alan açabilir. Gününüze ‘iklim ve enerji riskini nasıl azaltabilirim?’, ‘onu nasıl tanımlarım ve toplulukların bununla mücadele etmesine nasıl yardımcı olurum?’ gibi sorularla başlarsanız o zaman gerçekten her şey değişebilir. Çünkü küresel ısınmanın nasıl ilerlediğini veya bunun tarihteki en sıcak 4. dönem olacağını anlatan haberler yazmaya devam edebilirim, bu gazeteciliğin bir parçasıdır ancak, bu riski azaltma yönünde bizi hiçbir yere götürmez.”

3- Yerel olun ve iklim adaleti hakkında daha fazla düşünün

Gazeteciler yerel bağlamları ve sosyal faktörleri analiz ederek iklim adaleti ile ilgili hikâyeler de oluşturabilirler. Gelişmiş ülkelerde yaşayanlarla, gelişmekte olan ülkelerde kırsalda yaşayanların iklim değişikliğine aynı bakmadığını aktaran Revkin, yerel koşulların iklime dair haberlerin önemli bir parçası olduğunun üzerinde duruyor. Nisan ayında Güney Afrika’da yaklaşık 450 kişinin ölümüne ve 40 bin kişinin de yerinden olmasına neden olan sel ve toprak kaymalarını örnek veren Revkin, “Bu sorun iklimden çok daha fazlasıydı, etnik farklılığın ve yoksulluğun yarattığı bir kırılganlık vardı. Paran ve gücün olmadığında nerede yaşıyorsun? Sular altında kalacağını bildikleri için kimsenin yaşayamayacağı yerlerde yaşıyorsun. İşte haber budur. İklim adaleti fikri buradan geliyor. Bunun sadece fosil yakıtlarla ilgili olduğunu söylemek çok basit” diyor.

4- Yanlış bilgi ile mücadele edebilecek güven ve katılım oluşturun

Gazetecilerin hikâyelerindeki riskli ifadelerin yanlış bilgilendirmeye karşı mücadelede önemli bir araç olduğunu düşünen Revkin, “Güven oluşturuyorsunuz, bağlılık oluşturuyorsunuz ve bu aldatmaca fikrini aşıyorsunuz çünkü riskten bahsediyorsunuz” diyor.

Birçok geleneksel muhabirin çözüm gazeteciliğinden iyi haberler vermeyi ve mutlu konuşmalar satmayı anladığını söyleyen Revkin, “Hayır öyle değil, genişleyen hedef merkezini göz önünde bulundurarak, kırılganlığın en yüksek olduğu yerlerde dayanıklılığı artırabilecek uygulamalar hakkında toplulukları bilgilendirebiliriz. Bunu yapmak hâlâ toplumun sorumluluğunda, ancak bu onların ne yapacaklarını anlamalarını kolaylaştırıyor” diyerek bu düşünceye karşı çıkıyor.

5- Bilim tarafından yönlendirilin ve olumluyu benimseyin

Revkin, haber odasına gelen, ister Covid ister iklim olsun, bilimsel konularda modeller oluşturmaya yardımcı olan bilim insanları ve gazeteciler arasındaki işbirliğinden memnun. Revkin, 30 yıllık gazetecilik tecrübesiyle çevre konuları hakkında “dur”, “kirletmeyi bırak” gibi olumsuz bir dil yerine olumlu kelimeler geldiğinde çevre mücadelesinin bir aktivizme dönüştüğü söylüyor. 

Dibakar Roy/Unsplash
Dibakar Roy/Unsplash

İklim haberlerine yönelik ilgi ne durumda?

Uzmanlar ve gazeteciler, medyanın etkileyici rolünden faydalanmak için harekete geçmişken haber tüketicileri iklim değişikliği hakkında ne düşünüyor?

Reuters Enstitüsü 2022 Dijital Haber Raporu’na göre, iklim değişikliği haberlerine olan ilgi Latin Amerika, Güney Avrupa ve Asya-Pasifik’te en yüksek oranda. Yunanistan ve Portekiz’de yüzde 53; Şili ve Filipinler yüzde 52 oranıyla araştırmaya katılanlar iklim değişikliği ve çevre ile ilgili haberlerle ilgilendiklerini söylüyor. Yunanistan ve Portekiz’de son yıllarda yaşanan orman yangınları; Şili ve Filipinler’de yaşanan aşırı yağış ve seli göz önüne aldığımızda, coğrafi olarak iklim krizinden etkilenen ülkelerde yaşayanların krize karşı daha ilgili olduğu yorumu yapılabilir. 

İklim değişikliği ve çevreyle ilgili haberlere olan ilgi ABD’de yüzde 30, Norveç’te yüzde 33 ve Fransa’da yüzde 36 oranında. Bölgesel ve ülke düzeyindeki ilgi farklılıklarını inceleyen Reuters araştırmacıları, bunun kutuplaşma sonucu yaşandığını söylüyor. Örneğin, iklim değişikliği haberlerine en düşük ilgi düzeyine sahip pazar olan ABD’de, siyasi olarak sol ve sağdakiler arasındaki fark 41 puan, sağdakiler arasındaki düşük ilgi, genel ilgi rakamını aşağı çekiyor. İlginin en yüksek olduğu pazarlarda daha az sol-sağ kutuplaşması var. Yunanistan’da, iklim krizi haberleriyle ilgilenen sağ ve soldaki insanların oranı arasındaki fark sadece 16 puan, Portekiz’de ise bu 10 puan.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir