Cinsel istismar/şiddetten hayatta kalanlarla röportaj yaparken dikkat edilmesi gerekenler

Getting your Trinity Audio player ready...

Cinsel şiddetten/istismardan hayatta kalanlarla görüşme yapmak, diğer kaynaklarla röportaj yapmaktan daha farklı ve daha hassas bir iş. Dinleme, empati ve takip çok kritik.

Bilgi veya kaynak eksikliğinin bahane olarak gösterilemeyeceği bu konuda gazetecilere düşen görevi ele almak istedik. Hayatta kalanlarla nasıl röportaj yapılır, bu konuda haber nasıl doğru yazılır sorusunun yanıtını aradık.

Dikkat edilecek önemli noktalar

Cinsel şiddetten hayatta kalanların haklarından daha fazla faydalanmaları, destek hizmetlerine ve birimlerine daha fazla erişmeleri amacıyla çalışmalar yürüten Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, cinsel şiddetten hayatta kalanlarla röportaj yapmanın ilk adımının “bağ kurmak” olduğunu söylüyor.

Hayatta kalanların röportaja dair karmaşık tepkileri olabileceğinin de farkında olmalıyız.

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, hayatta kalanlarla nasıl röportaj yapılması gerektiğini şu adımlarla açıklıyor:

  • Bağ kurun. Görüşme öncesinde, cinsel şiddete maruz bırakılmış kişilerin tetiklenme ve geriye dönüş durumları olduğunda neler yapabileceğinize dair bilgilere vakıf olun.
  • Düşünün ve bunu yansıtın. Travmatik bir olayı yeniden anlatmanın hiçbir zaman kolay olmadığını ve cinsel şiddetin hayli hassas bir konu olduğunu aklınızda tutun.
  • Toplumsal tavırlar ve damgalamalar hayatta kalanların susturulmuş hissetmelerine yol açabilir.
  • Varsayımlarınızı gözden geçirin. Bir röportaj öncesinde cinsel şiddet travmasının hayatta kalanlar üzerinde nasıl bir etkisi olabileceğine dair bilgilenin. Örneğin, olayı uydurduğu, dikkat çekmek istediği ya da çoktan olayın üstesinden gelmiş olması gerektiği gibi varsayımlarla yaklaşmayın.
  • Hayatta kalanların sınırlarına saygı gösterin. Görüşülen kişiyi baskılamadan yapılacak bir ön görüşmeyle ve kısa bir sohbetle röportaja hazırlayın.
  • İmkân olursa, röportaj öncesi ona soruları verin. Eğer hayatta kalan bir sorudan rahatsız olursa, o soruyu yeniden sormayın ya da daha çok bilgi almak için meseleyi irdelemeyin. 
  • Görüşülene nasıl tanımlanmak istediğini sorun. Bir kişinin cinsel şiddet yaşamış olduğunun toplum içinde bilinir olmasının somut kişisel bedelleri olduğunun ve bazı görüşülenler için anonim kalmanın en güvenlisi olacağının farkında olun.
  • Yaşadıkları şiddeti tarif etmek için hangi sözcükleri kullanıyorlar dikkat edin. Örneğin, “tecavüz”, “cinsel saldırı” gibi. 
  • Haber kadrosundaki diğer çalışanlarla da kullanılacak dil ve bunu değiştirmemenin neden önemli olduğuna dair iletişimde olun.
  • Hayatta kalanın öyküsünün tam olarak nerede, ne zaman ve hangi formatlarda yayınlanacağının farkında olduğundan emin olun.
  • Görüşülene başka kimlerle de görüşüleceğini söyleyin. Örneğin, haberde fail de resmedilecek mi? 
  • Röportaj sesli ve/veya görüntülü biçimde yayınlanacaksa, görüşülene, tanınmamak için, sesinin değiştirilmesini veya yüzünün bulanıklaştırılmasını isteyip istemediğini sorun. Eğer röportaj canlı olarak yayınlanacaksa, rahatsız olduğu durumda röportajda bir süre erteleme yapılmasını tercih edip etmeyeceğini veya bir ara vermeye ihtiyacı olup olmadığını sorun.

Bu adımların ardından röportajın görüşülenin önceden onay verdiği güvenli bir mekânda yapılmasını planlamak gerekiyor. Ayrıca hayatta kalana destek alabileceği birinin ona eşlik edebilmesi için fırsat da tanımalıyız.

Röportaj boyunca yüksek ihtimalle stres yaratacak soruların neden sorulması gerektiğini anlatmak için önceden zaman ayırın. Örneğin, şöyle diyebilirsiniz: “Size bu şiddetin hayatınızı nasıl değiştirdiğini soracağım. Bunu yapacağım çünkü insanların cinsel şiddetin bir insanın hayatının her yönünü etkileyebileceğini anlamalarını istiyorum.”

Röportaj sonrası ise, hayatta kalanla görüşmenin devamı niteliğinde röportajın nasıl gittiğine dair bir konuşma yapmalıyız. Çünkü, hayatta kalanın rahatsız olduğu ve düzeltmek veya çıkarmak istediği bir şey olabilir. Röportaj sonrası desteği olarak, kendisine nazikçe erişebileceği kriz hatları, ulaşılabilir travma danışmanlarının telefon numaraları gibi kaynakları da hatırlatmakta fayda var.

Hayatta kalanların hikâyelerini anlatmak

Otuz yıldır insanların “hassas” hikâyelerini takip eden, hayatta kalan kişilerle nasıl çalışılacağını aktaran ve Trauma Reporting: A Journalist’s Guide to Covering Sensitive Stories kitabının yazarı olan kıdemli gazeteci Jo Healey de, hayatta kalanlarla görüşme yaparken öncelikle travma konusunda bilinçli olmamız gerektiğinin altını çiziyor.

Daha sonra insanlara yaklaşmak, ilişkiler kurmak ve onlarla röportaj yapmak için uygun teknikleri öğrenmemiz gerekiyor. 

Bunun için de Trauma Reporting’i kuran Jo Healey, şu anda dünyanın dört bir yanındaki gazetecileri, belgesel yapımcılarını ve içerik üreticilerini hayatta kalanlarla (hem haber kaynaklarını hem de kendilerini koruyacak şekilde) nasıl çalışacakları konusunda eğitiyor. 

Healey’in yanı sıra, Columbia Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nün bir projesi olan Dart Gazetecilik ve Travma Merkezi de gazetecileri, blog yazarlarını ve medya profesyonellerini, hayatta kalanların ve travma mağdurlarının hikâyelerinin etik olarak nasıl anlatılması gerektiği yönünde eğitiyor. 

Cinsel saldırı/şiddet/istismar veya aile içi şiddet hakkında yazan herkes, hassas konuları kapsamlı ve düşünceli bir şekilde nasıl tartışacağını öğrenmek için web sitesinin ipucu sayfalarını ve makalelerini okuyabilir. 

İnsan hakları alanında çalışan ABD New York merkezli sivil toplum kuruluşu Witness’ın hazırlamış olduğu “New How-To Guide For Interviewing Survivors of Sexual and Gender-Based Violence” başlıklı bu rehber, literatürde bu alandaki en kapsamlı çalışmalardan biri sayılıyor. Videolu anlatımlarla da desteklenen rehberde, röportaj üretiminin her aşamasında dikkat edilmesi gereken hususlar, mülakat veren kişinin güvenliği açısından alınması gereken tedbirler ve vaka örnekleri ayrıntılı olarak izah ediliyor.

UNESCO’nun “Reporting on Violence Against Women and Girls” başlıklı el kitabında da cinsel şiddet/saldırı/istismardan hayatta kalanlarla nasıl görüşme yapılması gerektiğine dair bir bilgilendirme bulabilirsiniz.

Röportaj yaparken kaynağımız çocuksa, her halükârda dikkatli olmak ve etik kurallardan haberdar olmak gerekiyor. “Fakat bazı durumlarda iki kat hassas, iki kat dikkatli olunması şart. Bunun en kritik örneği de çocuklarla travmatik bir olayla ilgili röportaj yapmak” diyen gazeteci Akın Art, çocuklarla röportaj yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiğini aktaran çeşitli kılavuzlara daha önceki yazısında yer vermişti. 

Gazeteci Defne Sarıöz de, bu klavuzlara ek olarak, ABD merkezli Education Writers Association’ın (EWA) “Interviewing Children” kılavuzuna değinmişti. Kılavuzda yer alan, şiddete maruz kalmış ya da travmatize olmuş bir çocukla nasıl görüşüleceğine dair yol gösterici noktalara buradan bakabilirsiniz. 

Kaynağımız çocuk ve konumuz da istismarı haberleştirmek ve istismardan hayatta kalanlarla görüşme yapmaksa, bakabileceğimiz birkaç kaynak ise şöyle:

  • National Children’s Advocacy Center’ın “Media Guide for Reporting on Child Abuse” başlıklı rehberi, gazetecilere doğru terminolojiyi sunmayı ve çocuk istismarını haberleştirmede yardımcı olmayı amaçlıyor.
  • Associated Press’te iki kez Pulitzer kazanan bir gazeteci olan Martha Mendoza’nın da çocuk istismarından kurtulanlarla çalışan gazetecilere tavsiyeleri var: 
  • Hayatta kalanlarla güven inşa edin.
  • Kaynaklarınızın iyiliğine dikkat edin.
  • Hayatta kalanlar birbirlerine ve size yardım edebilir.
  • “Guidance for media reporting on child abuse and neglect” başlıklı kılavuz ise gazetecilere, “hassas” hikâyeleri aktarırken, hayatta kalanları mağdur etmeden ve travmalarını artırmadan yardımcı olmayı hedefliyor. 
  • UNICEF’in “Cinsel İstismar Mağduru Çocuklara Bakım Kılavuzu” da cinsel istismardan hayatta kalanlarla yapılacak görüşme için bir ön çalışma rehberi olabilir. Çocuk cinsel istismarına dair temel bilgi yetkinliğini de sağlayan bu rehberin içerisinde, “Çocuklarla Yaşadıkları Cinsel İstismar ile İlgili İletişim Kurmak” başlıklı bir bilgi notu da mevcut. 

İşimizi yaparken kendimizi de korumalıyız

Tüm bunları yaparken, biz gazeteciler olarak çok azımız travmadan kaçınıyoruz, bu yüzden işimizi yaparken kendimizi korumak önceliğimiz olmalı. Travma danışmanı Olivia James, hayatta kalanlarla yapılacak görüşmelerde, yalnızca hikâye için ihtiyaç duyduğumuz kadar ayrıntı almamız gerektiğini vurguluyor:

“İşinizi yaparken travmaya maruz kalmayı mümkün olduğunca en aza indirin. Bir sonraki röportajdan gerçekten korktuğunuzu fark ederseniz, bu bir sorun olabilir. Belirtilerin ortaya çıkması biraz zaman alabilir. Bu yüzden bazen travmaya tam olarak hangi olayın neden olduğunu bilemeyebiliriz. Travma meydana geldiğindeyse, benzer durumlardan kaçınmaya çalışabilir veya uyuşma (kendimizi kopuk ve mesafeli hissetme), aşırı uyarılma (sinirli ve güvensiz hissetme), uyku sorunları, ruh hali değişimleri (şiddetli patlamalar dahil) ve konsantrasyon sorunları yaşayabiliriz.”

James, böyle bir durumda ilk adımın her zaman travma odaklı yardım almak olduğunu söylüyor:

“Mümkün olan her yerden tavsiyeler alın, ancak sizin için doğru olan bir uygulayıcı bulmanız gerektiğini unutmayın.”

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir